Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/890
2024/656
1 Ekim 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/890 Esas
KARAR NO : 2024/656
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.06.2023 tarihinde ... plakalı aracın tam kusuruyla gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde ... Plakalı davacının aracında oluşan zararların (hasar tamir bedeli ve değer kaybı) tazmini talebi olduğu, davalı Şirket tarafından ... poliçe numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış bulunan ...plakalı aracın sebep olduğu 02.06.2023 tarihli kaza neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta hasar oluştuğunu, davacı ...’e ait ... plakalı araç sürücüsü ..., İzmir ... sokakların kesiştiği kavşakta yeşil ışığın yanmasını beklemekte olduğu 1016 numaralı sokaktan hareket ettiğini, kavşağın içinde iken kırmızı ışıkta hareket eden ... Plakalı aracın, davacının aracına sol arka bölgeden çarptığını ve arabasının sol arka bölümünün çöktüğünü, tamir sırasında kaynak punto yapılarak, sol arka kapı bandının değiştirildiğini, macun çekildiğini ve arabanın boyandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün, ...'nın (Alman vatandaşı/turist) tam ve asli kusurluğu olduğunu, ... Sigorta Eksper raporunda tarafların %50 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ise de mobese kayıtları celbedildiğinde davalı tarafça sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu,... plaka numaralı aracın sahibinin ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve sigorta poliçe numarasının ... olduğunu Çeşme’de davalı şirketin anlaşmalı servisi bulunduğunu bu nedenle davacının kendi imkânları ile aracı .../İzmir adresinde... Servisinde tamir ettirdiğini davacı tarafından ödenen tamir bedelinin KDV dâhil 15.720,00 TL’olduğunu, kazaya bağlı olarak davacının aracında değer kaybı oluştuğunu değer kaybının da hesaplanarak davacıya ödenmesi taleplerinin bulunduğunu fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak değer kaybı için şimdilik 1.500,00 TL talep ettiklerini Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince kusurlu aracı sigortalayan davalı şirkete başvurularak doğan zararın ve oluşan değer kaybının hesaplanıp taraflarına ödenmesini 14.08.2023 tarihinde yazılı olarak talep ettiklerini talebin karşı tarafa 15.08.2023 tarihinde ulaştığını, ancak yasal süre olan 15 günlük sürede cevapsız kaldığını ödeme yapılmadığını, dava şartı olarak öncelikle “Arabuluculuk” için başvuru gerekli olduğundan, İzmir Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ancak davalı şirketin anlaşmaya yanaşmadığını ve ödeme yapmadığını ancak daha sonra 01.11.2023 tarihinde hasar bedeli olarak 5.000,35 TL ödeme yaptığını, bakiye alacaklarının 10.719,65 TL' olduğunu İzmir Adliyesi Arabuluculuk Bürosu Başvuru Dosya Numarası ..., Arabuluculuk Numarası ...olduğunu, Yargtay güncel ve istikrarlı içtihatlarına göre zarar gören aracın maddi hasar ve değer kaybı taleplerinin tamamının sigorta teminatı kapsamında olduğunun kabul edildiği, Sigorta Tahkim Kurulunun vermiş olduğu kararlarda değer kaybı talebiyle sigorta şirketlerine başvuruda bulunanların bu taleplerinin karşılanması gerektiğininin belirtildiği davalının hiçbir gerekçe göstermeden, hiçbir yasal delil sunmadan, haksız, hukuksuz ve sigorta şirketi olarak tüm yükümlülüklerine aykırı davrandığını, bu nedenlerle öncelikle kaza anındaki mobese kayıtlarının celbedilmek suretiyle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.719,65 TL hasar onarım bedeli bakiye borcu ile değer kaybı olarak şimdilik 1.500,00 TL’nin (Toplam 12.219,65 TL) 02.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, 02/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, ... plakalı aracın kusuruna istinaden, müvekkil sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.719,65 TL hasar onarım bedeli bakiye borcu ile değer kaybı olarak (ileride belirlenecek rapora göre artırılmak üzere) şimdilik 1.500,00 TL değer kaybı tazminatı olarak toplam 12.219,65 TL tazminat isteminde bulunmuştur. Müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın aşağıda belirtmiş olduğumuz gerekçelere istinaden reddi gerektiğini,... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 29/04/2023 - 29/04/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL’ olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, usule ilişkin olarak ; yetki itirazları olduğunu, sigorta sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, belirterek dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, belirtmişler ve esasa ilişkin itirazlarında ise; kusur yönündeki itirazlarında, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortasının sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmanın Yargıtay tarafından hükmün eksik inceleme ürünü olarak değerlendirilmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, öncelikle hasar bedeli hesaplamasında hesap tarihi değil kaza tarihindeki işçilik ve yedek parça değerleri esas alınması gerektiğini, 1 Haziran 2015 tarihinde uygulamaya giren trafik sigortası genel şartlarının, hasarlı araçların onarımında orijinal yedek parça yerine eşdeğer parça kullanımına izin verdiğini, son yasal değişiklikle de Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sorumluluk Sigortası Genel şartları,m. B.2/ 2.1’de eşdeğer parça ile onarım yapılabileceğinin düzenlendiğini, davalı şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, başvuru sahibinin, aracının, Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebildiğini, bu durumda davalı şirketin Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 tazminat ve giderlerin ödenmesi başlığı altında bulunan 2.2. bendi gereğince, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsa uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilme hakkında sahip olduğunu, ve orijinali ile değiştirilebileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibini yokluklarında tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulü mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığını fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, olası hasar durumunda, hasar gören parçanın, önce onarılmaya çalışılıp şayet onarımı mümkün değilse eşdeğer parça ile değiştirileceğini veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim sağlanacağını, şayet bu da yapılamıyorsa ancak hasarlı parçanın orijinali ile değiştirilebileceğini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parçanın, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilmesi gerektiğini, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirileceğini, talep sahibinin aracının kaza tarihindeki yaşının 3’ten fazla bir araç olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, yedek parçalara, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması olarak en az %32 oranında, aksi halde genel sektör uygulaması olarak en az %20 iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline kdv dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, dosya kapsamında yansıtma faturası bulunmadığını, talebin kabulu anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirket aleyhine hasar tazminatına hükmedilmesi durumunda hesaplanan tutardan kdv hariç tutulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin yaptığı tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, başvuran vekiline değer kaybı ve maddi hasar bedeline ilişkin olarak 31/10/2023 tarihinde 5.035 TL ödeme yapıldığını, davayı kabul etmemekle birlikte mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 120.000 TL'den mahsup edilmesi gerektiğini, somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/orijinal/kazaya uğramadığı/değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığını, değer kaybına konu araç modeli ve kilometresi dikkate alındığında bu durumdaki aracın değişmeyen parçası, boyalı olmayan yanı olamayacağı bir karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesini, somut olayda da dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak somut olay dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararların da işbu tazminatın konusu olmasına izin verilmemesini itirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, somut olayda kaza tarihi göz önüne alındığında; 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni genel şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, genel şartlar ekinde bu durumda değer kaybı zararının, 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiği her halükarda anayasa mahkemesinin iptal kararı esas alınarak; hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiası usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2918 sayılı Kanun motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluğu ve bu sorumluluğun sigortalanması esaslarını kanunda belirlemiş ve uygulamaya ilişkin esasları da kanun çerçevesinde idareye bıraktığını, iptal edilen hüküm genel şartların etkisini kanun çerçevesiyle sınırlamışken kanunun genel esasları belirleyen hükümlerinin yeterli olmadığı, genel şartlarda belirlenen kriterlerin dikkate alınmayacağı fikrini kabul etmek mümkün olmadığını, değer kaybı hesaplamasının genel şartlara göre yapılması gerektiğini değer kaybı hesabının yürürlükteki genel şartlar ve eki kriterlerine göre yapılması gerekirken, denetime uygun olmayan, ölçülebilir bir niteliğe haiz bulunmayan ve subjektif değerlendirmelere göre yapılan hesaplamanın esas alınması usul ve yasaya aykırı olacağını, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini, talep edilen faize ilişkin beyan ve itirazlarında ise Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketlerine müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu bulunduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, davanın sigortalıya ihbar edilmesini davanın davalı şirket aleyhine sonuçlanması ve tazminat ödenmesi ihtimalinde; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca müvekkil şirket tarafından ödenen tazminatın sigortalıya rücu edilme hakkı olduğunu, sonuç olarak davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
KANITLAR:
Davacı tanığı ... mahkememizce alınan beyanında ;" Davacıyı tanırım, Ovacık Sağlık Sitesinin yönetim kurulu başkanıdır. Kaza sırasında araç içerisindeydim, ben yine aynı sitenin müdürüyüm, olay günü ...'nin kullandığı araç ile Çeşme Belediyesindeki işimizi hallettik, arçta sadece ben ve ... bey var idik. Çeşme Belediyesine evrakı bıraktıktan sonra İzmir istikametine giderken Marina kavşağında bize kırmızı ışık yanarken kırmızı ışıkta bekledik, dönel kavşaktan ilerlerken dönel kavşaktaki ışıkta yeşil olarak yanıyordu, tam dönel kavşaktan geçerken karşı şeritten gelen araç bizim aracın sol arka tarafına çarptı. Bize çarpan araca hangi ışığın yandığını görmedim ancak hem kavşağa girmeden önceki ışığın hem de kavşak içerisindeki ışığın yeşil olması nedeniyle bize çarpan araca kırmızı ışığın yanması gerektiğini düşünüyorum. Acil ihbar hattını hemen aradık, kazaya ilişkin fotoğrafları biz çektik bize çarpan araç sürücüsü yabancı uyrukluydu ve yanında 2 yabancı uyruklu kadın daha vardı, bize çarptıktan sonra sorry şeklinde söylemlerde bulundu ancak yabancı dilimiz olmadığı için iletişim kuramadık, polis geldi ancak polisinde yabancı dili fazla olmadığı için telefon ile fotoğrafları çekti, polis geldikten sonra araçları olay yerinden kaldırarak kenara çektik, olay mahallinde bulunan polisin elinde bulunan tablete mobese kayıtları geldi, polis memuru sürücüye kırmızıda geçtiğini beyan etmeye çalıştı. Yabancı uyruklu olan sürücü kaza tespit tutanağını imzaladı ancak sürücünün telefonuna anladığım kadarıyla kiralama şirketinin ... göndermiş olduğu beyanları polis memuru tutanağa geçip altını sürücüye imzalattırdı, " şeklinde,
Davacı Tanığı: ... mahkememizce alınan beyanında; "Davacı Ovacık Sağlıkçılar sitesinin yönetim kurulu başkanıdır. Ben ilgili sitenin çalışanıyım, şoförüyüm. Çeşme Belediyesine evrak bıraktıktan sonra İzmir İstikametine giderken Marina kavşağında kırmızı ışık yandı, kırmızı ışıkta durduk, yeşil ışık yandığında hareket ettik, kavşağa girerken bize yeşil ışık yanıyordu ve aracın sol arka tarafına kırmızı bir arabanın çarptığını gördük. Araçtan indik çarpan araç sürücüsü yabancı uyruklu idi yanında başka yabancı uyruklu iki kadın daha vardı. Kaza yaptıktan sonra yanımda bulunan arkadaşım 112'yi aradı polis memuru geldiğinde olayın nasıl gerçekleştiğini sordu bende kendisine mobese kayıtlarına bakılınca anlaşılacağını söyledim, polis memurunun elinde bulunan tablete mobese kayıtları geldi tablette ki kayıtta çarpan aracın kırmızı ışıkta geçtiği anlaşıldı. Polis memuru bunu yabancı uyruklu kadına izah etti ancak ingilizcesi yeterli olmadığı için çevrede bulunan bir esnaftan yardım alarak çeviri yaptırdı ancak bize çarpan araç sürücüsü bunu yine kabul etmedi. Tutanağı polis tuttu, kadın yabancı uyruklu olduğu için kadının telefonundan gelen arama ile polis memuru tutanağı doldurarak altını yabancı sürücüye imzalattı. Mobese kayıtlarının istememe rağmen tarafımıza veremeyeceğini beyan etti" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Diğer deliller; Kaza tarihinde (02.06.2023) alınan MOBESE kayıtları, ... plakalı araca ait ruhsat bilgileri, sürücü ...’ye ait sürücü belgesi, sürücü ...’nın kimlik belgesi, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, davalı sigortaya başvuru dilekçesi ve tebliğ evrakı, arabuluculuk son tutanağı, tanık anlatımları, bilirkişi raporu, kaza fotoğrafları.
Trafik Bilirkişi ... ile Makine Mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden,11/06/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Davacı vekili 04/07/2024 tarihli Islah Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
11/06/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Davacı ve davalı vekillerinin dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, eksper raporları, fatura, hasar fotoğrafları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davaya konu kaza nedeniyle davacı aracında hasar oluştuğu, oluşan hasarın tutanakta belirtildiği şekilde çarpma ve çarpılma neticesinde gerçekleştiği ve hasar fotoğrafları ile uyumlu olduğu,
Dava konusu 02.06.2023 tarihli kaza günü itibarıyla dava konusu araçtaki gerçek hasar toplam bedelinin KDV dâhil 15.458,00 TL, KDV hariç 13.100,00TL olduğu,
Araç değerinin 470.000TL olabileceği, bu verilere göre hasar bedelinin araç değerine oranının %3 olduğu, Yargıtay hükümlerine göre davaya konu aracın perte ayrılamayacağı, onarımın daha ekonomik olacağı, bu nedenle sovtaj bedeli tespitinin söz konusu olamayacağı,
Davaya konu 02.06.2023 tarihli kaza öncesinde dava konusu aracın | adet kazaya karıştığı, aracın ağır hasar kaydının olmadığı, dava konusu kaza nedeniyle değer kaybına neden olan parçaların daha önceden herhangi bir işleme tabi tutulmadığı, bu nedenle söz konusu bu parçalardan dolayı değer kaybı talep edilebileceği,
Davaya konu kaza nedeniyle davaya konu araçta değer kaybına esas alınacak parçanın sol arka yan kaporta boya ve onarım işlemleri olduğu, bu işlemler nedeniyle araçta 11.000,00TL değer kaybı oluşacağı,
Dava konusu araçta hasar bedeli ile değer kaybı bedeli toplamının; 15.458,00TL 11.000,00 = 26.458,00TL olacağı,
Davalı sigorta şirketinin davacıya 01.11.2023 günü 5.035,00TL ödeme yaptığı, bu bedelin toplam tazminat bedelini karşılamadığı, bakiye değer kaybı/hasar tazminat bedelinin;
26.458,000 TL - 5.035,00TL = 21.423,00TL olduğu,
Hususunda tespit, görüş ve kanaatimizi içeren raporumuzu hukuki değerlendirme ve takdiri mahkemeye olmak üzere tespit, görüş ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Davanın davacı aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ... E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ...esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 02.06.2023 tarihinde ... plakalı aracın tam kusuruyla gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde ... Plakalı davacı aracında oluşan zararların (hasar tamir bedeli ve değer kaybı) tazmini talebi olduğu, davalı Şirket tarafından ... poliçe numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış bulunan ... plakalı aracın sebep olduğu, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, davacı aracında hasar ve değer kaybı zararı meydana geldiği, Davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemeler düştüğünde meydana gelen hasar ve değer kaybı zararının 21.423,00 TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar ve değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, kazaya neden olan aracın ticari araç olmaması nedeniyle yasal faiz işletilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE;
1-21.423,00 TL değer kaybı ve hasar kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi 23/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.463,41-TL nispi harçtan, peşin alınan 269,85-TL TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.193,56 - TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 210,00 TL ıslah harcı 6.000,00 TL bilirkişi ücreti 389,25 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.138,95 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.