Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/790
2024/658
1 Ekim 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/790 Esas
KARAR NO : 2024/658
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından İzmir .... İcra Müdürlüğüne yapılan 07.08.2023 tarihli itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi ile; müvekkili şirket tarafından, faturalardan kaynaklanan cari hesap bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile 359.448,23 TL asıl alacak üzerinden ödeme emri gönderildiği, işbu ödeme emrinin 01.08.2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği davalı borçlunun, işbu ödeme emrine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğunu tarafların ticari dava şartı arabuluculuğa başvurduğunu, anlaşmaya varamadıklarını, söz konusu davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenle iptali gerektiğini, müvekkili şirketinin davalıya sattığı mallara karşılık belli tarih ve miktarlarda faturalar kestiğini, faturaların davalıya ibraz edildiğini, davalı taraf her ne kadar böyle bir borcunun bulunmadığını iddia etse de davalı tarafından 29/05/2023 tarihinde gönderilen mutabakat formunda müvekkilinin cari hesabının 459.44831-TL alacak bakiyesi verdiğini ifade ettiğini, mutabakat sonrası müvekkil şirketin hesabına 100.000,00TL ödendiğini, geriye kalan 359.448,23— TL'lik bakiye ise ödenmediğini, bunun üzerine ödenmeyen bakiyeye ilişkin, fatura tutarı üzerinden İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlattıklarını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla itiraz ettiğinin açık olduğunu, mutabakat formu gereği ve akabinde yapılan kısmi ödeme gereği alacaklarının davalı borçlu tarafın da kabul edildiğini, müvekkilinin alacaklı nezdinde telafisi imkansız zararlara sebebiyet vermemek ve alacaklının bir an önce alacağına kavuşmasını sağlamak amacı ile ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettikleri bu nedenlerle; borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılmasını, borçlunun kötü niyetli olarak borcunu sürüncemede bırakmasından dolayı alacağın %020'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına karar verilmesi gerektiğini, sonuç olarak davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacının taleplerinin haksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacı yanın işbu dava ile talep ettiği alacakların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımına uğramış olduğunu davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, itirazları saklı kalmak kaydıyla davacı yanın taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunu iddia eden karşı tarafa müvekkili şirketin muaccel/istenebilir böyle bir borcu bulunmadığını alacaklı olduğunu iddia eden davacı yanın sözleşme kapsamında yapmış olduğu işler hakkında incelemeler takip tarihi itibariyle devam etmekte olduğundan tüm ödemeler yapılmamış olup bu şekilde takibe konu edilen fatura bedellerinin takip tarihi itibariyle henüz vadesi gelmediğini, davacı yanın yüklenmiş olduğu hizmeti sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, bu nedenle takip tarihinde talep edilen alacağın likit nitelikte olmadığından takibe itirazlarının haklı olduğunu, davacı yanın takipte talep ettiği faiz ve faiz oranının da müvekkilinin takip tarihi itibariyle temerrüde düşmemiş olması nedeniyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu doğrultuda davacı yanın alacak talebi ve açmış olduğu icra takibi haksız olup itirazın iptali ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatı talebinin de açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup tüm taleplerin reddi gerektiğini, davacının açmış olduğu takibin ve kötüniyetli olup alacaklı olduğunu iddia eden karşı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ve sonuç olarak alacak talebi ve icra takibinin haksız olması nedeniyle davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
KANITLAR:
İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... D.İş Sayılı dosyası, Davalı şirkete ait ticari defterler, Davacı şirkete ait ticari defterler, bilirkişi raporu
SMMM Bilirkişisi ... 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dava dosyasındaki belgelerle, Sayın Mahkemenin tarafımıza vermiş olduğu görev ve yetki çerçevesinde yapılan ve inceleme tespitler raporun önceki sayfalarında ayrıntıları ile belirtilmiş olup, özetlemek gerekirse;
1. Davacı... Otomotiv Oto Bakım Servis İnşaat Sanayi Tic. Ltd.
Şti.'ne ait incelemeye sunulan 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin e-defter uygulamasına tabi olduğu anlaşılmakla berat belgeleri raporumuz ek'inde sunulmuştur. Neticesinde davacı şirketin ticari defterlerin DELİL NİTELİĞİNE HAİZ OLDUĞU hususunda kanaate varılmış olup takdir Yüce Mahkemeye bırakılmıştır.
2. Davacı şirketin 2022 ve 2023 yılları muhasebe kayıtlarında davalı şirkete ait muavin kayıtları raporda sunulmuş olup incelendiğinde, ... ALICILAR ana hesabı altında 120.11.677 İzbeton... Asfalt Enerji Üretim Ve Dağıtım Tesisleri Su Kanalizasyon Tic. ve San. A.Ş. alt hesabında kaydedilerek izlendiği tespit edilmiştir.
3. Davacı ... Otomotiv Oto Bakım Servis İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti.'ne ait yevmiye defteri 31/12/2023 tarihli, ... nolu kapanış fiş nolu kaydında ... hesap nolu davalı... Beld. Beton Ve Asfalt Enerji Üretim Ve Dağıtım Tesisleri Su Kanalizasyon Tic. ve San. A.Ş. hesabında 359.448,31 TL tutarındaki borç bakiyesinin kapatılarak 2024 yılına devrettirildiği tespitine varılmıştır.
4. Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ...Vergi Sicil no'lu mükellefi ... Üretim Ve Dağıtım Tesisleri Su Kanalizasyon Tic. ve San. A.Ş.”ne ait 2020-2021-2022 ve 2023 yılları ticari defterler, kayıtlar ile dayanağı belgeler üzerinden yapılan inceleme ve tespitler raporun önceki sayfalarında sunulmuştur.
5. Davalı ... Enerji Üretim Ve Dağıtım Tesisleri Su Kanalizasyon Tic. ve San. A.Ş.'ne ait 2020-2021-2022 ve 2023 yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin e-defter uygulamasına tabi olduğu anlaşılmakla berat bilgileri yukarıda sunulmuştur. Neticesinde davalı şirketin ticari defterlerin DELİL NİTELİĞİNE HAİZ OLDUĞU hususunda kanaate varılmış olup takdir Yüce Mahkemeye bırakılmıştır.
6. Davalı şirketin 2022 ve 2023 yılları muhasebe kayıtlarında davacı şirkete ait muavin kayıtları önceki sayfalarda sunulmuş olup, ... SATICILAR ana hesabı altında ... ve ... ...Otomotiv Oto Bakım Servis İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti. alt hesabında kaydedildiği tespit edilmiştir.
7. Davalı şirket Muavin hesap dokümanları rapor ekinde (EK-3) sunulmuştur. 31.12.2023 tarihli yevmiye kapanış fişi hesap bakiyesinin 359.448,31 TL tutarında olup davacı şirketin alacak bakiyesi tutarının 2024 yılına devrettirildiği tespitine varılmıştır.
8.Sonuç olarak tarafların 359.448,31 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu hesap bakiyesinde mutabık oldukları neticesine varılmaktadır." şeklindedir.
GEREKÇE :
Dava; Cari hsaptan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK 190. maddesi ""İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve “emareler (belirtiler) ” olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir.( Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir.( M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır.(Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir.(Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.)
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda her iki tarafın da ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafın alacağının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve Vergi Dairesinden gelen Ba-Bs formları ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup davacının davalı ile olan ticari ilişkisini ve alacaklı olduğuna ilişkin iddiasını ispat ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK'nun 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK 13/12/1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davalının 359.448,23 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 24.553,91-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.341,24-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.212,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 4.341,24-TL Peşin nisbi Harcı, 2.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 411,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.272,59TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 55.917,23 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 01/10/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.