mahkeme 2023/514 E. 2024/302 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/514
2024/302
16 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/514
KARAR NO : 2024/302
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/06/2023
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;Müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... nolu zorunlu trafik sigortası poliçesi ile kayıtlı bulunan ... plakalı aracın, 09/02/2023 tarihinde trafik kazasına karıştığını, ilgili kazada ... plakalı davalı şirket nezdinde sigortalı araç tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağından görüleceği üzere kusurunu kabul ettiğini, müvekkili şirketin aracının tamirinin ... Otomotiv San.Tic. A.Ş. tarafından yapıldığını, 29/03/2023 tarihinde mail yolu ile ... mail adresine araç değer kaybı ile ilgili taraflarınca başvuruda bulunulduğunu, bunun akabinde davalı şirketin 06/04/2023 tarihinde taraflarınca mail yolu ile dönüş sağladığını, ... nolu değer kaybı dosyasının açıldığının taraflarına bildirdiğini, değer kaybı dosyasının incelenmesinden sonra 14/04/2023 tarihinde 11.126,92 TL ... nolu dosyanın tazminat ödemesi'' açıklaması ile ödeme yapıldığını, özellikle belirtmek gerekir ki karşı yan ile hasar bedelinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin uyuşmazlık bulunmamakta olduğunu, araç değer kaybının eksik hesaplanması, ödenmesi gereken tazminatın eksik ödenmesi sonucunda anlaşmazlık doğduğunu, müvekkili şirketin tacir olduğunu, kazaya karışan aracın ticari olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi uyarınca araç değer kaybı tazminatın belirlenmesinden sonra artırılmak üzere HMK 107. Maddesi uyarınca açtıkları belirsiz alacak davasında şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketince müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ödeme ile tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının başkaca hak ve alacağı kalmamış olup haksız davanın reddini talep ettiklerini, ihbar sonrası müvekkili şirketin değer kaybı bedelini görevlendirilen eksper vasıtasıyla tespit ettiğini, tespit edilen tutar 11.126,92 TL'nin, davacı vekili hesabına 14.04.2023 tarihinde ödendiğini, bunun yanı müvekkili şirketin, araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 40.587,54 TL'yi de 28.04.2023 tarihinde kasko şirketi hesabına hasar bedeli olarak rücuen ödendiğini, ödeme ile müvekkili şirketin her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin teminat limiti kapsamında dikkate alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, taleplerinin kabul görmezse aracın reel değer kaybı zararı belirlenirken aracın kaza tarihinden önceki geçmiş hasar kayıtlarının da göz önüne alınarak kazadan bir gün önceki ve kaza tarihinden bir gün sonraki fiyatları esas alınarak rayiç bedel değerlendirmesi yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınmasını, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesini, hesaplamanın kanun yollaması gereği, genel şartlarda yer alan formüle göre yapılmasını, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesini ve de kaza ile uyumlu olup - olmadığının belirlenmesini talep ettiklerini, faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, ıslah edildiğinde ise, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, haksız fiil kaynaklı işbu dosyada, yasal faiz dışındaki faiz taleplerin reddi gerektiğini, açıklanan sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı: Trafik kazasına karışan araç sürücüleri tarafından birlikte tanzim ve imza edilmiş 09.02.2023 tarihli “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ... 'ın kazanın oluşumunu "... Plakalı aracımla otoparktan çıkarken önümde duran araca arkadan çarptım" şeklinde tanımladığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün kazanın oluşumunu "... plakalı aracımla otopark yeri ararken ... plakalı araç arkadan çarptı." şeklinde tanımladığı görülmüştür.
Hasar dosyası: Davacının dava tarihinde önce 29.03.2023 tarihinde davalı sigortaya değer kaybı talepleri için başvuruda bulunduğu, davalı sigortanın 14.04.2023 Tarihinde 11.126,92 TL TL değer kaybı ödemesinde, davacıya ait aracın kasko şirketi hesabına 28.04.2023 tarihinde 40.587,54 TL hasar bedelinin rücuen ödendiği görülmüştür.
Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davacı ... ve Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne, ... plaka sayılı aracın ...'a ait olduğu, davacıya ait ... plakalı araca ait dava konusu kaza tarihinden önce açılan 1 adet hasar dosyasının mevcut olduğu tespit edilmiş, eski hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan dava dışı ... arasında, 24.12.2022 -24.12.2023 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 120.000,00 TL dir.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ... ve Bilirkişi ...'nun 12/01/2024 tarihli raporu; Kusur yönünden, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...” ın; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1BMaddesinde b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar.“ Kuralını ve 56/1 c) araçlar arasındaki mesafe: sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar. 84. Maddede Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller arkadan çarpma, kurallarını ihlal ettiği ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...” ün; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununca kazaya etken bir hareketi bulunmadığı kanaatine varıldığını, bakiye değer kaybı bedeli yönünden; ... plaka sayılı araç için 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 17.500,00 TL olabileceği kanaatine varıldığını, ancak davalı sigorta şirketinin 14.04.2023 tarihinde davacı vekiline 11.126,92 TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye değer kaybı farkının 6.373,08 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği, hususlarındaki görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bedel Artırım Dilekçesi : Davacı vekili 06/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; talep miktarını 6.273,08 TL daha artırarak, toplam 6.373,08 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermesini talep etmiş, tamamlama harcını aynı tarihte yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen bakiye değer kaybı bedelinin davalı ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Davalı sigorta vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın usulden reddini talep etmiştir. Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davacı tarafça dava açılmadan önce kendi kasko sigortacısına başvuru üzerine ve özel olarak ekspertiz raporu alıp, hasar miktarı ve değer kaybı bu raporlar ile tespit edilmiş ise ise de, davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmayıp, dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, belirsiz alacak davası açılması mümkündür. (Yargıtay HGK 17.11.2020 tarih 2017/17-1102 E. 2020/905 K. sayılı ilamı)
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2021/82 esas, 2022/167 karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araç 09.02.2023 tarihinde, Çiğli Kent Hastanesi otoparkında dava dışı sürücü ... yönetiminde iken önünde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi heyet raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalıya ait aracı kullanan ...’ ın %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 630.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 612.500,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (630.000,00 TL -612.500,00 TL) = 17.500,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce davacının başvurusu üzerine davacıya 14.04.2023 tarihinde 11.126,92 TL değer kaybı ödemesi, davacının kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.’ye 40.587,54 TL hasar bedeli ödemesi yaptığı, yapılan ödeme dikkate alındığında davacının bakiye değer kaybı zararının 6.373,08 TL olduğu, kaza tarihinde araç başına teminat 120.000,00 TL olup, bakiye 68.235,54 TL limit kaldığı, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zararın bakiye poliçe teminat limitini aşmadığı, davalı sigorta şirketinin bakiye değer kaybı zararından trafik poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği 29.03.2023 tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla 11.04.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı vekilinin 06.02.2024 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile dava değerini 6.373,08 TL’ye yükselttiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 6.373,08 TL değer kaybının zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre, temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile 6.373,08 TL değer kaybı bedelinin 11.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 435,34 TL nispi harca, peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan 287,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 148,31 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
3-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 25,60 TL vekalet suret harcı, 179,90 TL başvuru harcı, 287,03 TL peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan harç, 137,25 TL davetiye ve posta gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.129,78 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 6.373,08 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/04/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.