mahkeme 2023/426 E. 2024/394 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/426

Karar No

2024/394

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/426
KARAR NO : 2024/394
DAVA : Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 22/05/2023
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin 10/03/2021 tarihinde davalı şirket hisselerinin % 12,50’lik kısmını dava dışı ...’ya devrettiğini, bu devir karşı tarafa bildirilmesine rağmen, davalı şirketin pay devrini kötü niyetli olarak pay defterine işlemediğini, bunun üzerine ... tarafından “pay devrinin pay defterine işlenmesi” istemiyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını, söz konusu davanın müvekkiline ihbar edildiğini, 20/01/2023 tarihli genel kurulda istekleri üzerine genel kurulun TTK’nın 420. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmişken ve finansal tablolar ile buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi gerekirken, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ve TTK’nın 395 ve 396. maddeleri ile yönetim kuruluna yasaklanan konularla ilgili gündem maddelerinin görüşülmesine geçildiğini ve yönetim kurulu üyeliğine daha önce olduğu gibi ... ile ...’nın oy çokluğuyla seçildiklerini, alınan bu kararlara karşı taraflarınca İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında genel kurulun iptali davasının açıldığını, yargılamasının devam ettiğini, davalı şirket ve hakim ortağın tek amacının “ortaklıktan çıkarma davası açarak, sermaye artırım kararı alarak şirket hisselerine haciz koymak suretiyle müvekkiline ait hisseleri ele geçirmek” olduğunu; davalı şirketin 22/02/2023 tarihli genel kurulunun usulüne uygun olarak toplanmadığını, her ne kadar ticaret sicili gazetesinde ilan edilse de yeni toplantı tarihinin müvekkiline iadeli taahhütlü mektupla bildirilmediğini; davalı şirketin, finansal tablolarının görüşülmesi, yönetim kurulunun ibrası, sermaye artırımı ve kar payı dağıtılması gibi önemli konuların karara bağlanacağı genel kurul toplantısını müvekkiline iadeli taahhütlü posta ile bildirmeyerek usulüne uygun bir çağrı yapmadığını, buna rağmen, müvekkilinin 20/01/2023 tarihli genel kurul gereğince bir ay erteleme süresini dikkate alarak ve basiretli davranarak sicil gazetesini takip ettiğini ve son anda yapılan toplantıdan haberdar olduğunu, dava konusu genel kurulun 6. maddesinin esas sözleşme değişikliği niteliğinde olduğunu, bu gündem maddesi uyarınca sözleşmenin eski ve yeni halinin belirtilmesi gerekirken bu düzenlemeye uyulmadan yapılan ilanın da hukuka uygun olmadığını, TTK’nın 462/3 maddesinin “Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılamaz. Hem bu fonların sermayeye dönüştürülmesi hem de aynı zamanda ve aynı oranda sermayenin taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılabilir. Artırım genel kurul veya yönetim kurulu kararının ve esas sözleşmenin ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşir. Tescil ile o anda mevcut pay sahipleri mevcut paylarının sermayeye oranına göre bedelsiz payları kendiliğinden iktisap ederler. Bedelsiz paylar üzerindeki hak kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz; bu haktan vazgeçilemez” şeklinde düzenlendiğini, maddede açıkça görüleceği üzere sermaye yedekleri tüketilmeden pay sahiplerinin haklarını kısıtlayıcı ve kötü niyetle alınmış sermaye artırımı kararının butlan derecesinde sakat olduğunu, davalı şirketin sermaye artırımına esas olarak aldığı 22/11/2022 tarihli raporda sermaye artırımında kullanılacak sermaye yedeğinin 30.236.907,45 TL olduğunun açıkça belirtildiğini, buna rağmen davalı şirketin müvekkilinin hissesini düşürmek amacıyla iç kaynakları kullanmadan dış kaynaklardan nakdi sermaye artışı yoluna gittiğini, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri’nin vermiş oldukları kararlarda “iç kaynaklarda sermayeye ilave edilmesi gereken tutarlar olmasına rağmen dış kaynaklardan sermaye artırımına gidilmesi durumunda sermaye artırımı kararının geçersiz olduğuna” hükmedildiğini, davalı şirketin 07/08/2020 tarihli genel kurulunda hakim ortak ... Servis Dış Ticaret A.Ş.’nin (...) davalı şirketten olan alacaklarının sermayeye ilavesi yoluyla şirketteki payını % 95,32’ye yükseltmek için genel kurul kararı alındığını, bunun üzerine söz konusu genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararının iptali istemiyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını, bu davada davalıların davayı kabul ettiklerini, şirketin yönetim kurulu üyelerinin şirketi fiktif olarak borçlandırarak zarara uğrattıklarını, en bariz göstergesinin; şirketin, hakim ortağı dövizle borçlanmamasına rağmen kur farkı faturaları düzenleyerek 131.174.624,76 TL olarak borçlandırması olduğunu, bu durumu tespit ettiklerini ve yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı dosyasında yürütüldüğünü, davalı şirkette sermaye artırılmasının amacının şirkete yeni bir nakit girişinin sağlanması olmadığını, tek amacın davalı şirketin diğer ortağı olan ... Servis şirketi lehine fiktif olarak yaratılan alacağın sermayeye eklenmesinin sağlanması suretiyle müvekkilinin şirket içindeki pay oranının düşürülmesini sağlamak olduğunu, iptali istenen sermaye artırımına ilişkin karar sonucunda şirket sermayesinin 11.500.000,00 TL’den 61.500.000,00 TL’ye çıkarıldığını, böylece müvekkilinin % 12,50 olan hissesinin % 2,33 oranına düşürüldüğünü, genel kurul iptallerinin geçmişe yönelik sonuç doğurduğunu, yürütmenin geri bırakılmaması durumunda özellikle rüçhan hakkını kullanmayan müvekkilinin telafisi güç ve imkansız zararlarının oluşacağını belirterek TTK’nın 449. maddesi uyarınca 22/02/2023 tarihli genel kurulun yürütülmesinin geri bırakılmasına, 22/02/2023 tarihli genel kurulun 6 numaralı gündemindeki kararın batıl olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise kararın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle davaya konu 22/02/2023 Tarihli Genel Kurulunda alınan 6 numaralı sermaye artırım kararının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde 3 ay içinde tescil edilmediğini, davacının kendiliğinden geçersiz hale gelmiş olan bir karara karşı dava açtığını, bu davayı açmasında hukuki yararın bulunmadığını; genel kurulun çağrı usulünde herhangi bir sakatlığın bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için çağrının usulsüz olduğu düşünüldüğünde dahi etki kuralı kapsamında bu iddianın dinlenilebilir olmadığını, çağrının usulüne uygun yapılmaması nedeniyle genel kurul tarafından alınan sermaye artırım kararının iptalinin istenmesinin mümkün olmadığını, sermaye artırım kararının oy çokluğuyla alındığını, davalı şirketin % 25 pay sahibi olan davacının toplantıya vekilleri aracılığıyla katıldığını, kararda eski ve yeni şeklin yazılmamış olmasının sebebinin davacının rüçhan hakkını kullandırılmasından kaynaklandığını, söz konusu durumun kararın geçersizliğine neden olacak bir durum yaratmadığını, iptali istenen kararın yasaya, ana sözleşmeye ve nisaba uygun olduğunu, dürüstlük kuralına aykırılığın söz konusu olmadığını belirterek, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan, bu olmadığı takdirde esastan reddine, aksi kanaat halinde davanın açılmasına sebebiyet verilmemiş olmasından dolayı müvekkili aleyhina yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ksarar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Ticaret sicil kayıtları, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyası, Karşıyaka .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturma dosyası, bilirkişi raporu.
GEREKÇE ;
Dava; davalı şirket genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili; tescil işleminin yapılmadığını, davanın konusuz kaldığını, karşı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirtmiştir.
Davalı vekili; iptali istenen kararın üç ay içerisinde tescil edilmediğini ve kendiliğinden geçersiz hale geldiğini, davacının bu davayı açmasında hukuki yararının olmadığını, aksi kanaatte olunması halinde müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiştir.
6102 sayılı TTK’da genel kurul kararına karşı butlan, iptal veya yokluk iddiasına dayalı olarak dava açılması için tescilin zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmayıp, iptal davası açma süresi genel kurul kararının alındığı gün işlemeye başlayacağından, tescile tabi kararlarda iptal davasının açılabilmesi için kararın tescil edilmesi beklenemeyeceğinden davanın açıldığı tarih itibariyle davacının eldeki bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “davalı şirketin 22/02/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin 6 numaralı kararın batıl ya da iptali gereken bir karar olup olmadığı; kararın tescil edilmemesi sebebiyle dava konusuz kaldığından davalının dava açılmasına haksız olarak sebebiyet verip vermediği, dava açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğu, buna göre de yargılama gideri ve vekalet ücretinin hangi tarafa yükletilmesi gerektiği” konularındadır.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; davalı şirketin “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin “...” olduğu, şirketin faal gözüktüğü; davaya konu genel kurul tescilinin yapılmadığı görülmüştür.
Davaya konu 22/02/2023 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanak örneği incelendiğinde; davalı şirketin toplam 11.500.000,00 TL’lik sermayesine tekabül eden 460.000 adet hissenin, 2.875.000,00 TL’ye tekabül eden 115.000,00 adet hissenin Av. ... tarafından vekaleten; 8.625.000,00 TL’ye tekabül eden 345.000 adet hissenin ...’yı vekaleten, ... tarafından temsilen olmak üzere toplamda 460.000 adet hissenin temsil edildiği, toplantıda davacı temsilcisi olarak Av. ...’in hazır olduğu, davaya konu toplantının 6 numaralı gündem maddesinde; “şirket sermayesinin 11.500.000,00 TL’den 61.500.000,00 TL’ye çıkarılmasına ve taahhüt edilen sermayenin nakden kanuni sürelere uygun olarak ortaklar tarafından ödenmesine” 115.000 adet ret oyuna karşılık 345.000 adet kabul oyuyla oy çokluğuyla karar verildiği; maddenin altında davacı temsilcisinin söz alarak “sermaye artırım kararına katılmıyoruz. Sermaye artırım kararı esas sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırıdır” şeklinde muhalefet şerhi koyduğunu beyan ettiği; toplantıda dava konusu karar dışında başkaca kararların da alındığı görülmüştür.
Davaya konu toplantıya ilişkin hazirun cetveli incelendiğinde; davacının toplantıya temsilcisi aracılığıyla katıldığı, toplantıda tüm pay sahiplerinin hazır olduğu görülmüştür.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının Hamdi ..., davalısının ..., dava tarihinin 25/10/2019 olduğu, davanın TTK’nın 553. maddesi uyarınca sorumluluk davası olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın haklı görüldüğü ve “davanın kabulü ile 363.757,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline” ilişkin 29/09/2021 tarihli kararın verildiği görülmüştür.
Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü’nün ...... sayılı takip dosyası incelendiğinde; 06/07/2018 tarihli kambiyo takibinde takip alacaklısının ... Servis Dış Ticaret A.Ş., takip borçlusunun ... olduğu, takipte faiz ve fer'ileri ile birlikte toplam 347.666,71 USD alacağın tahsilinin istendiği; takibin dayanağının 27/11/2015 düzenleme tarihli, 27/11/2016 vade tarihli, 300.000 USD miktarlı senet olduğu görülmüştür.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının Hamdi ..., davalılarının ... Tavukçuluk Tar. Ür. Yem. San ve Tic. A.Ş. ile ... Servis Dış Ticaret A.Ş. olduğu, dava tarihinin 05/11/2021 olduğu, davada “07/08/2021 tarihli genel kurulda alınan 3 numaralı sermaye artırım kararının butlanının tespitine veya iptaline” karar verilmesinin istendiği, davalı tarafın davayı kabul ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davanın kabul nedeniyle kabulüne, davalı şirketin 07/08/2020 tarihli genel kurulunun 3 numaralı gündem maddesiyle alınan kararın iptaline” ilişkin 05/11/2021 tarihli kararın verildiği, kararın 01/02/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının ... Servis Diş. Tic. A.Ş., davanı tarihinin 13/11/2018, dava türünün menfi tespit davası olduğu, Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü’nün 2018/7029 sayılı dosyasında takibe konu edilen 300.000 USD bedelli bono nedeniyle borçu olunmadığnın tesptine karar verilmesinin istendiği, yapılan yargılama sonucunda, “bonoda şekil noksanlığının bulunmadığını, davacının şekle ait bir noksanlık ileri sürmediği, senedin teminat senedi olduğunun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediğni ve borçlu olmadığını ileri sürdüğü, TTK’nın 702/2 maddesi karşısında davacının şekle ait noksanlık dışında bir sebeple borçtan kurtulamayacağı” gerekçeleriyle “davanın reddine” ilişkin 14/02/2020 tarihli kararın verildiği, henüz kesinleşmediği görülmüştür.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde; müştekesinin Hamdi ..., şüphelilerin ... ve ... olduğu, “şüpheli ...’nın yönetim kurulu başkanı olduğu anonim şirketin zararına olacak şekilde 3 adet taşınmazı ve kuluçka makinelerini piyasanın çok altında ilişkili olduğu kardeşi ...’nın şirketine sattığı, şüphelilerin üzelerine atılı suçu işledikleri” gerekçesiyle “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet” suçlarından cezalandırılması istemiyle İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi’nde ... Esas sayılı kamu davasının açıldığı, davanın henüz derdest olduğu görülmüştür.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının ... Tavukçuluk Tar. Ür. Yem. San ve Tic. A.Ş., dava tarihinin 16/07/2021 olduğu, 10/03/2021 tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamındaki hisse devrinin şirket kayıtlarına işlenmesi isteğiyle açıldığı, davanın henüz derdest olduğu görülmüştür.
TTK'nın "Ticaret siciline tescil" başlıklı 471. maddesinde; "Yönetim kurulu, hesap döneminin kapanmasından itibaren en geç üç ay içinde, esas sözleşme değişikliğini ticaret siciline tescil ettirir; sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu beyannamesini sicile tevdi eder." düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK’nın “Sermayenin Artırılması” ana başlıklı 456. maddesinin 3. fıkrasında; “Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hâle gelir ve 345 inci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK’nın 471. maddesi gereğince sermaye artırımına ilişkin kararın en geç 3 ay içerisinde ticaret siciline tescil ettirilmesi zorunlu olup, davalı şirketin 22/02/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında 6 numaralı gündem maddesinde alınan sermaye artırımına ilişkin davaya konu karar sicilde tescil edilmemiştir. 6102 sayılı kanunun 456/3 maddesi uyarınca anonim şirketlerde sermaye artırımının genel kurul veya yönetim kurulu karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde tescil edilmesi gerekli olup, ticaret siciline tescil edilmemesi halinde genel kurul ve yönetim kurulu kararı geçersiz olacaktır. Dava konusu edilen 22/02/2023 tarihli genel kurulda 6 numaralı gündem maddesinde alınan sermaye artırımına yönelik kararın 3 aylık yasal süre içerisinde tescil ve ilanı gerçekleştirilmediğinden dolayı karar geçersiz hale gelmiştir. Eldeki dava, 3 aylık dava açma süresinin son gününde açılmıştır. Bu tarih aynı zamanda davaya konu kararın tescil edilmesi gereken son gündür. Bununla birlikte; genel kurul kararlarının iptali davasının görülebilmesi için iptale konu kararların ticaret sicilinde tescil edilmesi ve ilan edilmesi zorunlu değildir. Kaldı ki TTK’nın 422/son maddesinde de belirtildiği üzere her genel kurul kararının tescil ve ilanı da zorunlu değildir. Mahkememizce bu çerçevede davadaki haklılık durumunun belirlenebilmesi bakımından dava dosyası ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi 30/01/2024 tarihli raporunda özetle; davalı şirketin ticari defterlerinin e-defter uygulamasına tabi olduğunu, delil niteliğinin bulunduğunu, davalı şirket tarafından çağrı usullerinin yerine getirildiğini ancak toplantı tarihinin davacıya iadeli taahhütlü mektupla bildirilmediğini, tarafına bu konuda herhangi bir belgenin sunulmadığını, şirketin incelenen ortaklar pay defterinde kaydedilen pay sahibi, pay adetleri ve pay tutarları bilgilerinin ilgili ortak imzaları da işlem karşısına alınarak ve bilanço sermaye hesabı verilerini doğrular şekilde kaydedildiğinin belirlendiğini, şirketin büyük ortağı ... Servis Dış Ticaret A.Ş.’den USD bedelli yapılan mal alımlarına yönelik davalı şirket tarafından zamanında ödemelerin yapılmaması ve döviz kurunun artış göstermesinden kaynaklanan kur farkı tutarları sonucunda davalı şirketin kur farkı maliyetlerine maruz kaldığını, “davalı şirketin 22/02/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 6 numaralı gündem maddesinde alınan sermaye artırım kararının alınmasının amacının davalı şirkete nakit girişi sağlamak olduğu, pay sahiplerinin haklarını kısıtlamak olmadığı, bu kapsamda da davalı şirkette sermaye artırımının zorunlu olduğu yani davalı şirketin normal gidişatında sermaye artırım ihtiyacının bulunduğu” hususlarının belirlendiğini, davacı tarafın iddia ettiği şekilde iç kaynaklar kullanılmadan dış kaynaklardan nakdi sermaye artışı yoluna gidilmesinin doğru olmadığı ancak 6 numaralı gündem maddesinde alınan bu kararın yasaya, anasözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir.
TTK’nın “İç kaynaklardan sermaye artırımı” başlıklı 462. maddesinde; “(1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrılmış ve belirli bir amaca özgülenmemiş yedek akçeler ile kanuni yedek akçelerin serbestçe kullanılabilen kısımları ve mevzuatın bilançoya konulmasına ve sermayeye eklenmesine izin verdiği fonlar sermayeye dönüştürülerek sermaye iç kaynaklardan artırılabilir. (2) Sermayenin artırılan kısmını, iç kaynaklardan karşılayan tutarın şirket bünyesinde gerçekten varolduğu, onaylanmış yıllık bilanço ve yönetim kurulunun vereceği açık ve yazılı bir beyanla doğrulanır. Bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla zaman geçmiş olduğu takdirde, yeni bir bilanço çıkarılması ve bunun yönetim kurulu tarafından onaylanmış olması şarttır. (3) Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılamaz. Hem bu fonların sermayeye dönüştürülmesi hem de aynı zamanda ve aynı oranda sermayenin taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılabilir. Artırım genel kurul veya yönetim kurulu kararının ve esas sözleşmenin ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşir. Tescil ile o anda mevcut pay sahipleri mevcut paylarının sermayeye oranına göre bedelsiz payları kendiliğinden iktisap ederler. Bedelsiz paylar üzerindeki hak kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz; bu haktan vazgeçilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK’nın “Genel kanuni yedek akçe” başlıklı 519. maddesinde; “(1) Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır...(3) Genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı takdirde, sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirmeye veya işsizliğin önüne geçmeye ve sonuçlarını hafifletmeye elverişli önlemler alınması için kullanılabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Toplanan deliller, yasal mevzuat ve tüm dosya çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda; yasal düzenlemelere göre belirli bir amaca özgülenmemiş olan yedek akçeler ile kanuni yedek akçelerin serbestçe kullanılabilen kısımlarının ve mevzuatın bilançoya konulmasına ve sermayeye eklenmesine izin verdiği fonların sermayeye dönüştürülerek sermayenin iç kaynaklardan artırılmasının mümkün olduğu; somut olayda; bilirkişi tarafından da belirlendiği üzere davalı şirketin sermaye yedeklerinin 30.236.907,45 TL, kar yedeklerinin ise 35.005,53 TL olduğu; davaya konu genel kurul toplantısında sermaye artırım kararına dayanak bir gerekçenin belirtilmediği, şirkette 30.236.907,45 TL tutarında yedek var iken ve şirketin sermayesinin iç kaynaklarla arttırılması mümkün iken, sermaye taahhüdü yolu ile arttırıma gidilmesinin TTK'nın 462/3. maddesindeki açık düzenlemeye aykırılık oluşturulduğu, TTK'nın 447. maddesi kapsamında butlan hallerinin sözkonusu olmadığı ancak alınan kararın iptal edilebilme koşulunun oluştuğu kanaatine ulaşıldığından, dava haklı görülmekle birlikte tescil edilmeyen 6 numaralı kararın geçersiz hale gelmesi nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacı tarafın davayı açmakta haklı olması, davanın açılmasına TTK'nın 462/3 maddesine aykırı davranan davalı şirketin sebebiyet vermiş olması nedeniyle davalı aleyhinde vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ;
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın düşülmesi ile kalan 247,70 TL harcın davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı ve 179,90 TL peşin harç toplamı olan 359,80 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 249,50 TL'si tebligat-posta gideri ve 4.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 4.249,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/05/2024
Başkan...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Katip...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim