mahkeme 2022/929 E. 2024/100 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/929

Karar No

2024/100

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/929
KARAR NO : 2024/100
DAVA : Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 01/11/2022
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile diğer davalı ...’in davalı şirketin % 50’şer pay ile ortağı olduklarını, her ikisinin 06/11/2020 tarihine kadar davalı şirketi münferiden imzaya yetkili olduklarını ancak davalı ...’in işleri idare eden ve mali işlere bakan sıfatıyla şirketteki para hareketlerini düzenlediğini, davalı ... üzerinde oluşan güvensizlik nedeniyle dava konusu 04/11/2020 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...’in şirketi tek başına temsil yetkisinin sınırlandırılması amacıyla ortaklar kurulunun toplandığını ve müştereken imzaya geçildiğini, bu karar ile birlikte davalı ...’in İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan ... sayılı dosyada açılan ve bu davada tartışılan çok sayıda hukuka aykırı işlemi gizleyemez hale geldiğini; davalı şirketin iş yaptığı bir çok kişinin kayıtlarda görülmeyen alacak, dava ve iddiaları karşısında davalı ...’in şirketin mali kayıtları ile oynadığı ve şirkete ait olması gereken paraları şirket dışına taşımış olabileceği konusunda tereddütlerin oluştuğunu ve davalı ... aleyhine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında şirketi kasten zarara uğratmasından dolayı tazminat davasının açıldığını, davanın derdest olduğunu, söz konusu dava dosyasına gelen banka kayıtlarını incelediklerinde konusu suç da oluşturan onlarca işlem ve eylemi belirlediklerini ve davalı ... hakkında “görev sebebiyle güveni kötüye kullanma, resmi evrakta ve adi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık” suçları sebebiyle şikayet dilekçesi verdiklerini, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturma dosyasında soruşturma başlatıldığını, davalı ... tarafından davalı şirketin işlerinden gelen paraların kendi hesabına aktarılmasının ve gönderilmesinin sağlandığını, yine bir çok gönderi ile şirketi borçlandırdığını, davalı şirkete ait paraların kendi hesabına geçmesini sağladıktan sonra bununla kalmayarak şirkete ait olan paranın bir kısmını kişisel borç ödemelerinde ve harcamalarında kullandığını, büyük bir kısmını da şirket hesaplarına sanki kendi kaynaklarından yatırıyormuş gibi şirketi borçlandırdığını, defter ve kayıtları esası olacak şekilde banka talimatları ve ödeme kayıtlarını oluşturduğunu, bu banka dekont ve kayıtlarının gerçek bir işlemin karşılığı düzenlenmemesi sebebiyle adi belgede sahtecilik suçunu işlediğini yine şirketin defter ve kayıtları resmi belge niteliğinde olduğu için fiktif ve gerçek olmayan işlemlerle mali kayıtların oluşturulmasına neden olduğundan aynı zamanda resmi belgede sahtecilik suçunu da işlediğini, ...’in ilgilendiği ... Çeşme Oteli’nin inşaasında taşınmaza yapılan otel işinden şirkette kaydi olarak görülen miktarın onlarca katı tahsilat yapmış olmasına rağmen sadece defterlere işlenen kadarlık kısmını şirket kayıtlarına girdiğini ve üzerindeki kısmı banka hareketleri dışında elden tahsil ettiğini, yapıldığı tarihte 10.000.000,00 TL’den aşağı yapılamayacak otel için 1.000.000,00 TL- 1.500.000,00 TL gibi düşük bir rakamın şirket kayıtlarına yansıtıldığını; ... ile ... Tarım Tur. Ltd. Şti. için yapılan iş nedeniyle bu kişi ve firmasından 4.300.000,00 TL civarında paranın doğrudan kendi hesaplarına veya kontrolündeki hesaplara aktarılmasını sağladığını, davalı ...’in, ..., ...’ye ait ... İlçesi Ilıca Mahallesindeki ... Sitesi’nde bulunan bu kişilere ait işlerin bedelinin de büyük kısmının kendi hesaplarına aktarmalarını sağladığını, bu şekilde onlarca iş ve sözleşmenin bulunduğunu, tüm banka kayıtları incelendiğinde çok daha fazlasının ispatlanacağını, davalının, şirket yetkilisi olması nedeniyle şirket adına yapılan sözleşmelerin ıslak imzalı asıllarının tamamını şirketten çıkardığını, müvekkilinin sadece şirketin bilgisayar ortamında dijital olarak hazırlanmış bulunan imzaya hazır sözleşme örneklerine ulaşabildiğini, 04/11/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında 3, 4 ve 5 numaralı başlıklarda alınan kararların iptal edilmesi gerektiğini, bir ibranın geçerli olabilmesi için doğru bilgiler ışığında, irade sakatlanmamış biçimde ve işin gerçek durumu ile mahiyeti ortaya konup tartışılmak suretiyle yapılması gerektiğini, davaya dayanak eylemler ve işlemler suça konu olduğundan irade fesadının varlığının yani müvekkilinin iradesinin sakatlandığının öğrenilmesi üzerine davanın derhal açıldığını belirterek, 04/11/2020 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında alınan 3, 4 ve 5 numaralı kararların batıl olduklarının belirlenerek iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; her ne kadar müvekkili bu davada davalı olarak gösterilmiş ise de limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptali davasının şirket tüzel kişiliği aleyhine açılması gerektiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, diğer yandan şirketin 2 ortaklı olduğunu ve bu ortakların her ikisinin de müdür olduğunu, şirketin iki ortağın müşterek imzası ile temsil edilmesi sebebiyle ortakların yani müdürlerin tek başlarına temsil yetkilerinin bulunmadığını, bu durumda davacının dava açma hakkı var ise de davalı olarak da sorumluluğu olacağından şirketi bu davada temsil bakımından kayyım atanması gerektiğini, iptali istenen kararlar için butlan halinin söz konusu olmadığını, genel kurul kararlarının iptali isteğinin 3 aylık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu sürenin ise geçirildiğini belirterek, davanın husumet, hak düşürücü süre ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün kayıtları, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ve 24/07/2023 tarihli tashih şerhi, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturma dosyası.
GEREKÇE ;
Dava; davalı limited şirketin ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen yazı ve ekindeki belgeler inclendiğinde; davalı şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde “...” sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin “...” olduğu, şirketin faal olduğu ve sermayesinin 1.340.000,00 TL olduğu, şirketin ortaklarının davacı ile davalı ... olduğu, her birinin sermaye payının 6.700 olduğu, şirketin temsilcilerinin müştereken temsile yetkili olarak davacı ile davalı ... olduğu ve her ikisinin yetkilerinin başlangıç tarihinin 04/11/2020 olduğu görülmüştür.
Ticaret sicil kayıtlarına göre davacının ve davalı ...’in davalı şirketi müştereken temsile yetkili oldukları, bu nedenle de eldeki bu davada davalı şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanmadığı belirlendiğinden, davalı şirketin temsili zorunlu olduğundan; davacı vekiline eldeki bu davada temsil edilebilmesi bakımından davalı şirkete TMK’nın 426. maddesi gereğince temsil kayyım atanması istemiyle dava açması konusunda süre verilmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06/07/2023 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı kararı ve 24/07/2023 tarihli tashih şerhi incelendiğinde; “davalı şirkete İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere ...'ın kayyım olarak atanmasına” karar verildiği, verilen kararın 09/09/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizce davalı şirket temsil kayyımına usulüne uygun olarak dava dilekçesi ile birlikte duruşma gün ve saati tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı şirketin davaya konu 04/11/2020 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olduğu, TTK’nın 416. maddesine göre çağrısız olarak toplandığı, “şirketin toplam 1.340.000,00 TL’lik sermayesine tekabul eden 13.400 adet hissenin toplantıda asaleten temsil edildiği ve asgari toplantı nisabının olduğu” hususlarının belirtilmek suretiyle Akın Özdil tarafından toplantının açılarak gündemin görüşülmesine geçildiği; davamızın konusu olan (3) numaralı gündem maddesinde; müdürler kurulunun 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait faaliyet raporunun okunduğu ve müzakere edildiği, bu madde kapsamında alınmış herhangi bir kararın bulunmadığı; (4) numaralı gündem maddesinde; 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait bilanço ve gelir tablolarının okunarak müzakere edildiği, yapılan oylama sonucunda oy birliğiyle kabul edildiği, "bu yıllara ilişkin şirket karlarının şirketin 2020 yılı faaliyetlerinde kullanılmasına" oy birliğiyle karar verildiği; (5) numaralı gündem maddesinde; yapılan oylama sonucunda müdürler kurulu üyelerinin oy birliğiyle ibra edildikleri, söz konusu tutanağın altının divan başkanı ... tarafından imzalandığı görülmüştür.
04/11/2020 tarihli toplantıya ilişkin hazır bulunanlar listesi incelendiğinde; davacı ...’ın ve davalı ...’in toplantıya asaleten katıldıkları görülmüştür.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının ..., dava tarihinin 06/03/2023 olduğu, davada davalı ...’in ... Mimarlık İnş. Dek. Emlak Day. Tük. Mal. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti.’ye verdiği zararın karşılığı olarak şimdilik 500.000,00 TL’nin tahsilinin istendiği, davanın “sorumluluk davası” olduğu, henüz derdest olduğu görülmüştür.
Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde; şikayetçi ... vekilinin 27/07/2023 tarihli şikayet dilekçesi vererek şüpheli ... hakkında soruşturma yapılarak TCK’nın 155/2. maddesi gereğince “görev sebebiyle güveni kötüye kullanma”, 204. maddesi gereğince “resmi evrakta sahtecilik”, 207. maddesi gereğince “adi belgede sahtecilik”, 157-158/h maddeleri gereğince “dolandırıcılık (nitelikli hali)”, 164. maddesi gereğince “şirket bilanço ve kayıtlarının gerçeği yansıtmayacak şekilde düzenlenmesine neden olmak ve bu bilanço ve kayıtların ortaklar kurulunda ibraya esas alınmasına neden olmak” suçlarından dolayı ve TCK’nın 43/1 maddesi gereğince bu suçların defalarca işlenmesi nedeni ile gerekli artırımın yapılarak cezalandırılmasını istediği; soruşturmanın derdest olduğu görlmüştür.
Davalı şirket temsil kayyımı ... 02/11/2023 tarihli dilekçesi ile; Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki ... sayılı soruşturmanın devam ettiğini, şirketin 2012 ile 2019 yılları arası faaliyet raporlarının, bilançolarının, mali verilerinin sahte olması halinde genel kurulda alınan ibra kararının da geçersiz olacağını ve iptalinin gerekebileceğini ancak davada butlan sebeplerinin bulunmaması durumunda davanın hak düşürücü süreye uğradığı açık olduğundan davanın reddinin gerektiğini belirterek, davacının davasında haksız çıkması halinde şirket olarak doğabilecek zararların tazmin hakkını saklı tuttuklarını belirtmiştir.
6102 sayılı TTK’nın “Butlan” başlıklı 447. maddesinde; “(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu maddeye göre genel kurulunun özellikle pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran; pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. Maddede “özellikle” ifadesi kullanılarak sayılan hallerin sınırlı sayıda olmadığı, bunlar dışında da batıl kararların olabileceği kastedilmiştir. Genel kurul kararlarının alınması için yasanın öngördüğü koşulların hiçbirisi yoksa veya alınan kararlar içeriği ve esasa ilişkin ögeleri yönünden kamu düzeni, yasanın koruyucu kurallarına veya ahlak ve adaba aykırı ya da konusu imkansız kararlar ise mutlak butlanla batıl ve yok hükmündedir. Bu tür kararlar ise baştan beri hükümsüzdür. Sonradan geçerli duruma getirilemez ve her ilgili süreye bağlı olmadan geçersizliğin tespiti isteyebilir.
Somut olayda; davaya konu genel kurul toplantısında toplantı ve karar nisabı oluşmuştur. Alınan kararlar bilanço ve gelir tablolarının kabulüne, şirket karının dağıtılmayarak şirket faaliyetinde kullanılmasına, müdürler kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlardır. Dolayısıyla; alınan kararların niteliği dikkate alındığında 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesi kapsamında butlan hallerinin söz konusu olmadığı, koşulları var ise kararların iptale tabi olabilecekleri kabul edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 445. maddesinde; “446. maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 446. maddesinde de iptal davası açabilecek kişiler sayılmış ve “toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına veya oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği” belirtilmiştir.
Genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için iptali istenen karara olumsuz oy (red oyu) vermenin dışında 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince muhalefet şerhinin de açık bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerekmektedir. Bununla beraber, muhalefet şerhinin toplantı tutanağında bulunması dışında, toplantı tutanağına ekli bir belge ile toplantı başkanlığına sunulması ve toplantı tutanağında bu hususa yer verilmesi de olanaklıdır. İptal davası açısından, davayı açabilecek olanlar, pay sahipleri, organ olarak yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu üyelerinden her birisidir.
Yasal mevzuat çerçevesinde tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı vekili ... hakkında “görev sebebiyle güveni kötüye kullanma, resmi evrakta ve adi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık” suçları sebebiyle soruşturma başlatıldığını ileri sürmüş olup, şayet bu nedenle şirket zararı doğar ise sorumluluk davası çerçevesinde zarara sebebiyet verenden tahsil edilebilme olanağı olacağından, gerek bu soruşturmanın gerekse İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında görülen sorumluluk davasının sonucunun beklenmesine gerek duyulmamıştır. Diğer yandan ve esasen; davaya konu 04/11/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile ilgili bir sahtecilik iddiası ileri sürülmediği gibi, bu toplantıda alınan kararlar davacının da olumlu oyu ile ve oy birliği ile alınmıştır. Dolayısıyla oy birliği ile alınan kararlar yönünden red oyu dahi bulunmayan davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi çerçevesinde davalı şirkete karşı dava açma hakkı bulunmadığından, davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... hakkında açılan davaya gelince; niteliği gereği genel kurul kararlarının butlanı/iptali istemiyle açılan davaların şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiğinden, şirket ortağına ya da müdürüne husumet düşmeyeceğinden, davalı ... hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, tüm dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davalı ... aleyhinde açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Davalı şirket hakkında açılan davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan peşin olarak alınan 80,70 TL harcın düşülmesi ile kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ...'e verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı şirket temsil kayyımının yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024
Başkan...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Katip...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim