mahkeme 2019/356 E. 2023/777 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/356

Karar No

2023/777

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/356
KARAR NO : 2023/777
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2012
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili davacının ... A.Ş bayisi olan davalıdan 2011 model sıfır kilometre araç satın aldığını, aracın rutin bakımlarının düzenli olarak yaptırıldığını ancak 12/11/2012 tarihinde seyir halindeyken motordan ses geldiğini ve aracın tamamen durduğu, yetkili serviste yapılan kontrolde aracın motor bloğunun patladığının anlaşıldığını ancak garanti süresinin dolduğu gerekçesi ile arızanın giderilmediği, yaptırdıkları delil tespiti sonucunda motorun imalatında hata olduğunun anlaşıldığını, aracın 2 yıl ve 100.000,00 KM garantili olduğunu, aracın modifiye edilmesi nedeniyle davacının aracı 26/11/2010 tarihinde teslim aldığını, arızanın garanti süresi dolmadan meydana geldiğini belirterek, araç bedeli olan 64.484,44 TL ile araca yapılan modifiye gideri 19.000,00 TL'nin aracın çalıştırılmamasından dolayı şimdilik 3.500,00 TL olmak üzere toplam 86.981,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, araçta gizli veya açık ayıp bulunmadığını arızanın davacının kusurundan kaynaklandığını, HMK'nın 61 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca ... A.Ş'nin kendi yanlarında davaya katılması için ihbar talebinde bulunduklarını bildirirek davanın reddini istemiştir. ... A.Ş vekili davanın zamanaşımına uğradığını , tespit raporunun gerçeği yansıtmadığını, aracın 80.000,00 KM bakımının yapılmadığını, garati belgesi uygulama esaslarına dair yönetmelikteki koşulların gerçekleşmediğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR: -29/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

Davalı ve fer'i müdahil vekillerinin itirazları dava konusu aracın gizli ayıplı olmadığı ve hesaplamanın hatalı yapıldığı hususunda toplanmaktadır. Tarafımca keşifli olarak yerinde yapılan değişik iş dosyası kapsamında sunulan bilirkişi raporu, daha sonra dosyaya sunulu diğer bilirkişi raporları ve uzman görüşü de dikkate alınarak dava konusu araçtaki arızanın nedeni ile ilgili teknik bir değerlendirme yapılmış olup, aracın yağ değişim süresinin gecikmesi veya bir bakımının özel bir serviste yaptırılmasının tek başına araçtaki hasarın nedeni olarak gösterilemeyeceği, dava konusu aracın servis kayıt ve şikayetleri irdelendiğinde aracın 89.726 km.de yatak sarması sonucu Motor blok patlaması sorununun ortaya çıkan imalat veya montaj kaynaklı bir hata olduğu ve gizli ayıp olduğu görüş ve kanaatimizde bir değişikliğe gidilmemiştir.
Ayıp oranında bedel indiriminin hatalı hesaplanması ile ilgili olarak itiraz incelendiğinde; Kök raporda izah edildiği üzere dava konusu aracın motor arızalı ayıplı olarak satış bedeli ile ilgili yapılan piyasa araştırmasında aracın ayıplı hali sıfır fiyatına göre yaklaşık 9 21 daha düşük bedelle satılacağı bilgisi alınmıştır. Bu çerçevede yapılan hesaplama; 04.11.2020 tarihinde 64.481,44 TL. bedel ile satın alındığı, ayıplı haliyle bedelinin ise 64.481,44 TL. x0.795 50.940,33 TL. Olacaktır. Ayıp Oranında bedel indirim miktarı ise (64.481,44 TL.- (64.481,44 TL./ 64.481,44 TL.x50.940,33)-) 13.541,10 TL. olacaktır. Yani hesaplama teknik olarak hatalı değildir.
Sayın Mahkemece; davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu faturalar, modifiye ve tamir masraflarına ilişkin belgeler irdelenerek değerlendirme yapılması talep edilmiştir. Dava dosyasına dava konusu aracın modifiye işlemleri ile ilgili olarak ... Group tarafından düzenlenen 04/11/2010 tarihli iş emri ile toplam 19.000,00 TL tutarlı modifiye işlem belgesi olduğu ancak bu işlemlere ilişkin bir fatura olmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu iş emrinin bir suret dökümü kök raporda ayrıntılı olarak verilmiştir. ... Group firması tarafından düzenlenen iş emrine göre dava konusu aracın servis aracına çevrilmesine ilişkin işlemleri içermektedir. Dava konusu aracın söz konusu modifiye işlemleri için iş emrinde belirlenen 19.000 TL. Bedelin ödenip ödenmemesine ilişkin hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemeye aittir.
Kazanç kaybı yönünden yapılan değerlendirmeler:
Davaya konu ... plakalı ... şasi numaralı ... marka ... model midibüsün dosyada yer alan bilgiler çerçevesinde yapılan inceleme ve teknik değerlendirmede motor bloğundaki hasarın niteliği ve giderimine ilişkin faturalar detayları incelenmiş ve motor revizyonu işlemine ilişkin iş ve işlemlerin 15 iş günü içinde (parça tedariği, Motor indirilmesi, motor revizyonu ve motorun monte edilmesi işlemleri) tamamlanmasının mümkün olduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte davacı yan Sayın Mahkemeye sunduğu 22.07.2022 tarihli beyan dilekçesinde; “Müvekkil şahıs işletmesi olup, deftere tabi olmadığından ticari defter ibrazı mümkün değildir.” Şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu sebeple ticari defterler bulunmadığından dolayı tarafımca davacının günlük kazanç/zarar tespiti yapılması mümkün değildir.
-İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan yazıya cevap verildiği görüldü.
-İzmir Valiliğine yazılan yazıya cevap verildiği görüldü.
GEREKÇE :
Dava, davacının aracında meydana gelen ayıp nedeniyle ayıpsız misli ile değişim, modifiye masraflarının ve aracın çalıştırılmamasından kaynaklanan kazanç kaybının tahsili davasıdır.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile " İhbar olunan... AŞ.vekili, 6100 sayılı HMK'nun 66.maddesi uyarınca davalı yanında davaya katılmak üzere fer'i müdahele talebinde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece aynı Yasanın 67.maddesi uyarınca fer'i müdahale talebi hakkında bir karar verilip, fer'i müdahaleye ilişkin usul hükümleri yerine getirilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken, fer'i müdahele talebi konusunda herhangi bir karar verilmeden ve bu konudaki usuli işlemler yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile bozularak Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılarak yargılama devam olunarak 04/04/2017 tarihli ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece verilen ve usuli nedenlerle bozulan 22/11/2013 tarihli kararın dayanağı 06/10/2013 tarihli bilirkişi raporu ile bozmadan sonra alınan 01/12/2015 tarihli bilirkişi raporu arasında açık çelişki bulunmasına rağmen mahkemece bu iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde uzlaştırıcı üçüncü bir bilirkişi raporu alınmadan ve ikinci bilirkişi raporunun üstün tutulma nedenleri karar yerinde gösterilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozularak yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Islaha yönelik yapılan incelemede; Islah müessesi, 6100 sayılı HMK'nın 176 ila 182. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Islah, taraflardan birisinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir (HMK 176/1). Dava, davacı tarafından HMK'nın 180. maddesi uyarınca tamamen ıslah edilebileceği gibi, taraflarca HMK'nın 181. maddesi uyarınca kısmen de ıslah edilebilir. Davanın tamamen ıslah yoluna dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurulur. Davadaki talep kısmının değiştirilmesi de davanın tamamen ıslahı mahiyetindedir. Kısmi ıslahta ise, taraf belli bir usul işlemini ıslah etmektedir. Davadaki talep kısmının artırılması ise davanın kısmen ıslahı mahiyetindedir. Gerek davanın tümden ıslahı gerekse kısmi olarak ıslahı tahkikatın sona ermesine kadar (HMK 177/1) ve bir defa yapılabilir (HMK 176/2). Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176. maddesine göre taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği hükme bağlanmakla kural olarak Türk Hukukunda ıslaha izin verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinde talep edilmemiş bir alacak kaleminin ıslah yoluyla artırılıp davaya konu edilmesi mümkün değildir. Kural olarak davanın tamamen ıslahı, 1086 Sayılı HUMK'nın 88. maddesi, 6100 Sayılı HMK'nın 180. maddesi hükümlerince mümkündür.
Davacı vekili 01.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu aracın devir edilmesi nedeniyle " semenin tenziline, davacının uğramış olduğu maddi zararların tespit edilerek davalılardan tahsiline" karar verilmesini talep ederek davayı ıslah etmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ıslah dilekçesinde talep sonucu değiştirildiğinden talep davanın tamamen ıslahına yöneliktir.
TBK'nun 227. Maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
TBK'nun 228. Maddesinde " Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik hâlden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür.
Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.
TBK'nun 231. Maddesinde" Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
Zamanaşımı'na yönelik yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nın 231. maddesine göre satılanın ayıbından doğan her türlü sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça malın teslim tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde zamanaşımına uğrar. Satıcı, satılanı devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamaz. Dava konusu aracın ağır ayıplı olduğu konusunda aldırılan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davacının davayı ıslah etmesi nedeniyle ayıp oranında indirim, kazanç kaybı ve modifiye masraflarının hesaplanması amacıyla dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir. Dava konusu araçta meydana gelen ayıp oranında indirim miktarının hesabına ilişkin denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve ayrıca modifiye ve tamir masraflarına ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan modifiye işlem bilgisini içerir evrak bulunması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından her ne kadar kazanç kaybı talep edilmiş ise de Davacı tarafa ait ticari defterlerin Mahkemeye sunulmadığı, davacının yoksun kalınan kar talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından her ne kadar Manevi tazminat talep edilmiş ise de Davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ
1-13.541,10 TL ayıp oranında indirim bedelinin ve 19.000 TL modifiye masrafının 01.02.2021 ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine
2-Davacının yoksun kalınan kar talebine ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bu talebinin REDDİNE
3 -Davacının manevi tazminata ilişkin talebi açısından usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış dava bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.427,81-TL nispi harçtan, 1.291,70 -TL peşin alınan ve ıslah ile tamamlanan 1.033,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 102,62-TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA,
5-Davacının yatırmış olduğu 21,15-TL başvurma harcı, 1.291,70-TL peşin harç ve 1.033,49-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.346,34‬-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 6.450,00-TL bilirkişi ücreti 686,00-TL tebligat ve posta gideri, 148,55-TL keşif gideri olmak üzere toplam 7.284,55-TL Yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 2.976,51-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa verilmesine,
9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmın tebliğ masrafları düşüldükten sonra davacıya iadesine,
İlişkin taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup anlatıldı. 10/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim