mahkeme 2025/275 E. 2025/580 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/275

Karar No

2025/580

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/275
KARAR NO : 2025/580
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/03/2025
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; 09/12/2024 tarihinde dava dışı ...sevk ve idaresindeki... plakalı aracın karşı yönden davacı yönde sevk ve idaresinde gelen ... plaka sayılı araç ile karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğradığı, bu olaydan kaynaklı davalının... plakalı aracın kusurlu olmasından kaynaklı ZMMS sıfatı ile sorumlu olduğundan fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 100,00 TL kalıcı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilinin ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle; davalı usulüne uygun başvuru yapılmadığı bu kapsamda davanın öncelikle usulden reddi gerektiği, maluliyete ve kusura yönelik ATK'dan rapor alınmasının gerektiği, geçici iş göremezlik tazminat talebinin davalı yan sorumluluğunda olmadığı, kabul edilmemekle birlikte aktüer incelemesinin yapılması halinde genel şartlar dikkate alınarak hesaplamanın 1.8 teknik faiz üzerinden yapılması gerektiği belirtilerek davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde taraflar arası uyuşmazlığın; meydana gelen kazada Mahkememiz davacısı ile diğer araç sürücüsünün kusur durumlarının tespiti, bu kaza neticesinde davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, uğramış ise geçici ve kalıcı iş göremezlik oran ve süresinin tespiti ile bu süreye karşılık gelecek tazminat tutarını belirlenmesi, davacının bu kazada müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı bulunmakta ise bunun ne şekilde değerlendirileceği, davalının taleplerden sorunlu olması halinde ne şekilde ve ne surette sorunlu olacağının tespiti ile değerlendirmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan geçici ve kalıcı iş görmezliğe yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 04/06/2025 tarihli dilekçe ve ekindeki sulh belgesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdikleri, ayrıca arabuluculuk ücreti hariç vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığının belirtildiği anlaşıldı.
Her ne kadar uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde olduğu ve yine yukarıda belirtildiği gibi tahkikat aşamasında davanın esasına yönelik yazılan müzekkere cevapları karşısında davaı yan yönünden maluliyet raporu alınmış ise de sunulan feragat beyanı karşısında bu beyan kapsamında dosyanın değerlendirilmesi gerekmiştir.
Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, feragat beyanının içeriğine göre yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ancak davalı sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmekle birlikte 6325 sayılı yasanın 18/A-18 maddesine göre iş bu uyuşmazlık yönünden davadan evvel KTK 97 başvurusunda bulunulduğu göz önüne alındığında bu başvurunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olduğu ve bu nedenle de davadan evvel yapılan arabuluculuk başvurusunun ihtiyari olduğu yönünde son dönemde emsal nitelikte Yargıtay 4 HD tarafından değerlendirme yapılmış ise de öncelikli olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ne olduğu konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun dosya tarafları ve olay ile herhangi bir şekilde bağlantısı olmayan yani tarafsız üçüncü bir kişinin taraflar arası münasebetin çözümü bakımından yol gösterdiği, yardımcı olduğu ve sonuç olarak uyuşmazlığı ortadan kaldırmak için çözüm yolu bulduğu ve her iki tarafı da bulduğu bu yol ile bağlayacak olan ve seçimlik nitelik taşıyan bir yöntem olduğundan alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin bizim hukukumuzda tahkim yahut arabuluculuk müesseseleri olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısı ile 2918 sayılı yasanın 97. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde getirilen başvuru yolunun talep dilekçesine ekli Yargıtay kararının aksine alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanında bir an için aksi düşünülse bile yapılan arabuluculuk başvurusunun tıpkı davadan evvel gidilen tespit istemli başvuru sonucu ortaya çıkan yargılama gideri yahut yine davadan evvel gidilen tazminat hesabının mevcudiyetine yönelik ekspertiz masrafı gibi kalemlerden olduğu düşüncesi ile arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle haklılığın davacıda olduğu uyuşmazlıklar yönünden yapılan arabaluculuktan kaynaklanan ücretinin davacıya yükletilmesinin doğru olmayacağı da değerlendirilmiştir. Ayrıca yine yukarıda da belirtildiği gibi KTK 97. Maddesinin 14/04/2016 tarihinde gerek 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin gerekse de 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ise 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve belirtilen yasa maddelerinin halen yürürlükte oldukları göz önüne alındığında 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren yasa maddelerinin KTK 97. maddesinin uygulamasını ortadan kaldırıldığı söylenemeyeceği gibi sadece dava konusu husus yönden özel düzenlemeyi içerdiği kanaatine varılan KTK 97. maddesinin söz konusu 5/A ya da 18/A maddeleri ile aksi yönde bir düzenlemeyi içerdiğinin de söylenemeyeceği kabul edilmiş ve açıklanan sebepler ile davanın açılmasına davalı yanın sebebiyet verdiğinden arabuculuk ücretinin davalı sigorta üzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 205,13 TL karar ve ilam harcının evvelce alınan 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına, fazladan alınan 64,72 TL'nin talep halinde ve kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ve gider avansından kullanılan yargılama giderlerinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
4- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davacı tarafça sunulan ibraname gereği DAVALI YARARINA VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,
5- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu...'ya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında feragat ve feragate yönelik yapılan açıklama göz önüne alınmakla arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
6- Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025

Katip ...
E imza

Hakim ...
eimza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim