Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/410
2024/966
11 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/410
KARAR NO : 2024/966
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı adına 19/02/2024 tarihinde, 7.500,01 tutarında, 50 adet fidan dikimi sağlandığını, satışa ilişkin olarak KDV ve diğer masraflarla birlikte toplam 10.901,71 TL borç için takip başlatıldığını, açılan takibe davalı tarafından haksız itirazda bulunulduğunu, davacı tarafından 19/02/2024 tarihinde e- arşiv fatura sistemi üzerinden kesilen faturanın interaktif vergi sistemine düştüğünü, davalının bu faturaya ulaşarak itiraz edebilme hakkının olduğunu ancak davalının itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini, konuyla alakalı olarak yürütülen arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamadığını beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dava dilekçesinin tebliğine rağmen davalı yanca cevap verilmediği anlaşılmakla dilekçelerin teatisi aşamasının usulüne uygun tamamlandığı ve taraf teşkilinin sağlandığı görülmüş, davalının iş bu davayı inkar çerçevesinde savunduğu kabul edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacı şirketin davalı aleyhine Dikili İcra Dairesinin... Esas Sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalı yanca borca itirazlarda bulunulmakla takibin durdurulduğu konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmamakla birlikte taraflar arası uyuşmazlığın dosya tarafları arasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı, var ise davacı tarafından davalıya 50 adet fidan satışının olup olmadığı, olmuş ise davalı tarafça yapılan itirazın haklılık teşkil edip etmediğinin tespiti ile değerlendirilmesine yönelik itirazın iptali isteminin yanı sıra davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatının yasal koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti ile değerlendirilmesine esas alacağın tahsiline ilişkin açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Tensip Tutanağı 8 nolu ara karar gereği Dikili İcra Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği incelenmesinde; mahkememiz davacısı tarafından davalı ... aleyhine 10.901,71 TL tahsiline yönelik ilamsız takip başlatıldığını, takip dayanağının ... nolu faturanın olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davaya cevap verilmemiş ise de davalı asil aynen "ben her ne kadar cevap vermemiş isem de bana bir gün davacının bir görevlisinden telefon gelerek tarafıma adıma ağaç dikimi yapılması konusunda benden istekte bulunup bulunmadığımı sordu ben daha evvelden yine aynı şekilde davacıya bağışta bulunmuştum , ağacın miktarı konusunda net bir şey kararlaştırılmamakla birlikte miktarını tam hatırlamadığım ancak 6.000,00 TL karşılığında bu işlemin davacı yanın yapacağı yönünde kabulüm olmuştu bir kaç gün sonra eşim beyin rahatsızlığı geçirdi, bu arada daha önce davacı adına arayan kişi beni arayarak parayı belirli bir güne kadar yatırmamı istedi bende hem bağış yaptığımı hem de beni bu kadar zorlamalarının doğru olmayacağını söyledim bunun üzerine benimle mahkemeye verme konusunda sözlü tehditlerde bulunularak iş bu aşamaya geldi, tarafıma bir sertifika gönderdiler fakat ben adıma ağaç dikilip dikilmediğini bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce ticaret sicil ve vergi dairelerine yazılan müzekkere cevaplarına göre ticaret sicil müdürlüğünde davalı yanın kaydının olmadığı gibi vergi dairesi kayıtlarından işletme hesabı defteri tutan davalının esnaf faaliyeti sınırlarını aşacak şekilde gelir beyanın olmadığı görülmüştür.
Her ne kadar Mahkememizce taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de az yukarıda da belirtilen müzekkere cevapları göz önüne alındığında fatura alacağının tahsiline yönelik davalıdan talepte bulunmakla birlikte gerek davalın yanın tacir olmadığı gerekse uyuşmazlık konusu fatura içeriği ağaçların davalı tarafından kendi adına bağış yapmak amacı ile bu kapsamda davacı tarafça temin edilen ürün olması sebebiyle konunun bağış sözleşmesi kapsamında edimin tahsili talebi olduğu hususları göz önüne alındığında davacı tarafça her ne kadar ortada ticari bir iş bulunduğu anlaşılmakla birlikte her ticari işin ticari davaya sebebiyet vermeyeceğinden açılan iş bu davanın esasına girmeden evvel görev hususunun aynı zamanda kamu düzenine de ilişkin olması sebebiyle öncelikle açılı bu davada dava şartlarından olan görev yönünden değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varılmakla tahkikata geçilmeyerek söz konusu husus doğrultusunda dosyanın değerlendirmesi gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Yapılan açıklama, yukarıda belirtilen yasal mevzuat ve dosya kapsamına kazandırılan deliller kapsamında inceleme neticesinde davacı vekilince yukarıdaki gerekçeler ile Mahkememiz davalısı aleyhine temelinde bağış sözleşmesinden kaynaklı davacının davalı yana ürün teminine yönelik bedelin davalı tarafından ödenmediği iddiasına yönelik başlatılan takibe yapılan geniş anlamda itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davası açılmış ise de Mahkememiz nezdinde bir davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi için davanın ya mutlak ticari dava ya da nispi ticari dava olması gerektiği, buradan hareketle davalı tacir olmadığından ortada nispi ticari dava bulunmadığı gibi uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesinde belirtilen davalardan da olmadığından ortada mutlak nitelikte ticari dava da bulunmadığı kanaatine varılmakla birlikte açılan iş bu itirazın iptali davasının Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla her ne kadar yapılan duruşmada davalı asilin talep konusu yönünden verdiği beyanın davacı tarafça ikrar niteliğinde olduğu belirtilerek karar verilmesi istenilmiş ise de bu talebin görevsiz mahkemece değerlendirmesi yerinde olmayacağından az önce belirtilen sebepler karşısında talebin görevli mahkemece değerlendirilmesi gereken bir talep olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.