mahkeme 2022/367 E. 2023/995 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/367
2023/995
28 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/367 Esas
KARAR NO : 2023/995
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/10/2020
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Kemalpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin salamura turşu üretimi yapan bir şirket olduğu, müvekkili şirketin davalı yana turşu satışı gerçekleştirdiği ve taraflar arasında cari hesap tutulduğu, davalı yanın ise 01/07/2019 30/06/2020 tarihlerini kapsayan hesap ekstresi uyarınca müvekkili şirkete, müvekkili şirketin gönderdiği ürünler sebebiyle 41.449,00-TL borçlu bulunduğu, borcun ödenmesine yönelik davalı yan ile pek çok görüşme sağlanmış olsa da sonuç vermediği, bu nedenle alacağın tahsili için Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibe karşı davalı yan tarafından 23.09.2020 tarihinde itiraz edildiği, İcra Müdürlüğü tarafından 24.09.2020 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı yanın takibe itirazı haksız olup itirazın iptalinin gerektiği, davalı yana gönderilen ürünlerin tam, eksiksiz ve satışa hazır vaziyette kendisine teslim edildiği ve faturasının düzenlendiği, davalı yan gönderilen ürünlere ve kesilen faturalara hiçbir zaman itiraz edilmediği, davalı yana gönderilen ürünler sebebiyle 24.04.2020 tarihli 50.225,51-TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı yana gönderildiği, davalı yanca faturanın imzalandığı ve kaşelendiği, akabinde 09.05.2020 tarihli ve 49.915,14-TL bedelli e-faturanın davalı yana gönderildiği, davalı yanın herhangi bir faturaya itirazı olmadığı ya da ürünler ile ilgili yazılı ya da sözlü bir kabul etmeme beyanının müvekkili şirkete bildirilmediği, taraflar arasında kurulan turşu satışı sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, edimin ifasını gerçekleştirdiği, davalı tarafça itiraz edilmemiş faturaların işbu iddialarını doğruladığı, davalı yanca
ödeme yapılmadığı gibi teslim edilen ürünlerin tarihi geçmiş olduğu, bozuk çıktığı iddialarıyla ürünlerin iadesi ve bedelin alacak bakiyesinden düşülmesi talepli ihtarname gönderildiği, işbu ihtarnameye karşı taraflarınca gönderilen ihtarnameye cevap dilekçesinde sipariş talebi üzerine üretim yapıldığı, ürünlerin 18 aylık son kullanım tarihi olduğu, ürünlerin davalı tarafa fatura edildikten 8 gün içerisinde ne iade talebinde bulunulduğu ne de ürünler ile ilgili talepte bulunulmadığının belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya icra takibine konu edilen cari alacak borcu bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği, müvekkili yanca Malatya ... Noterliğinin 18.09.2020 tarih ve ... no.lu ihtarnamesinde belirtilen ürünlerin günü geçmiş ve bozulmuş olması nedeniyle davacıya iade faturası düzenlenerek nakliye aracı ile adresine gönderildiği, ancak davacı yanca ürünlerin iade alınmaması ve nakliye aracının tekrar gönderilmesi üzerine müvekkili tarafından noter aracılığı ile söz konusu ürünlerin teslim alınması ve gerekçesinin ihtaren tekrar bildirildiği, ilgili ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması halinde davacının dava dilekçesinde 18 ay kullanım süresi olduğu iddia edilen ürünlerin bozuk olduğu satımının olanaksız olduğu, bir çoğunun müşteri iadesine düştüğünün anlaşılacağı, kaldı ki tarafların ticari defter ve kayıtları ayrı ayrı incelendiğinde benzer şekilde davacı tarafça benzer şekilde olan ürünlerin iade alınmış olduğu, sadece dava konusu edilen cari alacağa konu ürünlerin iade alınmamış olduğu, bu şekilde davacı tarafın taraflar arasında bugüne kadar devam eden ticari uygulamaya aykırı hareket ettiğinin görüleceği belirterek, öncelikle görev, yetki ve dava şartı bakımından davanın usulden reddine, aksi halde haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası,
24/04/2020 Tarihli Fatura, 09/05/2020 Tarihli E-Fatura,
Malatya ... Noterliğinin 18/09/2020 Tarihli, ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi,
Kemalpaşa ...Noterliğinin 29/09/2020 Tarihli, ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi,
Malatya Vergi Dairesi, Kemalpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevapları,
Kemalpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında SMMM bilirkişisi tarafından aldırılan 07.10.2021 tarihli bilirkişi raporu,
Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.02.2023 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 41.449,66 TL asıl alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan borcun sebebi olarak cari hesap alacağı olarak gösterilen ilamsız icra takibinde borçlu tarafından icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, Kemalpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde asliye ticaret mahkemesi sıfatı ile açılmış, yapılan yargılama sonucunda Kemalpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile Kemalpaşa İlçe sınırlarında İzmir Ticaret Mahkemeleri yetkili ve görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
Her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine ve cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de davanın cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında ifa yerinin belirlenmesine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, TBK'nın 89.maddesi gereğince aksine bir anlaşma yoksa para borçlarında alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinin ifa yeri olduğu, HMK'nın 10.maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de seçimlik yetkili mahkeme olduğu, İİK'nın 50.maddesindeki atıf gereğince sözleşmenin ifa yeri icra dairesinin yetkili icra dairesi ve TBK ve HMK'nın 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yeri olan davacının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin icra müdürlüğünün yetkisine ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki satım akdine dayalı düzenlenen fatura alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğundan ve davalı da tacir olduğundan taraflara ticari defterlerini sunmaları ya da bulundukları yeri bildirmeleri için ihtarlı süre verilmiş taraflarca ticari defterlerin bulunduğu yer bildirilmiş, davacının ticari defterleri üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından yapılan incelemede; davacının yasal defterlerine göre icra takip tarihi ve dava tarihi itibari ile davalının davacıya 41.149,04 TL borçlu olduğu, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtlarının kebir defteri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı taraf her ne kadar ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmiş ise de davalının 06.02.2023 tarihli depremde ticari defterlerinin bulunduğu binanında yıkıldığı ve defterlerin de bulunamadığı belirtilmekle davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesinde dava konusu faturaya konu ürünlerin teslimine yönelik bir itirazda bulunmamış, gönderilen ürünlerin bozuk olması nedeniyle alacaklıya iade faturası düzenlendiği, ürünlerin satım akdine konu ürünlerin ayıplı olduğu savunulmuş ve dosyaya delil olarak sunulan Malatya ... Noterliği'nin 18.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının ticari defterlerinde kayıtlı faturalara da atıf yapılarak bu faturalara konu irsaliyelerde belirtilen miktarda tarihi geçmiş ve bozuk çıkan ürünlerin iadesinin bildirildiği ancak kabul edilmediği belirtilerek 3 gün içerisinde bozuk ürünlerin iadesinin alınması aksi halde ürünlerin belediye imha noktasında ilgili birimler tarafından imha edileceği ve bu konuda dava açılacağı ihtar edilmiş ve ihtarname davacıya tebliğ edilmiştir. İhtarnamedeki faturalar 25.01.2019, 23.03.2019, 01.10.219, 11.05.2020 ve 29.05.2020 tarihli faturalardır. 29.05.2020 Tarihli fatura yönünden davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede de bu tarihli 8.300,00 TL tutarlı faturanın iade faturası olduğu, ürün faturası olmadığı tespit edilmiştir. TBK'nın 223. maddesine göre alıcı, devraldığı satılanan durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut olayda taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı tarafça davalıya satılan ürünlerin karşılığı olarak 2019 yılına ait faturalar ve en son 11.05.2020 tarihli 49.915,00 TL tutarlı mal satımına ilişkin fatura düzenlendiği, davacı tarafça açık hesap ilişkisine dayalı 41.449,66 TL alacağın tahsili amacıyla 03.09.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından icra takibinden sonraki bir tarih olan 18.09.2020 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğu, davalının tacir olduğu, ihbar ihtarnamede satılan ürünlere atfen bir kısmının son kullanma tarihinin geçmiş, bir kısmının bozuk ürünler olduğunun ifade edildiği, bu kapsamdaki tespitin ve ihbarın TBK'nın 223. maddesi gereğince ürünleri gözden geçirmek suretiyle uygun bir süre içerisinde bildirmesi gerektiği halde icra takibinden sonra ihtarnamenin gönderildiği, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, ödeme savunmasında da bulunulmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davalının davacıya 41.149,00 TL borçlu olduğu anlaşıldığından, bu miktar asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan ve davalı itirazında haksız olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalının borca itirazının kısmen iptali ile 41.149,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına,
Fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin REDDİNE,
2-İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hüküm altına alınan 41.149,00 TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 2.810,88 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 500,66 TL nispi harç mahsup edildikten sonra bakiye 2.310,22 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 54,40 TL başvurma harcı ile 500,66 TL nispi harç toplamı 555,06 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 1.100,00 TL bilirkişi ücreti ile 118,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 1.218,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.209,16 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına,
7-Davalının yapmış olduğu 450,00 TL bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3,26 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinden bırakılmasına,
8-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.548,68 TL'sinin davalıdan, kalan 11,32 TL'sinin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 300,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair; davacı vekilinin E-duruşma yolu ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
28/12/2023
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.