mahkeme 2024/990 E. 2025/771 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/990
2025/771
9 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/990 Esas
KARAR NO : 2025/771
DAVA : Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/11/2024
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkil, dava dışı ... A.Ş. İle davalı ...Ltd. Şti. Arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesine istinaden davalı şirket lehine "İzmir ili Menemen ilçesi ... Mah.... parselde" kayıtlı zemin kat 10 bağımsız bölüm numaralı asma katılı dükkan niteliğindeki taşınmazı 25/11/2016 tarihinde ipotek vermiştir. Davalı şirketçe zaman içerisinde dava dışı bankadan kullanılan kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle borçluya başvuran davalı sonuç alamayınca, bu defa müvekkil üzerine kayıtlı ve yukarıda bilgileri yazılan ipotekli taşınmazın satışı için İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. İcra takibi sırasında alınan bilirkişi raporu ile rehinli taşınmazın 10/06/2019 tarihindeki güncel bedelinin 800.000 TL olduğu kabul edilmiştir. Buna ilişkin bilirkişi raporu ekte yer almaktadır. Menemen İcra Müdürlüğü ... Tal. sayılı dosyasından 04/02/2021 tarihinde yapılan ihale ile taşınmaz dava dışı banka tarafından alacağa mahsuben 408.000,00 TL bedelle alınmıştır. Akabinde dava dışı banka tarafından geriye kalan dosya borcu için rehin açığı belgesi alınmıştır. Böylelikle davalı yanın, dava dışı bankaya olan borcu, müvekkilin taşınmazının satılması ile ödenmiştir. Buradan da görüleceği üzere 2019 tarihinde 800.000 TL bedelli taşınmaz sadece yarı fiyatına yani yok pahasına dava dışı banka üzerine tescil edilmiş, müvekkilin taşınmazı adeta elinden alınmıştır. Bahsi geçen taşınmazın işbu dava tarihindeki bedeli 5.000.000 TL civarında olup, ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi sebebiyle hayli düşük bir fiyata satılan taşınmaz nedeniyle müvekkilin ciddi bir zararı söz konusudur. İpoteğin paraya çevrilmesi dosyasında aynı zamanda müvekkil ile birlikte borçlu olan davalı şirket, borcun ödendiğini bildiği halde ve müvekkil tarafından şirket yetkilisine birçok kez bildirilmiş olmasına karşılık yıllarca müvekkile herhangi bir ödeme yapmamıştır. Bunun üzerine tarafımızca İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyası ile davalı şirket ve şirket yetkilisi aleyhine fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 436.571,18 TL takip çıkışlı icra takibi başlatılmış, herhangi bir itiraz bulunmaması nedeniyle takip kesinleşmiştir. Son olarak dava dışı... tarafından müvekkile bir miktar ödeme yapılmıştır. Bu nedenle yine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile anılı icra takibinden vazgeçilmiştir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere, müvekkil zararı çok daha yüksektir. Yargılama sırasında taşınmaz üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile taşınmazın değeri tespit edilebilecek ve müvekkilin gerçek zararı ortaya çıkacaktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile müvekkilimizin rehin veren kefil sıfatı ile ipotekli taşınmazının paraya çevrilmesi sebebiyle uğradığı zararın tazmini ve faizi ile birlikte tahsili için şimdilik 100.000 TL lik işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Uyarınca Arabulucuya Başvurulduğu halde anlaşmaya varılamamıştır Dava dışı banka ile davalı arasında mevcut ilişki ticari kredi sözleşmesine dayanmakta olup, müvekkil anılı kredi borcuna kefil olmuştur. Bu nedenle işbu davanın temelinde ticari bir ilişki yatmakta olduğundan, davanın ticaret mahkemesinde açılması gerekmiştir. Keza yetkili mahkeme bakımından İzmir ilçe mahkemelerinde ticaret mahkemesi bulunmaması sebebiyle yargı çevresi bakımından davanın İzmir Ticaret Mahkemesinde açılması zorunluluğu hasıl olmuştur.
Davamızın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve sonradan arttırılmak kaydı ile davalı yanın dava dışı bankaya olan borcu nedeniyle müvekkil ipotekli taşınmazının paraya çevrilmesi sebebiyle uğradığı zarara istinaden dava tarihi itibariyle gerçek zararımızın tespiti ile şimdilik 100.000 TL' nin zarar tarihi olan 04/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini vekil eden adına saygı ile arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "...Davacı yan özetle, müvekkil şirketin kredi sözleşmesinden doğabilecek borçlarına istinaden İzmir ili Menemen İlçesi Kasımpaşa Mahallesinde kain taşınmazın ipotek verildiğini, müvekkil tarafından kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve ihale ile taşınmaz 408.000-TL bedelle satılmış ve dosya borcuna mahsup edilmiştir. Davacı yan bunun üzerine, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile takip başlatmış ve icra takibi haricen tahsil ile kapatılmışsa da alacağın taşınmazın güncel değeri dikkate alındığında daha fazla olduğu iddiası ile uğranılan zararın tazmini talep edilmiştir. Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerekmektedir. Davacı yanın alacağı ayni bir hakka dayanmamaktadır. İzah edilen ve resen dikkate alınacak gerekçelerle, huzurdaki davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale talep ederiz. Davanın reddine,
Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla bilvekale talep ederiz. " şeklinde talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Uyuşmazlığın dava dışı ... Bank AŞ ile davalı ... Ltd Şti arasında imzalanan kredi sözleşmesine ilişkin olarak davacı tarafından davalı lehine verilen ipoteğin icra müdürlüğü tarafından satılması nedeniyle davacının herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
Dava dilekçesinde; Dava dışı ... A.Ş. ile davalı...Ltd. Şti. arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesine istinaden davacı tarafından davalı şirket lehine taşınmazının ipotek verildiği, davalı şirketçe zaman içerisinde dava dışı bankadan kullanılan kredi borçlarının ödenmediği, bu nedenle dava dışı banka tarafından ipotekli taşınmazın satışı için İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, Takip dosyasında alınan bilirkişi raporu ile rehinli taşınmazın 10/06/2019 tarihindeki güncel bedelinin 800.000-TL olarak tespit olunduğu, Menemen İcra Müdürlüğü ... Tal. sayılı dosyasından 04/02/2021 tarihinde yapılan ihale ile taşınmaz dava dışı banka tarafından alacağa mahsuben 408.000,00-TL bedelle satın alındığı, akabinde dava dışı banka tarafından geriye kalan dosya borcu için rehin açığı belgesi alındığı, böylelikle davalı tarafın dava dışı bankaya olan borcunun davacının taşınmazının satılması ile ödendiği, 2019 tarihinde 800.000,00-TL bedelli taşınmazın yarı fiyatına yani yok pahasına davacının elinden çıktığı ve dışı banka üzerine tescil edildiği, taşınmazın işbu dava tarihindeki bedelinin 5.000.000,00-TL civarında olduğu, hayli düşük bir fiyata satılan taşınmaz nedeniyle davacının zararının söz konusu olduğu belirtilerek işbu dava açıldığı görülmektedir.
Borcun kaynakları; Sözleşme, Haksız Fiil'den ibaret olduğu, bu kapsamda yer almayan zarar iddiaları ve tazminat talepleri ise torba sebep olarak da tanımlanan Sebepsiz Zenginleşme kapsamında değerlendirilmektedir.
Somut olayda; davacının davasını işbu borç kaynaklarından hangisine dayandırmakta olduğu belirsizdir:
Davacı ile davalı arasında bir Sözleşme bulunmadığı, davacı ile dava dışı banka arasında ipotek akdinin bulunduğu, iddia olunan zararın ise taşınmazın satışını ihale ile yapan icra dairesinin işlemlerinden kaynaklandığı, dolayısıyla davacının davaya konu borcunu sözleşme hukuku çerçevesinde bir dayanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şayet davacının davasını Haksız Fiil sorumluluğuna dayandırmakta olduğu kabul edilecek olursa; Haksız fiil sorumluluğunun doğması için gerekli şartların oluşup oluşmadığını değerlendirmek gerekecektir. Bunlar ise: hukuka aykırı bir fiilin varlığı, zarar, illiyet bağı ve kusur'dan oluşan dört unsurdur. Somut olayda taşınmazın satışını ihale ile yapan icra dairesinin işlemlerinde iddia olunduğu gibi bir hukuka aykırılık ve bunun neticesinde oluşmuş bir zarar bulunduğu varsayılsa dahi burada kusur icra dairesine ait olup, icra dairesinin kusurundan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı açıktır.
İddia olunan borcun sebebinin Sebepsiz Zenginleşme'ye dayandığı farz edildiğinde ise; sebepsiz zenginleşenin dosyamız davalısı değil, dava dışı bankanın olduğu görülmektedir. Hatta taşınmazın muhammen bedelinin düşük tespiti ve bu nedenle ihalede ucuza satılmış olması dosya borçlusu olan davalı şirketin menfaatine değil zararına olan hadiselerdir. Yüksek muhammen bedel ile daha yüksek rakamdan taşınmazın satışı gerçekleştiğinde takip borçlusu davalı şirketin borcu kapanacak, bakiye borç kalmayacak ve de banka lehine rehin açığı belgesi de söz konusu olmayacaktır.
Özetle; davacı davasını hangi borç kaynağına dayandırmış olursa olsun icra dairesinin takip dosyasındaki taşınmazın değer tespiti, ihale süreci ve satışı ile ilgili sürecin neden olduğu zararlardan dolayı dosya davalısının sorumluluğunu gerektiren hukuki dayanağın bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 427,60-TL'den mahsubu eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/09/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.