Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/893
2025/146
13 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/893 Esas
KARAR NO : 2025/146
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/10/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili Kiraz ilçesinde kasap olup davalının Kiraz yolu üzerinde şantiyesinin et ihtiyacı için Kiraz da müvekkilin işyerinde görüşme ve anlaşma sağlanmış olup buna göre davalı eti müvekkilinin işyerinden teslim aldığını, ancak davalı-borçlu, faturada belirtilen ve takibe konu borcunu ödemediğini, borcun tahsili için Kiraz İcra Müdürlüğ...E. sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz ettiğini ve takip durduğunu, davalı/borçlunun itirazları hukuken dayanaksız olduğunu, faturalar, Cari hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğini, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, müvekkilinin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yukarıda açıklanan ve özellikle vurgulanan konular doğrultusunda, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, takibin Kiraz İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden devamını, davalı/borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini müvekkili adına dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacı tarafından ikame edilen işbu dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulmamış olduğundan davanın her şeyden önce dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, işbu dava bakımından dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu zorunlu olduğunu, davacı tarafça arabuluculuğa başvurmadan dava açıldığını, bu nedenle herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi gereğince davanın usulden reddini, müvekkilce asla kötü niyetli biçimde icra takibine itiraz edilmediğini, her şeyden önce; davalı tarafça talep edilen faiz oranları ile yapılan faiz hesaplamaları hatalı olduğundan işbu davaya konu icra takibini itiraz ettiğini, mahkemece belirlenecek bilirkişice faiz hesaplaması yapılmasını ve faiz oranı ile faiz tutarının bilirkişi hesabıyla yapılması gerektiğini, yine asıl alacak bakımından ise ödeme emri içerisinde takip konusu alacağın neyden kaynaklı olduğuna dair hiçbir açıklama bulunmadığını, tebligat içeriğine her ne kadar fatura eklenmişse de ödeme emrince dayanak faturaya ilişkin hiç bir ibare bulunmadığını, bu haliyle ödeme emri alenen hatalı olduğundan ve dolayısıyla müvekkili bakımından alacağın sebebinin bilinmesini güçleştirdiğinden itirazın yerinde olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin itirazı yerinde olup davacının davasının reddini talep ettiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kiraz İcra Müdürlüğü... E. Dosya Numaralı İcra Dosyası, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtları, fatura, BA-BS vergi beyannameleri, müşteri hesap özetleri, müvekkile ait ikametgah belgesi, Kiraz Arabuluculuk Bürosu dosyası( Arabuluculuk Dosya No:... bilirkişi incelemesi, ve sair hukuki delil suretleri delil olarak değerlendirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-6100 sayılı Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 2.fıkrasında yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." uyarınca HMK'da düzenlenen genel dava şartlarının dışında ayrıca dava türü ve uyuşmazlık konusuna göre diğer dava şartları da aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden inceler.
Gerek HMK'da gerekse diğer kanunlarda düzenlenen bir dava şartının söz konusu olup olmadığının ne suretle inceleneceği hususu ise HMK'nın 115. maddesinde;
(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez" şeklinde düzenlenmiştir.
3-Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s.190).
4-İtirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı davalardan olup incelenmesi için belirli ön şartların varlığı gerekmektedir. Dava tarihinde geçerli bir icra takibinin bulunması, geçerli bir itirazın bulunması, itiraz sonucu takibin durmuş olması, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması gibi özel dava şartları itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için öncelikle bulunması gerekmektedir. İtirazın iptali davasında esasen alacağın varlığına yönelik esas hakkında bir inceleme yapılmakta ise de, davadan sonra takibin iptaline sebebiyet verebilecek takip hukukuna ilişkin bir noksanlığın takibin iptaline yol açması halinde itirazın iptali davası sonucu elde edilecek hükmün sonuçsuz kalmasına yol açacağından geçerli bir icra takibi bulunup bulunmadığının itirazın iptali davası sırasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Bir kısım istinaf kararlarında görülmekte olan dava sırasında takibin iptaline yönelik dava açılmamış olması nedeniyle dava şartı noksanlığı oluşmadığı yönünde görüşler bulunmakta ise de bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira kanuna aykırılık halleri yerleşik yargısal uygulamada süresiz şikayete tabi olarak görülmekte olup, borçlu tarafından itirazın iptali davası aşamasında takibin iptali için bir dava açılmamış olsa dahi yargılama sonrasında takibe yönelik şikayet davası açılabileceği,(Bkz: "Uyuşmazlık, takip talebine aykırı ödeme emri düzenlenmesi nedenine dayalı takibin iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 58.maddesine göre alacaklının takip talepnamesini düzenlemesinden sonra, aynı kanunun 60.maddesi gereğince icra dairesi buna uygun ödeme emri düzenlemek zorundadır. Yasanın emredici kuralına aykırı şekilde ödeme emri düzenlenmesi halinde bu husus bir hakkın yerine getirilmesi ile ilgili bulunduğundan İİK.nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir.
Açıklanan kanun maddelerine göre ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmesi zorunludur. İnceleme konusu olayda borçlu bu hususu şikayet konusu yapmıştır. Mahkemece süre yönünden red kararı verilmesi yukarıda izah edildiği üzere isabetsizdir. Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Beypazarı İcra Müdürlüğünün 2013/**** (2019/*** Yeni esas) nolu dosyaları fiziken temin edilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." Ankara BAM...H.D. ... Karar sayılı ilamı) böyle bir ihtimalde itirazın iptali davası sonucu elde edilecek hükmün infaz kabiliyetinin ortadan kalkacağı dikkate alındığında takibe yönelik açılmış bir davanın mevcudiyetine bakılmaksızın geçerli bir icra takibi bulunmasına yönelik dava şartının itirazın iptali davası sırasında resen gözetilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
5-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58/4. maddesinde; senet, senet yoksa borcun sebebinin, takip talebinde gösterilmesi gerektiği, aynı maddenin 3. fıkrasında da, "alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdiinin mecburi ” olduğu hususları hüküm altına alınmıştır.
İİK'nun 58. maddesine uygun olarak düzenlenen takip talebi üzerine, aynı Kanunun 60. maddesi uyarınca icra müdürü borçluya bir ödeme emri gönderir. İİK'nun 58.maddesinde takip talebinde neler olması gerektiği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1.fıkrasının 4.bendine göre borcun sebebinin gösterilmesi yeterli olup, ayrıca takipte herhangi bir belgeye dayanılması gerekmez.
Somut uyuşmazlıkta takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde borcun sebebi olarak "Asıl alacak 98.173,31-TL" ibaresinin yer aldığı, borcun dayandığı hukuki ilişki, fatura veya başkaca bir sebebin takip talebi ve ödeme emrinde yer almadığı görülmüştür.
"2004 sayılı Kanun'un 58 inci ve 60 ncı maddesi gereğince borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu belirtildiği, bu anlamda borcun sebebinin gösterilmemesinin usule aykırı olduğu, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve...K. sayılı ilamında belirtildiği üzere usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde , usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir."(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi 22/04/2024 Tarih ...
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58/1-4.fıkra hükmüne göre takip talebi ve ödeme emrinde borcun dayanak senedinin veya senet yoksa yalnızca borç sebebinin gösterilmesi zorunlu olup, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre kanuna aykırılık hallerinin süresiz şikayete tabi olduğu, takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebinin açık bir şekilde gösterilmemiş olmasının kanuna aykırılık hallerinden olduğu ve borçlu davalının her aşamada açacağı şikayet davası yoluyla kanuna uygun olarak düzenlenmeyen ödeme emrinin ve takibin iptalini sağlayabileceği, takip talebi ekinde dava konusu alacağı oluşturan faturanın ekli olduğu ancak fatura alacağının talep edildiğine yönelik gerek takip talebinde gerekse ödeme emrinde bir ibarenin yer almadığı, kanunda açıkça borcun sebebinin gösterilmesi gerektiğinin düzenlendiği ancak davacı alacaklı tarafından borç sebebi olarak yalnızca "asıl alacak" ibaresinin kullanıldığı, icra takip dosyasına ayrıca takip dayanağı belge olarak 31/03/2024 tarihli faturanın eklenmiş olmasının takip talebi ve ödeme emrinde bulunması gereken yasal unsurların eksikliğinden kaynaklanan hukuka aykırılığı gidermeyeceği, kaldı ki ödeme emri ve takip talebinde faturadan bahsedilmediği, o halde borcun dayandığı sebebin takip talebi ve ödeme emrinde açıkça gösterilmemiş olması nedeniyle geçerli bir icra takibi bulunmasına yönelik özel nitelikteki dava şartının mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-2004 sayılı İİK'nin 58. maddesi gereğince geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 1.434,25-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 818,85-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' 7/2. hükmü uyarınca davalı yararına takdir edilen 19.000,54-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.