Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/883
2025/139
13 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/883 Esas
KARAR NO : 2025/139
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkilimiz hakkında davalı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi başlatılmış olup müvekkilimizin davalıya borçlu olmadığı sabittir. İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına konu bono incelendiğinde bonoda tanzim yerinin bulunmadığı gibi borçlu müvekkilimizin adresinin de bulunmadığı görülecektir. 6102 sayılı TTK'nun 776/1-f (6762 sayılı TTK'nun 688/6) maddesi gereğince, senette düzenleme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 777/4. (6762 sayılı TTK'nun 689/son) maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır ki bonoda bu unsur da mevcut değildir. Bonoda tanzim yeri bulunması zorunlu şart olup takibe dayanak evrak bono vasfına haiz değildir. Zorunlu unsurları bulunmayan bono adi senet olarak da kabul edilemez. Tarafların amacı adi senet düzenlemek değil bono düzenlemek olduğu için zorunlu şekil şartlarını içermeyen ve bono olarak kabul edilemeyecek bu belgeleri adi senet olarak da kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla müvekkilimizin davalıya bonodan kaynaklı bir borcu bulunmamaktadır. Hal böyle iken; bono vasfını taşımayan bir evrak ile icra takibi başlatmış olup bu husus İcra Müdürlüğünce gözden kaçırıldığından menfi tespit davası açılması gereği doğmuştur ve kanaatimizce açıkladığımız gerekçeler ile davamızın kabulüne karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, öncelikle adli yardım talebimizin kabulüne, müvekkilimizin İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında yapılacak satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, İzmir... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya alacağı -10.06.2014 tarihli 450.000 TL bedelli bono- için borçlu olmadığının tespitine, davalının alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekkil adına vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Öncelikle davaya konu icra dosyası 10 örnek olmakla takip dayanağının 10 örnek konusu olan bono olması gözetildiğinden ve aşağıda sunulu Yargıtay 20 Hukuk Dairesi ilamında da belirtildiği üzere "bonodaki zorunlu unsurların bulunup bulunmadığının tayin ve tespitinin ticaret mahkemesine ait olması ve bononun TTK'da düzenlenmesi karşısında uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir."şeklinde ilamı gereği de görevli mahkemenin ATM olması ve bononun da TTK da düzenlenmesi karşısında dava mutlak ticari dava olup dava açılmasından önce arabuluculuk dava şartı olup davacı yan tarafından arabulucu yoluna başvurulmadan iş bu dava ikame edilmiş olmakla öncelikle bu yönden davanın usulden reddi gerekir. Davacı yan takibe dayanak senetteki imzayı inkar etmemektedir. Davacı yan aynı icra dosyası ile ilgili daha öncesinde İzmir ... ATM nin ... sayılı dosyası ile menfi tespit davası ikame etmiş, ancak davaya devam etmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Bu karar 2017 tarihinde kesinleşmiş olup davacının aradan 7 sene geçtikten sonra tekrar aynı takiple ilgili dava açmasının nedeni de taraflar arasında söz konusu icra dosyası nedeni ile davacının kaçırdığı mallara yönelik halen devam eden İzmir ... ASHM nin... sayılı dosyasına bekletici mesele yapma gayesidir. Davacı bunca zaman sonra nasılsa " adli yardım da yararlanırım, cebimden de para çıkmaz mantığı ile " TMK 2 ye aykırı olarak iş bu davayı salt diğer davayı uzatma gayesi ile açmış olup bu davranışı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup hukuk düzeni korumaz. Daha önce açılmamış sayılmasına karar verilen dava dosyasındaki davacının dilekçesi ekte olup davacı iş bu senedi ve imzasını ikrar etmekte ancak bedelsizlik savına dayanmakatadır.Dolayısı ile takip konusu senet imzası ikrar edilmiş senet vasfında olup davacı senede karşı olan ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak bu iddiasını ancak yazılı delil ile kanıtlayabilir.Başka delil çabalarına da muvafakatımız yoktur. HMK nın 205/1 maddesi; "Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkar edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılırlar."şeklindedir.Ve yine HMK nın 201 maddesi de; " Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. "şeklinde olmakla davacı yan takibe konu belgedeki imzasına karşı çıkmamakta olup imzası ikrar edilen senet vasfında olup davacı yan senede karşı olan senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak iddiasını da yazılı delil ile ispat etmelidir. Davacı yanın adli yardım talebi kabul edilmiş ise de davacı yan tüm malvarlığını yakınları üzerine kaçırarak alacaklıların para tahsil etmesini güçlendirmiştir.Zaten devam eden İzmir... ASHM ni... sayılı dosyasındaki tapu kayıtları da davacının mal kaçırdığını ispat etmektedir.Davacı yan dilekçesinde kaçırdığı bu taşınmazların varlığından bahsetmemekte ve bu şekilde mahkemeye kasten yanlış bilgi vermektedir. Kaldı ki davacının 2015 yılında aynı takip dosyası ile ilgili ikame ettiği menfi tespit davası ile bugün arasında ekonomik durumunda daha da kötüye gitme olmamış olup söz konusu icra dosyaları hepsi eski tarihlidir.2015 yılında aynı takip dosyası ile ilgili ise adli yardım talepsiz dava ikame edilmiştir.Davacının pasif taşınmaz sorgusunun yapılarak bu malları alacaklılardan mal kaçırmak için yaptığı ve devam eden tasarrufun iptali davası da gözetilerek davacının kasten durumunu kötü gösterdiği aşikar olmakla adli yardım talebinin kabulü kararının da kaldırılmasını talep ederiz. Açıklanan nedenlerle öncelikle davacı arabucuya başvurmadan salt Kasım ayında yapılacak İzmir ...ASHM nin... sayılı dosyasını uzatmak ve bekletici mesele yapma gayesi ile kötüniyetle ikame edildiğinden dava şartı noksanlığından duruşma günü beklenmeksizin usulden reddine, aksi halde davacı taşınmazlarını yakınlarına kaçırdığı ve bununla ilgili devam eden tasarrufun iptali davası bulunması nedeni ile adli yardım talebinin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasına, davanın reddi ile kötüniyetli davacı aleyhine % 20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davacı yedinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederim." şeklinde dava etmiştir.
Dava, kambiyo senetlerine özgü başlatılan icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı ve 3. kişiler aleyhine bono dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü takibin başlatıldığı, takipte toplam 487.112,67 TL' nin talep edildiği ve takibin kesinleştiği görülmüştür.
Davacı vekili takip dayanağı bononun kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını iddia etmekte, davalı vekili ise senette yer alan imzanın inkar edilmediğini, tasarrufun iptaline ilişkin açılan davada eldeki ihtilafın bekletici mesele yapılması amacı ile iş bu davanın ikame edildiğini savunmaktadır. Davalı vekili arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini de savunmakta ise de, 11/11/2019 tarihinde davacı tarafından arabuluculuğa başvurunun yapıldığı ve anlaşmamaya ilişkin son tutanağın dava tarihinden önce 09/12/2019 tarihinde düzenlendiği görüldüğünden iş bu savunmaya itibar edilmemiştir.
Davaya ve takibe dayanak senet incelendiğinde, düzenleyenin davacı, lehtarın dava dışı şirket olduğu, lehtarın cirosu sonucu yeni hamil tarafından yapılan ciro ile davalının lehtar konumunda bulunduğu, düzenleme yeri ile düzenleyenin adresinin yer almadığı, bedelinin 450.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Türk Ticaret Kanunu'nun 776.maddesinde bononun unsurları; "(1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını,içerir." şeklinde sayılmıştır.
Aynı yasanın 777. maddesi ise unsurların bulunmaması halini düzenlemiş olup madde metni şöyledir:
"(1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.
(2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.
(3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.
(4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır." 777. maddeye göre 776. maddede sayılan unsurları içermeyen senede bono denilemeyecekse de bu kuralın bir takım istisnaları da sayılmıştır. Buna göre düzenleme yeri bulunmasa bile düzenleyenin adının yanında yazılı adres düzenleme yeri olarak sayılacak ve bono kabul edilecektir. Aksi halde yani düzenleyenin adının yanında olsa bir adres yer almıyorsa bononun düzenlenme yeri unsurunun eksik olduğu kabul edilip, senede bono denilemeyecek ve senet adi senet hükmünü kazanacaktır.
Eldeki uyuşmazlıkta kambiyo senetlerine özgü başlatılan icra takibinde takip dayanağı senedin düzenleme yerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple senet kambiyo senedi vasfını taşımadığından geçerli bir takipten bahsedilemeyeceğinden menfi tespit davasının kabulüne, davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin delil dosyaya sunulmadığından tazminat isteminin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının tazminat isteminin reddine,
3-Alınması gereken 30.739,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında suç üstü ödeneğinden karşılanan toplam 30,00.-TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 71.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.