Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/705
2025/138
13 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/705 Esas
KARAR NO : 2025/138
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/08/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "... ("Müvekkil Şirket") ile, ... ("Davalı Şirket") arasında; Davalı Şirket'in gerçekleştireceği yapı işi için gerekli yapı malzemelerinin müvekkil şirketten temin edilmesi konusunda anlaşma sağlanmış ve bu doğrultuda ticari amaçlı malzeme satışından kaynaklı olarak; ... numaralı 30.11.2023 tarihli, ... numaralı 30.11.2023 tarihli, ... numaralı 21.03.2024 tarihli, ... numaralı 21.03.2024 tarihli faturalar düzenlenmiş ve mallar davalıya teslim edilmiştir. Ancak davalı tarafından ödemelerin yapılmaması üzerine, söz konusu faturalardan kaynaklı bakiye alacağın tahsili için davalı/ borçlu hakkında, tarafımızca; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. (İşbu icra takip dosyasının celbi talebimizdir.) Ödeme emri davalıya, 06.07.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ne var ki; 09.07.2024 tarihinde davacı tarafça haksız ve kötü niyetli şekilde takibe, borca, ödeme emrine, yetkiye, faize ve ferilerine itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Belirtmek gerekir ki; davalının icra takibine yapmış olduğu yetki itirazı yerinde olmayıp TBK md. 89/1 uyarınca, müvekkil şirket adresinin bulunduğu yer olan İzmir İcra Müdürlükleri Ve Mahkemeleri yetkilidir. Yukarıda da açıklandığı üzere mevcut dava, Müvekkil Şirket tarafından yerine getirilen edim karşılığında davalı/borçlu şirket adına düzenlenen fatura alacaklarını içermektedir. Nitekim ilişkin talepler yönünden Müvekkil Şirket'in merkezinin bulunduğu yer gözetilerek, yargı çevresi İzmir Adliyesi mülki sınırları olan İzmir İcra Daireleri ile, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğu sonucuna ulaşılmak durumundadır. Zira TBK m. 89/1, b.1 uyarınca takibe konu para alacağının ifa yeri alacaklının (müvekkil şirketin) yerleşim yeri olacağından, bunun uzantısında yine sözleşmeden doğan davalarda yetki başlıklı HMK m. 10 hükmünün uygulanması gereği takibin ve mevcut itirazın iptali davasının yetkili yerde açıldığı sonucuna kolaylıkla ulaşılabilecektir. Davalının icra takibine yetkili icra müdürlüğü'nün borçlu davalının yasal ikametgah adresi olan Karşıyaka İcra Müdürlüğü olduğu yönünde yapmış olduğu yetki itirazı haklı olmayıp; para alacağı sebebiyle düzenlenen fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olması sebebiyle yetkili mahkemenin ve icra müdürlüğünün İzmir Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri olduğu açıktır. İşbu nedenle yetki itirazının reddi gerekmektedir. Tacir olan taraflar arasındaki ihtilaftan kaynaklanan mevcut dava bakımından yargı merci Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan tarafımızca zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da müzakereler sonucu anlaşmaya varılamadığından itirazın iptali ikame edilmektedir. Bu hususta arabuluculuk görüşmelerinin son bulduğuna ilişkin düzenlenen tutanak dava dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki; takibe konu alacak likit belirli ve davalı yanca belirlenebilir olduğundan ve davalının takibe yapmış olduğu itirazı müvekkil şirketin alacağını almasına ve geç tahsiline neden olduğundan müvekkil şirket lehine, davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederiz. Davalı Şirket'in, muhtelif tarihli faturalar ile sabit olan borcu ödemekten imtina etmesi, takibe kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini göstermektedir. Bu bağlamda takibin devamı için itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talepli huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Davalı/ borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz yetki itirazının reddi ile; davamızın kabulüne ve davalının İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...asındaki tüm itirazlarının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont (avans) faiziyle birlikte takibin devamına, alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; "Sayın Mahkemenin yukarıda numarasını vermiş olduğum dosyasında davacı tarafça öne sürülen iddialar hukuka ve maddi gerçeklere aykırıdır. Şöyle ki; öncelikle, tarafımızca İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyasına sunmuş olduğumuz yetki itirazını tekrar ediyoruz. Müvekkil şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresi Çiğli olduğundan ve HMK m. 6 uyarınca yetkili icra müdürlüğü Karşıyaka İcra Dairesi olduğundan yetkiye itirazlarımızın kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Davacı taraf her ne kadar müvekkil adına düzenlediği 4 adet faturayı işbu davaya dayanak olarak göstermişse de söz konusu faturaların içeriği hiçbir suretle gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkil ile davacı şirket, dosyada bulunan fatura ve teslim fişlerindeki malların tedariki konusunda anlaşma sağlamıştır ve teslim fişlerinde yer alan ürünler müvekkile teslim edilmiştir. Ne var ki, davacı taraf malların tesliminden sonra davaya konu faturaları taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olacak şekilde düzenlemiş ve malların bedelini faturalara fahiş bir şekilde yansıtmıştır. Müvekkil şirket ise bedelleri sözleşmeye aykırı olarak düzenlenerek fahiş bedeller içeren bu faturaları kabul etmediğini davacı şirkete bildirerek söz konusu faturaları iade etmiştir. Dolayısıyla davacı şirketin müvekkilden faturalardaki bedelleri talep etmesi mümkün değildir zira faturalarda yazan bedeller alım satıma konu malların piyasa rayiçlerinin çok daha üstündedir ve bu bedeller hiçbir şekilde müvekkilin kabulünde değildir. Davacı taraf kötü niyetli bir şekilde hareket ederek müvekkilden hak ettiğinden fazla bir bedel tahsil etmeye çalışmaktadır. Ayrıca, dosyada bulunan teslim fişlerine karşı sahtelik itirazında bulunuyoruz zira fişlerde yer alan fiyata ilişkin ibareler davacı tarafça sonradan doldurulmuştur. Müvekkilin, söz konusu fiyatları kabul ederek teslim fişlerini imzalaması kesinlikle söz konusu değildir. Nitekim, bazı teslim fişlerinden de anlaşılacağı üzere fişlerdeki fiyat ibaresi başka renk kalemle yazılmıştır ve hatta bazı fişlerde yazan fiyatların üzerine yeni fiyatlar yazılarak tahribata yol açılmıştır. Bu hususta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunma hakkımızı saklı tutuyoruz. Davanın reddine, davacı alacaklı teslim fişlerini sonradan doldurup sözleşmeye aykırı bir şekilde müvekkilden fazla para talep ettiğinden, davacı alacaklının İİK m.67/2 uyarınca takibe konu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini Sayın Mahkemenizden arz ve talep ederim." şeklinde talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 481.526,10 TL cari hesap alacağı üzerinden ilamsız takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz incelendiğinde, ilamsız icra takibinde yetkili icra daireleri İİK'nın 50. maddesi yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin 6 vd. maddelerine göre belirlenir. Yine 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre para alacaklarına ilişkin icra takibi alacaklının yerleşim yeri icra dairesinde, alacak davası ise yine alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarına ve davalı vekilinin sunduğu beyan dilekçesine göre sabit olduğundan ve eldeki dava para alacağı olduğundan İcra Dairesi'nin yetkisine yapılan itiraz davacının şirket merkezi mahkememiz adli yargı sınırları içerisinde bulunduğundan kabul edilmemiştir.
Davacı satım sözleşmesinde satıcı konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle faturaya konu ürünleri davalı/satın alana teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Davalı vekili tarafından sunulan 28/10/2024 tarihli dilekçe ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve faturalara konu ürünlerin teslim edildiği ikrar edildiğinden davacının faturalara konu ürünleri teslim ettiği sabittir. İhtilaf faturada yer alan bedellerin sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, taraf ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişiden alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dava dosyası ve ekleri ile taraflardan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır;
Raporun VI. Bölümünde Detaylı Olarak Açıklandığı Üzere
➢ Davacı taraf açısından;
Davacı firmaya ait ticari defterler, davalı şirket açısından 2022-2023 ve 2024 yılları ile ilgili olarak incelendiğinde;
•Davacının 2022-2023 ve 2024 yıllarında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup,
Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı,
• 2022-2023 ve 2024 yıllarına ait Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
•Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2’ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme’nize ait olduğu,
• 2022 Yılı ile ilgili olarak;
- Davalının cari hesabının 2021 yılından devir bakiyesi olarak 6.962,00 TL tutarında borç bakiyesi verdiği,
- Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 4 adet fatura karşılığında 1.318.603,64 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Davalının 3 adet çek karşılığında toplamda 607.300,91 TL (257.300,91+200.000,00 +150.000,00) tutarında çek verdiği,
- Davalının banka kanalı ile davacıya toplamda 200.700,00 TL (700,00 +150.000,00+50.000,00) tutarında ödeme yaptığı,
- Davalının... nolu hesabının ilgili yıl bakiyesinin 517.564,73 TL Borç Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
• 2023 yılı ile ilgili olarak;
- Davalının cari hesabının 2022 yılından devir bakiyesi olarak 517.564,73 TL tutarında borç bakiyesi verdiği, söz konusu tutarın 2023 açılış fişi rakamı ile tutarlı olduğu,
- Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 7 adet fatura karşılığında 1.803.717,58 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Davalının 3 adet çek karşılığında toplamda 1.893.863,63 TL (400.000,00+100.000,00+300.000,00+93.863,63+500.000,00+200.000,00+150.000,0+150.000,00) tutarında çek verdiği,
- Davalının banka kanalı ile davacıya toplamda 146.000,00 TL (50.000,00+30.000,00+66.000,00) tutarında ödeme yaptığı,
- Davalının... nolu hesabının ilgili yıl bakiyesinin 281.418,68 TL Borç Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
• 2024 yılı ile ilgili olarak;
- Davalının cari hesabının 2023 yılından devir bakiyesi olarak 281.418,68 TL tutarında borç bakiyesi verdiği, söz konusu tutarın 2024 açılış fişi rakamı ile tutarlı olduğu,
- Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 2 adet fatura karşılığında 200.107,41 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Dava tarihi olan 20.08.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 481.526,09 TL alacaklı olduğu,
➢ Davalı taraf açısından;
Davalı firmaya ait ticari defterler, davacı şirket açısından 2022-2023 ve 2024 yılları ile ilgili olarak incelendiğinde;
• 2022 ve 2023 yılları Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin açılış ve 2022-2023 yılları yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
• 2024 yılında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı,
• 2024 yılına ait Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
Davalının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2’ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme’nize ait olduğu,
• 2022 Yılı ile ilgili olarak;
- İlgili yıla ait muavin döküm ile ilgili tarafımıza hiçbir tevsik edici belge sunulmadığı,
-Muavin dökümdeki ilk cari hareket kaydının 30.11.2022 tarihli, davacının alacaklı olduğu 719.027,60 TL tutarlı ... yevmiye no ile kayıtlı fatura ile başladığı ve davacının 300.000,00 TL alacak bakiyesi verdiğ... nolu yevmiye nolu kapanış fişi ile sona erdiği,
-Yevmiye fişi numarası başlangıcının muavin dökümde... olarak gözükmesine rağmen ticari defterlerinde 45. Sayfanın ... nolu yevmiye maddesi ile bitip 46. Sayfanın...olu yevmiye maddesi ile başladığı, dolayısıyla muavin dökümde 154 ile başlayıp... ile yevmiye maddelerinden sadece 185 ve 192 yevmiye maddelerinin ticari defterlerde kayıtlı olduğu,
-185 nolu yevmiye maddesi ile 1.117.563,72 TL olan davacının alacak bakiyesinin 120.01.005 cari de kayıtlı dava dışı ... Petrol Ltd. Şti. firması 817.563,72 TL alacaklandırılarak davacının cari hesap bakiyesinin 300.000,00 TL (1.117.563,72-817.563,72=300.000,00) ye düşürüldüğü,
-Davacının 320.01.008 nolu hesabının ilgili yıl bakiyesinin 300.000,00 TL Alacak Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN ALACAKLI OLDUĞU),
• 2023 yılı ile ilgili olarak;
- Davacının cari hesabının 2022 yılından devir bakiyesi olarak 300.00,00 TL tutarında alacak bakiyesi verdiği ancak söz konusu tutarın 2023 açılış fişinde kayıtlı olmadığı,
- Tarafımıza muavin dökümde davacıyı 1.743.863,63 TL tutarında borçlandıran cari ödemeler ile ilgili hiçbir tevsik edici belge sunulmadığı,
- Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 5 adet fatura karşılığında 1.772.439,90 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Davacının ... nolu hesabının ilgili yıl bakiyesinin 28.576,27 TL Alacak Bakiyesi Verdiği (HESAP SAHİBİNİN ALACAKLI OLDUĞU),
• 2024 Yılı ile ilgili olarak;
- Davacının cari hesabının 2023 yılından devir bakiyesi olarak 28.576,27 TL tutarında alacak bakiyesi verdiği, söz konusu tutarın 2024 açılış fişi rakamı ile tutarlı olduğu,
- İlgili yıla ait muavin döküm ile ilgili tarafımıza hiçbir tevsik edici belge sunulmadığı,
- Davacıya 2 adet çek karşılığında toplamda 300.000,00 TL (150.000,00+150.000,00) tutarında çek verildiği,
• Dava tarihi olan 20.08.2024 tarihi itibariyle davalının davacıdan 271.423,73 TL alacaklı olduğu
Dava konusu edilen faturaların aşağıda listelendiği
TARİH
FT.NO
KDV MATRAHI(TL)
KDV TUTARI (TL)
TOPLAM (TL)
30/11/2023
...
224.217,04
44.803,41
269.020,45
30/11/2023
...
23.833,34
2.383,34
26.216,68
21/03/2024
...155.682,52
31.087,41
186.769,93
21/03/2024
...
12.125,00
1.212,50
13.337,50
GENEL TOPLAM
415.857,90
79.486,66
495.344,56
➢ 2023-2024 Yılları taraf B/A B/S müzekkere cevaplarının incelenmesi
Taraflar ile ilgili müzekkere cevapları incelendiğinde;
Davacının;
- 2023 yılında davalı adına beyan ettiği fatura adedinin 7, kdv hariç tutarının 1.524.878,57 TL, kdv dahil tutarının 1.803.817,58 TL olduğu,
- 2024 yılında davalı adına beyan ettiği fatura adedinin 2, kdv hariç tutarının 167.807,52 TL, kdv dahil tutarının 200.107,43 TL olduğu,
Söz konusu adet ve tutarların Davalının BA beyanları ile bire bir uyuştuğu,
• Davacının İzmir... İcra Dairesinde... esas no ile davalı adına 01.04.2024 takip tarihli 481.526,10 TL cari alacak bakiyesi üzerinden takip başlattığı,
Tespit edilmiş olup,
Takdir ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Bilirkişiliğimiz tarafından düzenlenen iş bu Bilirkişi Raporu Sayın Mahkemenize arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile, cari hesaba ilişkin başlatılan takipte, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılında başladığı, 2023 ve 2024 yıllarına yönelik davacının düzenlediği tüm faturaların davalı tarafın B/A formunda yer aldığı, davalının 2022 yılı ticari defterlerinde uyumsuzluğun olduğu, bu hali ile davalının da ikrarında olduğu üzere davacı tarafından cari hesaba kayıtlı faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiği sabit olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Davacı tarafından düzenlenen faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğine yönelik herhangi bir delil sunuladığından faturalarda yer alan bedellerin kesinleştiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen bedel faturalara dayandığından alacak likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 481.526,10.-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 96.305,22.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 32.893,04 TL karar ve ilam harcının yatan 5.815,64 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 27.077,40TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 5.815,64 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 480,00 TL posta ve diğer giderler ile 4.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 11.223,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 76.228,92 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
13/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.