Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/460
2025/144
13 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/460 Esas
KARAR NO : 2025/144
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 23/05/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 15.11.2023 tarihinde müvekkiline ait...1 plakalı araç ile seyir halinde iken, dava dışı ...'ün kullandığı...plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, dava dışı şahsın kullandığı araç ile tam ve asli kusurlu olarak müvekkilinin aracına çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde olay günü tutulan kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere dava dışı ... asli ve tam kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkile atfı kabili hiçbir kusur bulunamadığını, kazanın meydana gelmesinden sonra müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını,... plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, bunun dışında ...plaka sayılı aracın ZMM Sigortası ile sigorta eden davalı ... Sigorta A.Ş.'de meydana gelen maddi zararlardan sigorta hukuku hükümlerince sorumlu olduunu, müvekkilinin arabası 2023 model... 1.3 TCE EDC 140 Faz2 model bir araba, dava dışı şahsın sebep olduğu kaza neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlar talep edilmesine rağmen davalı şirketçe giderilmediğini, tüm bunlardan sonra tarafınca fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili zararının tazmini için davalı sigorta şirketine ekte sunulu olan 19.03.2024 tarihli talep dilekçemiz ile yazılı talep de bulunulmuş ise de, davalı sigorta şirketi 20.03.2024 tarihinde tebliğ edilen bu talep ve ihtar dilekçesine kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde herhangi bir cevap vermediğini ve ödeme de gerçekleştirmediğini, bu tespitler sonrasında dava şartını yerine getirmek ve sulh olabilmek adına tarafınca İzmir Arabuluculuk bürosuna başvurulmuş, yapılan başvuru sonunda davalı sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, yukarıda değinmiş olduğu hususlar doğrultusunda taleplerini hiçbir gerekçe göstermeden, hiçbir yasal delil sunmadan, haksız, hukuksuz ve sigorta şirketi olarak tüm yükümlülüklerine aykırı davranarak ödeme yapılmamış olması sebebi ile huzurda bulunan davanın değer kaybı tazminatı için ileride arttırım hakkı saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak açmak zorunda kalındığını, yukarıda açıklanan nedenler ve yargılama sırasında ortaya çıkacak durumlar karşısında açmış olduğumuz davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkiline ait... plakalı araçta meydana gelen kaza nedeniyle HMK Md. 107 uyarınca da ileride alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda arttırmak üzere 500,00-TL değer kaybı tazminatı alacağının kaza tarihi olan 15.11.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davamızın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 12/12/2024 Tarihli dava değer artırım dilekçesi ile; Dava dilekçemizde talep ettiği; 500,00-TL Değer Kaybı Tazminatı alacağını 39.500,00-TL arttırarak toplamda 40.000,00-TL'ye artırdığını, 40.000,00-TL Değer Kaybı Tazminatı alacağının kaza tarihi olan 15.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin yapılan artırım miktarı da nazara alınarak tamamı üzerinden davalıya yükletilmesine ve davalıladan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Uyuşmazlık konusu 15.11.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile kazada zarara araçta meydana gelen değer kaybı bedeli tutarının tahsil edilmesini, kazaya karışan...plakalı araç müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından 14.06.2023/2024 tarihlerini kapsayan ... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapıldığından talebin usulden reddini, araçta değer kaybı oluşmadığını, 04.12.2021 tarihinde ve 31679 sayılı resmi gazate’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” uygulanmasını, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren değişikliğe ilişkin herhangi bir yürütmenin durdurulması karar verilmemiş olduğundan, değişiklik ekinde yayınlanan hesapalama yönteminin kullanılması gerektiğini, 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlarda yapılan değişikliğe göre eksist sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun eksik evrak sayılması sebebi ile davanın usulden reddini, araçta değer kaybı oluşmadığından ilgili davanın reddini, 04.12.2021 tarihinde ve 31679 sayılı resmi gazate’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” Uygulanmasını, değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması halinde dosyanın; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesini, teminat limitlerinin dikkate alınmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Müvekkile ait... plakalı araç ile dava dışı...'e ait...plakalı aracın ruhsat bilgileri, arabuluculuk son tutanağı, tanık anlatımları, bilirkişi incelemesi, Kaza Tespit tutanağı, fatura ve kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı, eksper raporu, davalı sigorta şirketine arabuluculuk öncesi gönderilen talep ve ihtar yazısı ve buna dair tebligat, kaza fotoğrafları, keşif ikamesi mümkün her türlü yasal deliller delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla,
— Trafik kuralları ihlali yönünden:
-...plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü... 2918
Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b ve 57/b-6 maddelerini ihlal ettiği, kazanın
oluşunda Etken Olduğu,
-... plaka sayılı davacı araç sürücüsü..., kazanın oluşunda
Etken kural ihlali olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
— Değer kaybı bedeli yönünden:
PC.Oİ plaka sayılı...SEDAN İCON 1.3 TCE EDC 140 ... model otomobilin 15.11.2023 riziko tarihi itibarıyla tramer kaydında vaki olay öncesi kazası olmadığı dikkate alınarak dava konusu olaya bağlı Yargıtay içtihatlarına ve piyasa rayiçlerine göre 40.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Somut olayda davalı... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan... plaka sayılı aracın... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ...1 plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 40.000,00 TL olarak belirlenen değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu ve ödemekle yükümlüdür.
Dosya kapsamında davalı... Sigorta A.Ş. ne hasar ihbarının 19.03.2024 tarihinde yapıldığı, ihbarın 20.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davalı şirketin 02.04.2024 tarihinden itibaren -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan...plaka sayılı araçlar arasında 15/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca kusurlu olarak zarar verdiği ileri sürülen ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 14/06/2023-14/06/2024 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 120.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Mahkememizce adli trafik bilirkişiden dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kural ihlalleri ve kusur dağılımı tespiti için rapor alınmış, dosyaya sunulan 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalı şirketin sigortalısı aracın dava dışı sürücüsü...'ün KTK'nın 52/b ve 57/b-6 maddelerine yönelik kural ihlaliyle meydana geldiği, davacı araç sürücüsü...in kazaya etki eden bir kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı davalı vekili tarafından kusur raporuna yönelik somut bir itirazda bulunulmadığı, dosya kapsamına göre dava konusu kazanın davacı araç sürücüsünün dönüş adasında bulunduğu sırada kavşağa katılım yapan davalının sigortalısı araç sürücüsünün dönüş adasında sürüşünü devam ettiren davacı tarafa geçiş hakkını tanımamasından kaynaklandığı, bu haliyle kazanın davalı araç sürücüsünün kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün dönel kavşaktaki geçişini sürdürdüğü sırada gerçekleşen kazada bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı araç sürücüsü asli ve %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 1.260.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 40.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait araçta gerçekleşen hasar ve onarım gören parçalar ile aracın marka, model, segment ve kullanım ömrüne göre piyasa şartları ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilen 40.000,00-TL değer kaybı zararının yerinde olduğu anlaşıldığından davacıya ait aracın dava konusu kaza sonrasında gördüğü onarımlar nedeniyle 40.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı kabul edilmiştir.
9-Davacı vekilinin 12/12/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 40.000,00-TL'ye yükseltildiği ve tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanmakta olup, kaza tarihinde sorumluluk üst sınırı araç başına 120.000,00-TL olduğundan dava öncesi ve dava sırasında gerçekleşen ödemelerin mahsubu gerekmektedir.
Cevap dilekçesi ve aşamalarda sunulan ödeme belgelerinin incelenmesinde, davalı şirket tarafından davacıya ait aracın hasar onarımı için 46.530,41-TL ödeme yapıldığı ve bakiye poliçe limitinin 73.469,59-TL olduğu, bakiye poliçe limitinin davacının talep ve tespit edilen 40.000,00-TL değer kaybı zararını karşılamaya yeterli olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de sigorta şirketinin sorumluluğu poliçeden kaynaklandığından faiz ödeme yükümlülüğü ancak temerrüt ile başlamaktadır. Davacı tarafça davalı şirkete 20/03/2024 tarihinde yazılı başvuru gerçekleştirildiği ve 31/03/2024 tarihinde temerrüt gerçekleştiği, ancak dava dilekçesi ekinde yer alan posta haber alma kartında gönderi teslim tarihi olarak "20/03/2023 tarihinin gösterilmiş olması nedeniyle mahkememizce yanılgıya düşülerek temerrüt tarihinin 31/03/2023 olarak belirlenmiş ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
10-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, davalının poliçe limitinden bakiye kalan 73.469,59-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla 40.000,00-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın temerrüt tarihi 31/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 675,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.629,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 675,00-TL toplamı 1.102,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 450,00-TL posta ve tebligat ücreti, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 6.877,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, gerekçenin 10 nolu paragrafında açıklanan nedenlerle davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.