Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/389
2025/123
11 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/389 Esas
KARAR NO : 2025/123
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.06.2023 tarihinde, davacı ...'ın maliki olduğu... plakalı araç ile, ... SİGORTA A.Ş'nin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu, sigortalısı (dava dışı)...raç maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, bu kazanın oluşumunda ... SİGORTA A.Ş'NİN sigortalısı olan ... plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, kusura ilişkin ihtilaf bulunmadığını, müvekkiline ait araç ciddi şekilde hasar aldığını, İşbu kaza nedeniyle davacı aracında DEĞİŞİM, ONARIM VE BOYA yapıldığı, kaza nedeniyle davacı aracında meydana gelen bakiye hasar tazminatının, bakiye değer kaybı bedelinin ve ekspertiz ücretlerinin zararının karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine 02/03/2024 tarihinde başvurulduğunu, sigorta şirketi tarafından, yapılan 18.08.2023 tarihli 60.000,00-TL tutarındaki hasar ödemesine ve 15.02.2024 tarihindeki 46.550,00-TL tutarındaki değer kaybı ödemesine ek olarak başkaca herhangi bir ödeme yapılmadığını, ancak bu ödeme dava dilekçemiz ekinde sunulan ekspertiz raporlarından görüleceği üzere davacının zararını karşılamaya yeterli olmadığını, yapılan bu ödemelerin, davacının zararını karşılamadığını belirterek, izah edilen nedenler ve sayın Mahkemizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu davamızda fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; yukarıda kısaca anılan nedenlerle ve (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00-TL hasar tazminatının, şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedelinin ve 1,00-TL araç mahrumiyet bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde tahsilini, 1.320,00-TL hasar tespiti ekspertiz ücretinin ve 540,00-TL değer kaybı tespiti ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsilini talep etmektedir.
Davalı Sigorta vekili davaya cevap dilekçesinde özetle;... plakalı araç davalı şirket nezdinde ...poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 28/02/2023 - 28/02/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL Poliçe limiti olduğu, Dava yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkeme gönderilmesi, davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini, belirsiz alacak davasının açılabilmesi, dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerin de mümkün olabileceğini, işbu dava konusu miktarın davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davalı şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için ekteki ekspertiz raporu doğrultusunda; 24.08.2023 tarihinde davacıya 59.999,77 TL maddi hasar bedeli ödenmiş olup dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini, sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, davaya konu araç için piyasa rayicine göre hesaplanan reel değer kaybı tazminatı ödendiğini, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceği, eksper ücreti yargılama giderine ilişkin bir kalem olduğunu, söz konusu ücrete hükmedilecekse de yargılama gideri olarak değerlendirilmesi, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğu, açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle davanın sigortalı...ya ihbarını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 26/06/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye göre ve davalı tarafın yaptığı kısmi ödeme nazara alındığında davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 28.02.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 26/06/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedeli ve değer kaybı bedelinden davalı dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. Her ne kadar davalı sigorta şirketinden ikame araç tazminatının tahsili de talep edilmiş ise de, ikame araç tazminatı dolaylı zararlardan olduğundan ve ZMMS poliçesine düzenleyen sigorta şirketleri dolaylı zararları karşılamadığından bu talep yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyanın tetkiki neticesinde,
1- Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından;
• ... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 s. KTK’nun 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna Tamamen HATASI ile ETKEN OLDUĞU,
• ...plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna Etken Faktörü ve Hatası Olmadığı,
2- Onarım bedeli Bakımından;
A- ORJİNAL, İSKONTOLU ve BAZI EŞDEĞER PARÇALARLA onarım bedelinin; 22.905,94 TL yedek parça, 27.093,87 TL işçilik olmak üzere toplam 49.999,81 TL+kdv, kdv dahil 59.999,77 TL olduğu, ve bu bedelin davalının dava öncesinde davacıya ödediği miktar olduğu,
B- ORJİNAL ve İSKONTOSUZ PARÇALARLA onarım bedelinin; 43.838,31 TL yedek parça, 31.458,87 TL işçilik, olmak üzere toplam 75.297,18 TL+kdv, kdv dahil 88.850,67 TL olduğu,
** Sayın Mahkemenin nihai kararı bu yönde olması durumunda önceden ödenmiş 59.999,77 TL hasar tazminatı düşülmesi durumunda, (88.850,67 TL – 59.999,77 TL) farkın 28.850,90 TL olacağı,
C- MÜRSEL OTOMOTİV …..Tic. Ltd. Şti. 20.07.2023 tarihli, ONARIM FATURASINA göre 60.000,00 TL+KDV, KDV dahil 72.000,00 TL olduğu,
** Sayın Mahkemenin nihai kararı bu yönde olması durumunda önceden ödenmiş 59.999,77 TL hasar tazminatı düşülmesi durumunda, (72.000,00 TL – 59.999,77 TL) farkın 12.000,23 TL olacağı,
3- Değer Kaybı bedeli Bakımından;
2016 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 460.000 TL ile 465.000 TL olduğu, ortalama değerinin 462.500 TL olduğu, tespit edilmiştir. Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (500.000 TL) onarım sonrası rayici (462.500 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 37.500,00 TL olduğu,
4- Araç Mahrumiyet Zarar bedeli Bakımından;
• Yapılan araştırma ve değerlendirme neticesinde, Davaya konu aracın makul onarım süresinin 8 gün olduğu,
• Davaya konu aracın aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin kaza tarihi itibarıyla 750,00 TL/gün, (8 gün x 750 TL) toplamda 6.000,00 TL olduğu,
hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren Raporumuzu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 13.450,23 TL bakiye hasar bedeli tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 26/06/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 88.850,67 TL hasar bedeli ile 37.500,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 59.999,77 TL hasar ve 46.550,00 TL değer kaybı için ödeme yaptığı, yapılan ödemelerin mahsubu sonucu davacının karşılanmayan değer kaybı zararının bulunmadığı, hasar bedeli yönünden ise 28.850,90 TL karşılanmayan zararının olduğu ancak davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olduğundan ve davacı vekili tarafından da bakiye kalan poliçe limiti doğrultusunda bedel arttırım dilekçesi sunulduğundan hasar bedeli yönünden davanın kabulüne, diğer kalemler yönünden davanın reddine, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de kısmi ödeme mevcut olduğundan ödemenin yapıldığı tarih itibari ile zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-13.450,23 TL bakiye hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 13.450,23 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemin yapıldığı 18/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin (101,00TL) istemin reddine,
2-Alınması gereken 918,78 TL karar ve ilam harcının yatan 655,60 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 263,18 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 655,60 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 420,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.920,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 7.860,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 13.450,23 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 101,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
11/02/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.