mahkeme 2024/382 E. 2025/122 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/382

Karar No

2025/122

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/382 Esas
KARAR NO : 2025/122
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında mal alım satım ile olmak üzere ticari alışverişi bulunmaktadır. Bu ticari ilişki neticesinde faturalar düzenlenmiş ve davalı borçlunun müvekkil şirkete borcu bulunmaktadır. Alacaklı müvekkilin, borçludan 49.694,28-TL alacağı vardır. İşbu alacak sebebiyle davalı şirket hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu tarafından Bu takibe itiraz sonucu arabuluculuk müessine başvurulmuş ve anlaşma sağlanamamıştır. Arabuluculuk görüşmelerinde de davalı şirketle anlaşma sağlanamadığı için iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Davalı şirketin söz konusu itirazları kendilerine karşı başlatılan takibi uzatma veya yavaşlatma maksadı taşımakla birlikte, haksız ve de hukuki mesnetten yoksundur. Müvekkil şirket defter ve kayıtları incelendiğinde davalı şirketin borcu olduğu ve borçlarına karşılık kısmi ödemeler yaptığı da sabittir. Davalı tarafından malların teslim edilmediği ve resmi fatura olmadığı iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilin ticari defterleri ve ekteki Bs formu incelendiğinden davalı borçlu ile ticari ilişkisi olduğu görülmektedir. Davalı borçlu tarafından, müvekkil tarafından kesilen faturalara iade faturası kesilmediği gibi faturalara da itiraz edilmemiştir. Bu durum malların teslim edildiğini göstermektedir. Nitekim Yargıtay... Hukuk Dairesinin 25.05.2023 tarihli ... K. Sayılı ilamında; ''Davacının düzenlediği faturaların itiraza uğramadığı ve davalının ba bildirim formlarında mevcut olduğu, bu nedenle davacının fatura konusu malları davalıya teslim ettiğinin kabulünün gerektiği, davacı takip konusu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup, depo emri gereğinin süresinde yerine getirildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.'' Yargıtay kararında da görüleceği üzere müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturalar itiraza uğramadığı ve bildirim formlarından mevcut olduğundan fatura konusu mallar teslim edilmiştir. Borçlunun itirazı kötü niyetli ve haksız olup icra takibini yavaşlatmaya ve durdurmaya yönelik bir itiraz niteliğinde olduğundan sayın mahkeme tarafından icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay... Hukuk Dairesi’nin... K. Sayılı ve 08.12.2005 tarihli kararında da;‘İİK’nun 67. maddesinde öngörülen icra inkar tazminatı, aleyhine yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Dolayısıyla süreci uzatmak için kasti ve kötü niyetli olarak süreci durduran davalının itirazlarının reddi ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerekmektedir.’ denilmektedir. Yukarıda anılan Yargıtay kararından da görülebileceği üzere icra takibini durdurmak amacıyla yapılan borca itiraz, davalının borçlu olduğu kanıtlandığı takdirde icra inkar tazminatına hükmedilmesine neden olacaktır. Yukarıda açıklamış olduğumuz üzere davalı borçluya karşı başlatılmış olan icra takibi usulüne uygun ve yasal bir icra takibi olmasına rağmen davalının itirazı kötüniyetli, haksız ve dayanaksız olup icra takibini yavaşlatmaya ve durdurmaya yöneliktir. Bu sebeple söz konusu itirazın iptali için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.
Yukarıda sunulu ve resen gözetilecek sebeplerle Borçlu şirketin İzmir... İcra Dairesi.... numaralı icra dosyasına yaptığı borca ilişkin itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu şirketin %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin borçlu şirketten tahsiline karar verilmesini saygılarımla vekaleten talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Alacaklı olduğu iddia edilen davacıya müvekkil ... Gıda Hayvancılık Tur. San ve Dış Tic. Ltd.Şti.'nin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Takip konusu yapılan 27.07. 2023 tarihli 3.030.-TL, 29.07.2023 tarihli 5.682.-TL, 31.07.2023 tarihli 1.616.-TL, 05.08.2023 tarihli 4.150.-TL, 26.08.2023 tarihli 13.11.-TL, 11.09.2023 tarihli 6.262.-TL, 27.09. 2023 tarihli 48.48.-TL ve 09.10.023 tarihli 6.817.-TL'lik tutarlardan müvekkil şirketin bilgisi bulunmadığı gibi borcu da bulunmamaktadır. Adı geçen faturalar müvekkile tebliğ edilmediği gibi sevk irsaliyesi de bulunmamaktadır. Müvekkil şirkete adı geçen faturalarda belirtilen mallar teslim edilmemiştir. Adı geçen faturaların davacı tarafından kesilmesi bu faturadan doğan ticari ilişkiyi yada müvekkil şirketin faturaya konu olan malları aldığını göstermemektedir. Müvekkil şirketin ticari defterlerinde de adı geçen faturalar kayıtlı değildir. Sevk irsaliyesi bulunmamaktadır. Yukarıda izah ettiğimiz nedenlerden dolayı davacının açmış olduğu bu davanın hukuki dayanağı bulunmamakta olup, emsal kararlar da bu yöndedir. Bu nedenle de davalı tarafından açılan bu davanın reddi gerekmektedir. Yukarıda izah ettiğimiz nedenlerden dolayı; davanın reddine, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 01/01/2023-08/11/2023 tarihleri arasındaki cari hesap alacağı dayanak gösterilerek toplam 49.694,28 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili takibe konu edilen cari hesaba kayıtlı faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak ödeme yapılmadığını iddia etmekte, davalı vekili ise davacının cari hesabına kayıtlı bir kısım faturalarda yer alan ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini savunmaktadır.
Davacı satım sözleşmesinde satıcı konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle faturalara konu ürünleri davalı/satın alana teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, taraf ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup,
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu Bilirkişiden alınan 12/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Bilirkişi olarak, davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin ve dosyadaki belgelerin incelenmesi sonucunda;
a) Ticari defterlerin Genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve yasal mevzuata uygun olarak tutulduğu,
b) Dava konusu faturanın ticari defterlerde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu,
c) Dava konusu ticari ilişkiye karşılık Davacı tarafından KDV dahil 35 adet fatura karşılığı 233.585,72,-TL tutarında fatura düzenlenmiş olduğu, bu faturalar karşılığı Davalı tarafından 183.891,45,TL ödeme yapıldığı, 49.694,27.-TL Davacının alacağının kaldığı,
d) Davacının 2023 yılı BS formunda ... Vergi Nolu ... Gıda Hayv.Ltd.Şti. için 24 adet belge karşılığı Mal ve Hizmetlerin KDV hariç toplam tutarı için 231.272,99.-TL bildirildiği,
e) Davalının GİB Sisteminden alınan dosyadaki BA Görüntüleme ekranı çıktısında da ... Vergi Nolu Silo Tarım Ltd.Şti'den Mal ve Hizmet Alım Bedeli olarak daha fazla belge (25 adet) ve daha fazla tutar (239.752,99.-TL) olduğu görülmüştür. Sözü edilen dönem içinde Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle 49.694.27.- TL alacaklı olduğu, Hususlarında tespit ve kanaatimizi belirtir raporumuz, hukuki durumun değerlendirilmesi ve nihai takdirin Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkemenizin takdirlerine arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu Bilirkişiden alınan 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; dosya kapsamı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “Analiz Tespit Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede; İncelemeye sunulan 2023 yılına ait ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. Ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2023 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı,
Davalı Ticari Defterleri üzerinde Yapılan İncelemede; Davacının davalıya 2023 yılında 187.897,37 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 183.891,45 TL tutarında ödeme yaptığı,

  • Takip tarihi itibariyle davalı ticari defterlerinde 4.005,92 TL tutarında davacı alacağının bulunduğu,
    Taraf Ticari Defterleri Arasındaki Farka İlişkin Yapılan İncelemede; Davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplamı kdv dahil 45.688,36 TL tutarında sekiz adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
  • Davacı defterindeki 49.694,28 TL davacı alacağı ile davalı defterindeki 4.005,92 TL davacı alacağı arasındaki farkın 45.688,36 TL olduğu ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan sekiz adet faturadan kaynaklandığı,
    Davalıya Ait Ba /Bs Formları Üzerinde Yapılan İncelemede; 2023 yılında 25 adet belge karşılığı 239.752,99 TL tutarında alım yaptığının beyan edildiği, (24 adet yerine sehven 25 adet yazıldığı düşünülmektedir) ancak mükellefler tarafından gönderilen Form Ba Bildirimlerine, 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren bildirimlere konu edilmeyen elektronik belgelerin otomatik olarak dahil edildiği,
  • Davacı Defterlerinin İncelendiği Bilirkişi Raporunun 2 nolu ekinde yer alan belgenin incelenmesinde; Gib tarafından otomatik olarak oluşturulan davacının kullandığı aracı/entegratör üzerinden sistemden alınan efatura-earşiv fatura listesinde ... vergi numaralı davalıya 24 adet giden fatura listesinde fatura durumunun “onaylandı” olarak görüldüğü, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan sekiz adet faturanın da ilgili listede fatura durumunun onaylandı olarak görüldüğü, bunun anlamının faturayı düzenleyen tarafın faturanın düzenlemesini tamamladığı anlamına geldiği,
    Faturaların Türü Ve Niteliğine Göre Fatura Tebliğinin Ne Şekilde Gerçekleştiği Konusunda Yapılan İnceleme;Davacının davalıya düzenlediği 24 adet faturanın earşiv faturası olduğu,
  • E-Arşiv Faturanın alıcıya, yazılı kağıt çıktısı olarak, kayıtlı elektronik posta adresine gönderilerek ya da noter kanalıyla iletilmek suretiyle 3 şekilde tebliğ edildiği,
  • Toplam tutarı 45.688,36 TL olan ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 8 adet E- Arşiv faturanın davacı tarafından davalıya tebliğ edildiğine ilişkin dosya kapsamında tevsik edici bir belge bulunmadığı, davacı defterlerinin incelendiği Bilirkişi raporunda da bu konuda bir inceleme yapılmadığı,
  • Davalının hem fatura içeriği mal veya hizmetin teslim edilmediği hem de faturaların tebliğ edilmediği yönünde itirazı olduğundan takdiri sayın mahkemenizde olmak üzere; davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların davalıya tebliğini ve fatura içeriği mal veya hizmetin teslimine ilişkin tevsik edici belgelerin sunulması gerektiği,
    Tevsik edici belgelerin sunulması halinde;Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 49.694,28 TL tutarında alacaklı olacağı,
    Tevsik edici belgelerin sunulmaması halinde;Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 4.005,92 TL tutarında alacaklı olacağı tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
    Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.
    Somut olayda, satıcı/davacı tarafından takibe konu edilen cari hesaba ilişkin 24 adet faturanın ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarından, davacı ticari defterlerine göre davacının 49.694,27 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerinde ise 24 adet faturadan toplam değeri 45.688,36 TL olan 8 adedinin kayıtlı olmadığı ve taraf ticari defterleri arasındaki farkın 8 adet faturadan kaynaklandığı, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe cari hesaba ilişkin 24 adet faturanın (satıma konu) davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, somut olaya uygun emsal nitelikli Yargıtay 19. H.D.' nin 2018/2293 Esas, 2019/4962 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, "Mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Ayrıca davacının takip dayanağı yaptığı faturada da davalı müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası bulunmaktadır. Bu bilgilerden hareketle davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği sorulmalı, böyle bir beyanname vermiş ise malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. " şeklinde içtihat oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlediği ve satım sözleşmesi ile takibe konu faturalara ilişkin 16 adet faturanın davalı ticari defterlerine kaydedildiği bakiye kalan 8 fatura ile ilgili ise davalının -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verdiği, celp edilen vergi kayıtlarından ve incelenen taraf ticari defterlerinden görüldüğünden davacının ürünleri teslim ettiğini kesin delil ile kanıtladığı, davalı tarafın ispatlanan ödemeleri sonucu davacının bakiye 49.694,27 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen miktar faturaya dayandığından alacak likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir.
    6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU' nın 18/A-11. maddesinde,
    " Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır."
    Hükmü amirdir. Somut olayda kabul edilen bedel talep edilen bedelin yarısını geçtiğinden lehe olan durum uygulanarak davacı yararına orantı kurularak yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmiştir.
    HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
    1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 49.694,27 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (0,1 TL) istemin reddine,
    2-Davalının sorumlu olduğu 49.694,27 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 9.938,85.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    3-Alınması gereken 3.394,61 TL karar ve ilam harcının yatan 600,19 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.794,42 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
    4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 600,19 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 427,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.427,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 7.426,99 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
    6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
    7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 0,1 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
    8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin kabul red oranı nazara alınarak 0,1 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.599,99 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
    9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
    Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
    Katip ...
    e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim