Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/157

Karar No

2024/855

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/157 Esas
KARAR NO : 2024/855
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/02/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; : 13.07.2022 tarihinde, ...' a ait ve... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı aracı, Giresun ili, Tirebolu ilçesi,... caddesinde dönüş yapmak üzere duraklama yaptığı esnada, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü tedbirsiz davranarak, davacı ait...plakalı aracın arka kısımlarından çarparak zarar verdiğini, Tirebolu Trafik Denetleme Büro Amirliğince tanzim edilen kaza tespit tutanağına, taraf beyanlarına ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı... plakalı araç sürücüsü, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükmünü ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, dava, kusurlu sürücü ve malik ile... Sigorta A.Ş’ ye karşı açıldığını, davalı şirket ile kusurlu araç arasında ... poliçe no'lu ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı şirket de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, şayet sigorta şirketi ile davalı arasında ayrıca İMM sigortası mevcut ise, teminatlar kapsamında sigorta şirketi ayrıca sorumlu olduğu, davacı seçimlik hakkını kullanarak aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan Fronıus isimli firma tarafından düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarı KDV dahil 8.048,29 Euro olarak tespit edildiğini, araçta oluşan değer kaybı miktarı ise 1.000,00 Euro olarak belirlendiğini, ayrıca, aracın tamir süresi boyunca kullanım kaybı, günlük 119,00 Euro olup, 3-4 iş günü için 357,00-476,00 Euro arası kullanım kaybı söz konusu olduğunu, Ekspertiz raporu için KDV dahil 1.115,03 Euro ödemede bulunulduğunu, davalı sigorta şirketine, 06.11.2023 tarihinde, şirketin ''....tr '' mail adresine bildirim yapıldığını, kanun gereği 8 iş günü içinde ödeme zorunluluğu olduğundan sigorta şirketi 16.11.2023 tarihinde temerrüde düştüğünü, şirket,... no'lu hasar dosyası açıldığı, davayı açmadan önce ticari dava şartı olarak davalı sigorta şirketi için son kez zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurmuş olmamıza rağmen alacakları için anlaşma sağlanamadığını, öncelikle... plakalı aracın davalı... Sigorta A.Ş.’de İMM sigortasının olup olmadığının sorulmasını talep ettiğini, yukarıda izah edilen sebeplerle ve davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talebi Islah hakkımız saklı kalmak kaydıyla, her ne kadar ekte sunulu raporlarla belirlenmiş ise de yargılama gerektirdiğinden, belirsiz alacak olarak şimdilik 30,00 Euro hasar ve 10,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplamda 40,00 Euro tazminatın davalı şahıs ve araç malikinden kaza tarihi olan 13.07.2022 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ise, ZMMS teminat limitleri ( 100.000,00-TL) ile sınırlı olmak üzere, şayet sigorta şirketi ile davalı arasında ayrıca İMM sigortası mevcut ise, ZMMS teminatının aşması halinde aşan kısım için İMM sigortasının limitleri dahilinde, temerrüt tarihi olan (06.11.2023 +8 iş günü) 16.11.2023 tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 Euro kullanım kaybı tazminatının sadece davalı şahıs ve araç malikinden kaza tarihi olan 13.07.2022 tarihinden itibaren, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, Alman BVSK listesine göre orantılı olarak belirlenmiş, 1.115,03 Euro ekspertiz rapor ücretinin, davalılardan müşterek ve müteselsilen fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasına Diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 17/07/2024 Tarihli ıslah dilekçesi ile; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile talebimizin yukarıda açıkladığımız şekilde; 9.048,29-Euro hasar ve değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 20.11.2023 tarihinden itibaren teminat limiti olan 100 bin TL ile sınırlı olmak üzere, davalı şahıs yönünden ise, kaza tarihi olan 13.07.2022 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesini, 10,00-Euro araç mahrumiyet bedelinin; (Her ne kadar, bilirkişi raporunda bu konuda bir hesap yapılmamış olsa da, raporun tüm insicamından bu kaza dolayısıyla araç mahrumiyetinin oluşacağı muhakkaktır.) ,sadece davalı şahıstan kaza tarihi olan 13.07.2022 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesini, TTK m 1426 gereği ve bilirkişi raporunda da belirlenip makul görülen 1.115,03 Euro ekspertiz rapor ücretinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerinden sayılmasını, diğer tüm yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücetinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı Sigorta Şirket vekili, cevap dilekçesinde; Davalarda yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle Mahkemenizin yetkisine itiraz ettiği,... plakalı araç müvekkili şirket tarafından... numaralı ve 04/07/2022 - 04/07/2023 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kaza 13.07.2022 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 100.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına, öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğini, dava kapsamında değerlendirilecek bir başka husus ise başvuranın aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekecek olduğunu, araç mahrumiyet bedeli teminat kapsamında olmadığından taleplerin reddi, davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebi haksız olmakla, reddi gerektiğini, davalı aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınmasını, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, başvuruya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti, sigortalı araç “ticari” değil “hususi” bir araç olduğundan efektif satış kuru üzerinden faiz taleplerinin reddi, Türkiye’de gerçekleşen bir kaza neticesi yabancı plakalı bir araçta meydana gelen zararın, haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden Türkiye koşulları dikkate alınarak hesaplanması ve hükmün buna göre kurulması, izah olunan sebeplerle, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiğini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı... vekili, cevap dilekçesinde; Sigortacının merkez, şubesi veya sigorta sözleşmesinin bulunduğu yer mahkemesi veyahut da kazanın vuku bulduğu yer mahkemelerinden birinde görülmek zorun olduğunu, yetkili mahkeme davalılardan birinin yerleşim yeri veyahut da kazanın vuku bulduğu (Tirebolu) yer mahkemesi olduğunu, bu sebeple sayın mahkeme tarafından öncelikle işin esasına girilmeksizin yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkili ile diğer davalı sigorta şirketi arasında kazaya karışan ve müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araca ait Karayolları Zorunlu Trafik Sigortası mevcut olduğunu, öncelikle davacı tarafın talepleri sigorta poliçesi teminatı altında olup, öncelikle sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini, bu anlamda müvekkilinin işbu dosyada davalı gösterilmesi hukuka aykırı olduğunu, husumet yönünden itiraz ettiğini, davanın müvekkili açısından husumet yönünden reddi, uyuşmazlığa konu trafik kazası Türkiye de gerçekleşmiş olup, -kabul anlamına gelmemekle birlikte- taleplerin Euro üzerinden belirlenmesi hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu, davacı taraf bu hususta kötü niyetli davranmakta olup, Almanya ülkesinde beyan ettirdiği işlemleri yaptırmış olmasının kendisi açısından herhangi bir zorunluluğu olmayıp pekala aynı işlemleri Türkiye' de de yaptırılabileceğini, netice olarak genel ilkeler gereğince tazminat zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağından ve davacının da aracına ait tüm resmi işlemleri yurt dışında yaptırmasında bir mecburiyet ve zorunluluk olmadığından, talepleri yabancı para üzerinden değerlendirmeye alınmaması, davacının, araç tamirde kaldığı süre boyunca, bu aracın kullanmaması sebebiyle maddi bir kayba uğradığını ispat etmesi gerektiğini, bu hususta öncelikle, sigorta şirketinden, kendisine ikame araç sağlanıp sağlanmadığının da sayın mahkemece araştırılmasını talep ettiğini, sonrasında ise, eğer ikame araç sağlanmadı ise, davacının aracın tamirde olduğu süre boyunca herhangi bir araç kiralayıp kiralamadığı araştırılmalı ve buna ilişkin faturasını da dosyaya ibraz etmesi istenilmesini, dava konusu kaza çok ufak maddi hasarlı bir kaza olup, davacı tarafın iddia ve talep ettiği bedeller fahiş bedeller olduğunu, bu sebeple davanın müvekkil yönünden tümden reddi, arz ve izah ettiği sebeplerle, davacının haksız ve hukuki destekten yoksun davasının ve taleplerinin tümden reddi ile yargılama giderleri ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, araç ruhsatı, yeşil kartı ve ehliyeti ve tercümeleri, ekspertiz raporu, rapor faturası ve Türkçe tercümeleri, arabuluculuk son tutanağı,
HGK ve Yargıtay Kararları, davalı sigorta hasar dosyası, bilirkişi incelemesi, her türlü yasal delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 23/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Bilirkişi incelemesinde bulunulmak üzere tarafımıza tevdi edilmiş olan ... E. sayılı dosya muhtevasında bulunan tüm bilgi ve belgeler yukarıda zikredildiği şekilde ayrıntılı olarak incelenmiş olup davacı aracının yabancı plakalı araç oluşu da dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle ileri sürdüğü zarar kalemleri ile ekspertiz ücreti hakkındaki nihai görüşümüz aşağıda sunulmuştur.
1)...plaka sayılı davalı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU.
2)... yabancı plaka sayılı davacı araç sürücüsü... KAZANIN OLUŞUMUNA ETKEN FAKTÖRÜ VE KURAL İHLALİ OLMADIĞI.
3)... plakalı ... marka davacı aracının arka kısımlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu Olduğu,
4) Dava konusu ... plakalı, 2016 Model ...marka ve RS6 Avant 4.0 TFSİ Quattro otomobilde meydana gelen Toplam Hasar Miktarının dosya muhtevasında bulunan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler, yapılan piyasa-doküman araştırmalarına göre (Y. Parça bedeli + işçilik + KDV dahil) 8.048,29 EUR olduğu,
5)Davacıya ait ...plakalı 2016 Model yılı ... marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 1.000,00 EUR Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
6)...plakalı aracın Almanya’ da yaptırılmış olan “Hasar Ekspertiz Ücreti” için belirlenen ve dosyada 12.09.2022 tarih ve... no.lu fatura ile davacı adına fatura edilmiş 1.115,03 EUR tutarındaki,... Araç Bilirkişi Bürosu tarafından Davacı ... adına düzenlenmiş olan ekspertiz ücretinin o ülke koşullarına göre makul olup, kadri maruf bulunduğu,
Yönündeki görüşlerimizi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederiz ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait ...plaka sayılı araç ile davalı ...'ın malik ve sürücüsü olduğu, davalı... sigorta Anonim Şirketi'nin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında 13/07/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli, değer kaybı zararı ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan maddi zararın tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, davacıya ait aracın kaza nedeniyle 8.048,29-Euro hasar bedeli ve 1.000,00-Euro değer kaybı zararına uğradığını, aracın onarımı süresince kullanılamaması nedeniyle günlük 119,00-Euro zararın oluştuğu, davacıya ait aracın davacının sürekli olarak ikamet ettiği Almanya'da onarılacağı için Almanya ülkesindeki fiyatlarla zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek zararın sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri gözetilerek davalılardan tahsili talep edilmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının tazminat taleplerinin öncelikle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazanın Türkiye'de gerçekleştirilmiş olması nedeniyle Euro para birimi üzerinden tazminat talep edilemeyeceğini, davacıya ait aracın onarımlarının Türkiye'de de yapılabileceğini, davacının aracın tamirde kaldığı sürede zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından kendisine ikame araç sağlanıp sağlanmadığının araştırılması ve davacının bu süreçte bir araç kiralamış ise buna ilişkin belgenin sunulması gerektiği ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde: davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin ancak poliçe limiti kadar sorumlu tutulabileceğini, sebepsiz zenginleşmeye yol açılmaması için öncelikle davacının kasko sigortasının bulunup bulunmadığının ve kasko şirketinden ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiği, aracın önceki tarihli kazalarının araştırılması gerektiğini, davacının araç mahrumiyeti taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının zarar talebinin KDV hariç hesaplanması gerektiğini, hasar onarımında kullanılacak parçaların iskontolu fiyatlarının dikkate alınması gerektiğini, zararın Türkiye'deki onarım fiyatlarına göre ve Türk Lirası üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin bakiye zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirkete e-posta yoluyla 06/11/2023 tarihinde gönderildiği, ödeme süresinin sona ermesinden sonra davanın ikame edildiği ve KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. Maddesi "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birin-de açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde düzenlenmiş olup, davalılardan... Sigorta A.Ş.'nin mahkememiz yargı çevresi içerisinde "... –Çınarlı Mahallesi Ankara Asfaltı Caddesi No:1... Konak/İzmir" adresinde Ege Bölge Müdürlüğü bulunduğu ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sigorta şirketinin Şube Müdürlüğü'ne göre daha geniş yetkileri bulunan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olacağı, davalılardan biri hakkında yetkili olan mahkemenin diğer davalı hakkında da yetkili hale geleceği gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 23/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü...'ın KTK'nın 52/b ve 56/c maddelerinde düzenlenen trafik kurallarını ihlal etmesinden dolayı meydana geldiği, davacının kazanın meydana gelmesine etkili bir kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın davacıya ait aracın dönüş yapmak üzere yavaşladığı sırada arkasından gelen davalı tarafa ait aracın arkadan çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün güvenli takip mesafesinde seyretme ve takipte hız kurallarına yönelik kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiği gözetilerek davalıların kusur sorumluluğunun %100 olduğu kabul edilmiştir.
9-Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir.
Her ne kadar davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılması talep edilmiş ise de, davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunduğuna dair somut bir delil sunulmadığı, taraflarca temin edilebilecek belgelerin yurt dışı istinabe yoluyla temin edilemediği hususu dikkate alındığında davacıya ait aracın Almanya ülkesinde mukim bir kasko sigortası bulunup bulunmadığının salt soyut savunmaya dayalı olarak araştırılmasının çok güç ve uzun zaman gerektiren bir usul işlemi olduğu, bunun yanında davacı kasko şirketinden bir ödeme almış olsa dahi kasko şirketinin bu ödemeyi sorumlu araç maliki ve sigortasına rücu etmek üzere talepte bulunduğu takdirde davalılarca bu dosya kapsamında davacıya yapılacak ödemelerin davalı sorumluluğunu kasko şirketine karşı da sona erdireceği, bu halde davalıların sorumluluğu kusura dayandığından davacı sebepsiz zenginleşmiş olsa dahi bunun davalıların malvarlığından değil, var ise ödeme yapan kasko şirketine karşı gerçekleşeceği ve bu haliyle kasko ödemesine yönelik araştırma yapılmasında gerek fiili imkansızlık gerekse davalıların malvarlığından daha fazla bir eksilmeye yol açmayacağı için hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek soyut nitelikteki savunma doğrultusunda bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 23/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle kazasız rayiç değerinin 60.250,00-Euro olduğu, aracın onarımının KDV dahil 8.048,29-Euro olacağı, onarım bedeli ve rayiç değere göre aracın onarımının ekonomik olduğu, aracın onarım sonrasında 1.000,00-Euro değer kaybına uğrayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı... Sigorta A.Ş. Vekili ve davalı... vekili tarafından ayrı ayrı itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Mahkememizce davacı tarafça sunulan ekspertiz raporu, dosya kapsamı ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde, dava konusu kaza ile onarımı gerektiği belirtilen parçaların uyumlu oldukları, davacının Almanya ülkesi rayiç fiyatlarına göre aracın onarımını yaptırabileceği ve davalılardan zararını Almanya'da sarf edeceği bedel üzerinden karşılaması gerektiği, davacı tarafça araç üzerinde fiziki inceleme yapılarak düzenlenmiş ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun da ekspertiz raporunu doğruladığı, davacının araçta zarar oluşmasıyla birlikte aracın onarım bedeli kadar maddi zararının oluşacağı, davacının bu zararını davalılardan talep edebilmesi için fatura karşılığı onarım yaptırmasının gerekmediği, araçta oluşan zararı hiç onarmasa bile aracın mevcut haliyle hasara uğramış olmasının davacının malvarlığında bir eksilme oluştuğu anlamına geleceği ve bu eksilmenin onarım bedeli miktarı olarak belirlendiği değerlendirildiğinden davalı itirazlarının yeniden rapor alınmasını gerektiren bir eksiklik işaret etmediği, bu haliyle bilirkişi raporu ile tespit edilen 8.048,29-Euro hasar onarım bedelinin yerinde olduğu gözetilerek bu miktarlarda maddi zarar oluştuğu kabul edilmiştir.
Değer kaybı zararı yönünden yapılan incelemede, davacıya ait aracın... marka ve 2016 model olduğu, aracın rayiç değerinin 60.250,00-Euro olduğu dikkate alındığında gerçekleşen onarımdan dolayı belirli parçalarındaki orjinalliğin bozulacağı ve yine boya gereksiniminden dolayı değerinde bir miktar eksilme meydana geleceği, sunulan ekspertiz raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ittifakla değer kaybı zararı miktarının 1.000,00-Euro olduğu anlaşılmakla aracın rayiç değeri, davacının sürekli ikamet ettiği ve aracın tescilli olduğu Almanya ülkesi rayiçlerine göre makul görülmekle davacıya ait aracın 1.000,00-Euro değer kaybı zararına uğradığı kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluk sınırı poliçe teminat limiti olan 100.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde ödeme yapılmadığı gözetilerek her iki zarardan poliçe limiti 100.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuştur. Değer kaybı zararı yönünden, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve E:2019/40, K:2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. İptal kararı sonrası Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ekinde yeni bir değer kaybı hesaplama tablosu yayımlandığı ve yeni şartlara göre yabancı plakalı araçlar için herhangi bir kısıtlama öngörülmediği dikkate alınarak değer kaybı zararının da poliçe teminatı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin 17/07/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değeri hasar onarım bedeli yönünden 8.048,29-Euro, değer kaybı zararı yönünden 1.000,00-Euro'ya yükseltilmiş, mahkememizce bilirkişi raporuyla tespit edilen bu miktarların dosya kapsamı ve gerçekleşen kaza şekli itibariyle uyumlu olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
10-Davacı tarafça dava dilekçesi ile 10,00-Euro araç yoksunluğundan kaynaklanan maddi zarar talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda her ne kadar bu yönde bir tespit ve değerlendirme yapılmadığı görülmüş ise de davacı tarafça bu hususta ek rapor talebinde bulunulmadığı ve aracın onarımı süresince kullanılamaması nedeniyle bu zararın doğal olarak oluşacağı ileri sürülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, emsal nitelikteki dosyalarda görüldüğü üzere boyama işlemi uygulanan araç hasarlarında en az 2-3 gün civarında aracın kullanım dışı kaldığı dikkate alındığında davacının bu sürede aracın kullanımından mahrum kalacağı, bu süreçte bir aracın kiralanması gerekmeksizin salt aracın kullanılamamasından dolayı maddi zararın oluştuğu yönündeki yerleşik yargısal uygulama da dikkate alındığında, Almanya ülkesinde araç kiralama ücretlerinin günlüğü 50,00-Euro ila 100,00-Euro civarında seyrettiği gözetilerek dava dilekçesinde talep edilen 10,00-Euro tutarındaki talebin gerçek zararın çok daha azı nispetinde olduğu anlaşıldığından 10,00-Euro ikame araç zararının davalı araç malikinden talep edilebileceği kabul edilerek talebin kabulüne karar verilmiştir.
11-Davalı sigorta şirketinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 20/11/2023 tarihinden, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsü yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 13/07/2022'den itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir.
12-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda Almanya ülkesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinin emsal nitelikte dosyalarda alınan ekspertiz hizmet ücretleri ile uyumlu olduğu, bu tutarın da yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücretine ilişkin gider dava tarihindeki kur üzerinden yargılama giderine dahil edilmiştir.
13-Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalı... Sigorta A.Ş. Aleyhinde poliçe limiti nedeniyle 100.000,00-TL ile sınırlı olarak hüküm kurulmuş olup, emsal nitelikteki yargılama dosyalarında davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sorumluluğunun nasıl belirlenmesi gerektiği hususundaki: "Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi olan 2020 yılı itibariyle poliçe limiti 41.000-TL olup, mahkemece de bu husus gözetilerek hüküm tesis edilmiş, birtakım yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de poliçe limitindeki sorumluluğa orantılama yapılarak hüküm tesis edildiği anlaşılmış olup, hükmedilen tutara ve poliçe limitine göre harç ve vekalet ücreti yönünden hesapta bir hata yok ise de, yargılama giderleri (1.057,40-TL + 1.128,22-Euro) bakımından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile orantılı olarak sorumlu olduğu belirtilmeksizin müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamış, yine davadan önce yasa gereği sigorta şirketine başvuru şartı bulunduğundan zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeniyle bu giderin davacı tarafa yüklenmesi de gerekmekle, bu yönler bakımından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazları haklı görülmüş, peşin harç bakımından dava tarihindeki kur itibariyle hükmedilen tutarın karşılığına ve peşin harç tutarına göre davalının da sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, yukarıda belirtilen yanlışlığın giderilmesi ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2. madde uyarınca hükmün Dairemizce bu yön itibariyle düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir."(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi..Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı 03/07/2024 tarihli ilamı) emsal nitelikteki istinaf ilamları dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerinden toplam dava değeri ve poliçe limitleri dikkate alınarak belirlenmiş, arabuluculuk ücretinin ise yine istinaf ilamında gösterilen gerekçeler nedeniyle davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
A-Davalı sigorta şirketi sorumluluğu yalnızca bakiye poliçe limiti 100.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere, 8.048,29Euro Hasar bedeli ve 1.000,00-Euro Değer kaybı zararı olmak üzere toplam 9.048,29-Euro Maddi tazminatın davalı... yönünden haksız fiil tarihi 13.07.2022, davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüdün gerçekleştiği 20.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yabancı para bakımından 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B-10,00-Euro araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminatın haksız fiil tarihi 13.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yabancı para bakımından 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalı...'dan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.613,33-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 5.565,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.620,22-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin toplam harcın yalnızca 837,89-TL'lik kısmından sorumlu tutulmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 47.264,23-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin vekalet ücretinin yalnızca 17.900,00-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 5.565,51-TL toplamı 5.993,11-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 322,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.600,00-TL bilirkişi ücreti, yargılama gideri kapsamına alınan 37.145,32-TL (1.115,03-Eurox33,3133-TL) toplamı 43.494,92‬-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderlerinin yalnızca 14.413,67-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim