mahkeme 2024/1080 E. 2025/793 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1080

Karar No

2025/793

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1080 Esas
KARAR NO : 2025/793
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Yaşanan trafik kazası neticesi müvekkilin... plaka sayılı aracında meydana gelen hasar bedelinin 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi gereğince (belirsiz alacak davası olarak) belirlenerek fazlaya, faize ve munzam zararlara ilişkin haklarımız saklı kalmak ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme sürecinde ileride kesinleşecek değere göre arttırılmak üzere şimdilik 10,00-TL değer kaybı, 10,00-TL hasar bedelinin davalılardan olmak üzere toplam 20,00-TL müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10,00-TL ikame araç ücretinin Davalı ...'dan olmak üzere toplam 10,00-TL tutarındaki maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi İle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı... Vekili cevap dilekçesinde; "6100 Sayılı HMK nın genel yetkiyi düzenleyen 6. Maddesinin 1 fıkrasına göre Genel yetkili Mahkeme davalı gerçek yada tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalı müvekkilimin adresi Antalya İli Manavgat İlçesi Çakış Mahallesidir. Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili mahkemedir. Ayrıca HMK 16. maddesi uyarınca da Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili mahkemedir. Bu nedenle İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olmayıp yetkisizlik kararı verilmelidir. Bu nedenle dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ediyoruz. Öncelikle dava dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmiyor ve davanın reddini talep ediyoruz. Davacı taraf dilekçesinde müvekkilin tam ve asli kusurlu olduğunu iddia etmişs.e de, kaza tespit tutanağında kusur oranı belirlenmemiştir. Adli Tıp Kurumundan kusur tespitine ilişkin rapor alınmadan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Öncelikle keşif yapılarak kusur oranının belirlenmesini talep ediyoruz. Kazanın oluşumunda davacı tarafa ait araç sürücüsü kusurludur. Davalı Müvekkilim müvekkilimize ..., dönüş almak için yavaşlarken arkadan gelen davacı tarafa ait aracın çarpması sonucu kaza meydana gelmiştir. Kaza fotoğraflarından ve kaza tutanağındaki beyanlardan anlaşılacağı üzere kaza, davacının takip mesafesine dikkat etmemesi sebebiyle müvekkile ait araca arkadan çarpması suretiyle gerçekleşmiştir. Davacı tarafın hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç mahrumiyet bedeli talepleri hukuki dayanaktan yoksundur.2015 model 459.675' km de aracın 2015 yılından bu yana hiçbir kaza ya da hasarın olmaksızın kaza tarihine kadar kullanılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı tarafın haksız tazminat taleplerini kabul etmiyoruz. Talep edilen İkame araç ,araç mahrumiyet bedelini de kabul etmiyoruz. Davacı tarafın araç mahrumiyetine ilişkin dosyaya sunduğu herhangi bir belge ve delil bulunmamaktadır. Haksız ve hukuka aykırı,hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep ediyoruz. " şeklinde talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, "Öncelikle davacı tarafın alacak iddiası zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Kaza Antalya Manavgat ilçesi sınırları dahilinde meydana gelmiştir. Manavgat ilçesi Asliye Ticaret Mahkemesi bakımından İzmir iline bağlı değildir. Diğer yandan HMK 6. maddesi uyarınca yetkili mahkeme davalının ikameti mahkemesidir. Müvekkilimizin adresi İstanbul Anadolu Adliyesi yargı sınırları içerisindedir. Ayrıca HMK 16. maddesi uyarınca da Antalya Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkilidir. Bu bakımdan İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olmayıp yetkisizlik kararı verilmelidir. HMK 19 .maddesi “Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir.” hükmünü havidir. Müvekkilimiz yetkiye itiraz etmekte ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisini seçmektedir. Bu nedenle dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ediyoruz. Hmk 61. maddesi "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir." hükmünü havidir. Müvekkilimize ait... marka...plaka numaralı araç için 11/09/2024-11/09/2025 tarihleri arasında ...poliçe numarasıyla dava dışı Sigortayeri Sigorta Ve... A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi yaptırmıştır. Buna ilişkin sigorta poliçesi ektedir. Bu nedenle davanın Sigortayeri Sigorta Ve ...i A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ediyoruz. Yine müvekkilimize ait... marka...plaka numaralı araç için 16/09/2024-16/09/2025 tarihleri arasında... müşteri ve...poliçe numarasıyla dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde işveren genişletilmiş kasko yaptırmıştır. Buna ilişkin kasko poliçesi ektedir. Bu nedenle davanın ...Sigorta A.Ş.'ye de ihbar edilmesini talep ediyoruz. Ayrıca sigorta şirketlerine davacı yanca dava konusu iddialar yönünden yapılan bir başvuru olup olmadığının, varsa kurumca davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığının sorulmasını talep ediyoruz. Kabul etmemekle birlikte yapılan ödemelerin dava konusu hesaplamalardan mahsup edilmesini talep ediyoruz. Davacının kaza tutanağı hakkındaki iddiaları gerçek dışıdır. Davacı kaza tutanağından kazanın meydana gelmesinde müvekkilimize ait araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu iddia etmiştir. Halbuki kaza tutanağının hiçbir yerinde araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Zaten araç sürücüsünün kusurlu olduğunun düşünülmesi halinde bunun kazaya karışan araç sürücülerince tutanakta belirtilmemesi olağan hayat akışına aykırıdır. Kaldı ki bir an için kaza tutanağı düzenleyen sürücülerce kazadaki kusura yönelik böyle bir değerlendirme yapılsa dahi bu kişiler uzman olmadığından beyanlarına itibar edilemez. .Öte yandan kaza tutanağı incelendiğinde müvekkilimize ait aracı kullanan ... "dönüş almak için yavaşlarken arkamdan gelen araçla çarpıştık" şeklinde beyanda bulunmuştur. Kaza fotoğraflarından ve kaza tutanağındaki beyanlardan anlaşılacağı üzere kaza, davacının takip mesafesine dikkat etmemesi sebebiyle müvekkile ait araca arkadan çarpması suretiyle gerçekleşmiştir. Davacı yan kusurun şoför ...'a ait olduğunu iddia etmişse de Karayolları Trafik Kanunu Madde 84'te arkadan çarpma halindeki kazalarda arkadan çarpan sürücüler asli (esas) kusurlu sayılırlar demektedir. Bu nedenle kazanın gerçekleştiği olay yerinde keşif yapılarak kazaya karışan araçlar ve sürücüleri hakkında uzman bilirkişilerce kusur saptaması yapılmaksızın dava konusu iddialar hakkında kusura yönelik ifade edilen davacı beyanlarının hiçbir geçerliliği olmayıp bu iddialar bütünüyle soyut niteliktedir ve itibar edilemezler. Dolayısıyla davacı tarafından talep edilen değer kaybı ve hasar bedeli, sigorta poliçesi teminatları kapsamında kaldığından ihbar olunan sigorta şirketinin sorumluluğunda olup müvekkillerimizin hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu açıdan müvekkilimize husumet yöneltilemez. Husumet yönünden de itiraz ediyoruz. Ayrıca dava konusu aracın kaza tarihindeki kilometresi 459.675'tir. Araç 2015 model görünmektedir. Dolasıyla bu kadar yüksek kilometredeki bir aracın 2015 yılından bu yana hiçbir kaza ya da hasarın olmaksızın kaza tarihine kadar kullanılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki bu km deki bir araç için değer kaybı çıkmayacağı aşikar olup davanın reddini talep ediyoruz. Tüm bu nedenlerle davanın reddi gerekmektedir.Yukarıda belirtilen nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Davalı ...Sigorta vekili cevap dilekçesinde; "Huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açılmıştır. HMK.nın 6.maddesinde “Genel yetkili Mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Huzurdaki davada "Yetkili Mahkeme”, müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yeri İSTANBUL olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İSTANBUL Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Bu bakımdan yetki itirazımızın kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili İSTANBUL Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ederiz. Müvekkil sigorta şirketi tarafından davacının kasko sigortacısına rücu ödemesi yapılarak maddi zarar tazmin edilmiştir. Uyuşmazlığın kasko sigortacısına yöneltilmesi gerekmekte olup, müvekkil şirketin pasif husumet ehliyet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Müvekkil tarafından maddi hasar kapsamında davacının kasko sigortacısına ödeme yapılmıştır. Müvekkil şirket, davacının kasko sigortacısı...Sigorta A.Ş.'ye rücu ödemesi kapsamında 27.02.2024 tarihinde 39.843,60 TL tutarında ödeme yapmakla poliçeden kaynaklı tüm sorumluluklarından kurtulmuştur. Bu kapsamda davacının bakiye maddi zararı bulunmamaktadır. Ayrıca müvekkil sigorta şirketi tarafından davacıya 17.04.2024 tarihinde, 9.904,00-TL tutarında değer kaybı ödemesi yapılmıştır. Davacının ayrıca yapmış olduğu hasar talebi mesnetsizdir. Nitekim onarım bizzat kasko sigortacısı tarafından gerçekleştirilmiştir. Müvekkil sigorta şirketi davacının kasko sigortacısına ödeme yapmak suretiyle zararını gidermiştir. Bu hususta husumetin kasko sigortacısına yöneltilmesi gerekirken müvekkil şirket aleyhine dava açılması haksız ve yasaya aykırı olup işbu davanın esastan reddedilmesi gerekmektedir. Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar vermelidir. Somut uyuşmazlıkta tarafımızca davacının kasko sigortacısına rücu ödemesi yapıldığı beyan edilmiştir. Müvekkil tarafından aracın onarımı yaptırılmamış, sadece rücu ödemesi yapılmıştır. Dolayısıyla maddi hasara ilişkin sağlıklı beyan sunulabilecek şekilde araç görülmemiş, parça tedarik edilmemiştir. Kaldı ki onarım sonrası araç kontrolü de tarafımızca yapılmamıştır. Dolayısıyla husumetin kasko sigortacısına yöneltilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından, müvekkil sigorta şirketine yönetilmiş huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olup, pasif husumet yokluğundan davanın esastan reddine karar verilmelidir. Bu hususta itirazımız gözetilerek müvekkil sigorta şirketi tarafından davacının kasko sigortasına rücu kapsamında maddi hasar ödemesi yapılarak borcunu gerçek zarar nispetinde ödediği ve müvekkil sigorta şirketinin taraf sıfatına haiz olmadığı gözetilerek davanın reddi gerekmektedir. Sıfat (husumet) yokluğunun kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerekmektedir. Sıfat yokluğu, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (re'sen) gözetir. İşte bu nedenle, hâkim, sıfat yokluğunu kendiliğinden gözetir. Her halükarda ZMMS limitlerinin aşıldığı ispatlanmadan dava açılmış olup davanın usulden reddi gerekmektedir. Müvekkil sigorta şirketinin sorumlu olduğu Kasko poliçesi İMM teminat klozu kapsamında ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasara ilişkin huzurdaki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. İhtiyari mali sorumluluk klozu kapsamında ödeme yapılması için öncelikle ZMSS limitlerinin doldurulması gerekmektedir. Davacı tarafından ibraz edilen evraklarda ZMSS limitlerinin doldurulduğu ispat edilmemiştir. İbraz edilen sadece maddi hasar evrakıdır. Davacı tarafından ZMSS poliçe limitlerinin doldurulduğu ispatlanmadan yapılan başvuru geçersizdir. 3. kişilerde ve araçlarda meydana gelen zararlar ZMMS poliçe kapsamında olup öncelikle ZMMS Poliçesi bulunan şirkete başvuru yapılması gerekmektedir. ZMSS poliçe limitleri kaza tarihi itibariyle 120.000 TL olup ZMSS sigortacısı tarafından yapılacak hesaplama ve ödemeye göre kasko poliçesi İMSS hükümlerine atıfla başvuru yapılmalıdır. Bu durumda ZMSS poliçe limitlerinin doldurulduğu ispatlanmadan İMSS kapsamında maddi hasar talebi dinlenemeyecektir. Davacının İMM Kapsamında müvekkil şirkete başvuru yapması için şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı vekili tarafından ZMMS sigortacısına başvuru yapıldığına ve bu kapsamda ödeme alındığına ilişkin herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu bağlamda sigortalı tarafından alınan eksper raporu sunulmuşsa da Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemeyi gösterir herhangi bir dekont bulunmadığından ZMMS poliçesi kapsamında limitin dolup dolmadığı da bilinmemektedir. Başvuru evrakları incelendiğinde ise davacı vekili tarafından ispat amacıyla delil sunmadığı anlaşılmıştır. Bu hususta davanın usulden reddine ilişkin emsal kararlar ibraz etmek gerekmiştir. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle sadece eksper raporu delil gösterilerek ZMMS limitlerinin dolduğu iddia edilemez. ZMMS limitlerinin dolduğuna ilişkin açıkça ve somut şekilde delil bulunması gerekmektedir. Zira dosyada ZMMS sigortacısı tarafından ödeme yapılmadığından ZMMS limitinin aşılıp aşılmadığı da tespit edilememiştir. Bu nedenle de TTK ve HMK hükümleri gereği iddiasını ispatlamakla yükümlü olan taraf somut olayda davacı olup iddiasını ispat edemediğinden davanın reddi gerekmektedir. Müvekkil şirkete iletilen dava dilekçesi ekinde olması gereken belgeler yer almamaktadır. Davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarımızın sunulabilmesi için tüm delillerin tarafımıza ibrazı gerekmektedir. Bu nedenle HMK. 121 Md. gereğince delillerin tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarımızın saklı tutulmasını talep ederiz. Davacının talepleri zamanaşımına uğramıştır. Dava dosyasında talep edilen alacaklara karşı kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Yargıtay içtihatları ve ilgili mevzuat doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybı tazminatı ödenmiş olup bakiye tazminat bulunmamaktadır. Müvekkil sigorta şirketi tarafından ilk değer kaybı başvurusuna müteakip değer kaybı hesabı için dosya Sigorta Eksperine tevdi edilmiştir. Tanzim edilen eksper raporuna göre; araçta değer kaybı olarak 9.904,00-TL zarar meydana geldiği gözetilerek davacıya 17.04.2024 tarihinde ödeme yapılmak suretiyle araç değer kaybı karşılanmıştır. İtirazlarımız baki kalmak kaydıyla değer kaybı tazminatı kasko poliçesi kapsamında teminat kapsamında olmayıp söz konusu talepten müvekkil şirket sorumlu değildir. Bilindiği üzere araçta meydana gelen değer kaybından öncelikle KMA ZMMS poliçesi bulunan şirket sorumlu olacaktır. Kasko poliçesi kapsamında ise sigorta şirketinin sorumluluğunun doğması için değer kaybı zararının poliçe ile teminat altına alınması gerekmektedir. Müvekkil şirket nezdinde Kasko poliçesinde ise Değer Kaybı tazminatına ilişkin teminat verilmemiştir. Ayrıca belirtmekte fayda var ki değer kaybı teminatı olsa bile Kasko Sigortası kapsamında sigortalı araç için maddi hasar ve değer kaybı karşılanır. Yani 3. kişilerin aracında meydana gelen zararlar Kasko Poliçesi kapsamında değerlendirilmemesi gerekmektedir. 3 kişilere gelen zararlar ZMMS poliçe kapsamında olup söz konusu talepten ZMMS poliçesini imzalayan sigorta şirketi sorumlu olacaktır.Her halükarda davacı taraf ... plakalı aracın ZMMS sigortacısından aldığı değer kaybı ve hasar ödemesinin tespiti gerekmektedir. Aksi halde davacı mükerrer ödeme alma ihtimali söz konu olacak bu hususta sebepsiz zenginleşmesine neden olacaktır. Her halükarda değer kaybı hesaplamasının zmms genel şartlar ekinde yapılan değişikliğe göre yapılması gerekmektedir. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kasko poliçesi kapsamında yapılan onarımda eksik işler bulunduğuna ilişkin delil yoktur. Haricen alınan eksper raporunda yüksek onarım bedeli gösterilmesi davacıya hasar talep hakkı vermez. Önemle arz etmek gerekir ki, onarımın kasko poliçesi kapsamında yapılıp bakiye maddi hasarın ZMSS poliçesinden talep edildiği huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olup müvekkil sigorta şirketi yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta aracın layığıyla onarılmadığına ilişkin herhangi bir delil mevcut değilken aracın görülerek onarım yapılmak suretiyle aynen tazmin hükümleri gereği onarılmış olmasına rağmen davacı lehine sigortanın zenginleşme aracı olmayacağı ilkesinin ihlaline sebebiyet verecek şekilde bakiye maddi hasara hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Araç hasarı giderilmiş, kasko sigortacısı tarafından kontrolleri de yapılmıştır. Bakiye tazminata hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Huzurdaki davanın esastan reddine karar verilmelidir. İtirazlarımız baki kalmak kaydıyla talep edilen maddi hasar bedeli fahiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki dosyaya sunulan faturadaki hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün değildir. Nitekim davacı tarafından sunulan eksper raporu tek başına onarımın eksik olduğunu ispatlar nitelikte değildir. Dava konusu araç kasko sigortacısı tarafından onarılmış olup eksper raporuyla talep edilen miktar fahiştir. Davaya konu araç ticari faaliyette bulunmadığından ticari faiz talep edilemez. Somut uyuşmazlık bakımından sigorta şirketi temerrüde düşmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 99. Maddesi gereği sigorta şirketine yapılan geçerli başvurudan sonra 8 iş günü sonunda temerrüdün gerçekleşeceği belirtilmiştir. Ancak geçerli bir başvuru bulunmaması halinde temerrüt tarihinin dava tarihinden itibaren gerçekleşeceği hem Yargıtay hem de doktrin nezdinde kabul görmektedir. Nitekim somut olay bakımından geçerli bir başvuru bulunmadığına ilişkin yukarıda detaylı beyanda bulunmuştuk. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin beyan hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davanın husumet yokluğu nedediyle usulden reddine, aksi kanatte davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 03/11/2023 tarihli trafik kazasında...plakalı aracın işleteni olup, davalı ... ... plakalı aracın sürücüsü, ... ... LTD. ŞTİ. işleteni, sigorta şirketi ise aracın ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, hasar ve değer kaybı tazminatının tüm davalılardan, ikame araç bedelinin ise yalnızca sürücü ...' dan tahsilini talep etmiştir.
Davacı tüzel kişi tacir olup, zarar verdiği iddia edilen araç işleteni de tüzel kişi kişi tacir olduğundan TTK' nun 5/A maddesi uyarınca davacı vekiline anlaşmamaya ilişkin tutulan arabuluculuk son tutanağının sunulması için 1 hafta kesin mehil verilmiş ve sunulan dilekçe içeriğinde davalı işleten yönünden arabulucuğa ihtiyari olması nedeniyle başvurulmadığı belirtilmiştir. Oysa ki TTK' nun 5/A maddesinde açıkça; Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu düzenlenmiş olup, davacı ve davalı işleten yönünden nispi ticari dava niteliğinde ki eldeki uyuşmazlık yönünden arabulculuk başvurusunun zorunlu olduğu ve davacının zorunlu arabuluculuğa başvurmadığı anlaşıldığından davalılardan ... ... LTD. ŞTİ. Yönünden davanın HMK' nun 114/2 ve 115/2. Maddeleri gereği usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
KTK' nın 100. Maddesinin yollaması ile 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde; davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye verilen cevabı yazıya göre, hasar dosyasının açıldığı ve davalı sigorta şirketi tarafından rücu ödemesi ile birlikte davacı zarar görene ödeme yapıldığı görülmekle davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirildiği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin yetkisine yapılan itiraz değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Antalya ilinde gerçekleştiği, davacının merkezinin de Antalya olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; Davalı, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. (cevap dilekçesi ve ekinde yer alan poliçe). Davalı, poliçede de yer verildiği üzere ihtiyari mali sorumluluk klozu ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür.
Bahse konu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, trafik kazalarından doğan zararlar bakımından trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Başka bir anlatımla, zarar miktarı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında kalmakta ise bu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak limit aşımında ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen... Sigorta A.Ş.' ye mahkememizce yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıya göre davacının kasko şirketine kaza tarihinde ki poliçe limit olan 120.000,00 TL' nin ödendiği sabittir. Bu nedenle zmms poliçesi kapsamında zarar miktarı ödendiğinden fazla zarardan davalının sorumluluğu bulunduğundan davalı sigorta şirketinin husumet itirazının reddi gerekmiştir. Kaldı ki davalı sigorta şirketi tarafından 10.000.000,00 TL limitli poliçe kapsamında davacı zarar görene ve davacının kasko şirketine toplam 49.747,60 TL ödeme yaptığı da sabit olduğundan davalı sigorta şirketi davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır .
Davalı ... 'ın sorumluluğu incelendiğinde; Davaya konu yaşanan trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü TBK' nun 49. Maddesi gereği kendi kusuru oranında dava dilekçesi talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar bedeli değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişilerden alınan 07/07/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" 111. KUSUR DAĞILIMI YÖNÜNDEN
... plakalı araç sürücüsü...:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67 maddesi “Araç manevralarını düzenleyen kurallar” Hükmünü ihlal ettiğinden meydana gelen kazada ETKEN OLDUĞU,
... plakalı araç sürücüsü...:
Sürücü ...'ın kazanın oluşumunda ETKEN OLMADIĞI,
11.2. HASAR BEDELİ VE DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin, beyanların ve tarafımıza sunulan teknik evrakların incelenmesi neticesinde aşağıdaki tespit ve değerlendirmelere ulaşılmıştır:

  • Hasarın Niteliği ve Uyumu:
    Dosya eklerinde yer alan trafik kazası tespit tutanağı ile olay yeri ve araç hasarına ilişkin fotoğrafların birlikte incelenmesi neticesinde; kaza tespit tutanağı, olay yeri ve hasarlı araç görsellerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi sonucunda; kazanın belirtilen şekilde meydana geldiği ve dosyada yer alan olay yeri ile araç hasar fotoğraflarının birbirleriyle teknik olarak uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
    *Hasar Bedeli:
    Dava konusu aracın iskontosuz hasar miktarı, değişen parça ve onarım işçilikleri dahil olmak üzere 184.235,59 TL olarak belirlenmiş olup, bu tutara 9020 oranında 36.847,12 TL KDV ilavesiyle birlikte toplam hasar bedeli 221.082,71 TL olarak tespit edilmiştir.
    *Değer Kaybı Bedeli:
    Aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile onarım sonrası ikinci el rayiç değeri arasında yapılan piyasa araştırmasına dayalı olarak, araçta 38.000,00 TL tutarında bir değer kaybı meydana geldiği kanaatine varılmıştır.
    *Sigorta Şirketi Ödeme:
    Toplamda hasar tazminatı ile ilgili olarak davalının trafik poliçe şirketi ... SİGORTA ve... SİGORTA kasko poliçesindeki IMM teminatından olmak üzere toplamda 159.843,60 TL ödeme yapılmıştır.
    Davalının kasko sigorta şirketi ... SİGORTA poliçesindeki IMM teminatından değer kaybı ile ilgili olarak 9.904,00 TL tutarında değer kaybı ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
    Bakiye tablosu aşağıdaki şekildedir.
    Tespit edilen
    Ödenen
    Bakiye
    Hasar bedeli
    184.235,59 TL+KDV
    KDV Dahil (221.082,71 TL)
    159.843,60 TL
    61.239,11 TL
    Değer kaybı
    38.000,00 TL
    9.904,00 TL
    28.096,00 TL
    11.3. İKAME ARAÇ BEDELİ YÖNÜNDEN:
  • İkame Araç Bedeli Hesabı:
    T.C. TÜİK Parasal Değer Sorgulaması esas alınarak, 03,11,2023 tarihli kazaya ilişkin günlük araç kiralama bedelinin 2.000,00 TL olduğu, aracın onarımında parça teminin uzun sürmesi ve aracın tamirini yapan şirket veya kişinin iş yoğunluğu dikkate alınmadan teknik olarak 7 gün onarımda kalabileceği dikkate alındığında toplam ikame araç bedelinin 14.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
    Yukarıda yapılan tespit ve hesaplamalar tamamen teknik nitelikli olup, hukuki değerlendirmesi sayın Mahkemenizin takdirinde olmak üzere, Teknik görüş ve kanaatlerimi saygıyla sunarım." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
    Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; Davalılardan ... ... LTD. ŞTİ. Dışındaki davalılar yönünden dava dilekçesinde talep edilen bedelleri arttırarak 61.239,11 TL hasar ve 28.096,00 TL değer kaybı bedelinin davalı asil ve sigorta şirketinden, 14.000,00 TL ikame araç bedelinin ise yalnızca davalı asilden tahsili talep etmiştir.
    Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
    Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
    İkame araç bedeline ilişkin değerlendirmeye itiraz edilmiş ise de;Trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının aracının onarımı için gereken makul süre 7 gün olarak belirlenmiştir. Davacıdan kaynaklanan sebeplerle aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemeyeceğinden rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır (Yargıtay 4. HD. 2020/1587 E. , 2020/4597 K.).
    Tüm bu nedenler ile; 03/11/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi davalı sürücü ...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' ın tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 221.082,71 TL hasar ve 38.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, zarar veren sürücü ve sigorta şirketi geçek zararı karşılamakla yükümlü olduğundan davacıya yapılan ödemelerin yalnızca mahsubu gerekeceğinden, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi ile davacının kasko şirketi tarafından 159.843,60 TL hasar ve davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 9.904,00 TL değer kaybının mahsubu sonucu bakiye bedel yönünden ve... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 14.000,00 TL olduğu kanaatine varılarak davalı sürücü ve sigorta şirketi aleyhine açılan davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi kısmi ödeme yaptığı tarihte, diğer davalı sürücü ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
    Arabuluculuk ücreti yönünden;
    6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
    Eldeki davada, KTK' nın 100. Maddesinin yollaması ile 97. Maddesi gereği dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
    HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
    1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
    -61.239,11 TL hasar ve 28.096,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 89.335,11 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 9.950.252,40 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 17/04/2024 tarihinden itibaren avans faiz, diğer davalı ...' dan ise kaza tarihi olan 03/11/2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
    -14.000,00 TL ikame araç tazminatının davalı ...' dan 03/11/2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
    -Davacının davalılardan ... ... LTD. ŞTİ. Aleyhine açtığı toplam 20,00 TL bedelli değer kaybı ve hasar bedeli tazminatı davasının HMK' nun 114/2 ve 115/2. Maddeleri gereği usulden reddine,
    2-Hasar ve değer kaybına yönelik alınması gereken 6.102,48 TL karar ve ilam harcının yatan 2.192,60 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 3.909,88 TL' nin davalılar ...Sigorta A.Ş. Ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
    3-İkame araç bedeline yönelik alınması gereken 956,34 TL karar ve ilam harcının davalı...' dan alınarak Hazine' ye irat kadına,
    4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.192,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 575,00 TL posta ve diğer giderler ile 10.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 13.377,20 TL yargılama giderinin 11.564,83 TL' sinin davalılar ...Sigorta A.Ş. Ve ...' dan müştereken ve müteselsilen , bakiye kalan 1.812,37 TL' nin ise davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
    -Davalı ... ... LTD. ŞTİ. Tarafından yatırılan ve harcanan 165,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya ödenmesine,
    5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca hasar ve değer kaybına yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinindavalılar ...Sigorta A.Ş. Ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
    6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca ikame araç bedeline yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 14.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...' dan alınarak davacıya ödenmesine,
    7-Davalı ... ... LTD. ŞTİ. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca hasar ve değer kaybı bedeline yönelik reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 20,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya ödenmesine,
    8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
    9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
    Dair, davacı vekili ve davalı ... ... LTD. ŞTİ. vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/09/2025

Katip ...
e-imza

Hakim...
E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim