mahkeme 2023/522 E. 2023/985 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/522
2023/985
5 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/522 Esas
KARAR NO : 2023/985
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Müvekkil daha önce ... İstanbul sitesinde faaliyet göstermekte olan eski ... bayisi üçüncü kişi ile yaptığı devir sözleşmesi çerçevesinde bayiliği devralmış, akabinde davalı ile arasında 27.04.2022 tarihli "Perakende Dağıtım Sözleşmesi" akdedilmiştir. Böylece müvekkile davalı tarafından, 5 yıl süre ile Tema İstanbul, Tema Bahçe ve bundan sonra yapılacak Tema Projelerine “...” markalı damacana suların satış ve dağıtım yetkisi verilmiş, müvekkil ... bayi numarası ile davalının bayisi olarak faaliyete başlamıştır. Belirtilen sözleşme imzalanarak fiilen yürürlüğe girmişse de sözleşmenin imzalı bir nüshası müvekkile teslim edilmemiştir. Sözleşmenin imzası aşamasında ise, müvekkil, davalının matbu şekilde bütün bayilerine imzalattığı sözleşmeyi tartışmaksızın imzalamaya zorlanmıştır.
Müvekkil bayilik aldığı nisan ayından ağustos ayına kadar son derece yoğun şekilde çalışarak satışlarını çok daha artırmış ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye yükseltmiştir. Ancak 28 Ağustos 2022 tarihinde aniden ve hiçbir gerekçe yok iken, Müvekkil bayi sistemine giriş yapmak istediğinde, sisteme girişinin engellenmesi için şifrelerin değiştirildiğini fark etmiştir. Akabinde, müvekkilin sözleşme imza tarihinden itibaren süregelen çalışma şekline göre, haftada üç kez, Salı, Perşembe, Cumartesi günleri davalı tarafından müvekkile su teslimatı yapılması gerekirken, müvekkilin sipariş talepleri yerine getirilmemiş, siparişi alan birimce siparişin neden reddedildiği yönünde müvekkile açıklama dahi yapılmamıştır. Müvekkil bilgisi veya onayı olmadan davalı tarafça müvekkilin münhasıran faaliyet gösterdiği bölgede dışarıdan gelen bir araç tarafından “...” markalı suların satışının ve teslimatının yapıldığı gözlemlemiştir. Haklı davamızın kabulü ile bayilik sözleşmesinin davalı tarafından feshine ilişkin taraflar arasındaki muarazanın men'i ile feshin geçersizliğine ve bayilik sözleşmesinin devamına, Müvekkilin uğradığı kar kaybı için şimdilik 20.000-TL'nin,Müvekkilin menfi zararının tazmini için şimdilik 20.000-TL'nin Davalıdan en yüksek faizi ile birlikte tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafından feshine ilişkin muaraza mennine feshinin geçersizliğine ve bayilik sözleşmesinin devamına ilişkin karar talebi çerçevesinde olduğu görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Somut olayda; Davalının tacir olup olmadığı ve uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf Odası ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmıştır. Gelen müzekkere cevaplarından davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazıda davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, yine yıllık gelir vergisi beyannameleri nazara alındığında iş hacminin tacir sınırını geçmediği görülmektedir. Eldeki dava Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın taraflarının ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c,115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/12/2023
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.