Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/497
2025/129
11 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/497 Esas
KARAR NO : 2025/129
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Tarafımızca, Torbalı İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile davalı taraf aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Borçlu yana icra emrinin tebliği ile davalı yan kötü niyetli olarak tekrar borca itirazda bulunmuştur. Davalı tarafından yapılan, alacağı sürüncemede bırakmaya matuf itiraz sebebiyle takip durmuş olduğundan; itirazın iptaline, söz konusu itiraz nedeniyle borçlu aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; Müvekkil ile davalı arasında ticari ilişki bulunmaktadır. Bilahare sunacağımız faturadan anlaşılacağı üzere, müvekkil tarafından davalıya ham madde ve ürün satışı konusunda anlaşma yapılmıştır. İlk etapta davalı yan tarafından müvekkil tarafından kendisine gönderilen mal ve ürün ödemeleri yapılmıştır (taraf muhasabe ve ticaret sicil kayıtlarında görülecektir). Ancak işin devamında davalı yan kendisine gönderilen örünlerin bedeli olan ve kesilen faturaları ödememeye başlamıştır. Davalı yan sürekli borcunu ödeyeceğini belirterek sürekli ödemeyi ertelemiştir. Nihayetinde davalının söz konusu borcu ödememesi sebebiyle, müvekkil şirketin alacağının tahsili maksadıyla itirazın iptaline konu icra dosyası ile tarafımızca icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı yan ödeyeceğini beyan etmiş olmasına karşın, icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etmiştir. Söz konusu itiraz, hukuki dayanaktan yoksun olup, yalnızca müvekkilin hukuki alacağını geciktirmeye yöneliktir. Bu nedenle söz konusu itirazın iptali gerekmektedir. Ayrıca, alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı borçlu aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Taraflar yönünden davanın ticari dava olması hasebi ile zorunlu arabuluculuk açısından tarafımızca arabuluculuk başvuruusu yapılmıştır. Torbalı arabuluculuk birosu... başvuru no ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri görüşme sonunda anlaşmama olarak sonuçlanmıştır. Tedbir Talebimiz: Davalı firma UYAP sorgusunda ortaya çıkacağı üzere davalı firma hakkında birçok icra takibi başlatılmış ve bir çok alacak davası açılmıştır. Müvekkilin şifai olarak almış olduğu bilgilere göre davalı yan şirketin mal varlığını sıfırlayarak piyasadan çekilmeye çalışmaktadır. Bu nedenle davalı yan adına olan araç, taşınmaz ve fabrikadaki üretim makinalarına tedbir konulmasını rica ederiz. Yukarıda bahsedilen nedenlerle, müvekkilin haklı alacağına ilişkin yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için Mahkemenize başvurma zarureti hasıl olmuştur. Torbalı İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
Haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak kaydıyla İCRA İNKAR TAZMİNATINA hükmedilmesine, tedbir talebimizin kabulü ile davalı yan adına olan araç, taşınmaz ve makinalarına tedbir konulmasını rica ederiz.
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 24/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı şirketin 2022 yıllı ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerini yasal süresinde onaylattığı, 2023 yılı ticari detrerlerinin açılış ve kapanışlarının Maliyer Bakanlığı E-Defter Beratı ile yapıldığından, Delil kudretine haiz olup, Takdiri Sayın Mahkeme' nin olduğu, Davacı şirket 24.02.2022 tarih ve ... No.lu E-Arşiv fatura ile (390 Kgr.) Lastik faturası karşılığı 42.142,12-TL.lik fatura düzenlediği, Davalı şirket tarafından, Davacı şirket tarafına ödeme yapılmadığı, Davacı şirketin, Davalı şirketten 42.142,12-TL. alacaklı olduğu" şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesi gereği, davaya konu borç ilişkisinin davacı ve de davalı tarafın tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle eldeki davanın Nisbi Ticari Dava olduğu anlaşılmakla dosyada yargılamaya devam olunmuştur.
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve birbirini doğruladığı bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, davalının ise defter ve kayıtlarını sunmamış olduğu, Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili inceleme yapılamadığı görülmüştür.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Torbalı İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 42.162,12-TL asıl alacak üzerinden devamına,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2- Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 8.432,42-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.880,09-TL harçtan peşin alınan 748,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.131,49-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 1.500,46-TL'sinin davalıdan, bakiye 59,54-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.672,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 748,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı ile 845,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 4.024,90-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 3.871,29-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
11/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.