mahkeme 2023/467 E. 2023/804 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/467
2023/804
10 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/467 Esas
KARAR NO : 2023/804
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 27/08/2018
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ... plakalı araçların 03/06/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine KZMM poliçesi ile sigortalı olan...plakalı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğu, müvekkiline ait araçtaki hasar edelinin tespiti için İzmir ...SHM'nin ...D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını ve müvekkili araçta 15.600,00-TL tutarında hasar olduğunun tespit edildiğini, bu nedenlerle bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00.-TL'lik hasar bedeli ile 10,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam 7.010,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacının maddi zararı kanıtlaması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla bir an için tahsili talep edilen zararın sigorta teminatı kapsamında olduğu kabul edilse dahi talep edilen hasar bedeli ile değer kaybı tespiti için bilirkişi tayini yoluna gidilmesi gerektiğini, müvekkile şirketten talepte bulunabilmesi için öncelikle sigortalı araç sürücülerinin kusurları tayin edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru gerçekleştirilmediğini, bu nedenlerle açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
-Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, bilirkişi raporu,ekspertiz raporu ve araç kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
Tarafların kusur durumları ile davacı aracında oluşan hasar miktarının tespit edilmesi için bilirkişi heyetinden alınan 07/04/2019 tarihli raporun sonuç kısmına göre; ".. ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 15.600,00-TL (KDV dahil) hasar meydana geldiği, dava konusu aracın kazadan önceki ikinci el rayiç değerinin 22.000,00-TL ve sovtuj değerinin 12.000,00-TL olduğu, (22.000,00-12.000,00=10.000,00) araçtaki toplam hasarın 10.000,00-TL olduğu, pert olan haraçte değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığı,.." tespit edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olup, Mahkememizden verilen 17/10/2019 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı, İzmir BAM ...Hukuk Dairesinin 02/03/2023 tarih ve...Karar sayılı ilamıyla; "...Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinin karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamında alınan 07/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında tutulan kaza tespit tutanağında yer alan taraf beyanlarının yanlış değerlendirildiği, yanılgı ile raporda kusur durumu değerlendirilirken sigortalı araç sürücüsü ile davacı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağındaki olayın meydana gelmesine ilişkin beyanlarının karıştırılarak rapora esas alındığının anlaşıldığı; davacı vekilinin rapora süresinde itiraz ederek kaza tutanağının yanlış değerlendirildiği belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususta ek rapor alınmadığı ve itiraz konusunda değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, mahkemece raporda yapılan tespit ile kaza tespit tutanağındaki taraf beyanları yönünden çelişkinin giderilmesine yönelik ek rapor alınarak, ek raporun yeterli bulunması halinde sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması hatalı olup, davacı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir..." gerekçesi ile kaldırılmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda;
1-Dava, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı nezdinde KZMMS poliçesi ile kaza tarihini kapsar şekilde sigortalı olan... plaka sayılı araç arasında 03/06/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından dolayı davacıya ait araçta oluştuğu ileri sürülen hasar ve değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
3-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
4-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
5-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-İstinaf kaldırma kararı sonrasında mahkememizce dosya yeniden adli trafik bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 02/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalının sigortalısı olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın kural ihlali nedeniyle oluştuğu, davacının kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça itirazda bulunulmuş ise de, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davalının sigortalısı aracın şerit ihlalinden dolayı gerçekleştiği dikkate alındığında yeniden rapor alınmasını gerektirecek hatalı veya eksik bir değerlendirme olmadığı anlaşılmakla davalının sigortalısı araç sürücüsü asli ve %100 kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği kabul edilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ve değer kaybı zararına yönelik alınan 07/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda araçta oluşan hasarın KDV dahil 15.600,00-TL bedel ile onarılabileceği, aracın kaza tarihindeki serbest piyasa rayiçlerinde değerinin 22.000,00-TL olduğu, aracın sovtaj değerinin 12.000,00-TL olduğu ve aracın onarılmasının ekonomik olmadığı, davacının gerçek zararının 10.000,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapor ve taraflarca ileri sürülen itirazların incelenmesinde rapor içeriğinde hatalı bir uygulama bulunduğuna yönelik somut bir itirazın ileri sürülmediği, kaza tarihindeki rayiç değerlere göre belirlenen gerçek zararın dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirildiğinden davacının kaza nedeniyle 10.000,00-TL gerçek zararının oluştuğu, aracın onarılması ekonomik olmaması nedeniyle değer kaybı zararının oluşmayacağı kabul edilmiştir.
9-Davacı tarafça dava kısmi dava olarak 7.010,00-TL üzerinden açılmıştır.
("Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür.
Kanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir.
Somut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir." Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 18/10/2022 tarihli...Karar sayılı ilamı)
Davacı tarafça 02/06/2023 tarihli dilekçe ile dava değerinin artırıldığı belirtilmiş ise de, talep artırımının ancak HMK'nın 107.maddesi uyarınca açılmış belirsiz alacak davalarında söz konusu olabileceği, görülmekte olan davada dava dilekçesi içerisinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını gösterir bir ifade yer almadığı, belirsiz alacak davasının istisnai bir dava olarak düzenlendiği dikkate alındığında açıkça belirtilmediği sürece davanın kısmi dava olarak kabulü gerektiği gözetilerek, davacının değer artırım dilekçesi yoluyla dava değerini artıramayacağı değerlendirilmiştir.
Davacı vekiline dava değerinin ıslah edilip edilmediği, değer artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak değerlendirilmesinin talep edilip edilmediği hususunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilinin duruşma sırasında alınan beyanında dilekçenin değer artırım dilekçesi olarak değerlendirilmesi talep edilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere davanın belirsiz alacak davası olarak açılmamış olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin 02.06.2023 tarihli değer artırım talebi kabul edilememiş ve dava 7.010,00-TL dava değeri üzerinden sonuçlandırılmıştır.
10-Mahkememizce davacının kaza nedeniyle 10.000,00-TL gerçek zararının oluştuğu tespit edilmiş olup bu zararla ilgili olarak dava dilekçesinde 7.000,00-TL hasar zararı talebinde bulunulduğu görülmüştür.
Davalının poliçe ile sınırlı sorumluluğunu azaltan bir ödemesi bulunduğunu gösterir delil ibraz edilmediği gözetilerek davanın 7.000,00-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya ait aracın hasarının onarımı ekonomik olmadığından pert total işlemi uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. Buna göre onarımı ekonomik olmayan bir araçta değer kaybı zararı oluşmayacağı gözetilerek 10,00-TL değer kaybı zararı yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
11-Davacı tarafça dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte tazminat ödenmesi talep edilmiş olup talep doğrultusunda hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
12-Davacı tarafça delil tespiti nedeniyle sarf edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davacıya ait aracın onarılmasından önce mevcut hasarının tespiti ve hasar onarım bedelinin belirlenmesi için yapılan delil tespiti talebinin zararın miktarının belirlenmesi ve ispatı için olağan bir masraf olarak değerlendirildiği ve 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ç hükmü uyarınca delil tespiti masraflarının yargılama giderlerinden sayılacağı düzenlendiği gözetilerek delil tespiti dosyasında davacı tarafça sarf edilen giderler, yargılama giderlerine dahil edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 7.000,00-TL araç hasarından kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
-Değer kaybı zararına yönelik fazlasına dair istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 478,17-TL harçtan peşin olarak alınan 119,72-TL ile ıslah harcı olarak alınan 52,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 306,45-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 7.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 119,72-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 52,00-TL toplamı 171,72-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 35,90TL başvuru harcı, 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 48,50-TL posta ve tebligat ücreti, 800,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 1.147,60-TL delil tespit giderleri toplamı 2.180,60-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 2.177,49-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça istinaf karar harcı olarak yatırılan 54,40-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.