mahkeme 2023/455 E. 2023/808 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/455
2023/808
10 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/455 Esas
KARAR NO : 2023/808
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; müvekkilinin 13/10/2020 tarihinde 85.000,00-TL borç verdiğini, geçen zaman içinde davalının müvekkiline borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsilini teminen Soma İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu dosyada yetkisizlik kararı verildiğini, dosya İzmir ... İcra Müdürlüğüne (... E.) gönderildiğini, davalı borçlu tarafça borca itiraz edilip takibin durdurulduğunu, mezkur itiraz alacağın tahsilini engellemek amacıyla yapılmış kötüniyetli bir itiraz olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik kötüniyetli itirazları nedeni ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacının ticareti olduğu kişi müvekkili değil (müvekkilinin eşinin tek hissedarı olduğu)... Mimarlık İnşaat Otomotiv Tekstil Gıda Turizm San. Ve Tic. A.Ş. ile müvekkilinin eşi... olduğunu, yapılan ödeme belirtilen şirket ve şahıslarla davacı şirket arasında olan ticaretten kaynaklandığını, müvekkilinin banka hesabı eşi olan... tarafından kullanılmakta olduğunu, davacı ile ... Mimarlık İnşaat Otomotiv Tekstil Gıda Turizm San. Ve Tic. A.Ş. arasında pimapen kapı-pencere alım satımından ve ödünç para verme sözleşmesinden doğan bir ticari ilişki mevcut olup kurulan ticari ilişki, davacının almış olduğu parayı ve ürünlerin bedelini ödememesi sebebiyle son bulduğunu, ... Mimarlık İnşaat Otomotiv Tekstil Gıda Turizm San. Ve Tic. A.Ş. 'nin davacı şirketten ve şirketin sahibi olan ...'den (ayrıca gizli ortağı olan ... isimli şahıstan) alacağı bulunduğunu, müvekkiline yapılan 85000-TL tutarlı ödeme ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin eşinin ve sahibi olduğu şirketin alacağına istinaden gerçekleştirildiğini, yine aynı ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin banka hesaplarından davacı şirkete 10.11.2020 tarihinde 14.500,00-TL davacı şirketin tek ortağı olan ...'e, 8.500.00-TL'nin müvekkiline gönderildiğini, 13.10.2020 tarihinden önce 104.629,00-TL bu tarihten sonra da 500,00-TL olmak üzere toplam 119.629,00-TL ödeme yapıldığını, bir an için müvekkilinin borçlu olduğu düşünülse dahi müvekkilinin davalı şirkete ve şirketin tek ortağı olan ...'e göndermiş olduğu toplam tutar ve ödemenin gerçekleştirildiği tarihler dikkate alındığında davacı şirketin müvekkilinden alacaklı olmadığını tam tersine müvekkilinden almış olduğu parayı ödemek için dava konusu ödemeyi gerçekleştirdiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, dava konusu ödemenin davacının... ile sahibi olduğu ... Mimarlık İnşaat Otomotiv Tekstil Gıda Turizm San. ve Tic. A.Ş. İsimli şirket ile olan ticari ilişkisinden kaynaklandığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak işbu davaya konu icra takibini müvekkiline yönelten davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
1-Dava, para alacağına ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davsaıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin davalıya 13/10/2020 tarihinde 85.000,00-TL borç verdiğini, dekont açıklamasında "borç olarak" kaydının yer aldığını, davalının geçen süre içerisinde borcunu iade etmediğini, icra takibine haksız itirazda bulunulduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde görev itirazında bulunmuş, davalının tacir olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davalının hesabının eşi ... tarafından kullanıldığını ve davacının eşine ait dava dışı ... İnşaat Otomotiv Gıda Turizm San.ve Tic.A.Ş. İle süren ticari ilişki nedeniyle paranın gönderildiğini, davacı şirketin yaptığı ödemenin kendi borcunun karşılığı olarak gönderildiğini ileri sürmüş ve davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
4-Bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi için davanın mutlak ticari dava niteliğinde olması gerekmektedir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
4-Somut uyuşmazlıkta dava borç olarak verilen paranın iadesi talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davalının tacir olup olmadığına ilişkin yapılan araştırma sonucunda gerek ticaret sicili kayıtları gerekse vergi dairesi kayıtlarına davalının tacir olmadığı, davalının kendi beyanına göre uzman doktor olduğu, mahkememizce yapılan SGK sorgulamasında da bu hususun doğrulandığı, her ne kadar davalıya gönderilen paranın dava dışı eşi ve eşinin ortağı-yetkilisi olduğu şirket adına gerçekleştirilmiş ise de doğrudan davalıya karşı açılan davada davalının tacir olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dolayısı ile davalının tacir olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Davalı tacir olmadığına ve taraflar arasındaki uyuşmazlık karz akdinden kaynaklandığına göre mutlak ticari davanın varlığı da söz konusu değildir. Davalı cevap dilekçesinde, davalıya ait hesabın dava dışı eşi tarafından kullanıldığı belirtilmiş ise de ticari davaların kendisine özgü yargılama usul ve esasları olduğu(ticari defter ibrazı vb.) gözetildiğinde tacir sıfatı bulunmayan ve aralarında ticari ilişki bulunduğuna dair başkaca bir delil de bulunmayan davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın genel hükümlere göre görülmesi gerektiği, davalı savunmasında yer alan hesabın eşi ve eşine ait şirket tarafından kullanıldığına yönelik savunmanın mevcut davanın tarafları arasındaki uyuşmazlığı ticari hale getirmeyeceği, bu haliyle davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın genel hükümler dairesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi değerlendirildiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılacağının İHTARINA,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.