Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/386
2025/165
18 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/386 Esas
KARAR NO : 2025/165
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/01/2009
BİRLEŞEN İZMİR 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2012/665 E. - 2013/144 K. SAYILI DOSYASINDA
DAVA : İtirazın İptali,
DAVA TARİHİ : 21/12/2012
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında 15/08/2018 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını ve gönderilen ödeme emrinin davalı şirkete 03/12/2008 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirketin ödeme emrine 05/12/2008 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında değişik tarihlerde sözleşmeler yapıldığını ve söz konusu sözleşmelerle aralarındaki ticari ilişkinin bazı hükümlere bağlandığını, yapılan bu satış sözleşmeleriyle iki şirket arasındaki ilk çalışma şeklinin konsinye olarak kararlaştırıldığını, konsinye nitelikli sözleşmelerin doktrinde de belirtildiği gibi satım için bırakma sözleşmeleri olduğunu, bu sözleşmelerde alıcı şirkete satım için bırakılan ürünleri geri iade edebilme opsiyonu tanındığını, müvekkili şirket ve davalı arasında akdedilen sözleşmelerde de bu hususun belirtildiğini, davalı şirketin gerekirse belli bir süre içerisinde ürünleri orjinal kutularında hasarsız ve kusursuz olarak iade edebileceğinin kararlaştırıldığını belirterek; davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı itiraz etmiş olduğundan %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin konsinye nitelikli sözleşmeye bağlı olup ihtilafın mevcut sözleşmeler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini, takip dayanağı irsaliye fatura ve cari hesap hareketlerinin 16/04/2007 tarihli konsinye satış sözleşmesi içeriğinde değerlendirilmesi gerektiğini, davalının "...Çocuk Giyim ve Aksesuarları" mağazaları zincirine sahip olup, Türkiye genelinde 15'e yakın mağazası bulunduğunu, kendi üretimlerini satışa sunduğunu, davacının talebi üzerine davacıya ait bir kısım çocuk ürünlerini konsinye olarak kendi mağazalarında teşhir etmeye başladığını, teşhir edilen ürünlerden satılanların bedelini davacıya gününde ödediğini, tutulmayan ve satışı yapılamayan ürünleri iade ederek yenilerini aynı sistemle satışa sunduğunu, taraflar arasında varılan mutakabat ve imza altına alınan sözleşme içeriğinde davalı şirketin zaman zaman bir kısım emtiayı davacı şirkete iade ettiğini, iadeye yönelik faturalandırma işlemlerini gerçekleştirdiğini ve karşılıklı ticari defterlere yansıtıldığını belirterek; davanın reddine, icra takibine maruz bırakılması nedeniyle davalının %40 inkar tazminatının hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
BİRLEŞEN İZMİR ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN... K. SAYILI DOSYASINDA
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile ticari ilişkisi bulunduğunu ve cari hesaba dayalı olarak alacağının olduğunu, alacağın tahsili için İzmir...İcra Müd.'nün... E sayılı icra takip dosyasıyla icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu, iptaliyle takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibine konu yaptığı 03/04/2007 tarih 2.016,25-TL, 07/06/2007 tarih 49,84-TL ve 30/08/2007 tarih 5.405,16-TL miktarlı faturalara dayanarak takip yaptığını, oysa aynı taraflara arasında halen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E sayılı dava dosyasıyla bir davanın daha derdest olarak mevcut olduğunu, davacının davaya konu ettiği 3 adet faturaya ilişkin ticari defterlerinde bir kayda rastlanmadığını, davacının 3 fatura içeriği malı teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine ve % 20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Daha önce Mahkememizce...K sayılı dosyada Asıl Dava ve Birleşen Dava yönünden verilen red kararlarına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine;
"Taraflar arasındaki sözleşmeyle 90 günlük ödeme vadesi öngörülmüş olup gerek asıl gerekse de birleşen davaya konu takiplerin başlatıldığı tarihte takibe dayanak yapılan faturalar muacceldir. Ancak taraflar arasındaki ticari ilişki bu faturalardan ibaret olmayıp, açık hesap şeklinde gelişmiş, davacı tarafından davalıya 02.10.2007 tarihine kadar fatura kesilmiş, davalı tarafından ise 08.10.2009 tarihine kadar hangi faturaya istinaden yapıldığı belirtilmeksizin banka havalesi yoluyla kısım kısım ödemeler yapılmıştır. Davalı tarafından yapılan ödemelerin bir kısmının asıl davaya konu icra takibinin başlatıldığı tarihten önce yapıldığı görülmektedir. 6098 sayılı TBK’nın 102. maddesi ( 818 sayılı BK’nın 86. maddesi), “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.” hükmünü haizdir. Mahkemece, anılan Yasa hükmüne dayanılarak yapılan tüm ödemeler takibe konu edilmiş faturalardan mahsup edilmiş ise de ilk takibe konu edilen 03.04.2007 tarihli faturalardan daha önce muaccel hale gelmiş, 02.04.2007 tarihli 2 adet daha fatura bulunduğu gibi birleşen davaya konu icra takibine dayanak yapılan faturalardan daha önce muaccel hale gelmiş faturalar da bulunmaktadır. Bir kısım ödemelerin yapıldığı tarihte ise henüz hiçbir fatura takibe konu edilmemiştir. Bu durumda, anılan Yasa hükmüne göre, takipten sonra yapılan ödemelerin takibe konu edilen faturalara istinaden yapılmış olduğunun kabul edilmesi doğru ise de, takipten önce yapılan ödemelerin de takibe konu faturalardan mahsup edilmesi isabetli olmamıştır. Sözü geçen ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle henüz bir takip bulunmadığından mahsubun muacceliyet sırası gözetilerek başka bir deyişle, ilk önce vadesi gelmiş faturalardan başlayarak yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece, davacının takibe konu faturalardan dolayı takip tarihi itibariyle tahsili gereken bir alacağı bulunup bulunmadığının yukarıda gösterildiği şekilde belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile Mahkememiz kararı bozulmuş ve bu nedenle dosya Mahkememizce tekrar ele alınmış ve Yargıtay bozma ilamına uyularak bu doğrultuda tekrar bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 27/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Her türlü hukuki tavsif ve takdir Sayın Mahkemeye ait bulunarak, dava dosyasındaki tüm deliller ile taraflara ait ticari kayıtlarının tetkiki ve değerlendirmeleri sonucunda;
"1- Taraflar arasında ticari ilişki 02.04.2007 tarihinde başlamış, 23.10.2009 tarihinde davalı şirket tarafından yapılan ödeme ile son bulduğu, davalı taraf ödemeleri banka marifeti ile gerçekleştirildiği, kuvvetli delil başlangıcı belgelere dayandığı, ayrıca ticari defter kayıtlarına, 320-Alıcılar hesabı alt muavin hesabında 320.05.715-... İç ve Dış Ticaret A.Ş olarak davacı alt muavin hesabında kayda alındığı,
2- Davacı tarafından davalı adına muhtelif tarihlerdeki mal satışları için düzenlenen toplam 63.515.51-TL’lık faturalardan 03.04.2007 tarihli 2.016.25-TL bedelli fatura dışındaki tüm faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ve faturaların taraf ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davalı tarafından 23.10.2009 tarihli 702-TL’lık banka havalesi ile yapılan ödemenin davacı kayıtlarına alınmadığı görüldüğü,
3- Buna göre sözleşme tarihine göre 23.04.2017 tarihinden önceki davalı şirket ödemeleri öncelikle sözleşmeye tabi olmayan 02.04.2007 ve 03.04.2007 tarihli muaccel faturalardan mahsup edilmek suretiyle 17.283,98-TL düşüldüğü, ilave olarak yine muacceliyet sırasına göre, 14.08.2008 takip tarihinden önce davalı tarafından yapılan ödemelerden asıl davaya konu edilen icra takibindeki 12.650,13-TL düşülmesi neticesinde, davalı tarafın 14.08.2008 tarihi itibariyle davacı şirket borçlu olmadığı sonucuna varılmış,
4- Birleşen dava yönden yapılan hesaplamada; davalı tarafından yapılan ödemeler
temerrüt/takip tarihi olan 23.03.2012 tarihinden önceki 05.09.2007 ve 28.11.2007 muacceliyet kasbeden tarihlerden önce 18.12.2008-08.10.2009 tarihleri arasında ödenmiş olduğu tespiti yapıldığından, davalı tarafın 23.03.2012 takip tarihi itibariyle davacı tarafa borçlu olmadığı,
5- İşlemiş faiz yönden inceleme neticesinde, davacı şirketin asıl ve birleşen davalar yönünden takip taleplerinde alacak tutarı hesaplanmadığından, asıl alacağa işlemiş faiz hesabı yapılamadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir."
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; sözleşme tarihine göre 23.04.2017 tarihinden önceki davalı şirket ödemeleri öncelikle sözleşmeye tabi olmayan 02.04.2007 ve 03.04.2007 tarihli muaccel faturalardan mahsup edilmek suretiyle 17.283,98-TL düşüldüğü, ilave olarak yine muacceliyet sırasına göre, 14.08.2008 takip tarihinden önce davalı tarafından yapılan ödemelerden asıl davaya konu edilen icra takibindeki 12.650,13-TL düşülmesi neticesinde, davalı tarafın 14.08.2008 tarihi itibariyle davacı şirket borçlu olmadığı sonucuna varılmış olup; Birleşen dava yönünden, davalı tarafından yapılan ödemeler temerrüt/takip tarihi olan 23.03.2012 tarihinden önceki 05.09.2007 ve 28.11.2007 muacceliyet kasbeden tarihlerden önce 18.12.2008-08.10.2009 tarihleri arasında ödenmiş olduğu tespiti yapıldığından, davalı tarafın 23.03.2012 takip tarihi itibariyle davacı tarafa borçlu olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 238,50-TL 'den mahsubu ile eksik kalan 376,90- TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.665,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 136,80-TL 'den mahsubu ile eksik kalan 478,60-TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 9.211,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.