mahkeme 2023/36 E. 2023/813 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/36
2023/813
10 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/36 Esas
KARAR NO : 2023/813
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/11/2022
KARAR TARİHİ: 10/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Müvekkilinin davalıdan alacağının sağlanması amacıyla Çeşme İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalı borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, Borçlunun müvekkilinden ekli faturada görülen malları satın aldığını, malların teslim edildiğini ancak bedelinin ödenmediğini, fatura bedelinin 24.980,40-TL olduğunu, borçlunun teslimat günü sadece 3.000,00-TL ödediğini, geri kalan bedeli ödemediğini, bakiye kalan 21.980,40-TL’nin ödenmesi için görüşmelerin sonuç vermediğini belirterek, Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde "Davanın Çeşme’de açılması gerektiğini, yetki yönünden itiraz ettiklerini, dava dilekçesindeki tüm beyanların yasaya ve usule aykırı olduğunu, bahsi geçen faturanın olmadığını, ödemelerin yapıldığını, davacı taraf şirketin sahibinin davalı şirketin sahibinin oğlunun arkadaşı olması sebebiyle başkaca husumet olduğunu beyan ettikleri şeklinde beyanda görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturada belirtilen Danışmanlık Hizmetinin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 12/01/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda;
- Whatsapp Yazışmaları ve Ba/Bs Formu Konusunda Yapılan İncelemede; Dosya kapsamında... isimli kişiler arasında geçen Whatsapp yazışmalarının olduğu, yazışma içeriğinin borcu isteme ve ödememe / erteleme konulu olduğu, Takibe konu 08.04.2022 tarihli faturanın earşiv faturası olduğu 213 sayılı VUK 523 nolu Genel Tebliği uyarınca 2021/Temmuz döneminden itibaren elektronik ortamda düzenlenen belgeler Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyeceğinden bu konuda bir tespit yapılamadığı,
- Dava Konusu Fatura İçeriği Malın Teslimine İlişkin Yapılan İncelemede; Dosya kapsamında bulunan takibe konu 08.04.2022 tarihli faturanın e-arşiv faturası olduğu, fatura üzerinde “İrsaliye yerine geçer” yazdığı, faturanın sağ alt kısmında el yazısı ile "teslim alındı" ve "..." yazdığı davalı kaşesi ve kaşenin üzerinde imza bulunduğu, teslimi kanıtlayıcılığın takdirinin mahkemenizde olduğu,
- Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede; Davacının 2022 yılı ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2022 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
- Davacı Ticari Defter Kayıtlarındaki Hesap İşlemlerine İlişkin İncelemede; 2021 yılından 2022 yılına 1.849,86-TL tutarında davacının davalıya borcunun olduğu, Takibe konu 08.04.2022 tarihli 24.980,40-TL tutarındaki faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının takibe konu fatura ile aynı tarihte 3.000,00-TL tutarında ödemede bulunduğu, Davacının 2021 yılından devreden 1.849,86-TL tutarındaki borcu ve davalının yaptığı 3.000,00-TL tutarındaki ödemenin faturadan tenzil edilmesi ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 20.130,54-TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
İşlemiş faize ilişkin dosya kapsamında yapılan incelemede davalıya gönderilmiş bir ihtarnamenin olmadığı görülmüş olup temerrüt şartlarının oluşup - oluşmadığı konusundaki takdir sayın mahkemenizdedir, şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davanın konusu itibariyle Mutlak Ticari Davalardan olmadığı, ancak her iki tarafın da ticari şirket olduğu TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesi gereği, davaya konu borç ilişkisinin davacı ve de davalı tarafın ticari şirket olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle eldeki davanın Nisbi Ticari Dava olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizin görev alanında kaldığı anlaşılan dosyada yargılamaya devam olunmuştur.
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlar. İtiraz tebliğ edilmedikçe süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmez. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, takip dosyasının incelenmesinde borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu anlaşılmıştır. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, Davalı tarafın ise ticari defterlerini incelemeye sunmadığı görülmüştür.
2021 yılından 2022 yılına 1.849,86-TL tutarında davacının davalıya borcunun olduğu, Takibe konu 08.04.2022 tarihli 24.980,40-TL tutarındaki faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının takibe konu fatura ile aynı tarihte 3.000,00-TL tutarında ödemede bulunduğu, Davacının 2021 yılından devreden 1.849,86-TL tutarındaki borcu ve davalının yaptığı 3.000,00-TL tutarındaki ödemenin faturadan tenzil edilmesi ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 20.130,54-TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
İşlemiş faize ilişkin dosya kapsamında yapılan incelemede davalıya gönderilmiş bir ihtarnamenin bulunmadığı, bu nedenle temerrüt şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı tarafın 1674,42-TL'lik işlemiş faiz alacağına ilişkin talebine ilişkin red kararı vermek gerekmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Çeşme İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasından icra takibine yapılan İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 20.130,54-TL asıl alacak üzeriden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine,
Fazlasına dair istemin REDDİNE;
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 4.026,11-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.375,11-TL harçtan peşin alınan 285,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.089,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca 17.900,00-TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 2.655,15-TL'sinin davalıdan, bakiye 464,84-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.524,28-TL Vekalet Ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 1.300,00-TL Bilirkişi ücreti, 390,00-TL posta ve tebligat ücreti ile 210,47-TL ilk başvuru harcı olmak üzere toplam 1.900,47-TL Yargılama Giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 1.617,32-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan Gider Avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/10/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.