mahkeme 2023/251 E. 2023/847 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/251
2023/847
19 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/251 Esas
KARAR NO : 2023/847
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 23/03/2023
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.12.2022 tarihinde saat 17:40 sıralarında maliki ... olan ... plakalı araç 3686 sokak üzerinde park halinde iken sağ arkada oturan yolcunun araç kapısını kontrolsüz olarak açması sonucu kapının seyir halinde olan müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait ... 1.9 TDI, 2008 Model, ... plaka sayılı araçta 25.853,72-TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiğini, iş bu hasar nedeniyle kusurlu aracın ZMMS (trafik) poliçesi tanzim eden davalı şirkete ihbarda bulunulduğunu ve sigorta tarafından hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketince iskonto yapılarak ve KDV de ödenmeyerek 13.190,73-TL hasar bedeli ödendiğini, müvekkilinİN gerçek zararı ise fazla olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulmuş fakat anlaşma bu kanal ile de sağlanamadığı için davayı açma zarureti hasıl olduğunu, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup iskonto indiriminin uygulanmasının doğru olmadığını, araçta oluşan değer kaybının kaza nedeniyle oluşan hasardan kaynaklanmasından ötürü karşılanması gerektiğini, yukarıda açıklanan tüm hususlar çerçevesinde müvekkiline ait araçta oluşan hasar nedeniyle davalıların sorumluluğu bulunmakta olup, iş bu nedenlerle dava açma zarureti hasıl olduğunu, fazlaya dair haklarımız sakla kalmak üzere, HMK 107 uyarınca sayın mahkemece toplanacak deliller nazara alınarak, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan şimdilik;10,00-TL (KDV Dahil) hasar bedelinin ve 10,00-TL değer kaybı bedelinin davalıdan hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 15/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; hasar bedeline ilişkin olarak 10-TL yapılan talep 12.652,00-TL artırılarak toplam 12.662,00-TL'nin, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, aracın değer kaybı için 10-TL yapılan talep 9.990,00-TL artırılarak toplam 10.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, iş bu bedellerin ve yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, 03/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ettiğini, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, tüm sorumluğun yerine getirildiğini, itirazların baki kalmakla birlikte kabul anlamına gelmemesi kaydıyla reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiğini, nitekim davacı yana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması veya araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağını, aracın ağır hasar halinin olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, davacıya ait aracın kilometre ve tescil bilgilerinin celp edilmesini talep ettiğini, nitekim aracın kilometre ve yaş bilgisi davaya konu taleplerin tespiti için önem arz ettiğini, davacının kaza tarihindeki kasko sigortası bulunan sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının netleştirilmesini ilgili hasar dosyasının celbini talep ettiğini, hasar gören parçaya onarım yapılması onarım mümkün değilse eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça tedariğinin gözetilmesi gerektiğini, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine bilgi verilmeksizin başvuru konusu aracın onarımı başvuranın talep etmiş olduğu onarım merkezinde tamamlandığını eğer müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde arabanın tamiri yapılmış olsaydı iskonto yapılacak olduğunu, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkili şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafça kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerektiğini, yukarıda belirtilen ve resen değerlendirilecek sebeplerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarını saklı tutarak; müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 22/08/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Trafik kuralı ihlali yönünden:
...plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik yönetmeliğinin 110. Maddesi, Kanun 58. Maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu,
... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşumunda kural ihlali olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hasar Onarım bedeli yönünden:
Somut olayda, ... plaka sayılı ... 1.9 TDI 2008 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 25.853,72 -TL olarak hesaplanmıştır.
Değer kaybı bedeli yönünden;
...plaka sayılı ... 1.9 TDI 2008 model otomobilde dava konusu olaya bağlı olarak araçta piyasa rayiçlerine göre 10.000,00-TL reel değer kaybı meydana geldiği,
Somut olayda davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında (bu olayda heyetimiz trafik uzmanı tarafından ... plaka sayılı aracın kazanı meydana gelmesinde etken olmadığı belirlendiğinden %100) 12.662,00-TL olarak hesaplanan bakiye hasar onarım bedeli ile Yargıtay ve piyasa rayiçlerine göre 10.000,00-TL. olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden davalı Sigorta Şirketi'nin poliçe limitiyle sorumlu olduğu,
Dosya kapsamından Davacı Vekili tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, ihbar ve tebliğ konulu herhangi bir bilgi ve belge yer almadığı, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davalı sigorta şirketi tarafından 30.12.2022 tarihinde kısmi hasar ödemesi yapılmış olmakla bu tarih itibarıyla şayet Sn. Mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihi itibarıyla ödenmeyen bakiye hasar onarım bedeli yönünden temerrüde düşeceği yasal faiz ödemek zorunda olduğu, dosya kapsamında Davacı Vekili tarafından davalı sigorta şirketine değer kaybı bedeli başvurusu konulu herhangi bir bilgi ve belge yer almadığı, davalı sigorta şirketinin 10.000,00- TL. olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla dava tarihi itibarıyla temerrüde düşeceği yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır...." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında 11/12/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle oluşan hasar ve onarım sonrası oluşan değer kaybı zararının tahsili talebiyle açılmış maddi tazminat davasıdır.
2-Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle davalının 100.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının uğradığı zararın karşılandığını, zarar hesaplaması yapılması halinde poliçe genel şartları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesinde araç sürücülerinin kusurlarına ilişkin adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun kusura ilişkin bölümünde dava konusu kazanın davalının sigortalısı olan araç sürücüsü dava dışı ...'nın KTK 58. Ve KTY 110.maddelerine yönelik kural ihlali nedeniyle meydana geldiğini, davacı taraf araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı tarafça kusur raporuna karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, dava konusu kazanın park halindeki davalının sigortalısı araçta bulunan yolcunun araç kapısını arkadan gelen davacıya ait araca dikkat etmeksizin açması nedeniyle kazanın gerçekleştiği, bu haliyle sigortalı araç sürücüsünün yolcu inmeden önce gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve yolcuyu da bu hususta uyarması gerektiği halde bu kurallara riayet etmemesi nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu dikkate alınarak davalı tarafın asli ve %100 oranında kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği kabul edilmiştir.
9-Davacıya ait araçta meydana gelen hasarın serbest piyasa rayiçlerindeki onarım bedeli ve değer kaybı zararının belirlenmesi hususunda hasar onarımı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda aracın kaza öncesi rayiç değerinin 210.000,00-TL civarında olduğu, araçta oluşan hasarın onarımının KDV dahil 25.853,72-TL olduğu, aracın onarımının ekonomik olduğu ve onarım sonrasında 10.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından itirazlar sunulmuştur. İtirazlar incelendiğinde özellikle KDV hariç ve iskontolu parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılması gerektiği savunulmuş ise de yerleşik yargısal uygulamada serbest piyasa rayiçlerinde KDV dahil zararın belirlenmesi gerektiği, genel şartlarda yer alan hesaplama yöntemlerinin sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan davacı yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının gerçek zararını talep edebileceği, davalı tarafça somut bir hata veya eksiklik gösterilmediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, sigorta şirketinin atadığı eksper ile uyumlu şekilde rapor düzenlendiği, eksper raporu ile gerçekleşen fiyat farkının ise KDV dahil iskontosuz hesaplama yapılmasından kaynaklandığı, bu haliyle hasar miktarının belirlenmesi yönünden bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gözetilerek davalı itirazlarına itibar edilmemiştir.
Değer kaybı zararı yönünden yapılan incelemede, davacıya ait araç üzerinde gerçekleştirilen işlemler ve hasar kaydının piyasa rayiçlerinde aracın değerinin düşmesine neden olacağı, meydana gelen hasar, aracın yaşı, km bilgisi ve önceki hasar kayıtları dikkate alındığında dava konusu kaza nedeniyle 10.000,00-TL değer kaybı oluşmasının piyasa şartlarına uygun olduğu değerlendirilmekle davalı vekilinin bu yöndeki itirazları da kabul edilmemiştir.
10-Davacı tarafa dava öncesinde 13.190,73-TL hasar zararı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla, tespit edilen Kdv dahil 25.853,72-TL zarardan kısmi ödemenin mahsubu sonrası davalı sigorta şirketinin bakiye hasar zararı sorumluluğu 12.662,00-TL olarak tespit edilmiş, değer kaybı zararı ise 10.000,00-TL olarak belirlenmiştir.
Davacı vekilinin 15/09/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değeri hasar yönünden 12.662,00-TL'ye değer kaybı zararı yönünden ise 10.000,00-TL'ye yükseltilmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı savunulmuş ise de, davacının aracında gerçekleşen hasar ve değer kaybı zararı miktarlarının belirlenmesi teknik uzmanlık gerektirdiğinden belirsiz alacak davası açılması koşulları oluştuğu açıktır. Bu nedenle davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihi itibariyle 100.000,00-TL ile sınırlı olup dava öncesi yapılan kısmi ödemenin bakiye poliçe limitinden düşülmesi ile davalının 86.809,27-TL bakiye poliçe sorumluluk limiti bulunduğu ve bu miktarın davacı taleplerini karşılamaya yeterli olduğu görülmüştür.
Ayrıntıları yukarıda açıklanan usul ve esaslara göre mahkememizce tespit edilen hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararları miktarına yükseltilen dava değerleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
11-Tespit edilen zararlara davacı tarafça hasar ret tarihinden itibaren avans faizi uygulanması talep edilmiştir. Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden davacı vekilinin 10/02/2023 tarihli e-posta ile hasar bedeli ve değer kaybı zararı talebinde bulunduğu görülmüştür.
KTK 99.maddesi uyarınca sigorta şirketi kendisine hasarın tüm belgeleriyle birlikte ihbarı sonrasında 8 iş günü içerisinde zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Yerleşik yargısal uygulamaya göre kısmi ödeme de zararın kalan kısmı yönünden temerrüt olarak kabul edilmekte olup, davalı şirket tarafından dava öncesinde 30/12/2022 tarihinde davacı tarafa 13.190,73-TL tutarda ödeme gerçekleştirmiştir. Bakiye hasar miktarı yönünden 30/12/2022 tarihi temerrüt oluşturduğundan kısmi ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Değer kaybı zararının ise 10/02/2023 tarihli e-posta ile davalıdan talep edildiği anlaşılmakta olup 8 iş günü yasal sürenin sonunda 23/02/2023 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Faiz türü olarak davacı tarafça avans faizi talep edilmiş ise de davalının sigortalısı olduğu aracın ruhsat kaydının hususi olduğu ve aracın ticari amaçlı kullanıldığına dair bir delil bulunmadığı, bu haliyle davalının yasal faiz ile sorumlu olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir.
12-Davacı tarafça ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup yerleşik yargısal içtihatlar uyarınca davacının kaza öncesi değer kaybının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırması halinde bunun yargılama giderlerine dahil edilebileceği, ekspertiz ücretinin bir zarardan ziyade yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, davacı tarafça yaptırılan ekspertiz ücreti olan 295,00-TL'nin serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ekspertiz hizmeti ile davacının dava açıp açmama yönünde haklılık durumunu dava öncesi tespit ettirebileceği, bu nedenle gereksiz bir harcama olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu harcamanın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 12.662,00-TL hasar onarım bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın ve 10.000,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın bakiye poliçe limiti 86.809,27-TL'yi aşmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarlarına hasar onarım bedeli yönünden 30.12.2022, değer kaybı yönünden 23.02.2023 Tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1,548,04-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak alınan 385,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 983,14-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 385,00-TL toplamı 564,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı ile 63,75-TL posta ve tebligat ücreti, 2.800,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.043,65-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
19/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.