mahkeme 2023/210 E. 2023/833 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/210
2023/833
17 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/210 Esas
KARAR NO : 2023/833
DAVA İHBAR OLUNAN : SINIRLI SORUMLU ATLAS SİGORTA KOOPERATİFİ -[25959-79863-08616] UETS
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 07.09.2022 tarihinde ...’e ait ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı ile Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Güllük caddesi üzerinde kırmızı ışıklarda bekleme halinde iken, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü, yine aynı yerde duramayarak önündeki müvekkile ait ... plakalı aracın arka kısımlarından çarparak zarar verdiğini, Antalya trafik denetleme şube müdürlüğü ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına, taraf beyanlarına ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü, Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/1-c hükmünü ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, davanın, kusurlu sürücü, kusursuz sorumlu malik ve ... Sigorta A.Ş.’ye karşı açıldığını, davalı şirket ile kusurlu araç arasında ... poliçe no'lu ve 04.03.2022 -2023 tarihleri arası geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı şirketin, bu kazadan dolayı zorunlu trafik sigortası bakımından teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan Sachverstandigenbüro... isimli firma tarafından düzenlenen 03.01.2023 tarihli teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarının KDV dahil 5.847,81 Euro olarak tespit edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talepleri ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, her ne kadar ekte sunulu raporlarla belirlenmiş ise de yargılama gerektirdiğinden belirsiz alacak olarak şimdilik, 100,00 Euro hasar tazminatının; davalı sigorta şirketinden; zorunlu trafik sigorta poliçesi bakımından teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, temerrüt tarihinden itibaren, davalı şahıslardan ise kaza tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Emlak İnşaat Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu kaza Muğla'nın Bodrum ilçesinde meydana gelmiş olup, davacı tarafça yetkisiz olan İzmir mahkemelerinde dava açıldığını, HMK m.19/2'ye göre yetkiye ilişkin itirazımızı süresinde sunduğumuzdan, yetki itirazımızın kabulü ile müvekkilinin mersis adresi Ankara'nın Çankaya ilçesinde olduğundan mahkemeniz yetkisine itiraz eder ve dosyanın yetkili Ankara mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait aracın...'sini kasko poliçesi ile teminat altına alan sigorta şirketine davanın ihbar edilmesi talep ettiklerini, davacıya ait aracın hasar onarımı Türkiye'de tamamlanmış olup, müvekkiline ait aracın trafik poliçesini tanzim eden şirketçe de davacının zararının karşılandığını, davacı bu ödemelerin dışında ek bir zararı olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu, davacının sunmuş olduğu 10.08.2022 tarihli eksper raporunda araçta 11.143,52 Euro hasar meydana geldiği Alman bir ekspertizlik firması tarafından tespit edildiğini, uyuşmazlığa konu kazanın 30.07.2022 tarihinde meydana geldiğini, aradan yaklaşık 7 ay geçtikten sonra davacı sigorta şirketine 14.02.2023 tarihinde başvurarak hasar bedelinin tazmininin talep edildiğini, sigorta şirketinin ise 22.02.2023 tarihinde aracın onarım maliyetini tespit ederek 45.299,34-TL ödeme yaptığını, aracın Türkiye'de kaza yaptığını, hasarlı halde Almanya'ya götürülerek onarımının orada yapılmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki onarımın Almanya'da yapıldığı iddiasında iseler de buna ilişkin faturanın da dosyaya sunulmuş olması gerektiğini, ancak davacı dosyaya herhangi bir fatura sunmadığı gibi aracın onarımının henüz tamamlanmadığı iddiasında bulunduklarını, aradan geçen 7 aylık sürede aracın onarımının yapılmadığının kabulünün mümkün olmadığını, dolayısıyla aracın onarımının Türkiye'de yapıldığının açık olup, aracın onarımının Türkiye'de tamamlanmış olmasına rağmen hasar bedelinin Euro üzerinden talep edilmesinin davacının haksız kazanç sağlama saikini gösterdiğini, davanın kabulü halinde davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verileceğini, davacının aracındaki hasarın avuç içi kadar ezik olup bu parçanın göçük düzeltme yolu ile çok ekonomik bir şekilde onarılmasının mümkün olduğunu, aracın rayiç değeri dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olup olmadığının tespiti gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle usuli itirazların kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, davacının zararı karşılanmış olduğundan, davacı iddialarında haksız olup, davanın reddine karar verilerek, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir,
DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, araç tescil kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan zararın giderilmesi talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalıların maliki, sürücüsü ve KZMMS sigortacısı oldukları ... plaka sayılı araç arasında 30/07/2022 tarihli kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımları, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacının uğradığı zararın miktarı ve davalıların sorumlulukları miktarınca tahsili talebi noktalarında toplanmaktadır.
3-Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde gerek tarafların ihlal ettikleri trafik kurallarının neler olduğunun, kusur oranlarının tespiti gerekse davacıya ait araçta kaza nedeniyle oluşan zararın maddi değerinin tespiti gerekmektedir. Anılan hususlar teknik bir bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.
Mahkememizce 13/06/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının 3 nolu ara kararı ile "Dosyanın 1 adli trafik bilirkişisi ve 1 hasar bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek;
a-Kazanın oluşumunda sürücülerin ihlal ettikleri kurallar ve kazaya etkileri, kusur durumları,
b-Kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasarın ve dosyaya sunulan ekspertiz raporunda yer alan onarım görmesi gereken parçaların kaza ile uyumlu olup olmadığı, hasarın onarımı için değişimi gereken parçaların niteliği ve işçilik ücretleri dahil davacının yaşadığı ülke itibariyle rayiç onarım değerinin tespiti, aracın kaza öncesi değerine göre onarımın ekonomik olup olmayacağı, araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı ve miktarı, araçta pert total işlemi uygulanması gerekiyor ise aracın Türkiye'deki onarım fiyatının ve Almanya ülkesindeki sovtaj değeri sonrası gerçek zararın ayrı ayrı gösterilmesi, aracın onarımı ekonomik ise Almanya ülkesindeki onarım bedelinin belirlenmesi,
Hususlarında bilirkişi raporu aldırılmasına, bilirkişilerin emek ve mesaileri için ayrı ayrı 1.500,00 ücret takdirine, ücretin gider avansından karşılanmasına, dosyada yeterli gider avansı bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekiline bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere eksik 2.500,00TL delil avansının mahkememiz veznesine yatırılması hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksik delil avansının tamamlanmaması halinde bilirkişi deliline dayanılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi)" şeklinde ara karar kurulmuş ve ara kararda ayrıca her bir bilirkişi için 1.500,00-TL ücret takdir edildiği, dosyada yeterli delil avansı bulunmadığı, dosyada mevcut kısmi avansın mahsubu ile ve davacı tarafa eksik olan 2.500,00-TL delil avansının 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine yatırılması gerektiği, delil avansının kesin süre içerisinde yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanılmamış sayılacağının ihtar edildiği görülmüştür.
4-Davacı vekilince duruşma ile verilen 2 haftalık süre içerisinde delil avansının dosyaya yatırılmadığı, bir sonraki duruşma tarihi 17/10/2023 tarihli 2 nolu celsenin hemen öncesinde, 16/10/2023 günü delil avansının yatırıldığı görülmüştür.
5-6100 sayılı HMK'nın 324. Maddesinde delil avansı düzenlenmiştir.
"Delil ikamesi için avans
MADDE 324- (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.
(2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
(3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır."
Madde metninde açıkça düzenlendiği üzere bir delilin dosyaya ikamesi için belirlenen avansın kesin sürede yatırılacağı, taraflardan birisinin avans yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı belirtilmiştir.
10-Davacı vekilince her ne kadar dosyaya delil avansının duruşma tarihinden önce yatırıldığı ileri sürülmüş ise de mahkememizce delil avansı yatırılması hususundaki sürenin 13/06/2023 tarihli 1 nolu celsede davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, delil avansının ise 2. Celseden yalnızca 1 gün önce yatırıldığı, "celse talikine neden olmama" yönündeki Yargıtay kıstasının somut olay yönünden geçerli olamayacağı, zira bir günlük süre içerisinde dosyanın bilirkişiye tevdiinin, rapor düzenlenmesinin ve taraflara tebliğinin imkansız olduğu dikkate alındığında celse taliki gerçekleştiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
11-Bir kısım Yargıtay ilamlarında celse arasında delil avansının tamamlanması halinde delile dayanılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği yönünde değerlendirmeler bulunmakta ise de bu kararların tamamında bilirkişi incelemesinin hangi hususta yapılacağı, delil avansının miktarı ve ne için sarf edileceği, bilirkişilerin niteliği veya benzeri hususlarda eksiklik bulunduğu, bu nedenle geçerli bir ihtaratın bulunmadığının belirtildiği görülmektedir. Oysa ki mahkememiz dosyasında bilirkişilerin niteliği, inceleme yapacakları konular ve davacıya yükletilen delil avansı miktarı ile kullanılacağı yer açıkça belirtilmiş, yine kesin süre ile kesin süreye riayet edilmemesi halinde uygulanacak yaptırım açık bir şekilde gösterilerek davacı vekilinin yüzüne karşı ihtar edilmiştir. Bir an için delil avansının kesin süre geçtikten sonra yatırılması ve duruşma talikinin oluşmaması halinde bu eksikliğin gözardı edilebileceği değerlendirilse dahi somut olayda davacı vekilince delil avansı 2 nolu celseden 1 gün önce tamamlanmıştır. Bu nedenle celse talikine de neden olunduğu gözetildiğinde HMK'nın 324/2. Maddesinde kati olarak düzenlenen "delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır" şeklindeki müeyyidenin uygulanması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 324.maddeye ilişkin gerekçesinde şu ifadelere yer verilmiştir:
"Madde, esas itibarıyla 1086 sayılı Kanunun 414 üncü maddesinin günümüz Türkçesine uyarlanmış şeklidir. 1086 sayılı Kanunun 414 üncü maddesi hükmüne göre hâkimin, gösterdiği herhangi bir delil için ilk duruşma gününe kadar masraf yatırması yönünde ilgili tarafa süre verebilmesi, bu sürenin sonuna kadar masrafın yatırılmaması durumunda ise ikinci kez süre vermesi mümkündür. İkinci süre, 1086 sayılı Kanunun 163 üncü maddesi uyarınca kesindir. Kanundaki bu hükümler dolayısıyla, ilgili tarafın dosyayı yeterince takip etmemesi veya yargılamayı uzatma niyetinde olması gibi sebeplerle, davada başkaca işlem yapılmaksızın yargılama en az bir oturum ertelenmektedir. Yapılan yeni düzenlemeye göre, "Kesin süre" kenar başlıklı 100 üncü madde uyarınca hâkimin genel olarak ikinci kez süre verebilme imkânı var ise de bu maddede bu hususun istisnası düzenlenmiştir. Yani, sunulan delilin getirtilmesi amacıyla masraf yatırılması için, mahkemece ilgili tarafa verilecek süre kesindir. Bu hüküm gereğince, taraflardan birinin mahkemeye sunacağı delille ilgili masrafı, verilen kesin süre içinde yatırmaması durumunda diğer tarafın bu masrafı yatırması mümkündür. Aksi takdirde verilen süre içinde masrafı yatırmayan taraf delilden vazgeçmiş sayılacak ve kesin sürenin istisnasının bulunmamasından dolayı yargılamanın bir oturum ertelenmesi engellenmiş olacaktır."
12-6100 sayılı HMK'nın 324/2. Maddesi son derece açık bir şekilde 2 haftalık kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını belirtmiş olup, Yargıtay uygulaması uyarınca, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere celse talikinin oluşmaması koşuluyla makul bir süre içerisinde delil avansı eksikliğinin tamamlanması halinde müeyyidenin uygulanmayabileceği, ancak görülmekte olan davada celse talikine neden olunduğu dikkate alındığında açık kanun hükmünün dikkate alınması gerektiği, kanun maddesi kesin nitelikte emredici norm içermesine rağmen farklı yönde bir değerlendirme yapılmasının yorum yoluyla açık kanuni düzenlemenin hilafına karar verilmesi anlamına geleceği ve 6100 sayılı HMK'nın 46/1-c hükmü uyarınca hakimin hukuki sorumluluğunu doğurabileceği dikkate alınarak kanuni müeyyidenin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı tarafa yüklenen yükümlülüğün tam olarak gösterildiği, sürenin kesin olarak belirlendiği, ara kararın yerine getirilmemesinin sonuçlarıyla ilgili gerekli ihtarın da açıkça yazıldığı ve davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edildiği anlaşılan ara kararın sonuçlarının davacı tarafa uygulanması gerektiği yönünde vicdani kanaat oluşmuştur. Bu nedenle davacının bilirkişi deliline dayanmamış sayılmasına karar verilerek mevcut delil durumuna göre yargılama yapılmıştır.
13-Dosya kapsamında davacının iddiasının ispatı için karşı tarafın kusurunu ve maddi zararını ispat etmesi gerekmekte olup, bu hususların ise ancak teknik bir bilgi ile elde edilebileceği, dosyada mevcut delillerin davacının iddiasını ispata elverişli olmadığı ve ayrı bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği açıktır. Buna göre, davacı tarafça ihtara rağmen süresinde bilirkişi delil avansı yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılamamış, dosyanın bu haliyle mevcut delil durumuna göre dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımlarına göre davalı kusuru ile davacıya ait araçta meydana gelen hasarın miktarı yönünden ispatlanamadığı değerlendirilmiş ve ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 2.005,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ...Emlak İnşaat Limited Şirketi'ne verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Emlak vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.