mahkeme 2023/111 E. 2024/449 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/111

Karar No

2024/449

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/111 Esas
KARAR NO : 2024/449
DAVA : Alacak (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkilime ait bulunan 1998 yılında ticari hayatına başlamış, Kemalpaşa ilçesi, ... mahallesi...parsel üzerinde kurulu bulunan "... Petrol" ticari ünvanlı akaryakıt istasyonu 2012 yılında istasyon arazisi ‘ipotekli’ olarak davalıya satılmıştır. Kısa bir süre sonrada istasyonda kurulu bulunan eski intifa ve logo sahibi ... Akaryakıt AŞ. (GULF) şirketine ait demirbaşların satın alınması için davalı ile şahit huzurunda bir beyan sözleşmesi akdedilmiştir. Bu işler yapılırken son bir yıldan bu yana istasyonda kiracı olan ve de istasyonun gayri sıhhi müessese şirketi ... LTD ŞTİ(kısa adı) nin hisselerini elinde bulunduran...’na kiralama yapılırken devredilen... Petrol A.Ş. demirbaş listesinde yer alan tüm emtialar istasyon çalışma düzeninin bozulmaması, akamete uğramaması sebebiyle, bu şahsın müvekkilin arkadaşı olması ve de ricasıyla da tamamı istasyonda bırakılmıştır. Bu sahış da logo şirketi sahibi (TECO), yeni malik sıfatıyla kiralama sözleşmesi yaparak istasyonu işletmeye devam etmiştir. "İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içersinde bir istasyonu çalıştırmak için, GSM Şirketini devralmak zorunluluğu mevcuttur. Aksi taktirde yeni GSM ruhsatı çıkarmak ve TSE’den ... Ruhsatı almak 1,5 - 2 sene istasyonun kapalı kalması demektir. Akaryakıt sektöründe işlev bu şekilde yürümektedir." Onun içindir ki... ile yapılan kiralama sözleşmesi ana unsuru kiralama devam ettikçe ve sonlandırılmadıkça hisseler davacı müvekkilim dışında kimseye devredilemeyecektir. ... davalı ile düştüğü anlaşmazlık nedeniyle kiralama işlemini sonlandırmıştır. Ne yazık ki kiralama bitiminde GSM şirketi hisselerini davacı müvekkilime devretmesi zorunlulukken davalının baskı ve tehditleri ile ONUN BELİRLEDİĞİ KİŞİLERE DEVRETMEK zorunda kalmıştır. Bu durum ihtarname ile bildirilmiştir.
Bu sebeble Kiracı sıfatıyla verilen demirbaş emtialar yeni GSM işletici kişilerce kullanılmaya devam edilmiştir.
Bu duruma son verilmesi emtia kullanım bedellerinin ödenmesi için yapılan sözlü uyarılar netice vermemesi üzerine yazılı ihtarname çekilmiştir.
Bu nedenlerden dolayı, sözleşmeye rağmen ikazlarımıza duyarlı davranmayarak 146.000 tl borcun büyümesine neden olmuş, (bu durum davacı müvekkilime yönelik maddi ve manen zarar sebebdir.) ... AŞ, ye ait istasyon demirbaşlarını satın almayarak sebebsiz zenginleşme ile ticaretten nemalanmak, GSM şirketini izinsiz devralarak ticaretine kesintisiz devam ederek kazanç sağlamaktan ve TTK (Tic. K.) da belirtilen BASİRETLİ İŞ ADAMI GİBİ DAVRANMAKTAN KAÇINMASIndan dolayı davalıya karşı iş bu davayı açmak zaruriyeti doğmuştur.
Davamızın KABULÜNE, Talep ettiğimiz alacak miktarı henüz belli olmadığından ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra belli olacağından fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL talep etmekteyiz.
Vekalet ücretimizin, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep ederiz" şeklinde talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE :
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” Ticari Dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri Mutlak Ticari Davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar Nispi Ticari Davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Eldeki Uyuşmazlığın 2012 yılındaki satış sözleşmesine dayanmakta olduğu ve alacak talebine ilişkin olduğu, davacının talebi nazara alındığında davanın Mutlak Ticari Davalardan olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davalının Nisbi Ticari Dava olup olmadığının tespiti için davalı gerçek kişilerin tacir olup olmadığını saptamak amacıyla Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarından her ne kadar davalılardan ...'in bilanço hesabına göre defter tutmakta olan birinci sınıf tacir olduğu anlaşılmış ise de, davalılardan ...'ın vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı ve tacir olmadığı görülmüştür.
Eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Her ne kadar davalı ...'nın bağlı bulunduğu Aliağa Vergi Daire'sinden celp olunan yıllık gelir beyannamelerinde belirtilen gelir-gider ve kâr-zarara ilişkin rakamlardan tacir olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Davalı ...'in ise bağlı bulunduğu Şirinyer Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazıda 1998 - 2001 yılları arasında Gayrimenkul Sermaye İradı (GSMİ) Mükellefi olduğu, 2006 - 2009 yılları arasında Hukuk Danışmanlığı ve Temsil Faaliyetleri işinden dolayı mükellef kaydının bulunduğu (Avukat olduğu), 2016 yılı itibariyle GMSİ mükellefiyeti tesis ettirdiği ve halen terk bildiriminde bulunmadığı, ancak tüm bunların davacıya tacir sıfatını kazandırmadığı gibi dava konusunun da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediği gözetilerek 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesi hükmünce, davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir. Davacı ve davalılardan birinin tacir olması davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesini gerektirmemektedir. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c,115/2 madddesi gereği Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen işbu karar tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu açık olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/05/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim