mahkeme 2022/700 E. 2024/573 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/700
2024/573
25 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/700 Esas
KARAR NO : 2024/573
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/08/2022
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı şirket ile davalı şirket arasında 30.09.2010 tarihinde Otobil Müşteri Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme uyarınca davacı şirket yaklaşık 12 sene boyunca otobil olarak adlandırılan faaliyetten yararlanmış ve akaryakıt kullanma bedeli ay sonunda otomatik olarak banka tarafından davalı şirkete ödenmiştir. Sözleşme süresi boyunca, müvekkil davacı şirketin otobil sistemine dahil edilen araçlarının deposuna monte edilen ve bir kablo ile aracın kilometre sayacına bağlanan otobil üniteleri, aracın satılması, devredilmesi veya sistemden çıkarılması durumlarında kargo ile davalı şirkete gönderilerek iade edilmiştir. Toplamda 12 adet ünite kullanılmış ve cihazların işi bittiğinde kargo ile iadesi yapılmıştır. Ancak sözleşme taraflarca feshedildiğinde davalı şirket tarafından 12 adet ünitenin maliyet bedeli (her bir ünite için 130 USD + KDV) için 04.04.2022 tarihli 26.0987,83 TL tutarlı fatura düzenlenmiştir. (EK1: Fatura) Davacı müvekkil şirketin talimatına rağmen, ilgili banka tarafından otomatik ödemenin kapatılmaması nedeniyle, fatura tutarı davalıya müvekkil şirketin bilgisi dışında ödenmiştir. Davacı şirket, davalı şirkete bu faturanın haksız olduğunu bildirmiş ve elinde mevcut olan 3 adet kargo poşetinin resmini davalı şirkete mail olarak iletmiştir. Bunun üzerine davalı şirket bu 3 cihaz için iade faturası düzenlenmesini talep etmiş ve 6.746,96 TL tutarında iade faturası davacı şirket tarafından davalı şirkete iletilmiştir. Davalı şirket tarafından mail yazışmalarında, 17.02.2022 ve 21.03.2022 tarihleri arasında kargo ile gönderilen 6 adet cihazın da taraflarına ulaştığını kabul edilmiş ancak herhangi bir iade işlemi yapılmamıştır. Davalı şirket tarafından halihazırda 3 adet cihazın iade edildiği kabul edilmiş ancak kalan 9 adet ünite maliyet bedeli haksız şekilde müvekkil şirkete yansıtılmıştır. Şöyleki; araçlara takılan otobil ünitesi plastik maddeden yapılan bir materyeldir. Davacı şirket otobil ünitesini, sadece tahsis edilen araçta kullanabilmekte ve aracın sistemden çıkması ile bu ünite artık kullanılamaz hale gelmekte ve davalı şirket tarafından da kullanıma kapatılmaktadır. Taraflar arasında yaklaşık 12 yıldan beri süregelen sözleşme uyarınca bu ünitelerin bedelinin sözleşmenin feshi ile istenmesi müvekkil açısından ispatı zor bir durum yaratmaktadır. Zira işi biten ünite bedelleri her seferinde çeşitli kargo kuruluşları ile davalı şirkete iade edilmiştir. Bu kadar uzun bir süre içerisinde kargo poşetlerinin de müvekkil şirket tarafından tutulması beklenemeyecektir. Davalı şirketin sözleşme bitiminde ilgili ünite bedellerini talep etmesi hukuka ve ticari örf ve adete aykırıdır. Şayet iade edilmediği ileri sürülen bir ünitenin, sistemsel olarak kapatıldığında maliyet bedelinin talep edilmesi basiretli bir tacirden beklenecektir. Zira sözleşmenin 2.2.6 maddesi uyarınca da iade edilmeyen ünite var ise davalı şirketin makul bir süre içerisinde bu bedeli davacı şirketten tahsil etmesi hayatın olağan akışına uygun olacaktır. Davalı şirket basiretli tacir gibi hareket etmemiştir. Sözleşme süresi boyunca davalı şirket tarafından üniteler hakkında davalı şirkete hiçbir bildirim yapılmamış, bedel talep edilmemiştir. Çünkü zaten davacı şirket her seferinde bu ünitelerin iadesini yapmıştır. Ayrıca TMK m.2/2 uyarınca bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı açıktır. Davalı şirket tarafından 12 sene sonra, sözleşmenin feshi ile ünite maliyet bedelinin fatura edilmesi, sözleşme hükümlerinin kötüye kullanılması olup yasaya hukuka, ticari teamüle, iyiniyet ve dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil edecektir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, TTK m.18/2, TMK m. 2, TMK m.3 'e aykırı olarak müvekkilden haksız şekilde tahsil edilen 20.240,87 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi amacıyla Sayın Mahkemeniz'e başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava yetkisiz mahkemede açılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede sadece İstanbul mahkemeleri yetkili mahkeme kabul edilmiş ve bunun dışında başkaca genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam edeceği yönünde bir aksi husus kararlaştırılmamış olduğundan taraflar arasındaki davada istanbul mahkemesi münhasır yetkili mahkeme olup bu yetkisi kesindir. Bu nedenle davacı yan müvekkile karşı davasını sözleşmede yetkisini kabul ettiği İstanbul mahkemesinde açmak zorundadır. Dava dilekçesinde öne sürülen mail yazışmalarında müvekkil tarafından 6 adet cihazın da kendilerine ulaştığının kabul edildiği şeklindeki iddia tamamen gerçek dışı olup sunulan mail yazışmalarında müvekkilin böyle bir kabul beyanı bulunmadığı açıkça görülmektedir. Davacı yanın araçlarına takılmış olan ... cihazlarının tümünü müvekkile kargo ile gönderip iade ettiği şeklinde öne sürdüğü iddia gerçek dışıdır. Davacı sözleşme sonunda iade etmesi gereken ... cihazlarının 9 tanesini iade etmemiş olduğundan iade etmediği cihazlar için sözleşme hükmü gereğince davacıya bedel fatura edilerek dbs hesabından tahsil edilmiştir. Yapılan tahsilat haklı ve sözleşmeye dayalı olup davacının iade talebi dayanaksız, sözleşmeye aykırı ve yersizdir. Davacı yanın müvekkilin sözleşme bitiminde ilgili ünite bedellerini talep etmesinin hukuka ve ticari örf ve adete aykırı olduğu, iade edilmeyen ünitenin sistemsel olarak kapatıldığında maliyet bedelinin talep edilmesinin basiretli bir tacirden bakleneceği, müvekkilin sözleşmenin 2.2.6. maddesi gereğince sözleşmenin bitmesini beklemeden makul bir sürede bedelini tahsil etmesi gerektiği, makul sürede tahsil edilmeyip sözleşme bitiminde bedellerinin istenmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğu şeklinde öne sürülen beyan ve iddilar hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi taraflar arasındaki sözleşmede yer alan kararlaştırmalara da açıkça aykırı olduğundan bu beyan ve iddiaların kabulü mümkün değildir. Davanın yetkili mahkemede açılmamış olduğu hususu gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan reddine, dava haksız ve kötü niyetli olup öne sürülen iddialar gerçeği yansıtmadığından davanın esastan da reddine, yargılama giderinin ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde cevap verdiği görülmüştür.
Dava, 30/04/2010 tarihli akaryakıt alımına ilişkin sözleşme kapsamında davalı tarafından düzenlenen fatura bedelinden 20.240,87-TL 'nin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 30/04/2010 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafın müvekkiline 12 adet ünite teslim ettiğini bu ünitelerin iade edilmesine karşılık davalının ünite bedeller için fatura düzenlediğini iddia ederek ödenen bedelin istirdadını talep etmekte, davalı vekili ise mahkememizin yetkili olmadığını, 12 adet cihazdan yalnızca 3 tanesinin iade edildiğini bakiye 9 cihazın müvekkiline gönderilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin yetkisine yapılan itiraz değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki ihtilafa esas olan sözleşmenin tarihi 30/04/2010 olup, 6100 Sayılı HMK ile uygulama alanı bulan yetki sözleşmesi somut olaya uygulanamayacağından davalının yetki itirazına itibar edilmemiştir.
İspat yükü üzerinde bulunan davacı vekili tarafından bildirilen deliller celp edilerek bilirkişilerden raporlar aldırılmış olup,
Bilirkişiden alınan 11/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;"Mahkeme dosyası ve içindeki belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan
nedenlerle,1) Taraflarca 30.09.2010 tarihinde imzalanan sözleşmenin davacının beyanına göre 30.06.2022 tarihinde son bulduğu,
2) Davalı yanca davacının araçlarına toplamda 12 adet ... cihazının takıldığı, bu konuda husumet olmadığı, davalı tarafından davacıya 12 adet ... cihazı için 04.04.2022 tarihinde KDV Dahil 26.987,33 TL lik TEMEL FATURA düzenlendiği, (adeti 26.987,33/12= 2.248,95STL) davacının E Fatura sistemine düştüğü, TTK 21.fıkrasının 2.maddesine göre davacı yanca davalının düzenlediği TEMELFATURA için İADE yada Noterden 7 günlük yasal süre içinde itiraz edildiğine dair bir belgenin sunulmadığı, fatura bedelinin de davacı yanca 11.04.2022 tarihinde ödendiği,
3) Davalının davacıya düzenlediği faturanın 2 ay sonrası 08.06.2022 tarihinde, davacı yanca davalıya mail yolu ile 12 adet teslim edilmiş cihazların sökümü yapılır yapılmaz davalıya teslim edildiği ve 6 adet kargo ile iadesinin yapıldığının belirtildiği, davalının araştırmaları neticesinde sadece 3 adetinin iade edildiğinin kabul edilmesi sebebi ile davacıdan 3 adet için 6.746,96 TL lik iade faturası düzenlenmesinin talep edildiği, davacı yanca yaklaşık 1,5 ay sonrası 05.08.2022 tarihinde 6.746,96 TL lik iade faturasının düzenlendiği,
4) Davacı yan 9 adet ... cihazının da davalıya kargo yolu ile teslim edildiği gerekçesi ile (26.987,33-6.746,96=) 20.240,87 TL sinin ödeme tarihi olan 11.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davacı şirkete ödenmesi amacı ile 31.08.2022 tarihinde iş bu davayı ikame ettiği,
Davalı yan ise 12 adet ... cihazından sadece 3 adetinin kendisine iade edildiğini, kalan 9 adetinin iade edilmediğini, davacının iade ettim demesinin somut delillere dayanmadığını, kargo içeriğinden ne çıktığının ispatlanması gerektiğini ifade ederek davanın reddini talep ettiği,Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun 9 adet ... cihazının davalıya teslim edilip edilmediği hususunda toplandığı anlaşılmakta olup, davacı yanca 9 adet cihaz için 20.240,87 TL bedelinin iadesi talep edilmekte olup, 1 adet cihazın bedeli 20.240,87/9 adet=2.248,985.-TL olarak hesap edilmektedir. Davacı ... cihazlarının tamamının davalıya ... Kargo ve... Kargo A.Ş. vasıtası ile gönderildiğini iddia etmekte olup, Sayın Mahkemenizce Kargo şirketlerinden davacı tarafından davalı şirkete teslimi yapılan kargoların içerikleri sorulmuş olup, gelen cevabi yazılar ve eklerine göre davacı yanca davalıya gönderilen,
-17/02/2022 tarihli “dosya-belge” içerik bilgisi yer alan kargonun içeriğinde davacının bahsettiği cihazın olmadığı anlaşılmakla birlikte takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Diğerlerinin içeriklerinde ise;
-15.02.2022 çıkış tarihli “taşıt matik”,
-04,03.2022 çıkış tarihli “yedek parça”
-18.03.2022 çıkış tarihli “yakıt tanıtım cihazı”
-08/03/2022 tarihli “otomotiv-parça”
-10/03/2022 tarihli“ “otomotiv-parça” yazılı olduğu kargo firmalarında belirtilmektedir. Tarafımca kargo poşetlerinden davacının bahsettiği ... cihazlarının çıkıp çıkmadığı, yada kaç adet olup olmadığı bilinememektedir. Ancak, Kargo firmalarınca içerik olarak yazılmış bulunan 5 adet kargoda belirtilen “taşıt matik” “yedek parça”, “yakıt tanıtım cihazı” “otomotiv parça” ibarelerinden anlaşılması gerekenin;Sayın Mahkemenizce davacı tarafından davalıya 5 adet ... cihazı teslim edilmiştir olması durumunda; 3 adetinin davalının kabulünde olması sebebi ile geriye kalan 2 tanesinin de davacı tarafından davalıya teslim edildiği anlaşılacak olup bu durumda 2.248,985 TL * 2 adet=4.497,97 TL davacı yanca davalı adına KDV dahil fatura düzenlenmesi koşulu ile davalı tarafından davacıya ödenmesi gerekeceği,Aksi takdirde Sayın Mahkemenizce kargo içeriklerinde belirtilen açıklamaların yazılmış olmasının içeriğinde ... cihazlarının olduğuna ispata yeter olmadığına kanaat getirilmesi durumunda; davacı yanca davalıya davalının kabulü dışındaki cihazları iade ettiğini ispatlayamadığı kanaatine varılacak olup,Nihai Takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere görüş ve önerilerimi arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 12/01/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre;"Ayrıca, kargo şirketlerince, her kargo teslim alınması aşamasında doldurulan “Kargo Teslim Alma Belgesi”nde gönderiye(taşınan emtia) ilişkin ebat, ağırlık, gönderici adı, alıcı adı, taşıma ücreti vs. bilgiler yer almaktadır. Bu teslim alma formunun her kargo firması tarafından, kargo teslim alınması aşamasında doldurulması zorunludur. Bu verilere de kargo şirketlerinin arşivinde ulaşmak mümkündür.Bu nedenle, kök raporumuzda, “Dava dışı kargo şirketlerine müzekkere yazılarak 01.01.2021- 30.06.2022 tarihleri arasında, davacı tarafından davalıya gönderilen kargoların kargo fişlerinin(gönderici-alıcı bilgileri, gönderme tarihi, emtia cinsi, emtia ebatı ve ağırlığı gibi bilgilerini içeren) istenmesi” yönünde değerlendirme yapılmıştır.Tekraren belirtmek gerekirse; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden, dava konusu cihazların davacı tarafından davalıya gönderilip gönderilmediği yönünde bir tespitte bulunmak olanaksız olmakla birlikte, sadece tahminde bulunulabilecektir ki, bu da görev alanımız dışında kalmaktadır.Bu nedenle, kargo içeriklerinin netlik kazanması için,
1- Dava dışı kargo şirketlerine müzekkere yazılarak 01.01.2021-30.06.2022 tarihleri arasında, davacı tarafından davalıya gönderilen kargoların kargo fişlerinin(gönderici-alıcı bilgileri, gönderme tarihi, emtia cinsi, emtia ebatı ve ağırlığı gibi bilgilerini içeren) istenmesi”
2-Davalı şirketten ... cihazının teknik özelliklerinin (ağırlık, ebat, görseli) gönderilmesinin istenmesi, " şeklinde ek rapor sunulduğu görüldü.
Mahkememizin 09/02/2024 tarihli ara karar gereği İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak taşıma alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek tüm dosya kapsamı ,gelen müzekkere yanıtları, davacı ve davalı tarafından itiraz dilekçeleri ile davalı tarafından sunulan raporlar incelenerek iddiaya konu 9 adet cihazın davalıya teslim edilip edilmediği, rapora göre davacı tarafa verilen cihazların adedi ile celp edilen kayıtlara göre (CD'de incelenerek) teslimi gerçekleşen ürünlerin sayısının belirlenmesin için Bilirkişiden alınan 04/04/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"Yapılan inceleme neticesinde kargo firması ile yapılan iade ... cihazı gönderimine yeterli özen gösterilmeden,kargo içerik kısmına iade yapılan cihazın ne olduğu ve takılı olduğu araç plaka bilgisinin kargo sistemine kayıtlı bir şekilde cihaz iadesi yapılmadığı,yalnızca 1 cihaza ilişkin (12.01.2015 tarihinde ...kargo ile göndermiş olduğu kargoda,1 adet taşıt tanıma sistemi-346s1621) yazıldığı görülmüştür,şayet tüm iade cihaz gönderileri için aynı özen ile, kargo içerik kısmına gönderi içerik ve araç plaka bilgiler yazılarak iade işlemi gerçekleştirilmiş olsa idi, ilgili cihaz iadelerinin takibinin yapıla bileceği düşüncesi ile;Davacı ... MANTI SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ yapmış olduğu iade... gönderimi esnasında kargo firmasına yukarıda bilgisi verilen gönderimdeki gibi detaylı içerik beyanı yapılmadan gönderilmek sureti ile kusurlu davrandığı; Ancak başka herhangi bir araçta kullanım imkanı olmayan ... cihazına ilişkin, 12 yıllık sözleşme ile çalışılan bir firma için ilgili cihazların iadesini istemenin ne derece doğru olacağı takdirinin yüce mahkemeye ait olacak şekilde görüşümü içeren raporumu sunarım. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatimi içeren raporum Sayın Mahkemenin takdirine sunulur."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Somut olayda; 30/04/2010 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafın davacıya 12 adet üniteyi teslim ettiği, 3 adedinin ise iade edildiği sabittir. Davacı taraf bakiye kalan 9 adet üniteninde kargo yolu ile davalıya gönderildiğini iddia ettiğinden bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya arasında davacı vekili tarafından beyan edilen kargo şirketlerine müzekkereler yazılmış ve yazı cevapları eklenerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kargo şirketlerinden gelen yazı cevapları incelendiğinde davanın tarafları arasında kargo alımı ve gönderimi mevcut ise de kargo içeriği hakkında bilginin yer almadığı, tüzel kişi tacir olan davacının sözleşme sonunda davalıdan aldığı ürünleri iade etmesi gerektiğini bildiği (sözleşmenin 2.2.6 ve 5.2. maddeleri) bu hali ile basitli davranmak yükümlü olan davacının ürünleri iade ederken gerekli özeni göstermesinin kendisinden beklendiği ancak kargo fişlerinde açıklama bulunmadığından iadesi gereken ürünlerin usulüne uygun delillerle ile davalıya teslim edildiği ispatlanamadığından ve hatırlatılan yemin hakkı da kullanılmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 81,93 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan 40,00 TL' nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/06/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.