mahkeme 2022/613 E. 2023/453 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/613

Karar No

2023/453

Karar Tarihi

23 Mayıs 2023

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/613 Esas
KARAR NO : 2023/453
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2016
KARAR TARİHİ : 23/05/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalı firma ile davacı arasında 15/08/2014 tarihli sözleşme olduğunu ve 29/09/2014 tarihli ve ... seri numaralı sevk irseliyesi ile müvekkile teslim edildiğini, ancak teslim karşılığında ödeme yapılmadığını, müvekkilinin teslimden kısa bir süre sonra sözleşmede belirtilen rakamlarla karşılaştırıldığında tükettiği elektrik enerjisi miktarının çok farklı ve saatte kurutabileceği ay çekirdeği miktarının çok az olduğunu farkettiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde ihtiyacını karşılamadağını, bu nedenlerle dava konusu sözleşmeden dönülmesine, tarafların sözleşme gereği yapmış olduklarının karşılıklı olarak ve bedel bakımından yasal faizi ile birlikte iadesine, olmadığı takdirde ayıplı malın ayıpsız olan benzeri ile değiştirilmesine veya ücretsiz olarak onarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında alım satım sözleşmesi imzalandığını, davacının talebi üzerine bir adet değil iki adet makina şeklinde, sözleşmede belirtilen miktardan daha fazla ikinci ek bir makina daha eklenerek makine düzeneceğinin müvekkilince hazırlandığını, fatura, sevk irsaliyesi, ödeme belgeleri, defter kayıtları ve diğer deliller kapsamında yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi, davacının iddiasının aksine, kısmen ödeme yapıldığı ve müvekkile ödenmemiş bakiye borcunun bulunduğu nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, alacak davası olup, Mahkememizden verilen 10/04/2018 tarih ve... Karar sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Darisenin 27/06/2022 tarih ve ...Karar sayılı ilamıyla; "... İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı imalat nedeniyle sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin iadesi, olmadığı taktirde seçimlik hakların kullanılması isteğine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasındaki ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti etmiş ise, garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 15.08.2014 tarihli eser sözleşmesi ile 30.000,00 TL + KDV bedel karşılığında 220 ve 380 elektrikle çalışabilecek saatte 1 ton kurutabilecek "Ay çekirdeği Kurutma Fırını" imalatı hususunda anlaşma sağlanmıştır. Sözleşme ile işletmedeki elektrik ve tesisatın davacıya ait olduğu, imalat hatalarından dolayı 2 yıl garantili olduğu belirtilmiştir. Dava konusu makine 29.09.2014 tarihinde davacı iş sahibine teslim edilmiş; davacı tarafından keşide edilen Kemalpaşa Noterliği'nin 29.12.2014 tarihli ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 28.07.2015 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Dosya kapsamından davacının tacir olup olmadığı anlaşılamamakta olup mahkemece ilgili birimlerden getirtilecek kayıtlarla ve yapılacak araştırmayla davacının tacir olup olmadığı tespit edilerek, tacir olmadığının anlaşılması halinde davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğinin dikkate alınması gerekmektedir.
Mahkemece görevli olduğunun anlaşılması halinde ise; davacı tarafından eserin eksik ve ayıplı imal edildiği ve eserden yararlanılamadığı gerekçesi ile sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin iadesi, olmadığı taktirde seçimlik hakların kullanılması talebi ile eldeki dava açılmıştır. Sözleşme ile imal edilecek makinenin hız kontrol sürücülü olması gerektiği belirtildiği halde mahkemece keşfen yapılan incelemede belirtilen hız kontrol sürücülerinin makine panosunda bulunmadığı tespit edilmiştir. Hız kontrol sürücülerinin faydalarının motoru aşırı akım ve gerilimlere karşı koruyacağı, duruş ve kalkışlarda meydana gelebilecek mekanik ve elektriksel zorlanmaları minumum seviyeye indireceği, enerji tasarrufu sağlayacağı, motoru ilk kalkış anında yüksek akım çekip yumuşak yol vererek motorun ömrünü uzatacağı şeklinde belirtilmesine karşın hız kontrol sürücülerinin eksikliğinin eserin reddini gerektirip gerektirmeyeceği hususunda bir değerlendirmede bulunulmamıştır.
Mahkemece; TBK'nın 475. maddesinde belirtilen seçimlik haklara göre ayıbın niteliği, başka deyişle eserin reddini gerektirip gerektirmediği hususu netleştirilmeksizin, bilirkişi raporunda bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi de hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4. ve 353/1-a-6. maddeleri uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir..." ..." gerekçesi ile kaldırılmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonucunda;
1-İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda yapılan incelemede davacı hakkında yapılan tacir araştırmasına ilişkin kayıtların incelenmesinde vergi kayıtlarına göre davacının tacir niteliğinde olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
2-İstinaf kaldırma kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmede, istinaf kaldırma kararında "hız kontrol sürücüsü" adlı parçanın keşif sırasında yapılan incelemede makine üzerinde bulunmadığı, bu eksikliğin eserin reddini gerektirip gerektirmediği yönünde araştırma ve inceleme yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, davalı savunmalarına göre eserin tam olarak teslim edilmiş olduğunun belirtildiği, buna karşılık davacı tarafça dava dilekçesinde dava konusu makinenin yeterli verimlilikte çalışmadığı ve kurutma yapamadığı belirtilmekle birlikte hız kontrol sürücüsünün eksik olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediği, sözleşmenin esaslı bir unsuru olarak "hız kontrol sürücüsü" bulunacağının düzenlendiği dikkate alındığında bu yönde bir eksiklik var ise bunun da iddia olarak ileri sürülmesi gerektiği, davalının makinenin tam olarak teslim edildiğini ileri sürdüğü ve teslim olgusu davacı tarafça da kabul edildiği dikkate alındığında hız kontrol sürücüsündeki eksikliğin ayıp ihbar süresi içerisinde davalı yükleniciye ihbar edilmesi gerektiği, süresinde bu yönde bir ihbar bulunmadığı gibi yargılama sırasında keşif anına kadar hız kontrol sürücüsü eksikliğinin belirtilmediği, bu haliyle hız kontrol sürücüsünün kolaylıkla fark edilebilir olup olmadığı ve sökülüp sökülemeyeceği yönünden de görüş alınması gerektiği değerlendirilmekle, daha önce dosyaya rapor sunan bilirkişiden alınan 28/02/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere;
İnceleme konusu ayçiçeği kurutma makinesinin hız kontrol sürücüsü;Eserin reddini gerektirecek bir husus olmadığı,Eserin tesliminde görsel kontrol ile fark edilebileceği, Kolayca sökülülebileceği,
Görüş ve kanaatinde olduğum..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstinaf kaldırma kararı öncesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve kaldırma kararı sonrasında sunulan ek raporda belirtilen görüşler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, davacı tarafça uyuşmazlık konusu makinenin gerekli fiziki şartlara uygun koşullarda çalıştırılmadığı sabit olup verimliliğin bu yüzden düştüğünün bilirkişi raporu ile belirtildiği, hız kontrol sürücüsü eksikliği yönünden ise bilirkişi raporunda bu eksikliğin göz ile kontrol yoluyla anlaşılabileceğinin belirtildiği, bu yönüyle eserin teslimi anında veya makul bir süre içerisinde davacı tarafın hız kontrol sürücüsünün eksikliğini fark etmesi ve davalı yükleniciye ayıp ihbarında bulunması gerektiği, bu haliyle hız kontrol sürücüsünün eksikliğine dair davacının ayıp ihbarı külfetini yerine getirmemiş olduğu değerlendirilmiştir. Bir diğer taraftan hız kontrol sürücüsünün kolaylıkla yerinden sökülebilecek nitelikte bir parça olduğu dikkate alındığından teslim sonrasında bu parçanın her zaman sökülebilecek nitelikte olduğu, ayıp ihbar süresi içerisinde bu parçanın mevcut olmadığına dair bir ayıp ihbarı bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu parçanın eserin reddini gerektirir nitelikte olduğu kabul edilse dahi davacının süresinde bu parçaya dair ayıp ihbarında bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
3-Yukarıda açıklandığı üzere gerek istinaf kaldırma kararı öncesinde gerekse sonrasında alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında uyuşmazlık konusu makinenin taahhüt edilen verimde çalışmama nedeni olarak makinenin çalıştırıldığı yer ve koşullar ile elektrik tesisatından kaynaklanan nedenlerin belirlendiği, hız kontrol sürücüsü eksikliğinin eserin teslimi sırasında kolaylıkla fark edilebilecek nitelikte bir parça olduğu, ayrıca sonradan da kolaylıkla eser üzerinden sökülebileceğinin belirtildiği, bu haliyle hız kontrol sürücüsünün bulunmadığına dair süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı ve eserin davacı tarafça gerekli çalışma şartlarının sağlanmamasından dolayı yeterli verimlilikte çalışmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, hız kontrol sürücüsünün bulunmamasının eserin reddini gerektirir nitelikte olmadığı yönünde bilirkişi görüşü sunulmakla birlikte bir an için aksi düşünülse dahi davacının bu hususta bir ayıp ihbarının bulunmadığı dikkate alındığında eserin teslimi anında hız kontrol sürücüsü bulunmadığını ispat külfeti altında olduğu ve bunun yerine getirilmediği, bu haliyle davalı yüklenicinin eseri ayıplı olarak teslim ettiği ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harcın peşin olarak alınan 512,33-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 332,43‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin ve davalı şirket temsilcisinin duruşmada yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim