mahkeme 2022/593 E. 2023/496 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/593
2023/496
6 Haziran 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/593 Esas
KARAR NO : 2023/496
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2022
KARAR TARİHİ : 06/06/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu aleyhine başlatılan İzmir... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasına yapılan borçlu yan tarafından yapılan haksız ve tamamen kötü niyetli itiraza karşı işbu itirazın iptali davasını açtıklarını, bahsi geçen takibe karşı yapılan itiraz haksız olup kaldırılması gerektiğini, müvekkili firma tarafından, ... Süt Ve Tarım Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. firmasına vermiş olduğu hizmetlerden kaynaklı 3 adet ödenmemiş alacağının bulunduğunu, bu alacaklarına ilişkin düzenlenen faturalar icra dosyasına takip dayanağı belge olarak sunulduğunu, bu faturalardan ilkinin KDV dahil 21.650,00 TL bedelli alacak olduğunu, bu alacağına ilişkin 08/09/2021 tarihli ... numaralı fatura bulunduğunu, müvekkilinin alacağının davalı-borçlu firmaya verilen 2020 yılı defter tasdik işleminden (KDV dahil 5.900,00 TL) ve 2021 yılı Ocak ayından itibaren Eylül (dahil) ayına kadar verilmiş olan 9 aylık (her ay 1.750,00 TL defter tutma hizmetinden kaynaklandığını, bunun yanında yine müvekkili firma tarafından davalı-borçlu firmaya 2020 yılı Haziran ayından itibaren Aralık (dahil) ayına kadar verilmiş olan defter tutma hizmetinden dolayı 7.000,00 TL alacağının bulunduğunu, müvekkilinin bu alacağına ilişkin 29/12/2020 tarihli ... numaralı faturayı düzenlediğini, bir diğer alacağı ise 12/12/2017 tarihli danışmanlık sözleşmesiyle müvekkili firmayla karşılıklı anlaşma ile alınmış olan SGK teşvik hizmetine dayandığını, müvekkilinin buradan 12.672,36 TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin bu alacağına ilişkin 13/03/2019 tarihli... numaralı faturayı düzenlediğini, müvekkili firma tarafından düzenlenen, KDV dahil 21.650,00 TL bedelli 08/09/2021 tarihli, ... numaralı faturaya karşı davalı firma tarafından 21/09/2021 tarihli ve ... numaralı, KDV dahil 21.650,00 TL bedelli iade faturası kesildiğini, bahse konu iade faturasına İzmir...Noterliği'nin... yevmiye numaralı ve 28/09/2021 tarihli ihtarnamesi ile yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, İzmir... Noterliği'nin... yevmiye numaralı ve 28/09/2021 tarihli ihtarnamesinde aynı zamanda 29/12/2020 tarihli ... numaralı 7.000,00 TL bedelli fatura ile 13.03.2019 tarihli ... numaralı 12.672,36 TL bedelli faturaların da ihtaren müvekkiline ödenmesi istenmiş ancak borçlu tarafça bu iki faturaya iade faturaları kesilmediğini, ancak, kesilen faturalara ve gönderilen ihtarnameye rağmen davalı firma tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin üstüne düşen edimini ifa etmesine rağmen davalı firma tarafından müvekkilinin vermiş olduğu hizmetlere ilişkin bedellerin ödenmediğini, öncelikle alacak haklarının zayi olmaması adına borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasındaki alacak ve tüm fer’ ilerine yeter miktarda malı üzerine ihtiyati haciz ile cebr-i icra yetkisinin verilmesine, borca itirazın iptali ile yapılan takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini karar ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan faturaların, Yargıtay içtihatları kapsamında hükme esas teşkil edemeyeceğini, faturayı kabul anlamına gelmemekle beraber; 13/03/2019 tarihli ve...numaralı 12.672,36TL bedelli faturanın müvekkili şirkete teslim ve tebliğ edilmediği gibi taraflarınca fatura üzerinde kabule veyahut teslim almaya ilişkin imza dahi bulunmadığını, karşı tarafın bu faturayı dahi dava dilekçesinde sunmuş olup hak talep ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yasal defter kayıtları ve cari hesap dökümleri incelendiğinde; olası bir kayıt görülmesi, davacı tarafın müvekkilinin muhasebesinde kayıtlarını tutması sebebiyle ispat için herhangi bir yeterliliğinin bulunmayacağını, davacı tarafın bu işlemleri müvekkilinin defterlerini tutmak suretiyle bizzat kendisi yaptığından iş bu faturanın herhangi bir hukuki ispat niteliğinin olamayacağını, diğer faturalarda aradaki hizmet ilişkisini ve hangi hizmetten kaynaklı olarak ilgili faturaların kesildiğini ispatlamak zaruriyeti, Yargıtay kararlarının da emsal teşkil etmesi sonucunda, karaş taraf üzerinde olduğunu, fakat 13/03/2019 tarihli ve ... numaralı 12.672,36TL bedelli faturalandırma işleminin, hiçbir şekilde ispatlanabilirliği kalmadığını, dava dilekçesinde de sunulu olan danışmanlık sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere, müvekkili ile davacı tarafın hukuki ilişkisinin SGK Müdürlüğü'ne yapılacak olan başvuru işlemleri ile sınırlandırıldığını, her ne kadar davacı, müvekkili şirket lehine bir dönem defter tutmuşsa da; icra takibine konu edilen alacak ile danışmanlık ödemeleri için anlaşılan meblağların uyuşmadığını, davacı tarafi kısa bir süre de olsa müvekkili şirketin lehine ticari defterlerinin düzenlenmesi konusu ile ilgilenmediğini, bu düzenleme ve hizmetin bedellerinin davacı tarafa ödendiğini, ilgili müvekkili tarafından anlaşılamayan faturalandırmaların mesnetsiz olduğunu, karşı taraf iş bu davaya tek bir sözleşme sunmuş olup dava dilekçesinde esasen tarafımızdan talep edilen ücretlerin hiçbirinin sunulu sözleşme kapsamında değerlendirilecek hizmetler olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli ve haksız davacı taraf aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir,
DELİLLER: İzmir ...İcra Dairesi'nin ...E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 23/01/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... Taraf Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;
Davacının 2019-2020-2021 yılına ait yevmiye defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2019-2020-2021 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, defteri kebir ve envanter defterinin incelemeye sunulmadığı, bu nedenle tasdik bilgilerine raporda yer verilmediği, yevmiye defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,
Davalının 2019-2020-2021 yılına ait incelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2019-2020-2021 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, envanter defterinin incelemeye sunulmadığı,
Davacının Düzenlediği Faturalara İlişkin Verdiği Hizmete İlişkin Yapılan İnceleme;
Taraflar arasında 12.12.2017 tarihli SGK teşvik konulu Danışmanlık Sözleşmesinin bulunduğu, bu hizmetin davacı tarafça verildiğine dair dosyaya davacı vekilince Sgk belgelerinin sunulduğu, sözleşmedeki iş sahibi lehine mahsup işlemi uygulanması halinde teşvik bedelinin %20 sinin danışmanlık bedeli olarak alınacağının yazılı olduğu, buna göre sgk belgelerindeki elle yapılan hesaplamanın da sözleşmedeki oran üzerinden hesap edilerek faturaya yansıtıldığı, bu hizmete ilişkin davacının 13.03.2019 tarihli 12.672,36 TL tutarındaki faturayı düzenlediği ve bu faturanın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu,
Dosyada davacının 2020 yılında verdiği hizmete ilişkin; 5.6.7.8.9.10.11 ve 12 aylara ait KDV beyannameleri,3.dönem geçici vergi beyannamesi ve Kurumlar Vergisi beyannamelerinin, 2021 yılında verilen hizmete ilişkin 1.2.4.döneme ait geçici vergi beyannameleri ile 01.02.03.04.05.06.07.08.dönem kdv beyannamelerinin bulunduğu, verilen hizmete ilişkin 2020 yılında 7.000,00 TL ve 2021 yılında 21.650,00 TL tutarında davacının davalıya fatura düzenlediği 2021 yılında düzenlenen 21.650,00 TL tutarındaki faturanın 5.900,00 TL tutarındaki kısmının defter tasdik ücretine dayandırıldığı kalan 9 aylık 15.750,00 TL lık kısmının verilen hizmete dayandırıldığı, ancak davalının bu faturaya karşılık aynı tutarda iade faturası düzenlediği, iade faturasının her iki tarafın ticari defterlerine kaydettiği,
Taraf Defterlerindeki Hesap İncelemelerine İlişkin yapılan İnceleme
Davacıya ait ticari defter kayıtlarında;
Davacının davalıya 2019 yılında 12.672,36 TL, 2020 yılında 7.000,00 TL, 2021 yılında 21.650,00 TL toplamı 41.322,36 TL tutarında 3 adet fatura düzenlediği, davalının davacıya 2021 yılında düzenlediği 21.650,00 TL tutarlı fatura için iade faturası düzenlediği, davacının bu faturayı kayıtlarına aldığı,
Takip tarihi itibariyle davacıya ait ticari defterlerde 19.672,36 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu,
Davalıya ait ticari defter kayıtlarında;
Davacının davalıya 2019 yılında düzenlediği 12.672,36 TL, 2020 yılında düzenlediği 7.000,00 TL, 2021 yılında düzenlediği 21.650,00 TL ve toplamı 41.322,36 TL tutarında olan 3 adet fatura faturanın ve davalının davacıya 21.09.2021 tarihinde düzenlediği 21.650,00 TL tutarındaki iade faturasının davalı ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalı defterlerinde 23.07.2020 tarihinde davacıya verilen 3.072,49 TL tutarında çek kaydının bulunduğu, takip tarihi itibariyle davalı defterlerinde 16.599,87 TL tutarında davacının alacaklı olduğu,
Taraf Defterleri Arasındaki Farkın İncelenmesinde;
Takip tarihi itibariyle davacı defterlerinde 19.672,36 TL tutarında davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise 16.599,87 TL tutarında davacının davalıdan alacaklı olduğu, taraf defterleri arasında 3.072,49 TL tutarında fark bulunduğu, bu farkın davalı defterlerinde kayıtlı olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 3.072,49 TL tutarındaki çek kaydından kaynaklandığı, bu çekin ödendiğine dair dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığı,
Yukarıda yapılan tüm incelemelere göre;
Sayın mahkemenizce ticari defterlerdeki kayıtlara göre karar verilmesi halinde;
Davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 3.072,49 TL tutarındaki çekin davacıya ödendiğine dair belge sunulması halinde davacının davalıdan 16.599,87 TL tutarında alacaklı olacağı, sunulmaması halinde 19.672,36 TL tutarında alacaklı olacağı,
İşlemiş faize ilişkin yapılan incelemede İzmir...Noterliğinin 28.09.2021 tarih ... nolu ihtarnamesinin 01.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş olup buna göre yapılan işlemiş faiz hesaplaması aşağıdaki gibidir.
Tutar
Tebliğ tarihi
Tebiğ tarihi -3 gün
Takip Tarihi
Gün
Faiz Oranı %9
Faiz TL
16.599,87
1.10.2021
5.10.2021
26.10.2021
21
9
85,96
19.672,36
1.10.2021
5.10.2021
26.10.2021
21
9
101,87
Sayın mahkemenizce verilen hizmete göre karar verilmesi halinde;
Davacının davalıdan 41.322,36 TL tutarında alacaklı olacağı, takibin asıl alacağının da bu tutar üzerinden başlatıldığı,
İşlemiş faize ilişkin hesaplamanın aşağıdaki gibi olduğu,
Tutar
Tebliğ tarihi
Tebiğ tarihi -3 gün
Takip Tarihi
Gün
Faiz Oranı %9
Faiz TL
41.322,36
1.10.2021
5.10.2021
26.10.2021
21
9
213,97
Takipte ayrıca TTK 1530/2 ye göre faiz talebinin olduğu, buna göre yapılan hesaplamanın aşağıdaki gibi olduğu, faiz talep etme şartlarının oluşup oluşmadığı konusundaki takdirinin mahkemenizde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tutar
Ft. tarihi
Takip Tarihi
Gün
Faiz Oranı %16,75
Faiz TL
12.672,36
13.03.2019
26.10.2021
958
16,75
5.571,15
7.000,00
29.12.2020
26.10.2021
301
16,75
966,91
21.650,00
08.09.2021
26.10.2021
48
16,75
476,89
7.014,96
Sayın mahkemenin takdirlerine saygılarımla arz ederim.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, İİK 67.maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında muhasebecilik hizmetinden kaynaklanan alacak-borç ilişkisi bulunduğu, davacının 3 adet faturadan dolayı alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu, davacının fatura içeriği muhasebecilik hizmetlerini davalıya sağladığı ileri sürülerek itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturaların alacağın varlığını ispat edemeyeceğini, davacı şirketin davalı ticari defterlerinin kayıtlarını tutması nedeniyle kendi lehine defterlere işleyeceği faturaların delil teşkil etmeyeceğini, taraflar arasındaki ilişkinin SGK müdürlüğüne yapılacak başvuruyla sınırlı olduğunu, diğer fatura içeriği hizmetlerle ilgili bir anlaşma bulunmadığı savunularak davanın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.
4-Davacı takipte ve davada sırasıyla 08/09/2021 tarihli 21.650,00-TL bedelli, 29/12/2020 tarihli 7.000,00-TL bedelli ve 13/03/2019 tarihli 12.672,36-TL bedelli faturalara dayanmış olup uyuşmazlık takip dayanağı fatura içeriği hizmetin davalıya verilip verilmediği, davacının faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
5-Dava konusu alacak birden fazla faturadan kaynaklanan ticari ilişkiye dayanmakta olup kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizce her iki taraf vekiline ticari defter ve kayıtların ibrazı hususunda 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde taraflarca ticari defterlerin yerinde incelenmesi talep edilmiştir.
6-Mahkememizce gerek tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerekse davacı şirketin davalı şirkete takip konusu fatura içeriği hizmetleri sağlayıp sağlamadığı hususlarında rapor alınmış, dosyaya sunulan 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Taraflar arasında 12.12.2017 tarihli SGK teşvik konulu Danışmanlık Sözleşmesinin bulunduğu, bu hizmetin davacı tarafça verildiğine dair dosyaya davacı vekilince Sgk belgelerinin sunulduğu, sözleşmedeki iş sahibi lehine mahsup işlemi uygulanması halinde teşvik bedelinin %20 sinin danışmanlık bedeli olarak alınacağının yazılı olduğu, buna göre sgk belgelerindeki elle yapılan hesaplamanın da sözleşmedeki oran üzerinden hesap edilerek faturaya yansıtıldığı, bu hizmete ilişkin davacının 13.03.2019 tarihli 12.672,36 TL tutarındaki faturayı düzenlediği ve bu faturanın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu,
Dosyada davacının 2020 yılında verdiği hizmete ilişkin; 5.6.7.8.9.10.11 ve 12 aylara ait KDV beyannameleri,3.dönem geçici vergi beyannamesi ve Kurumlar Vergisi beyannamelerinin, 2021 yılında verilen hizmete ilişkin 1.2.4.döneme ait geçici vergi beyannameleri ile 01.02.03.04.05.06.07.08.dönem kdv beyannamelerinin bulunduğu, verilen hizmete ilişkin 2020 yılında 7.000,00 TL ve 2021 yılında 21.650,00 TL tutarında davacının davalıya fatura düzenlediği 2021 yılında düzenlenen 21.650,00 TL tutarındaki faturanın 5.900,00 TL tutarındaki kısmının defter tasdik ücretine dayandırıldığı kalan 9 aylık 15.750,00 TL lık kısmının verilen hizmete dayandırıldığı, ancak davalının bu faturaya karşılık aynı tutarda iade faturası düzenlediği, iade faturasının her iki tarafın ticari defterlerine kaydettiği," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirket tarafından davalı şirkete SGK teşvikiyle ilgili danışmanlık hizmeti sağladığı tespit edilmiş olup yine davacı tarafça 2020 yılı 5-12. Aylara ait KDV beyannameleri, 2021 yılına ait 1-8. Aylar arası KDV beyannameleri yer aldığı, düzenlenen 3 adet faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının 12.672,36-TL, 21.650,00-TL ve 7.000,00-TL bedelli fatura içeriği hizmetleri davalıya verilmiş olduğu anlaşılmakta ise de davalı şirket tarafından 21.650,00-TL bedelli faturaya ilişkin olarak 21/09/2021 tarihli 21.650,00-TL bedelli iade faturası düzenlendiği, iade faturasının davacı şirket ticari defterlerine işlenmiş olduğu görülmüştür. İade faturasının davacı ticari defterlerine kaydedilmiş olması davalı lehine değerlendirilmiş ve davacının 21.650,00-TL bedelli faturaya istinaden düzenlenen aynı miktardaki iade faturasını kendi ticari defterlerine işlemesiyle bu faturadan kaynaklanan alacak talebinde bulunamayacağı kabul edilmiştir.
Davacının 12672,36-TL bedelli ve 7.000,00-TL bedelli faturalar yönünden alacağın varlığını ispat ettiği değerlendirilmiş ise de davalı ticari defterlerinde kayıtlı bulunan 3.072,49-TL bedelli, 03/08/2020 tarihli çekin davalı şirket cirosu ile davacıya verildiği ve davacı şirket tarafından tahsil edildiği anlaşıldığından çek bedelinin ilk muaccel olan 12.682,36-TL bedelli fatura alacağından mahsubu gerektiği değerlendirilmiş, çek bedelinin mahsubu sonrası davacının 13/03/2019 tarihli fatura nedeniyle 9.599,87-TL bakiye alacağı bulunduğu, ayrıca 29/12/2020 tarihli 7.000,00-TL bedelli fatura alacağını talep edebileceği kabul edilmiştir.
Takip öncesinde davacı tarafça davalıya İzmir ...Noterliği'nin 28/09/2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile takip konusu fatura borçlarının ödenmesini talep ettiği, ihtarnamenin davalı şirkete 01/10/2021 tarihinde tebliğ ediği, ihtarname içeriğinde davalı borçluya tebliğden itibaren 3 iş günü ödeme süresi tanındığı ve davalının 07/10/2021 tarihinde temerrüte düşeceği, temerrüt tarihi ile takip tarihi 25/10/2021 tarihleri aralığında geçen süre için davacının 9.599,87-TL fatura alacağı yönünden 224,68-TL, 7.000,00-TL fatura alacağı yönünden ise 163,83-TL işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanarak bu miktarlar üzerinden itirazın kısmet iptaline karar verilmiştir.
Davacı tarafça takipte ihtarname gideri talebinde bulunulmuş olup, her iki tarafın da tacir olduğu uyuşmazlıkta tacirin diğer tarafı temerrüte düşürmek için noter ihtarnamesi göndermesi gerekli olduğundan bu hususta sarf edildiği anlaşılan 431,37-TL masrafın da talep edilebileceği, masrafa ilişkin sunulan noterlik makbuzu ile alacağın ispat edildiği değerlendirilmiştir. İhtarname gideri yönünden de faiz uygulanması talep edilmiş olup, ihtarname gideri yönünden takip öncesi temerrüt oluşmadığı gözetilerek faiz istemi yerinde bulunmamıştır. Mahkememizce kısa kararda her ne kadar ihtarname gideri asıl alacağı sehven 473,44-TL olarak gösterilmiş olup takipte alacak miktarı 431,37-TL olarak gösterildiği gerekçeli karar yazım aşamasında fark edilmiş olup talebi aşar nitelikte karar verildiği ancak yazım hatasından kaynaklanan hatanın talep edilmesi halinde tashih yoluyla düzeltilebileceği değerlendirilmiştir.
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama gideri olarak değerlendirilerek haklılık durumuna göre taraflar üzerine yükletilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazının kısmen iptali ile, takibin 9.599,87-TL fatura, 7.000,00-TL fatura ve 473,44-TL ihtarname gideri asıl alacağı olmak üzere toplam 17.073,31-TL asıl alacak ile 224,68-TL işlemiş faiz ve 163,83-TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, takip tarihi sonrası dönem için fatura asıl alacaklarına avans faizi, ihtarname gideri asıl alacağına yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Alacak kısmen likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin likit nitelikte görülen 17.461,82-TL miktarın %20'si oranında hesaplanan 3.492,36-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.192,81-TL harçtan peşin olarak alınan 588,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 604,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 588,73-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı, 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 202,00-TL posta ve tebligat ücreti, 1.400,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 1.903,40-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 681,83-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 472,85-TL'sinin davalıdan, 847,15-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/06/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.