mahkeme 2022/226 E. 2024/456 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/226

Karar No

2024/456

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/226 Esas
KARAR NO : 2024/456
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/03/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilimizin sevk ve idaresindeki...plakalı araç ile 11/09/2021 tarihinde, İzmir ili, Karabağlar ilçesinde maliki ...ve kaza anındaki sürücüsü ...n olan... plakalı aracın müvekkilin çarpışması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. İşbu kaza neticesinde müvekkilimiz ağır bir şekilde yaralanmıştır. Müvekkilin sevk ve idaresindeki araçta ise ağır hasar mevcuttur. Yaralamalı trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazaya davalı ... tam ve asli kusuru ile sebebiyet vermiştir. Müvekkilimiz ...nın ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. İşbu kaza neticesinde müvekkilimizin sağ ayak femur kemiğinde parçalı kırıklar meydana gelmiş olup 25 tane dikiş bulunmaktadır. Dosyada bulunan 04.10.2021 tarihli kesin raporda bu husus ''basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı'' şeklinde belirtilmiştir. Müvekkilin ağrıları hala devam etmektedir ve kırıktan dolayı ayağında kireçlemeler oluştuğundan hareketleri kısıtlanmıştır. Yürümekte ve çömelmekte dahi zorluk yaşamaktadır. Ayrıca kazadan sonra sol dizinde kesiler meydana gelmiş ve birden fazla dikiş atılmıştır. Müvekkilimiz kazadan sonra İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış olup acil serviste ilk tedavisi gerçekleştirilmiştir. Daha sonra ortopedi servisine alınmış ve burada 3 gün yatarak tedavi görmüştür. Taburcu olduğu tarihten bu yana halen kontrollere gitmektedir. Kaza sonrasında aracını kullanamadığından tüm tedavilerine taksi ile gitmek zorunda kalmıştır. Müvekkil sağ ayağının düzelebilmesi için Özel Hatay Fizik Tedavi Merkezinde 9 gün süre ile fizik tedavi görmüştür. Burada alınan hizmet masrafları cebinden karşılamıştır. Buna ilişkin ödeme makbuzları da dilekçemiz ekinde mevcuttur. Söz konusu zararların tazmini için KTK 97 kapsamında kusuru ile kazaya sebebiyet veren...racın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye teminat kapsamındaki maddi zararların tazmini yönünden başvuruda bulunulmuş, başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından KTK 97 kapsamında müvekkilin zararları karşılanmadığından, arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmiş ve bunun sonucunda anlaşmama şeklinde tutanak düzenlenmiştir. Müvekkil yaşanan ve davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu bu acı olay neticesinde büyük bir manevi çöküntü yaşamıştır. Bu olay müvekkilde; rahatça yürüyemediği, hareketleri kısıtlandığı ve kazadan önceki hayatı ile kazadan sonraki hayatında farklılıklar olması sebebleriyle psikolojik tedavi görecek derecede manevi zarara yol açmıştır. Müvekkilin ve ailesinin yaşadığı bu manevi zarar, sadece bir anlık değil, onların hayatlarının sonuna dek devam edecek ve her zaman üzerlerinde hissedecekleri, hiçbir zaman unutamayacakları, telafisi mümkün olmayacak niteliktedir. Müvekkilin yaşadığı manevi zararın her ne kadar karşılığı olmasa da zararın bir derece hafifletilebilmesi adına manevi tazminat talebimizde mevcuttur.Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle HMK 107. kapsamında belirsiz alacak olan davamızda fazlaya ilişkin müvekkil hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; 100-TL araç için maddi hasarın davalılar... için kaza tarihinden...Sigorta A.Ş,. için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline; 50-TL araç için değer kaybı hasarının davalılar...çin kaza tarihinden ... Sigorta A.Ş, . için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline; 100-TL iş görememezlik tazminatının davalılar ... için kaza tarihinden ... Sigorta A.Ş, için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL geçici iş görememezlik tazminatının davalılar ... için kaza tarihinden ... Sigorta A.Ş, için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50-TL bakıcı giderlerinin davalılar ... için kaza tarihinden ... Sigorta A.Ş, için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50-TL SGK'nın karşılamadığı tedavi giderlerinin ... için kaza tarihinden ... Sigorta A.Ş, için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... için kaza tarihinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve dava/arabuluculuk vekalet ücretinin davalılardan tahsiline dair karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafından açılmış bulunan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddini talep etmekteyiz. Şöyle ki; öncelikle belirtmek gerekir ki, 2918 sy yasa 97. maddesi uyarınca, usulüne uygun evraklar ile müvekkil sigorta şirketine müracaat edilmemiştir. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlıdır. dava konusu kazaya karışan araçların kusur oranlarının adli tıp kurumu tarafından tespiti gerekmektedir. müvekkil şirket sigortalısının dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamaktadır. kabul anlamına gelmemek üzere; talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebi fahiştir. Talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğine ilişkin dosyada belge bulunmamaktadır. Herhangi bir kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın bildirdiği hasar miktarını da kabul etmiyoruz. davacı tarafın talepleri fahiş boyutta ve kabul edilebilirlikten uzaktır. Talebi kabul anlamına gelmemek üzere, yukarıda belirtmiş olduğumuz hesaplama yöntemi kabul edilmese dahi “değer kaybı”nın belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi, bu incelemenin de, konusunda uzman, ehil ve tarafsızlığı tartışılmayacak bilirkişiler kanalı ile yapılması gerekmektedir. Ayrıca, aracın daha önce başka bir kazaya karışıp karışmadığı tarafımızca bilinmemektedir. Davacıya ait aracın daha önce kazaya karışmış olması durumunda orjinalliğinin de bozulması zaten söz konusu olmayacağından, araçta değer kaybı da yaşanmayacaktır. Bu hususun tramer'den sorulmasını talep ederiz. Eğer bir tazminata hükmedilecekse, kıymet kazanma tenzili uygulanması gerekir. Geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve buna bağlı olan diğer masraflar bakımından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmamıştır. Davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirket yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabilecektir ve dava konusu olaya uygulanması gereken faiz yasal faizdir. Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen takdir edilecek nedenlerle; öncelikle işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, herhangi bir kabul beyanı anlamına gelmemek şartıyla, kusur oranı bakımından ve maddi tazminat miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına ve Müvekkil Şirketin sorumluluğunun, poliçe teminatı ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğuna, müvekkil şirket dava açılmasına sebep olmadığından, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava konusu kazanın müvekkilin kendi canını kurtarmak adına zorunluluk haliyle hareket etmesinden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla bu olaydan sorumlu tutulması hukuka ve kanunlara aykırıdır. Kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle davacıya ait araçtaki varsa hasar durumunun net bir şekilde ortay konulması gerekmektedir. Hasara ilişkin ispat yükü davacı taraftadır. Yargılama neticesinde bir an için müvekkilin kusurlu olduğu kabul edilse dahi bu durumda da diğer davalı ... Sigorta A. Ş.’nin sorumluluğu gündeme gelecektir.Müvekkilin kullandığı...plakalı aracın zorunlu mali sigortacısı ... Sigorta A. Ş.’nin teminat kapsamında kalan bu zararları karşılama yükümlülüğü bulunmaktadır. Müvekkilin hiçbir sorumluluğu bulunmamasına ve davacının da ifadelerinde bu durumu doğrulamasına rağmen müvekkil tamamen insani duygularla hareket etmiş ve olay sonrasında davacıyı sık sık ziyaret etmiş, durumunu sormuş ve maddi manevi yardım etmek için elinden geleni yapmıştır. Açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava konusu kazanın müvekkilin kendi canını kurtarmak adına zorunluluk haliyle hareket etmesinden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla bu olaydan sorumlu tutulması hukuka ve kanunlara aykırıdır. Kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle davacıya ait araçtaki varsa hasar durumunun net bir şekilde ortay konulması gerekmektedir. Hasara ilişkin ispat yükü davacı taraftadır. Yargılama neticesinde bir an için müvekkilin kusurlu olduğu kabul edilse dahi bu durumda da diğer davalı ... Sigorta A. Ş.’nin sorumluluğu gündeme gelecektir.Müvekkilin kullandığı...plakalı aracın zorunlu mali sigortacısı ... Sigorta A. Ş.’nin teminat kapsamında kalan bu zararları karşılama yükümlülüğü bulunmaktadır. Müvekkilin hiçbir sorumluluğu bulunmamasına ve davacının da ifadelerinde bu durumu doğrulamasına rağmen müvekkil tamamen insani duygularla hareket etmiş ve olay sonrasında davacıyı sık sık ziyaret etmiş, durumunu sormuş ve maddi manevi yardım etmek için elinden geleni yapmıştır. Açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 11/09/2021 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sürücü olup, davalı ...... plakalı aracın sürücüsü, ...işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Yargılama devam ederken davacı vekili 21/05/2024 tarihli celsede; davalı sigorta şirketi ile maddi tazminata yönelik anlaşma sağlandığını ve maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bu sebeple manevi tazminat talebi yönünden davaya devam ettiklerini,
Davalılardan sigorta vekili ise, maddi tazminata yönelik anlaşma sağlandığını ve ödemenin yapıldığını, beyan etmiştir.
Maddi ve manevi tazminat yönünden olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 61 maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya karşı sürebileceği defiler varsa bunu diğer borçlulardan bağımsız olarak ileri sürmesi mümkün olup, bu defi sonucu kurtulduğu borç miktarını diğer müteselsil borçlulara karşı da ileri sürebilir. Bu defiler 6098 sayılı TBK 164 maddesinde gösterilen ve şahsi ilişkiler veya mütelsil borcun sebep veya konusundan doğan defiler olup, bunların dışında ileri sürülen defiler müteselsil borçlular arasındaki rücu hakkını kaldırmaz. 6098 sayılı TBK 165. Maddesin uyarınca müteselsil borçlular arasında aksine bir sözleşme bulunmaması taktirde borçlulardan biri diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz. Dış ilişkide alacaklıya karşı sonuç doğurabilen böyle bir işlem, iç ilişkide rücu hakkını kısmen yada tamamen kaldırıcı etkiye sahip değildir.
6098 Sayılı TBK 166. Maddesine göre sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğeri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gereklidir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan (davanın özünden) feragat etmiş olması veya böyle bir feragatın durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine 6098 Sayılı TBK 168 madde hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği taktirde bu fiilin sonuçlarına şahsen tahammül edeceği hükmünü içermektedir. (Yargıtay...HD'nin... K sayılı 20/11/2013 tarihli kararı)
Dosyada ödemeye yönelik dekont ya da sulh sözleşmesi mevcut değil ise de, 21/05/2024 tarihli celse de davalılardan sigorta şirketi de davacı tarafça iddia edilen ödemelere yönelik aynı yönde beyanda bulunduğundan maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığı açıktır. Yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır (HMK m. 326). Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK m. 33). Mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK 13.03.2013 tarih, ... karar). Somut olayda; açılan maddi tazminat davasında, dava esasen konusuz kaldığından ve yargılama giderleri yönünden zarar göre davacı ödeme almadığından davalılar aleyhine ayrıca yargılama giderine hükmedilmesine gerek görülmüştür. Ancak eldeki dava zorunlu arabulucuğa tabi olmadığından arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu olduğuna kanaatine varılmıştır (Yargıtay... Hukuk Dairesinin... Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır).
Davalı ... 'un sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi ve manevi tazminattan sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur ve maluliyet yönünden raporlar aldırılmıştır.
Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 24/07/2023 tarihli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına " 11.09.2021 tarihinde araç içi trafik kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen ... doğumlu ...'nın, İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya tomarındaki tıbbi belgeleri incelendi. Hastanın 29.02.2023 tarihinde anabilim dalımızda muayenesi yapıldı. Tarafımızca Fizik Tedavi ve Rehabilistasyon Anabilim Dalından istenen konsültasyona 27.04.2023 tarih ve...sayı ile verilen yanıt değerlendirildi. Eldeki tıbbi belgelerin incelenmesi ve muayene bulgularının, konsültasyon yanıtının değerlendirilmesi
sonucunda, hastada meydana gelen sekeller nedeniyle;
a) 20 Şubat 2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamanında; kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı (engel) oranının “%10 (on) olduğu,
b) Geçici iş göremezlik süresinin 270 (ikiyüzyetmiş) gün olduğu,
c) Hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb. işleri) engel teşkil eden 90 (doksan) gün süreyle bir başkasının (bakıcı) bakımına muhtaç olduğu tıbbi kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlendiğinden mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Bilirkişilerden alınan 17/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla;
− Somut olayda ... plaka sayılı ... 1.6 SLX i.e 1998 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 25.341,00 TL. Yargıtay içtihatlarına ve piyasa rayiçlerine göre değer kaybı bedeli ise 3.000,00 TL. olarak tespit edilmiştir.
− 1998 model ... ... 1.6 SLX i.e konseptindeki benzer bir aracın riziko tarihi ve mevsim koşulları itibarıyla 75,00 TL. mertebesinde olduğu, hasarı söz konusu aracın 10 günde tamir ve boyanarak faal hale gelebileceği, 10 gün x 75,00 TL. = 750,00 TL. araç kiralama bedeli olarak hesaplanmış olup, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye aittir. 11.09.2021 tarihinde yaralanan ...’nın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 33.094,01 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının ise 447.856,64 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 10.732,50 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 1.120,00 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 700,00 TL olduğu,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 493.503,15 TL’ye tekabül ettiği,
Davalı tarafın %25 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde bakiye sorumluluğunun 123.375,78 TL olacağı kanaatiyle,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu,
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Maddi tazminat kalemleri yönünden davacı ile davalı sigorta şirketi sulh olduğundan ve ödeme yapıldığından rapor hükme esas alınamamıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; " Yukarıdaki hususlar çerçevesinde, olayda;
A) Kimliği belirsiz sürücünün %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,
B) Davalı sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,
C)Davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce ATK' dan aldırılan rapora karşı itirazlar bulunduğundan öncelikle davaya konu maddi vakıaya ilişkin kovuşturma yapan İzmir... ASCM' nin... Esas sayılı dava dosyası Uyap üzerinden celp edilmiştir.
Celp edilen İzmir... ASCM' nin... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde, sanık sürücü ... yönünden eyleminde kusurlu bulunmadığı kanaatine varılarak beraat hükmünün tesis edildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve İstinaf incelemesi yapan İzmir BAM. ... C.D. ...Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verdiği görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi' nin 11/10/2022 tarihli raporunda hakkında kusuru bulunmadığından beraat hükmü kesinleşen sürücü ...' a %25 kusur izafe edilmiş ve iş bu rapor ile ceza yargılamasında aldırılan rapor arasında çelişki oluşmuştur. Bu nedenle çelişkinin giderilmesi için İTÜ heyetinden alınan 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıda yapılan açıklamalara göre dava konusu kazada;
Plakası belirsiz ...aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu,
Davalı sürücü ...ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu,
Davacı sürücü ...nın kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Her ne kadar ceza yargılamasında sürücü ... hakkında kusuru bulunmadığından beraat hükmü tesis edilmiş ise de, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının, hukuk hâkimini bağlamayacağı TBK' nun 74/2. Maddesinde açık olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme hukuk hakimlerine tam bir bağımsızlık sağlamayacağından ayrıca aynı maddi vakıaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasında aldırılan kusur raporu ile hukuk yargılamasında aldırılan kusur raporu arasında bir çelişkinin doğumu hukuka güveni etkileyeceğinden kusurun tam olarak belirlenmesi gerekecektir. Bu nedenle de ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi önem arz ettiğinden mahkememizce aldırılan İTÜ trafik kürsüsünün raporunda dosyada ki raporların irdelendiği ve netice itibari ile davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu belirlendiğinden ve bu belirleme somut olaya uygun düştüğünden hükme esas alınmıştır.
6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır.
Tüm bu nedenler ile, 11/09/2021 tarihli trafik kazasında, davalı işleten ... Sürücü ...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, sürücü ise kendi kusuru oranında zararı gidermekle yükümlü bulunduğundan mahkememizce aldırılan son bilirkişi raporlarına göre, davalı sürücü ...' ın %25 oranında kusurlu bulunduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyetinin %10, iyileşme süresinin 270 gün, bakıcı ihtiyacının ise 90 gün olduğu, sürücünün kusuru oranında davalılardan sigorta şirketi de sorumlu olacak ise de, maddi tazminat kalemlerine ilişkin dava devam ederken yapılan ödeme sonucu dava konusuz kaldığından maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, , davacı haksız fiil nedeni ile bedenen zarar gördüğü açık olup kusur ve iyileşme süresi ile haksız fiil tarihindeki paranın alım gücü nazara alınarak, davacı zarar gören lehine manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kabul edilen bedel yönünden davalı sürücü ve işleten haksız fiil tarihinde temerrüte düşeceğinden kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat kalemleri yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Manevi tazminat talebinin Kısmen kabulü ile; 30.000-TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 11/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 427,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcının yatan 138,33 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.910,97 TL' nin davalı ...'dan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin talep doğrultusunda davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalılar ... kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalılara ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2024

Katip ...
E imza ¸

Hakim...
¸e imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim