Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/189
2025/133
12 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/189 Esas
KARAR NO : 2025/133
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2022
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkilleri ile davalının İzmir İli ... İlçesi ... Mahallesi ...Mevkii... parselde kayıtlı taşınmazı satın alma süresince tanıştıklarını, 2018 yılının başında müvekkiller Kemalpaşa İlçesinde bir çiftlik kurmak için yer arayışına girdiklerini, bu süreçte davalının bahsi geçen taşınmazını satışa çıkardığını öğrendiklerini, müvekkillerin yeni bir iş kuracak olması nedeniyle bütçeleri kısıtlı olduğundan davalı ile vadeli ödeme hususunda anlaştıklarınıı ve vadenin uzun olması nedeniyle de taşınmaz bedelini rayiç bedelinden daha yüksek 1.000,000,00-TL olarak belirlediklerini, müvekkiller taşınmaz bedelinin müvekkillerden...’in yurtdışından alacağının gelmesi ile ödemek ve tapu devrini yapmak hususunda anlaştıklarını, davalının, müvekkillerden...’in yurtdışından dolar alacağı olması nedeniyle Türk Lirası olarak anlaşılan taşınmaz satış bedelini 2018 yılının Ocak ayındaki kura göre (1 Dolar=3,57 TL) 280.000,00-USD olarak belirlediğini, her ne kadar dolar kuruna çevirmiş olsa da taraflar arasındaki anlaşmanın TL üzerinden yapıldığını ve ödemenin de bir milyon lira üzerinden yapılacağını, hatta dilekçe ekindeki kendi el yazısı ve imzasını içeren evrakta da bu durumun en üstte belirtildiğini, müvekkiller ile davalının türk lirası olarak anlaşma yapmış olmasına rağmen davalının kendi hesabını dolar üzerinden yaptığı ve müvekkillerin bu hesabı kabul etmemesi olduğunu, müvekkillerin taşınmaz bedelini davalıya ödediğini, taşınmaz satış bedelinin de türk lirası olarak ödeneceği hususunda anlaşıldığını, müvekkillerin devir işleminden önce 20.08.2019 tarihinde davalıya banka havalesi ile 20.000,00 TL, 26.08.2019 tarihinde ise 5.000,00 TL gönderdiklerini, bu tutarların müvekkil...’in T.C. ... Bankasındaki hesabından davalı hesabına ev bedeli açıklaması ile gönderildiğini, tapuda devir işlemi sırasında da 85.000,00 TL elden ödeme yaptıklarını, taşınmazın satışının yapıldığı gün davalının, müvekkillerden taşınmaz bedeli borçlarına istinaden kendince hesaplama yaparak davaya konu 236.970,00-USD bedelinde senet aldığını, senet üzerindeki bütün yazıların davalıya ait olduğunu, yalnızca keşide yeri ve vade tarihinin farklı bir kişi tarafından yazıldığının da çıplak gözle dahi anlaşıldığını, ancak müvekkil senedi imzaladığında bu yazıların bulunmadığını, ekteki tapu suretinden de anlaşılacağı üzere, tapunun satış işlemi ile senet tanzim tarihinin aynı olduğunu, tapudaki satış tarihi ile senetteki düzenleme tarihinin aynı olmasının açıkça senetlerin davalı yanca taşınmaz satış bedelinin peşinen ödenmemesi nedeniyle kendisini güvenceye almak istemesi ile müvekkillere imzalatmış olduğunu gösterdiğini, müvekkiller kararlaştırdıkları ödemeleri tamamladıktan sonra müvekkillerin davalıya kararlaştırılandan da fazla ödeme yaptıklarını, 1.010.000,00-TL senetleri davalıdan almaya gittiklerinde, davalının vade farkından dolayı zarara uğradığını, bu nedenle 200.000,00-TL daha müvekkillerin kendisine borcu olduğunu söyleyerek bir senet daha imzalattığını, müvekkillerin 200.000,00-TL’lik senedi imzalayarak diğer senetlerin iadesini istediklerini, bu senedin örneğini müvekkillerinden alamadığını, ancak senet metninde sadece bedel yazdığını hatırlamadığını, senedin sonradan takibe konulması halinde dava haklarını saklı tuttuklarını, müvekkiller ile davalı arasındaki tek ilişki taşınmaz satışı olup müvekkillerin de bu borcunu davalıya ödediğini, bu süreçte davalı yanca müvekkillerin tecrübesizliklerinden ve de iyiniyetlerinden faydalanılarak imzalatılan 236.970,00 USD tutarlı 03.09.2019 tanzim tarihli senet, 169.901,00 USD tutarlı 02.09.2019 tanzim tarihli senet ve 200.000,00 TL tutarlı senedin bedelsiz olduğunu, davalı alacaklının kötüniyetle haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, açıklanan nedenlerle; öncelikle müvekkillerin haciz baskısı altında olmaları ve ticari faaliyetlerinin yapılacak olan hacizler sonrasında telafisi imkansız sonuçlar doğurmaması için Kemalpaşa İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasındaki tüm işlemlerin teminatsız olarak, aksi halde makul bir oran üzerinden belirlenecek teminat ile tedbiren durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile takibe konu edilen 236.970,00 USD tutarlı senet ile birlikte takibe henüz konu edilmeyip davalının uhdesinde bulunan 169.901,00 USD tutarlı 02.09.2019 tanzim tarihli senet ve 200.000,00 TL tutarlı senetler nedeniyle müvekkillerin borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin hükümsüzlüğüne ve senetlerin taraflarına iadesine, davalı aleyhine en az %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davacılar aleyhinde 236.970,00-
USD bedelli bonodan kaynaklanan bakiye 118.420,00-USD için icra takibi başlatıldığını, söz
konusu icra takibi sonrasında davacılar tarafından huzurdaki dava açılarak; takibe konu bono ile
beraber icra takibine konu edilmeyip müvekkili uhdesinde olduğu iddia edilen 169.901,00-USD
ve 200.000,00-TL bedelli bonolarla ilgili müvekkiline borçlu bulunmadıkları ve bu bonoların
bedelsiz olduklarını iddia edildiğini , dava dilekçesindeki tüm iddiaların haksız ve mesnetsiz
olduğunu, müvekkili ile davacıların, Kemalpaşa İlçesi, ...Köyü, ...
parselde kayıtlı taşınmazın satışı hususunda 20.04.2017 tarihinde anlaştıklarını, davacıların
taşınmazda büyükbaş hayvancılığı yapacaklarını, ödemenin yurtdışından gelecek para ile
alınacağını, taşınmazın zilyetliğinin kendilerine devredilmesini istediklerini, taşınmazın
zilyetliğinin tarafların anlaşması ile davacılara devredileceğini, ödeme ve tapu işlemleri için ise
davacının alıcılara yurt dışından gelecek olan paralarının kısa süre sonra geleceğini belirttiği için
süre tanındığını, Müvekkilinin bir süre ödeme yapılacağı bahanesiyle oyalandığını Azerbaycan'dan geleceği söylenen paranın bir türlü gelmediğini , zilyetliğin devrinin üzerinden
14 ay geçtiğini ancak hiç bir ödeme yapılmadığını , Bunun üzerine 23.06.2018 tarihinde
tarafların tekrar bir araya gelerek ekte yer alan sözleşmeyi düzenlediklerini, söz konusu
sözleşme ile taşınmazın davacılardan ...'e satıldığını belirtilerek ödeme için kesin
bir tarih belirlendiğini ve taşınmaz bedeline karşılık olmak üzere 280.000,00.-USD bedelli bono
düzenlendiğini, davacılar tarafından sözleşmede belirlenen vade tarihi olan 28.12.2018
tarihinde ödeme yapılmadığını, bunun üzerine yapılan görüşmelerde davacıların bu sefer
taşınmazın bedeli ile ilgili olarak kredi çekebileceklerini, bunun için taşınmazın tapuda
kendilerine devredilmesi gerektiğinin ifade edildiğini, müvekkilinin, ödemenin 2 yıl boyunca
sürüncemede bırakması nedeniyle davacılara olan güvenini yitirdiğini, herhangi bir güvence
verilmeksizin tapuyu devredemeyeceğini söyleyince, taşınmaz üzerine ipotek koyulduğunu ve
taşınmazın 03.09.2019 tarihinde davacılardan ...'e tapuda devredildiğini,
davacıların, söz konusu tapu devrinden önce 25.000,00.-TL ödeme yapıldığını ödeme yapılan
tarihteki kur üzerinden 4.303,00.-USD, 280.000 USD bedelli bonodan mahsup edildiğini, geri
kalan 275.697,00.-USD alacak için ödeme beklenirken davacıların bu sefer de bankanın
taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle kredi vermediğini söyleyerek ipoteğin kaldırılmasını
istediğini, Müvekkilinin ise yine aynı nedenlerle güvence olmaksızın ipoteği kaldıramayacağını
dile getirdiğinde bu sefer tarafların bir araya gelerek yeni bir sözleşme yaptığını, borç ilişkisini
bakiye borca göre yeniden düzenlediğini, Bakiye 275.697,00.-USD borç için 236.970,00.-USD
ve 38.728,00.-TL bedelli iki adet bono düzenlendiğini , 280.000,00.-USD bedelli bononun
yırtılarak imha edildiğini, , Borç ilişkisinin ve ödeme vadelerinin yenilenmesi adına yeniden
düzenlenen sözleşmeye göre; borcun varlığı, bakiye miktarı ve bu borca karşılık 01.04.2020
tarihli iki adet bono düzenlendiğini ve bu tarihte davacılar tarafından ödeme yapılmadığının sabit
olduğunu, bonoların ödeme tarihinde ödeme yapılmaması sonrasında 2020 ve 2021 yıllarında
da müvekkilinin defalarca davacılarla görüşme yaptığını, davacıların daha önce kredi
çektiklerini söyleyerek bir kısım ödeme yapmış olmaları ve taşınmaz üzerinde hayvancılık
faaliyetlerini devam ettirmeleri nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edebileceği inancıyla
beklediğini ancak bu durumun 2022 yılı itibariyle çekilmez bir hal aldığını , Son görüşmeler
sonrası borcun ödenmeyeceğinin müvekkili tarafından iyice kanaat getirince de Kemalpaşa İcra
Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını , davacıların toplamda 1.145.000,00-TL ara ödeme yaptıklarını . Söz konusu ara ödemelerin yapıldıkça bedelsiz kalan senetlerin
davacılara teslim edildiğini, kendilerince teslim anında imha edildiğini, söz konusu icra takibi
başlatılırken davacıların daha önce müvekkiline kısım kısım yaptıkları ödemelerin ödeme
tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak bono bedelinden düşüldüğünü, takibin bakiye alacak
üzerinden başlatıldığını, takip başlatıldıktan sonra borçluların adreslerine ödeme emri
tebligatları gönderildiğini, tebligatların iade döndüğünü, davacılar ve vekillerinin açılan takipten
haberdar olarak bizzat tarafımızla görüşme yaparak borcu kabul ettiklerini, borcun
vadelendirmesi halinde ödeme yapabileceklerini ifade ettiklerini, bu sebeple de iade dönen
tebligatlar sonrası yeniden tebligat gönderilmesi için beklenildiğini, sonuç alınamayınca takip
kesinleştirilerek haciz işlemlerine başlanmasının ardından ise davacılar tarafından kredi çekilerek
ödeme yapılacağı ya da 3 adet çek verilerek borcun tamamen kapatılacağının vadedildiğini, hatta icra takibi nedeniyle kredi çekemediklerini ileri sürerek vekalet ücreti ve masraflar
ödenmek kaydıyla takipten feragat istendiğini, davacıların takip konusu yapılan bono ile diğer
dava konusu bonoların teminat amaçlı olarak verildiği iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi
gerekmekte olduğunu, alacağın tahsilini önlemeye ve geciktirmeye yönelik olarak açılan haksız
ve mesnetsiz davanın reddine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar
verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacılar vekili iddiasını ispata yönelik olarak; Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası, davalının yazısını ve imzasını ihtiva eden belge, elektrik ve su faturalarının müvekkillerce ödendiğine dair dekontlar, tapu senedi, müvekkillerin ticari işletme kayıtları, bankadan müvekkillerin kullandıkları kredilere ilişkin kayıtlar, Kemalpaşa İlçe Tarım Müdürlüğündeki müvekkillerin hayvanlarına ve işletmesine ilişkin kayıtlar, müvekkillerden ...ın Ege Üniversitesi Hastanesi kurum memurluğuna ilişkin yapılacak inceleme, müvekkillerden...’in Ege Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Yüksek Lisans kayıtları, tapudaki satış işlemine ilişkin evraklar, ödemeye ilişkin dekontlar, senet suretleri, taşınmaza ait belediyeden alınan emlak rayiç bedelini gösterir belge, ...’in nüfus kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık anlatımları, taraflar hakkında yapılacak olan adli inceleme ve sair her türlü hukuki delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı takip dosyası, Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası, 23.06.2018 tarihli sözleşme, 25.03.2020 tarihinde yapılan sözleşme, tapu kayıtları, banka kayıtları, davacı ... tarafından müvekkilin cep telefonuna gönderilmiş ses kayıtları, tanık beyanları, taraflar arsında gerçekleşen mail, mesajlaşma ve her türlü yazışma ile bilgi ve belge, bilirkişi incelemesi, yemin, emsal kararlar, Yargıtay kararları ve sair her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının celp ve tetkikinde; alacaklı... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 236.970,00-USD miktarlı 03/09/2019 tanzim tarihli 03/09/2020 vade tarihli senetten dolayı toplam 123.227,69-USD takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara 22/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Kemalpaşa Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, İzmir ili,... ilçesi, Armutlu mahallesi, ... parselde kayıtlı taşınmazın 03/09/2019 tarihinde davalı... hissesinin tamamının 250.000,00-TL bedelle 25.000,00-TL peşin olarak, geriye kalan 225.000,00-TL için ipotek tesisi ve 03/09/2020 tarihine kadar işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesi karşılığı davacı ...'e satışına dair akit tablosu düzenlendiği ve taşınmazdaki davalı hissesinin davacı ... adına tapuya tescil edildiği görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının konusunda uzman SMMM bilirkişisi ...'a tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 06/09/2023 tarihli raporda özetle; davacıların ödemelerinin toplam 1.145.00-TL
olup, USD karşılığının 172.621,96-USD olarak gözüktüğü,
ödemelerin sadece 236.970-USD bedelli senetten mahsubu yapılır ise 64.348,04-USD
alacak kalmakta olduğu, takip tarihine kadar işlemiş faizinin ise 759,66-USD
olabileceği, ödemelerin 236.970,00-USD ve 38.728,00-USD senetler dolayısıyla mahsubu yapılır ise; takip konusu senetten 103.076,04-USD alacak kalmakta olup, takip tarihine kadar
işlemiş faizinin 1.216,86-USD olabileceğini, nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
Davalı tarafça dosyaya sunulan, davalı... ve davacı ... imzasını taşıyan 23/06/2018 tarihli "SATIŞ SÖZLEŞMESİDİR" başlığı altında düzenlenen belgede "... Mahallesi...Çarşıklı Küme Caddesi No:... ... Kemalpaşa" adresinde bulunan 8250 m2 meyve ve zeytinlik bahçesi ve bahçe içerisinde bulunan üç katlı apartman ve müştemilatının 20/04/2017 tarihi itibarı ile... tarafından ...'e 280.000,00-USD ye en geç 28/12/2018 tarihine kadar ödenmesi karşılığı satışının yapıldığına dair adi yazılı sözleşme düzenlendiği görülmüştür.
Yine davalı tarafça dosyaya sunulan, ay ve gün tarihi yazılı olmayan 2020 tarihli "SÖZLEŞME VE PROTOKOL" başlığı altında düzenlenen devreden..., devralan ..., müşterek ve müteselsil borlu ..., ... imzalı adi yazılı sözleşmede, İzmir ili, ... ilçesi, ... Köyü ... mevki ... parselde kayıtlı... alanı içerisinde bağ evi mevcut ev ve arazinin satışının ... ve ... arasında gerçekleştirildiğini, devralanın satıştan geri kalan bedel olan kısmı 01/04/2020 tarihinde 236.970,00-USD senet, 01/04/2020 tarihinde 38.728,00-USD senet karşılığı ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Taraf vekillerinin itirazına binaen, dava dosyasının bilirkişiye tevdi ile, TBK nun 102. Maddesi hükümleri de dikkate alınarak, ödemelerin hangi bonolardan, ne miktarda mahsup edileceğine dair alternatifli, taraf vekillerinin itirazını karşılar, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 15/04/2024 tarihli ek raporda özetle; tarafların kök rapora itirazları değerlendirilmiş olup, ek olarak 3. Alternatif
hesaplama yapıldığını, davacının toplam ödemeleri 172.621,96-USD olmakla, bu ödemelerden bonolar öncesi
mahsubu yapıldığı kabul edilen 4.303-USD mahsup edildiğinde bakiye ödemenin168.318,96-USD olduğu,
Bu ödemelerin Sadece 236.970-USD bedelli senetten mahsup yapılır ise; 236.970–168.318,96=68.651,04-USD alacak kaldığını, davacının 236.970-USD bedelli
senet dolayısıyla 168.318,96-USD için borçlu olmayabilip, 68.651,04-USD için borçlu
olabileceği,
236.970-USD, ve 38.728-USD senetler dolayısıyla mahsup yapılır ise; (236.970+ 38.728) - 168.318,96= 107.379,04-USD alacak kaldığını, davalının takip
konusu yapmadığı 38.728-USD bedelli senede öncelikle mahsubu kabul ettiği
değerlendirilirse, takip konusu yaptığı 236.970-USD bedelli senet dolayısıyla
129.590,96-USD için borçlu olmayabilip, 107.379,04-USD için borçlu olabileceği,
236.970-USD, ve 38.728-USD senetler dolayısıyla, 168.318,96-USD ödeme her iki
senetten ayrı ayrı orantılı mahsup edilir ise;
236.970x168.318,96/275.698,00 = 144.674,77-USD ödeme 236.970-USD bedelli senet için
olduğunu, davacı 236.970-USD bedelli senedin 144.674,77 -USD’lik kısmı için borçlu
olmayabileceğini, 92.295,23-USD’lik kısmı için borçlu olmayabileceğini, buna karşılık
38.728x168.318,96/275.698,00 = 23.644,19-USD ödeme ise 38.728-USD bedelli senet için
olduğunu, davacı 38.728-USD bedelli senedin 23.644,19-USD’lik kısmı için borçlu
olabileceğini, 15.083,81-USD’lik kısmı için borçlu olabileceğini rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda, vadesi gelen takip konusu 236.970,00-USD bedelli bono ile takip dışı 38.728,00-USD bedelli bonolara ilişkin vade tarihinden itibaren avans faiz oranı uygulanmak sureti ile ödeme tarihlerine kadar geçen süreler içerisinde işleyen faiz miktarları hesaplanıp, ödemelerin öncelikle işleyen faiz miktarlarından mahsup edilerek, takip ve dava tarihlerinde, takibe konu ve takip dışı bonodan dolayı bakiye alacak miktarının tespiti ile rapor düzenlenmediği anlaşılmakla, raporda görülen iş bu eksikliğin, gideren ve taraf vekillerinin itirazını karşılar ikinci bir ek rapor tanzimi hususunda dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 23/09/2024 tarihli ikinci ek raporda özetle; davacının kısmi ödemeleri senetlerin vadesinden önce olup, ödemeler temerrüt öncesi gerçekleşmekle ödemelerin senet bedellerinden düşülmesi gerektiğini, hesaplamalar önceki raporda sunulu olduğu üzere 3 seçenek olarak yapılmış olup, Yüce Mahkemenin ödemelerin her iki senet bedelinden düşülmesine dair hesaplama ise TBK-102’ye uygun olarak 3. seçenekte sunulu bulunduğunu, takip konusu olan senette vade tarihinden takip tarihine kadar ayrıca taleple bağlı kalınarak faiz hesaplaması yapılmış olup, buna göre, 236.970-USD, ve 38.728-USD senetler dolayısıyla, 168.318,96-USD ödeme her iki senetten ayrı ayrı orantılı mahsup edilir ise; davacı 236.970-USD bedelli senedin 144.674,77 -USD’lik kısmı için borçlu olmayabileceği, 92.295,23-USD’lik kısmı için borçlu olabileceği, senet Kemalpaşa İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında 20.01.2022 tarihinde icra takibi konusu olmakla, kalan senet bakiyesine takip tarihine kadar işleyen faizin ise 3.300,50-USD olduğunu, buna karşılık 38.728-USD bedelli senet için, 38.728x168.318,96/275.698,00 = 23.644,19-USD kısmi ödeme ise 38.728-USD bedelli senet için olduğunu, davacı 38.728-USD bedelli senedin 23.644,19-USD’lik kısmı için borçlu olmayabilecekken 15.083,81-USD’lik kısmı için borçlu olabileceğini rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME :Dava; kambiyo senedi ve icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ,davalı ... adına kayıtlı iken davacı ...'e tapuda satış ve deviri yapılan İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, ...mahallesi,... parselde kayıtlı taşınmazın satış bedeli ve satış bedelinin ne surette ödeneceği, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına konu, davacı ...'in keşidecisi, davacı ...'in kefili olduğu, 03/09/2020 vade tarihli 236.970,00-USD bedelli bononun, taşınmaz satışından doğan bakiye borç miktarının ödenmesi maksadı ile düzenlenip düzenlenmediği, iş bu bono bedelinin ödenip ödenmediği, ödenmemiş ise takip tarihi itibarı ile davacı borçluların, davalıya ödemesi gereken bakiye borç miktarı ile davacılar tarafından keşide edilip de davalıya 02/09/2019 tanzim tarihli 169.901,00-USD bedelli ve yine 02/09/2019 tanzim tarihli 200.000,00-TL bedelli bonolar verilip verilmediği, verilmiş ise hangi ticari ilişki kapsamında verildiği, iş bu bonolardan dolayı davacıların davalıya borçlu olup olmadığı, var ise borç miktarı noktasında toplanmıştır.
Her ne kadar davacılar vekili tarafından davalıdan satın alınıp tapuda devir yapılan taşınmazın satış bedelinin taraflar arasında 1.000.000,00-TL olarak kararlaştırıldığını, bilahare Türk Lirası olarak anlaşılan taşınmaz satış bedelinin 280.000,00-USD olarak belirlendiğini ve bu bedelin ödenmiş olduğu iddiasında bulunmuş ise de, davalı tarafça dava dosyasına sunulan ve davalılarca imzası açıkça inkar edilmeyen 23/06/2018 tarihli satış sözleşmesinde, satış bedelinin davacının iddia ettiği gibi, iş bu tarih itibarı ile 280.000,00-USD olarak kararlaştırıldığı, taşınmazın davalı tarafından 03/09/2019 tarihinde davacı ...'e tapuda devir edildiği, iş bu tarihten sonraki tarihi içerdiği anlaşılan ay ve gün kısmı boş olan 2020 tarihli sözleşme ve protokol başlığı altında düzenlenen ve taraflarca imzası açıkça inkar edilmeyen sözleşmede, satıştan sonra geriye kalan bakiye ödeme bedelinin 01/04/2020 vade tarihli 236.970,00-USD bedelli bonoya ve 01/04/2020 vade tarihli 38.728,00-USD bedelli bonolara bağlandığı, iş bu tarihten sonra davacılar tarafından yapılan ödemelerin Türk Borçlar Kanunu'nun 102/1 maddesi hükmü de dikkate alınarak, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor ve ek rapor içeriklerine göre, davacılar tarafından yapılan ödeme tarihleri ve ödeme miktarları da dikkate alındığında, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 03/09/2019 tanzim 03/09/2020 vade tarihli 238.970,00-USD bedelli bonodan dolayı yapılan ödeme miktarının 144.674,77-USD, iş bu bonodan dolayı takip tarihi itibarı ile davalı alacaklının talep edebileceği bakiye alacak miktarının 92.295,23-USD olduğu, takibe konu edilmeyen aynı vade tarihli 38.728,00-USD bedelli bonodan dolayı davacıların toplam 23.644,19-USD lik kısmı ödemede bulunduğu, iş bu bonodan dolayı bakiye alacak miktarının 15.083,81-USD olduğu kanaatine varılarak, davacı borçlunun Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına konu 03/09/2019 tanzim 03/09/2020 vade tarihli 236.970,00-USD bedelli bonoya ilişkin davasının kısmen kabulü ile iş bu bonodan dolayı davacıların bono bedelinin 144.674,77-USD lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacılar vekili tarafından, müvekkilleri tarafından taşınmazın satın alınması, devri ve devrinden sonra taraflar arasında yapılan görüşmeler sırasında, davacılar tarafından keşide edilen 169.902,00-USD bedelli ve 200.000,00-TL bedelli bonoların, davalıya verildiği, iş bu bonolardan dolayı da davacıların, davalıya borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş ise de, davalı tarafça, davacılardan iş bu miktar bonoların alındığına dair davacı iddiasının kabul edilmeyerek, taraflar arasında iş bu miktar borçlanmalara ilişkin senet düzenlenmediği beyan edilmiş olup, davalı tarafın iş bu savunmasının aksine, davacı tarafça davaya konu edilen iş bu bonoların tanzim edilerek davalıya verildiğine dair soyut iddia dışında kanıt sunulamadığından, varlığı kanıtlanamayan, bu nedenle konusu bulunmayan iş bu bonolara ilişkin talebin reddi gerektiği, varlığı davalı tarafça kabul edilen 38.728,00-USD bedelli bonoya ilişkin mahkememizde dava açılmadığından, iş bu bonoya ilişkin herhangi bir hüküm kurulmaksızın davacının davasının kısmen kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davacıların, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına ve davaya konu 03/09/2019 tanzim 03/09/2020 vade tarihli keşidecisi davacı ... kefili davacı ... olan 236.970,00-USD bedelli bonodan dolayı davalıya bono bedelinin 92.295,23-USD lik kısmi yönünden borçlu olduğuna, 144.674,77-USD lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine,
Davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine,
Davacılar tarafından peşin yatırılan 68.981,15-TL'nin mahsubu ile 67.202,91-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 68.981,15-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 279.298,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 285.024,98-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 364,25-TL tebligat ve posta gideri, 1.750,00TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 2.194,95-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.083,32-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davacılar tarafından peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Davalı tarafça yapılan 50,00-TL tebligat ve posta gideri olan yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 25,32-TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.12/02/2025
Başkan ...
eimza
Üye ...
eimza
Üye ...
eimza
Katip ...
eimza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.