mahkeme 2022/133 E. 2023/513 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/133
2023/513
8 Haziran 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/133 Esas
KARAR NO : 2023/513
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/02/2022
KARAR TARİHİ : 08/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/12/2020 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ...desi üzerinde ... sokak kavşağında park halinde geriye manevra yaptığı esnada yine aynı kavşakta karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...’a aracının arka tampon kısımlarıyla çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç malikinin ... olduğunu, ... Sigorta A.Ş.'nin ise, ... plakalı araca ... poliçe numarası ile ZMMS sigortası poliçesi keşide eden sigorta şirketi olduğunu, işbu 24/12/2020 tarihli trafik kazası neticesinde davalılardan ... plakalı araç sürücüsü... hakkında, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin... E. Slı dosyası ile ‘taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan kamu davası açılmış ve yargılamasının devam ettiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın... Soruşturma numaralı dosyasından alınan trafik bilirkişi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü davalı... KYTK’nun 67/b ve maddesini ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesine etken olmuş olup, müvekkilinin ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığı ve kazanın meydana gelmesine etken olmadığının tespit edildiğini, davalı...'in ASLİ VE TAM KUSURLU hareketi neticesi sebep olduğu kaza nedeniyle müvekkilinin hayat fonksiyonlarını orta(2)derecede etkilediği ve bu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 22/03/2021 tarihli adli raporu ile sabit olduğunu, müvekkilinin kazadan itibaren 2 yıl geçmiş olmasına rağmen halen daha sol kolunu ve sol el bileğini tam anlamıyla kullanamadığını, müvekkilinin, tedavi sürecinde sürekli olarak eşinin ve oğlunun bakımına muhtaç olup, halen daha müvekkil eski sağlığına kavuşamadığını müvekkilinin maddi tazminat taleplerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğu asıl iken manevi tazminat taleplerinden yalnızca davalı sürücü... VE davalı araç maliki ... müştereken ve müteselsilen sorum olduğunu, işbu davaya konu kaza sebebi ile müvekkilin, hem maddi ve hem de manevi zarara uğradığını, açıklanan ve re’sen gözetilecek sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacağımız saklı kalmak kaydıyla tüm davalılardan şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kazanın gerçekleştiği 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle) müştereken ve müteselsilen tahsili ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; öncellikle dava şartı eksikliğinden davanın reddine, davacı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları gereğince tazminat hesabı yapılabilmesi için gerekli olan 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş ''sağlık kurulu raporu'' ile başvuru yapılmamış olup, yapılan başvuru eksik olduğun, ayrıca Zorunlu Arabuluculuk Sürecinde'de 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş ''sağlık kurulu raporu'' sunulmadığını, usule uygun yapılmış bir başvuru olmadığı için kanunda aranan dava şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiğini, geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı bakımından müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın kazadan dolayı meydana gelen maluliyeti sebebiyle sürekli sakatlık tazminatı talebinin bulunmadığını, ancak davacı yan tarafından gerek müvekkil sigorta şirketine başvuru yapılırken gerekse işbu dava açılırken sürekli maluliyetini ispatlar nitelikte herhangi bir belgenin sunulmadığını, davacının müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda sadece kaza günü hastanede yapılan tedavilere ilişkin 24.12.2020 tarihli evrakların mevcut olduğunu, bu evraklardan anlaşıldığı üzere söz konusu yaralanmanın tıbben iyileşme süresinin 10 ay olup davacının kalıcı maluliyetinin tespiti ancak bu iyileşme süresi geçtikten sonra aldırılacak bir sağlık kurulu raporunun varlığı ile mümkün olacağını, davacı tarafın müvekkil şirkete başvurusu üzerine her ne kadar müvekkil şirketçe hasar dosyası açılmış ve davacının mağduriyetini gidermek amacıyla dosyaya sunmuş olduğu tedavi evrakları bağımsız denetim firmasınca denetlenmişse de yukarıda açıklanmış olan evrakların eksikliği sebebiyle davacının kalıcı maluliyetini tespit etmenin mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin adli tıp üçüncü ihtisas kurulu tarafından, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda belirlenmesini talep ettiklerini, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasında davacı yaya olup, davalı... ... plakalı aracın sürücüsü, ...maliki, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Yargılama devam ederken davacı vekili 25/08/2022 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi ile imzalanan ibraname ve sulh anlaşması gereği yalnızca maddi tazminat talepleri yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı... ve ...'in sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi ve manevi tazminattan sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce ATK' dan maluliyet rapor alınmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'den alınan 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... doğumlu ...'un 24.12.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği,
Kas İskelet Sistemi: Üst Ekstremite Şekil 2.6 %KF: %3, Tablo 2.3: %2 olduğuna göre;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %2 (yüzdeiki) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,
3.Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır.
Tüm bu nedenler ile; davalı Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacağından (TBK madde 49), davalı sürücünün İzmir... ASCM' nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden aldırılan ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olan bilirkişi raporuna göre tam kusurlu olduğu belirlenmiş olup, ATK' nın ... İhtisas Dairesi tarafından davacı asilin maluliyetinin %2 ve iyileşme sürecinin 4 aya kadar uzayabileceği anlaşılmakla, maddi tazminat kalemlerine ilişkin davacı davasından feragat ettiğinden Davadan feragat 6100 sayılı HMK' nın beşinci kısım, üçüncü bölümünde davaya son veren taraf işlemi olarak düzenlenmiş olup, davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığından başkaca bir araştırmaya gerek görülmeyerek maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının haksız fiil nedeni ile bedenen zarar gördüğü açık olup kusur oranları ile haksız fiil tarihindeki paranın alım gücü nazara alınarak manevi tazminat talebininde kısmen kabulüne, davalı sürücü ve işleten kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiştir.
Yargılama giderlerine yönelik;
Maddi ve manevi tazminat yönünden olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 61 maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya karşı sürebileceği defiler varsa bunu diğer borçlulardan bağımsız olarak ileri sürmesi mümkün olup, bu defi sonucu kurtulduğu borç miktarını diğer müteselsil borçlulara karşı da ileri sürebilir. Bu defiler 6098 sayılı TBK 164 maddesinde gösterilen ve şahsi ilişkiler veya mütelsil borcun sebep veya konusundan ...n defiler olup, bunların dışında ileri sürülen defiler müteselsil borçlular arasındaki rücu hakkını kaldırmaz. 6098 sayılı TBK 165. Maddesin uyarınca müteselsil borçlular arasında aksine bir sözleşme bulunmaması taktirde borçlulardan biri diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz. Dış ilişkide alacaklıya karşı sonuç doğurabilen böyle bir işlem, iç ilişkide rücu hakkını kısmen yada tamamen kaldırıcı etkiye sahip değildir.
6098 Sayılı TBK 166. Maddesine göre sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğeri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gereklidir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan (davanın özünden) feragat etmiş olması veya böyle bir feragatın durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine 6098 Sayılı TBK 168 madde hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği taktirde bu fiilin sonuçlarına şahsen tahammül edeceği hükmünü içermektedir. (Yargıtay ...HD'nin...K sayılı 20/11/2013 tarihli kararı)
Somut olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasında düzenlenen 12/08/2022 tarihli sulh sözleşmesinin maddi tazminat yönünden (vakelet ücreti ve yargılama giderleri dahil) 97.147,00TL, tutarın ödenmesi koşuluyla davacının davalı sigorta şirketini ibra edeceği yönünde imzalandığı anlaşılmaktadır.
Anılan sözleşmede davalı gerçek kişi taraf değil ise de yukarıda yer verilen düzenlemeler gereğince davalı sürücününde 6098 sayılı TBK'nın 166.maddesi gereğince ödeme tutarında borçlarının sona ereceği tabidir.
Davacı taraf açıkça davadan feragat ettiğini belirttiğinden mahkememizce maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine yönünde hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay...HD'nin ... K sayılı 13/10/2016 tarihli kararında vurgulandığı gibi somut olayda davacı vekilinin feragat beyanı niteliği itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 307.maddesinde gösterilen biçimde teknik anlamda bir feragat değildir. Zira davacı vekili hakkın özünden feragat etmemiş sigorta şirketinin sulh sözleşmesi gereğince ödeme yapması üzerine davadan feragat etmiştir. Diğer bir anlatımla feragat ödemeye dayalıdır. Bu durumda 6100 sayılı HMK'nın 331.maddesi gereğince ödenen tutarlar bakımından davanın konusuz kaldığı açıktır.
Yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır (HMK m. 326). Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK m. 33). Mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK 13.03.2013 tarih, ... karar). Somut olayda; açılan maddi tazminat davasında, dava esasen konusuz kaldığından davalılar lehine ayrıca yargılama giderine hükmedilmesine gerek görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Manevi tazminat davasının kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve... 'ten 24/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 179,80 TL' nin başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile artan 8,06 TL' nin davacıya iadesine,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve... 'ten alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Maddi tazminat yönünden davanın tarafları lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ve... 'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.828,00 ATK fatura bedeli ile 407,85 TL tebligat ve diğer işlemlere yönelik yapılan toplam 2.235,85 TL yargılama giderlerinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalı sigorta şirketinden alınarak alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı asillerin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
08/06/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.