mahkeme 2021/729 E. 2024/566 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/729
2024/566
25 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/729 Esas
KARAR NO : 2024/566
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/10/2021
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücünün sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracı ile 3023. Sokak istikametinden 3002 Sokak kavşağına geldiğinde Torbalı PTT istikametine dönüş yaparken aracının sağ ve ön kısmı ile, davacı müvekkilinin sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracıyla Hükümet Caddesi istikametinden gelip 3002. Sk. Üzerinde seyir halinde olan motoruna çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı... plakalı aracın sürücüsü asli kusurlu olup davacının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren davalı sürücü mevzuat hükümlerine göre belirlenmiş olan özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kavşakta geçiş önceliğine uymayarak kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini, ayrıca KTK 84/1-h maddesinde de belirtildiği üzere; "Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında;..h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,.. Hallerinde asli kusurlu sayılırlar." müvekkillinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle vücudunda kırıklar meydana geldiğini ve kalıcı iz oluştuğunu, bu nedenle ameliyat geçirdiğini ve hayat düzeni tamamen değiştiğini, ayrıca müvekkilinde kırıklar nedeniyle hareket kısıtlığın ve güç kaybının oluştuğunu, ayrıca operasyon sebebiyle 60 gün boyunca istiharat etmesi gerektiği için çalışamadığını, kazaya karışan ... plakalı araç... no’lu Trafik (ZMSS) poliçesini düzenleyen davalı ...Sigorta A.Ş. ‘nin kaza nedeniyle meydana gelen maddi tazminat, tedavi giderleri, bakım giderleri ve diğer sair harcamalardan sorumluluğu olduğunu, müvekkilinin uğradığı kaza nedeniyle meydana gelen beden gücü ve efor kaybının yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar, kaza nedeniyle çekmiş olduğu derin ıstırap, acı, elem, keder ve bundan böyle yaşam süresi sonuna kadar yoksun kalacakları zevkleri, dilediğince gezme dolaşma olanaklarından yoksunluk nedeni, geri kalan hayatları boyunca hiçbir zaman istediği her işte rahatlıkla çalışamayacağı, yaşı düşünüldüğünde hayatının tadını çıkaramayacak olması, hayatı boyunca topallayarak yürüme ihtimalinin devam ettiğini ve davalının ağır kusuru da gözetilerek müvekkili için 50.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi talep ettiğin, dava konusuna ilişkin sigorta şirketlerine arabuluculuk başvurusu yapılmış olup ... numaralı dosyası ile görüşmede taraflar anlaşamadığını belirterek tüm talepler için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; Davanın kabulüne, 28/05/2021 tarihli trafik kazasında yaralanarak beden gücü ve efor kaybına uğrayan davacı için, 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi gereğince, toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00.-TL beden gücü ve efor kaybı (geçici iş göremezlik ile sabit izlerden kaynaklanan), 500,00.-TL beden gücü ve efor kaybı (kalıcı iş göremezlik ile sabit izlerden kaynaklanan) 500,00.-TL bakıcı ve bakım gideri, 500,00.-TL tedaviye bağlı (medikal aletler, ilaç, yol ve diğer tüm giderler) giderlerden oluşan maddi tazminat tutarının ... Sigorta A.Ş. 30/07/2021 tarihinden itibaren iğer davalı açısından kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve avukatlık ücretini müşterek ve müteselsil sorumlu davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı 50.000,00.-TL, manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ... tan avans faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada davacının tam kusurlu olup, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığından söz konusu davanın reddinin gerektiğini, davacının aksi yöndeki iddialarının kabulü mümkün olmadığını, söz konusu kazada müvekkili şirketin sigortalısının herhangi bir kusuru olmadığından müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkün olmadığını bununla birlikte, müvekkili şirket sigortalısı olan sürücünün kusursuz olduğunu, kabul manasında olmamak üzere öncelikle davacının, trafik kazasından kaynaklanan gerçek kalıcı maluliyet oranının tespiti bakımından karayolları motorlu araçlar zorunlu sorumluluk (trafik) sigortası genel şartlar ve ekine uygun engelli sağlık kurulu raporunun dosyaya kazandırılması gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 28/05/2021
tarihli trafik kazasında ... plaklı motosikletin sürücüsü olup, davalı... plakalı aracın sürücüsü, davalı ... işleteni, davalı sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava vekilinin 10/10/2022 tarihli dilekçesinin ekinde yer alan 30/07/2021 tarihli dilekçeye göre (e-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay 10. H.D.'nin 2016/10172 E. - 2019/10217 K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan... plakalı araç 24.06.2020-2021 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 28/05/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı ... ve ...' ın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı rundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı... plakalı aracın işleteni, diğer davalı...ise araç sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden ve manevi tazminattan sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
KUSUR YÖNÜNDEN;
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan 21/07/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre, "Mevcut verilere göre;
A)Davacı sürücü... sevk ve idaresindeki motosiklet ile kavşak mahalline yaklaşırken kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi, zamanında ikazla birlikte etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurludur.
B)Davalı sürücü... sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahallinde sola dönüş yapmak üzere kavşağa girmeden evvel yeterli kontrolü sağlaması, düz seyreden davacı sürücü ... yönetimindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, düz seyreden davacı sürücü'nün seyir istikametini kapattığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurludur.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)Davacı sürücü ...'nin %15 (yüzde onbeş)oranında kusurlu olduğu,
B)Davalı sürücü...ın %85 (yüzde seksenbeş)oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Torbalı... ASCM' nin...Esas sayılı dava dosyasında davalıya trafik kazası sebebiyle tam kusur verildiği, mahkememizce ATK' dan alınan raporda ise davalıya %85 kusur atfedildiği bu hali tek maddi vakıada iki ayrı kusur oranlarının bulunduğu bu hali ile ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi gerektiği anlaşılmakla;
Mahkememizin 07/02/2023 tarihli celsesi 1 nolu ara karar gereğince,İstanbul Nöb. ATM' ye talimat yazılarak ceza dosyası ve mahkememizce aldırılan ATK raporu incelenerek ayrıca bu iki rapor sunulacak olan raporda tartışılarak; davalı sürücü ve davacının oransal kusur durumunun belirlenmesi için Bilirkişilerden alınan 31/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre," KUSUR DURUMU: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/b-5 maddesine göre sola dönecek sürücülerin dönüşe başlamadan önce ilk geçiş hakkını karşıdan gelen ve emniyetle duramayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtlara vermeleri, aynı kanuna bağlı Yönetmeliğin 109/b- 8 maddesine göre de dönüş yapan sürücülerin doğru geçmekte olan araçlara yol vermeleri gerekmektedir.
... plakalı araç sürücüsü...kavşakta dönüşe geçmeden önce yolu dikkatle kontrol etmesi ve ilk geçiş hakkını düz seyirle gelen ...plakalı motosiklete vermesi gerekirken kurallara aykırı davranarak manevraya başlamıştır. Kazanın meydana gelmesinde kanunun 84/h maddesine göre 9685 oranında asli kusurludur.
Aynı kanunun 52/a maddesi sürücüler "kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak", 52/b maddesi ise "hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" zorundadırlar şeklindedir.
... plakalı motosikletin sürücüsü ...meskun mahalde, kavşağa yaklaşırken ve aracının teknik özelliğini dikkate alarak hızını gerektiğinde emniyetle durabileceği bir seviyeye indirmesi gerekirken aksine davranmıştır. Olayda 9615 oranında tali kusurludur.Heyetimiz bu konuda 30.06.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu heyet raporundaki kanaate katılmaktadır.Soruşturma aşamasında sunulan 15.12.2021 tarihli bilirkişi raporundaki kanaate, motosiklet sürücüsünün 52/a ve 52/b maddelerine aykırı davranışının değerlendirmeye alınmayışı sebebiyle katılmamaktadır.Çünkü asli kusur durumu, ana etkenin hangi tarafta olduğunu belirler. Ancak bu husus, diğer tarafın da kazayı önlemek adına alması gerekip de almadığı bir tedbirin olup olmadığının denetlenmesini engellemez. 2918 sayılı yasanın 52/a maddesi geçiş önceliğine bakılmaksızın bütün araçların kavşağa yaklaşırken mutlak surette yavaşlamaları gerektiğini belirtmektedir. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 19.09.1988 tarih ve 4487/7611 sayılı kararında “sürücüler kavşaklara girerken hızlarını azaltmak zorundadır; aksi takdirde geçiş üstünlüğünün yarattığ güvenden yararlanamazlar” denilmektedir.
SONUÇ:Yukarıdaki hususlar çerçevesinde olayda,
1. ...plakalı araç davalı sürücüsü... %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu,
2. ... plakalı motosikletin davacı sürücüsü ... %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu "şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Sunulan raporda, mevcut çelişinin giderildiği, rapor içeriğinde maddi vakıanın tartışıldığı ve somut olaya uygun olduğu görüldüğünden rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır.
MALULİYET ORANI VE İYİLEŞME SÜRESİ İLE BAKICI İHTİYACINA YÖNELİK
İstanbul Adli Tıp Kurumu...İhtisas Kurulu'ndan alınan 19/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Mevcut tıbbi belgelere göre;
... oğlu... doğumlu...’nin 28.05.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, /20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirilmesinde;
Kas İskelet Sistemi: Alt ekstremite uzunluk farkı Tablo 3.3 %5, Tablo 3.2’ye göre %3
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 3 (yüzdeüç) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Mahkememizin 29/09/2022 tarihli celsenin 5 nolu ara karar gereği davacının iyileşme süresi ile maluliyet oranın Erişkinler için Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu'ndan alınan 29/12/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; Mevcut tıbbi belgelere göre;
... oğlu ... doğumlu ...’nin 28.05.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirilmesinde;
Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Sunulan raporlar kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
ZARAR KALEMLERİNİN HESAPLANMASI İÇİN
Mahkememizin 21/03/2024 tarihli celsesi 2 nolu ara karar gereği, 2918 sayılı sayılı Yasanın 98. Maddesi kapsamında kalan ve kalmayan tedavi giderin ayrı ayrı hesaplanması ile bakıcı gideri, davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının asgari ücret üzerinden belirlenmesi için Aktüerya Bilirkişisinden alınan 29/04/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"28.05.2021 tarihinde yaralanan...nin geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 28.192,93 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 320.054,30 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 10.732,50 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 520,00 TL olduğu, İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 5.500,00 TL olduğu,
-FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 2.407,50 TL olduğu,
-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.000,00 TL olabileceği,
Davacının toplam maddi tazminat alacağı 368.407,23 TL olup, 9015 oranında kusur indirimi sonrası ise 313.146,14 TL'ye tekabül ettiği kanaatiyle,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu,
18.01.2021 tarihli müzekkere cevabında davacıya geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği ifade edilmiş ise de yapılan ödeme miktarı bilinmediğinden bu yönde ek bir mahsup işlemi yapılmamıştır. Sayın Mahkemece ilgili bedelin tespiti halinde ilgili bedelin de geçici iş göremezlik zararından mahsubunun gerekeceği yönündeki tespitimizin takdiri ile Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak “şeklinde rapor sunduğu görüldü.
Mahkememizce aldırılan raporda bilirkişi tarafından bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas 2021/34 Karar sayılı İlamı) ile hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14/01/2021 tarih ve 2019/3292 Esas 2021/1848 Karar sayılı ilamı) asgari ücret baz alınarak ve mahkememiz ara kararını karşılar nitelikte hesaplama yapıldığından hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat için talep ettiği 2,000-TL tazminatın 311.146,14-TL artırarak 313.146,14-TL'nin davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi açısından ise temerrüt tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Müterafik kusur ise resen inceleneceğinden (Yargıtay 4. H.D. 2022/105 Esas, 2022/11099Karar); maddi vakıaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağına göre davacının trafik kazasında kaskının takılı olduğu ve bu yönde kolluk görevlileri tarafından işaretlendirmenin yapıldığı görüldüğünden ayrıca indirim yapılmasına gerek görülmemiştir.
Maddi tazminat yönünden somut olayda; 28/05/2021 tarihli trafik kazasında...plakalı aracın sigorta şirketi ve işleteni, davalı sürücü ...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücünün %85 oranında davacı sürücünün ise %15 oranında kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyet oranının %3, iyileşme süresinin 9 ay, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin ise 3 ay olduğu sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplamalar az evvel yukarıda da belirtildiği üzere hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten, davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden kaza tarihinden itibaren zarar veren araç kamyonet olduğundan işleten ve sigorta şirketi yönünden avans faiz, davalı sürücünün tacir olduğuna ilişkin bir iddia ileri sürülmediğinden sürücü yönünden ise yasal faiz işletilme karar verilmesi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır. Bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma raporu, kaza tarihi, kusur durumu, maluliyet oranı, iyileşme süresi ve kaza tarihinde ki paranın alım gücü nazara alındığında davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ İLE;
-Geçici iş göremezlik tazminatı için 23.963,99 TL
-Kalıcı iş göremezlik tazminatı için 272.046,15 TL,
-Tedavi giderleri için 8.013,37 TL
-Bakıcı gideri için 9.122,62 TL
olmak üzere toplam 313.146,14- TL' nin
-davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile (sağlık gideri ve ölüm-sakatlık şahıs başı) sorumlu olmak üzere) 12/08/2021 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 28/05/2021 tarihinden itibaren, davalı sürücü ...yönünden yasal, diğer davalılar yönünden ise avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar... ve ... dan kaza tarihi olan 28/05/2021 tarihinden itibaren, davalı sürücü... yönünden yasal, diğer davalı yönünden ise avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 21.391,01 TL karar ve ilam harcının yatan 1.253,61 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 20.137,40 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken TL karar ve ilam harcının davalı ... dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydına,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.253,61 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.870,85 TL posta ve diğer giderler, 3.238,00 TL ATK fatura bedeli ile 7.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.402,85 TL yargılama giderinin kabul red oranı ( 12.859,35 TL) nazara alınarak 11.735,10 TL' sinin tüm davalılardan, 1.124,25 TL' sinin ise yalnızca davalılar ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 48.971,92 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
9-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/06/2024
Katip ...
E imza
Hakim...
eimza¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.