Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/613
2024/1098
10 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/613 Esas
KARAR NO : 2024/1098
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/07/2019
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/02/2019 tarihinde sürücü...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Ödemiş-Tire istikametinde seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek meydana gelen kaza neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin yaralandığını, kazanın ardından müvekkillerinin Tire Devlet Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gördüklerini, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir dönüş yapılmadığını, dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa müracaat edilmiş ise de; davalı anlaşmaya yanaşmadığından arabuluculuk aşamasından da olumlu bir sonuç alınamadığını, gerçekleşen kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü kusurlu olup... Sigorta AŞ şirketi nezdinde ZMSS poliçesinin mevcut olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkil için, kaza tarihi olan 22/02/2019'dan itibaren işleyecek avans faizi uygulanmak koşulu ile ayrı ayrı 500,00.-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava açmadan evvel müvekkil şirkete gerekli tüm evraklarla birlikte usulüne uygun yazılı başvuru yaparak müracaat şartını yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, taraf kusurlarının tespiti için adli tıp kurumundan kusur raporunun alınması gerektiğini, poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, maluliyet oranının kesin olarak saptandığı tarihe kadar geçen süre içerisinde geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, buna ilişkin talepler bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunun bulunduğunu, tazminat miktarı bakımından aktüer aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına, emniyet kemeri takılmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasına, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasına, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerinin reddine, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar 22/02/2019 tarihli trafik kazasında ...plakalı araçta yolcu konumunda olup, davalı sigorta şirketi aynı aracın aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava vekilinin 10/10/2022 tarihli dilekçesinin ekinde yer alan 09/05/2019 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine 13/05/2019 tarihinde başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay ... Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan... plakalı araç 29.04.2018-2019 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 22/02/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacıların talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacılar zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacılar bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
Kusur yönünden yapılan incelemede, 22/02/2019 tarihinde yaşanan tek taraflı trafik kazasına ilişkin kolluk görevlileri tarafından hazırlanan ve açıkça itiraza uğramayan kaza tespit tutanağına göre, kazanın sürücü...'in idaresindeki... plakalı otomobil ile Ödemiş ilçesi istikametinden Tire ilçesi istikametine seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan su kanalına girmesi şeklinde meydana geldiği bu hali sigortalı araç sürücü ...' in tek ve asli kusurlu olduğu kaldı davacılar yolcu konumunda bulunduğundan kendilerine kusur izafe edilmesi mevcut delil ve savunmaya göre mümkün görülmediğinden sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'den alınan 28/02/2022 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre ... kızı...doğumlu ...’ün 22.02.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından;
1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu,
2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'den alınan 28/02/2022 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; " Mevcut belgelere göre oğlu ... oğlu 2018 doğumlu ...ün 22.02.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre
1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu.... İhtisas Dairesi'den alınan 29/07/2022 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmekte mevcut olmadığı, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde;
1. Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'den alınan 05/05/2023 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Kurulumuzun 29.07.2022 tarih ve... karar nolu mütalaasında davacının isminin sehven ... kızı 12.03.2010 doğumlu ... olarak yazılmış olduğu ancak raporun diğer kısımları ve sonucunun ...adına doğru düzenlendiğinin görüldüğü, Kurulumuzun 29.07.2022 tarih ve... karar nolu mütalaasına eklenecek bir husus bulunmadığı cihetiyle;
Mevcut belgelere göre... oğlu... doğumlu...’ün 22.02.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; yer almayan cetvel, şekil ve tabloların, yer aldığı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirilmesinde;
1-Küçüğün Tüm Vücut Engellilik Oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu,
2-Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi olmadığı,
3-İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacılar yönünden ATK' dan aldırılan raporlarda kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri uygulandığından hükme esas alınmıştır.
Aktüer Bilirkişiden alınan 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "22.02.2019 tarihinde yaralanan davacılardan;
a-) ...’ün geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunmadığı,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 23.025,60 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 1.500,00 TL olduğu,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 24.525,60 TL’ye tekabül ettiği,
b-)...emezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 8.082,36 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.558,40 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 350,00 TL olduğu,
-İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 3.500,00 TL olduğu,
-FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 1.204,50 TL olduğu,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 15.695,26 TL’ye tekabül ettiği kanaatiyle,
Kusur durumuna göre davalı tarafın sorumlu olduğu bedelin tespit ve takdiri Sayın Mahkemeye ait olup, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 390.000,00 TL olduğu kanaatiyle, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacılar vekili mahkememizce verilen ara karar sonucu talep ayrıştırma dilekçesinde maddi tazminat kalemleri içerisinde bakıcı gideri isteminin de bulunduğunu belirttiğinden yeniden ATK' dan bu hususta rapor alınmasına karar verilmiş ve
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'den alınan 22/03/2024 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre;... kızı,... doğumlu,...’ün 22.02.2019 tarihinde geçirdiği dava konusu trafik kazası nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'den alınan 08/07/2024 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre;... oğlu,... doğumlu...ün 22.02.2019 tarihinde geçirdiği dava konusu trafik kazası nedeniyle bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacılar vekili bedel artırım dilekçesi ile;... yönünden 1.500,00 TL tedavi gideri ile 7.675,20 TL bakıcı gideri,... yönünden ise 8.082,36 TL geçici iş göremezlik ile 5.054,50 TL tedavi gideri tazminatlarının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda; 22/02/2019 tarihli trafik kazasında ...plakalı aracın sigorta şirketi, dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacılarda maluliyetin bulunmadığı, davacı ... kaza tarihinde 2 yaşını doldurmadığından iyileşme süresi içerisinde kazanç sağlaması beklenemeyeceğinden geçici işgöremezlik tazminatının reddine, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin ise 3 ay olduğu sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplama nazara alınarak belirlenen süre üzerinden bakıcı gideri ile tedavi gideri yönünden ... için açılan davanın kısmen kabulüne,
-diğer davacı... yönünden toplanan delillere göre, kusurlu eylem sonucu maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 4 ay, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin ise olmadığı sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplamalar hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,
-kabul edilen maddi tazminat kalemlerine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilme karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların davaların ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile;
- ...yönünden 1.500,00 TL tedavi gideri ile 7.675,20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 9.175,20 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 23/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
- ...yönünden 8.082,36 TL geçici iş göremezlik ile 5.054,50 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 13.136,86 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 23/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
- Davacıların fazla ilişkin istemlerinin reddine,
2-Kabul edilen tüm bedeller yönünden alınması gereken 1.524,13 TL karar ve ilam harcının yatan 419,45 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile 1.104,68 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan ve mahsup edilen 419,45 TL ve 44,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan ve harcanan 462,20 TL posta ve diğer giderler, 4.483,00 TL ATK fatura bedeli (ödenen) ile 1.700,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.645,20 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 6.457,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Ödenmeyen toplam TL ATK fatura bedelinin suç üstü ödeneğinden karşılanmasına,
-suç üstü ödeneğinden karşılanan 7.750,00 TL ATK fatura bedelinin kabul red oranı nazara alınarak 7.530,61 TL'sinin davalıdan bakiye kalan 219,39 TL' nin ise davacılardan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 9.175,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 400,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...en alınarak davalıya ödenmesine,
7-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 13.136,86 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 250,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...' den alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.