mahkeme 2019/561 E. 2023/1088 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/561
2023/1088
29 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/561 Esas
KARAR NO : 2023/1088
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/12/2019
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle “…17.08.2018 tarihinde ...nın kullandığı trafikten çekilmiş plakasız traktörle,...plakalı araca çarpması sonucunda,... plakalı aracın sürücüsü olan ...yaralanarak sakat kaldığını, bu kaza ile ilgili Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, kazada tutanak tutulmadığını ancak ceza dosyasında alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde trafikten çıkarılan araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiği,...plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS kesilmemiş olması sebebi ile Güvence Hesabı’nın zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, DEÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporu ile % 23 kalıcı iş göremezlik, 180 gün geçici iş göremezlik, 30 gün bakıcı ihtiyacı bulunduğunun tespit edildiğini, tazminat ödenmesi için başvuru yapıldığını, başvuru üzerine 54.896 TL ödeme yapıldığını ancak müvekkilinin zararının tam olarak karşılanmadığını” iddia ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize Davalı Güvence Hesabı vekili aracılığı ile vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle “…davacının davasının konusuz olduğunu, müvekkili tarafından dava açılmadan önce ödeme yapıldığını, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, kaza tarihi itibariyle ZMMS yeni Genel Şartlarının uygulanması gerektiğini, müvekkilinin dava öncesi ödeme ile tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, sağlık gideri ve teminatından SGK’nın sorumlu olduğunu, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini” bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE ve DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
1-.Dava davacının uğradığı trafik kazası nedeniyle Sürekli ve Geçici İş Gücü Kaybı zararının tazmini talebi içerir Belirsiz Alacak davasıdır.
2- Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
3- Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan başvuru dilekçesinin tarihinde Güvence Hesabına PTT marifetiyle 08/02/2021 tarihinde edildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür.
4- Kazanın 17.08.2018 tarihinde vuku bulduğu ve kazaya sebep olduğu iddia olunan traktörün plakasının bilinmemesi nedeniyle husumetin davalı Güvence Hesabına yöneltildiği anlaşılmaktadır. Dava öncesi Güvence Hesabı tarafından davacıya 54.896,00-TL ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
4- Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” ;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunun Güvence Hesabı başlıklı 14. maddesi "Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı oluşturulur.
Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,
d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, başvurulabilir." hükmünü içermektedir.
Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesine göre trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu zararları teminat altına alınmaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği düzenlenmiştir. Buna göre rizikonun meydana geldiği tarihte 2918 sayılı kanun gereğince ZMMS bulunmayan, ya da sigortası olup da sigortalısı belirlenemeyen kazalar neticesinde kişiye gelen bedensel zararlar için güvence hesabı oluşturulacağı ve bu tip zararlardan dolayı Güvence Hesabının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Güvence Hesabının sorumluluğu rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları ile sınırlıdır.
5- Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6- Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;
-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7- Kazaya sebebiyet veren firari sürücünün sevk ve idaresindeki aracı ile kaza mahallinden kaçmış olması nedeniyle kaza tespit tutanağının tanzim edilmemiş olduğu ve bu nedenle kusur tespitinin bulunmadığı görülmüştür.
TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacı, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının bilirkişi deliline dayanmış olması nedeniyle mahkememizce bilirkişiden kusur, maluliyet ve tazminatın belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
8- İstanbul Adli Tıp Kurumunun 21/03/2023 tarihli ATK Kusur Raporunda;
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Sürücü ...’nın % 90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu,
B) Davacı sürücü ...'nın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
9- İstanbul Adli Tıp Kurumunun 30/04/2021 tarihli ATK Maluliyet Raporunda;
... oğlu, ...doğumlu...’nın 17.08.2018 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:
Gr 1 X(1Aa….15) A%19, E cetveline göre:
%18.2 (yüzdeonsekiznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
Aynı yönetmeliğin 15. Maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur, şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
10- İstanbul Adli Tıp Kurumunun 11/08/2021 tarihli ATK Maluliyet Raporunda; Kişi hakkında düzenlenmiş dava dosyasının yeniden incelenmesinde dava dosyasına eklenmiş yeni bir tıbbi bulgu veya belgeye rastlanmadığı, dolayısı ile Kurulumuzca düzenlenmiş 30.04.2021 tarih... karar nolu mütalaamıza eklenecek bir husus bulunmadığı, dolayısı ile; Mevcut belgelere göre... doğumlu ...’nın 17.08.2018 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 X(1Aa….15) A%19, E cetveline göre: % 18.2 (yüzdeonsekiznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Aynı yönetmeliğin 15. Maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile ek mütalaa olunur. Şeklinde görüş ve kanaatin bildirmiştir.
11- İstanbul Adli Tıp Kurumunun 24/02/2022 tarihli ATK Maluliyet Raporunda; ...hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;... doğumlu ...2018 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanmasının;
A-) 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 X(1Aa………...15) A%19, E cetveline göre: % 18.2 (yüzdeonsekiznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B-) 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas iskelet sistemi; Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.3 Kategori III’ e göre;
Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 18 (yüzdeonsekiz) olduğu,
C-) İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
D-) Aynı yönetmeliğin 15. Maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile ek mütalaa olunur. Şeklinde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
12- Mahkememizce aldırılan 04/10/2023 tarihli Aktüerya Raporunda; Gerçekleşen kaza nedeniyle davacı tarafça yapılan ödeme , ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre davacı tarafın gerçek zararını karşılamadığından bilinen son veriler ile yapılan hesaplama ile davacı tarafın uğradığı geçici iş göremezlik zararının 10.287,17-TL sürekli iş göremezlik zararının 946.485,58 TL. ve bakıcı giderinin 2.029,50-TL olmak üzere toplam 958.802,25-TL belirlendiği, bu rakamdan davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödeme faiz güncellemesi yapılarak düşülmek suretiyle davacı tarafın talep edebileceği bakiye maddi tazminat toplamının 884.806,95-TL olduğu, Hesaplanan işbu bakiye maddi zarardan davalı Güvence Hesabının kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, daha evvel davalı tarafça yapılan ödeme teminat limitinden
düşüldüğünde bakiye poliçe teminat limitinin 360.000,00-TL. – 54.896,00-TL = 305.104,00-TL. kaldığı, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden kusur / müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağı ile yapılacak olduğunun kabulü halinde ne oranda (%) indirim yapılacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
13- Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporunda ...nın Asli kusurlu olduğu, ...ın Tali Kusurlu olduğu belirtilmiş olup, Mahkememizce aldırılan 21.03.2023 tarihli ATK Kusur Raporunda...nın % 90, ... ise % 10 kusurlu olduğu bildirilmiş olup her iki raporun birbiri ile örtüştüğü görülmüş ve 21.03.2023 tarihli ATK Kusur Raporu hükme esas alınarak, ...ı'nın % 90, ...'nın ise % 10 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Maluliyet hususunda ise; dava açılmadan önce Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanmış 19.08.2019 tarihli Kusur Raporunun dosyaya sunulduğu, rapor içeriğinde Sürekli İş Göremezlik Oranının % 23, Geçici İş Göremezlik Süresinin 180 Gün olduğu, 30 gün süre ile Bakıcının Sürekli Bakımına muhtaç olduğunun belirtildiği, raporun kaza tarihi itibariye yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınarak hazırlanmış olduğu;
ATK tarafından hazırlanan 30.04.2021 tarihli maluliyet raporu ile yine ATK tarafından hazırlanmış olan 11.08.2021 tarihli maluliyet raporunun her ikisinin de kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik uyarınca hazırlanmış olduğu, ATK'nın 24.02.2022 tarihli raporunun ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınarak hazırlanmış olduğu, rapora göre mağdurun Sürekli İş Göremezlik Oranının % 18 olduğu, İyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, 1 ay boyunca Başkasının Bakımına muhtaç olduğu belirtilmiştir. ATK'nın işbu raporu, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca ve en yetkin kurum tarafından hazırlanmış olması nedenleri ile hükme esas alınmıştır.
Dosya Aktüerya Bilirkişisine tevdi ile 02.10.2023 tarihli Aktüerya Raporu aldırılmıştır.
Aktüerya raporunun kusur raporu ve maluliyet raporu ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle işbu aktüerya raporu hükme esas alınmış, Sürekli İş göremezlik Zararının 946.485,58-TL, Geçici İş Göremezlik Zararının 10.287,17-TL, Bakıcı Giderinin ise 2.029,50-TL olduğu, toplam zararın 958.802,25-TL olduğu, bu rakamdan davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödeme faiz güncellemesi de yapılarak düşülmek suretiyle davacı tarafın hak ettiği bakiye maddi tazminat toplamının 884.806,95-TL olduğu kabul edilmiştir.
İşbu bakiye maddi zarardan davalı Güvence Hesabının kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, daha evvel davalı tarafça yapılan ödeme teminat limitinden düşüldüğünde bakiye teminat limitinin 360.000-TL - 54.896,00-TL = 305.104,00-TL kaldığı, tespit olunan 2.029,50-TL bakıcı giderinden kusur oranı olan % 10 oranında indirim yapılarak 1.826,55-TL bakıcı giderine hükmolunması gerektiği, davacı vekilinin Değer Artırım Talebinde bulunduğu, dilekçe içeriğinde sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı taleplerini artırdığı ancak geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin her hangi bir artırım talebinde bulunmadığı görülmekle aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.DAVANIN KABULÜ İLE;
Talep ile bağlı kalınarak 305.104,00-TL Sürekli İş Gücü Kaybı ile 100,00-TL Geçici İş Gücü Kaybından bakiye ölüm ve sakatlanma poliçe teminat limiti olan 305.104,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla, (360.000 - 54.896 = 305.104) davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 1.826,55-TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminatın tedavi giderleri poliçe teminatı olan 360.000,00-TL sorumluluk limitini aşmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Tazminat miktarlarına 29/11/2019 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine,.
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 20.973.25-TL harçtan peşin alınan 44,40-TL'nin ıslah ile alınan 1.011,00-TL 'den mahsubu ile bakiye 19.917,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13,14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan Başvuru Harcı, peşin Harç ve Vekalet Harcı toplamı olan 95,20-TL harç ile 1.011,00- TL Tamamlama Harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 48.054,5 -TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 4.640,00-TL ATK fatura bedelinin, Dava öncesi Dokuz Eylül Üniversitesi'nden alınan 19.08.2019 tarihli Kurul Raporuna ilişkin 1.200-TL Rapor Ücreti ile 420,00-TL Muayene Ücreti, 500,00-TL Keşif araç ücreti ile 1.970,90-TL tebliğat ve posta ücreti olmak üzere toplam 11.730,90-TL Yargılama Giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan Gider Avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair;davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 29/12/2023
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.