Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/91

Karar No

2025/111

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/91
KARAR NO : 2025/111
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/01/2025
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket nezdinde... nolu trafik poliçesi ile sigortalı, davalının maliki olduğu... plakalı kamyonet 20/03/2012 tarihinde ... isimli şahsın maluliyetine neden olduğunu, Kazadan hemen sonra kaza yerine gelen polisler tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında da görüleceği üzere; kazaya sebebiyet vererek olay yerini terk ettiği ve alkollü olduğu belirtildiğini, olay yerini terk eden sürücü kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, Davalı asli kusurlu olarak,... isimli şahsın maluliyeti dolayısıyla müvekkil şirkete aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu üzerine... Başvuru 26/10/2022-... Karar sayılı karararına istinaden müvekkil şirketçe poliçe kapsamında ödenen toplam 187.056,78-TL tazminatın tamamından sorumlu olduğunu, davalıya ait aracın sürücüsü kaza mahallini terk etmek suretiyle poliçe genel şartları davalı tarafından ihlal edilmiş olduğundan dolayı poliçe genel şartları B.4/f maddesi ve yine trafik sigorta poliçesinin genel şartlarının B.4/c maddesi gereğince sürücünün alkollü olması ile Karayolları Trafik Kanunun 95. maddesi uyarınca müvekkil şirketin sigortalısına rücu hakkı doğduğunu, Ödenen tazminat tutarı yönünden davalı tarafça bir ödeme yapılmayınca anılı kanun ve poliçe hükümleri gereğince ödenen tazminatın rücuen tazmini için poliçede sigortalımız görünen ... aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup davalı tarafından borca itiraz edilmiş ve takip durduğunu beyan ederek, davalının haksız ve zaman kazanma amaçlı itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede, Davacının, 20/03/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde poliçe kapsamında ödemiş olduğu 187.056,78 TL tazminatın rücuen tahsili amacıyla sigortalısı olan davalı aleyhinde icra takibine giriştiği, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu, akabinde itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu edilen aracın her ne kadar kamyonet statüsünde olsa da, kamyonetin malikinin tacir sıfatının bulunmadığı, bu sebeple kamyonetin ticari işletme iş ve işlemlerinde kullanılmasının mümkün olmadığı, ancak kamyonet malikinin bir esnaf işletmesi var ise bunun çerçevesinde kullanabileceği, bu durumda da ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, aracın cinsinin kamyonet olmasından bahisle kamyonet malikinin tüketici sıfatının da bulunmadığı, bu sebeple davacının rücu ilişkisine esas olmak üzere uyuşmazlığı çözmekle görevli yargı yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olabileceği tespit edilmiştir. Davalı hakkında yapılan tacir araştırması yapıldığı, gelen yazı cevaplarında davalının tacir olmadığının tespit edildiği, bu durum karşısında her iki tarafı tacir olmayan kişiler ve haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-)Görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
4-)6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
5-)Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 03/03/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim