mahkeme 2025/841 E. 2025/633 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/841
2025/633
9 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/841 Esas
KARAR NO : 2025/633
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/09/2025
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında uzlaşma ile bedelsiz devir alınan taşınmazlarda, yapımı kat karşılığı inşaat ihaleleri ile yatırımcı/müteahhitler eliyle gerçekleştirilmesi plânlanan ve fakat teklif alınamayan Örnekköy IV. Etap Uygulama Projelerinin, 6306 s. Kanun 8.2 maddesi uyarınca davalı Belediye ile davalı... arasında düzenlenecek kat karşılığı yapım protokolleri ile davalı... tarafından gerçekleştirilmesi Belediye Meclisinin 18.11.2020 Tarih ve 05.1040 sayılı Kararı gereği ile kabul edildiğini, anılan Meclis Kararı uyarınca davalı Belediye ile davalı... arasında 29.12.2020 Tarihli Kat Karşılığı Sözleşme imzalandığını, Ana Yüklenici Sözleşmesi’nde; iş süresince davalı Belediye tarafından diğer davalı...’a parasal ödeme yapılmaması, yapım işlerinin geçici kabul aşamasına getirilmesinden sonra kat mülkiyeti tapu tescillerini müteakip kat karşılığı esası ile davalı... payı olarak belirlenen bağımsız bölümlerin “Yüklenici” sıfatı ile davalı ...’a devri öngörüldüğünü, davalı...’un anılan Kat Karşılığı Sözleşme’yle üstlendiği yapım işlerinin, yine kat karşılığı usule göre düzenlenen 07.01.2022 Tarihli Yapım İşi Protokolü ile müvekkil Kooperatif’e tevdi edildiğini, sonrasında bu devrin Bakanlıkça mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle eleştirildiğini, ileride Kamu zararı doğmaması için imalatların durdurulması gerektiğinin bildirildiğini, davalı Belediye’nin 04.07.2024 Tarihli Yazısı ile Kat Karşılığı Sözleşmeler ile üstlenilen yapım işlerinin bütün hâlinde anahtar teslimi usûlde müteahhitlik belgesi/yetkisi bulunmayan yapı kooperatiflerine yaptırılmasına olanak sağlayan yapım işi sözleşmeleri/protokolleri kapsamında yapı kooperatifleri eliyle görülen yapım işlerinin Bakanlık talimatı gereğince derhal durdurularak proje şantiyelerinin yapı kooperatifi yönetimi ve/veya şantiye sorumlularından yapım işinin bulunduğu hâl ile teslim alınması davalı...’a bildirildiğini, davalı...'un 22.07.2024 tarihli yazısı ile durumu, müvekkili Kooperatif’e bildirdiğini, davalı İzmir Büyükşehir Belediyesinin 2009'da Uzundere ve Yurdoğlu mahallelerinde kentsel dönüşüm projelerini başlattığını, devamında 2017 yılında Planlama ve Genişletme Aşamasına geçildikten sonra 2017 tarihli akademik bir incelemede İzmir’deki yedi dönüşüm bölgesi olark Güzeltepe, Uzundere, Örnekköy, Ege Mahallesi, Bayraklı, Ballıkuyu, Aktepe Emrez olarak sıralandığını, bütün bölgelerde önce 2886 sayılı yasa kapsamında Kat karşılığı ihaleye çıkıldığını ancak ihalelere katılım gerçekleşmediğini ve projelere başlanamadığını, ihalelerin yapılmaması üzerine davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm uygulamaları kapsamında; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 8.2. maddesi uyarınca yürütülen işlemler neticesinde Nisan 2020 tarihli Belediye Meclisi Kararı gereğince... A.Ş. ile İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ arasında Protokol imzalanmasına karar verildiğini, bu karara dayalı olarak İzmir Büyükşehir ile... arasında İzmir...Noterliği”nin 29.12.2020 tarih v... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, 29.12.2020 tarihinden sonra davalı...'un inşaata başlamak için herhangi bir ilerleme kayıt etmediğini, bu arada müvekkili kooperatifin 07.01.2022 tarihinde kurulduğunu, Kooperatifin kurulduğu gün... ile sözleşme imzalandığını, bu haberin İzmir Büyükşehir Belediyesinin haber sayfasında da yayınlandığı, üyeler hızla kayıt edilirken ve bir çok kooperatif henüz inşaata başlamamışken yada daha temelde iken Temmuz 2023 tarihinde İBB’ye tebliğ edilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü'nün raporunda ‘Kentsel dönüşüm modeliyle ilgili... ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmenin 21. maddesinde belirtildiği üzere taşeron firma çalıştırmak için idare izin alınması gerektiği ancak böyle bir izin alınmadığı, Belediye iştiraki olan... A.Ş'nin özel hukuk tüzel kişisi olup söz konusu yapım işini İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden ihale ile almadığı, 6306 sayılı kanuna istinaden protokol ile aldığı kat karşılığı yapım işini 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi olmayan Konut Yapı Kooperatifi'ne devredemeyeceği tespit edilerek’ inşaatların durdurulması gerektiği kamu zararı oluşacağı açıkça belirtildiğini, ....Konut Yapı Kooperati ile davalılardan ... arasındaki “07.01.2022 Tarihli İzmir Büyükşehir Belediyesi Beton ve Asfalt Enerji Üretim ve Dağıtım Tesisleri Su Kanalizasyon Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ve S.S.... Kooperatifi Arasında İzmir İli, Karşıyaka İlçesi, ... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı IV. Etaba İlişkin Kentsel Dönüşüm Kat Karşılığı Anahtar Teslim Yapım İşi Protokolü”nü, “ imzalandığını, sözleşmenin 5.2. Maddesinde ve devamı bir çok madde de İBB ile... arasında tanzim ve imza olan sözleşmeye konu işlerin kooperatif tarafından yapılması konusunda yine kat karşılığı sözleşme tanzim ve imza edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra 5.2. maddesinin 4. Paragrafında düzenlenen hükümler gereği davalı... tarafından yapılması taahhüt edilen “ada içi temel bina hafriyatları “ olarak tanımlanan İç avlulu işyeri alanları dahil 8 kitlenin tamamının temel kazıları ve hafriyatları tamamlanmadığını, yine yer teslimi ... tarafından süresi içerisinde yapılmadığını, ... ile yapılan sözleşmenin 21.6. maddesinde “... ... Kooperati; çalıştıracağı alt yüklenicilerini ve bu alt yüklenicilerin altında çalıştıracağı taşeronlarını yazı ile...”a bildirilecek ve bu bildirime istinaden... bildirilen alt yüklenici ve bunların taşaronları için alt yüklenici numarası açarak ayrıca SGK”ya yazılı bildirimde bulunulacaktır. “hükmü ile... yüklenici sıfatı ile kendisinin işyeri sicil numarası almayı, kooperatif yönünden de kooperatifin çalıştıracağı yüklenici ve bunların alt yüklenicilerin ise yine... SGK kaydına alt hesap açılarak takip edileceğinin belirtildiğini, bu durumda işyeri sicil numarası alınmadan inşaata başlanması mümkün olmaması karşısında... kaynaklı sorunların daha işin başında başladığını, bu gecikmelerin hepsi kooperatifin inşaat maliyetinin artmasına neden olduğunu, davalı... tarafından 24.07.2024 tarihli ihtar ile ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 04.07.2024 tarihli yazısı ile belediye ve şirketimiz arasında imzalanan Örnekköy kentsel dönüşüm ve gelişim alanı dördüncü etaba ilişkin kentsel dönüşüm kat karşılığı anahtar teslim yapım işlerinin bütün halde anahtar teslimi usulde müteahhitlik belgesi yetkisi bulunmayan yapı kooperatifleri‘ne yaptırılmasını olanak sağlayan yüklenici sözleşmelerinin sona erdirilmesi ve yapı kooperatifleri eliyle görülen yapım işinin bakanlık talimatı gereğince derhal durdurularak proje şantiyelerini yapı kooperatifi yönetimi ve veya şantiye sorumlularından yapım işinin bulunduğu hal ile teslim alınması hususunda talimat verilmiştir.’ ibaresi ile sözleşmenin sona erdirildiğinin bildirildiğini, ilgili ihtara 31.07.2024 tarihinde yine noter aracılığı ile cevap verildiği ve feshin kabul edilmediğini, akabinde de İBB ve... yetkilileri ile kooperatif yönetim kurulu görüşme yaptığını , çözüm yolları üzerinde öneriler sunulduğunu ancak bugüne kadar yol alınamadığını ve İzmir...Noterliği”nin 10.01.2025 tarih ve..., 11.02.2025 tarih ve... yevmiye nolu ihtarları ve kepten resmi yazının gönderildiğini, müvekkili kooperatife hiçbir zaman tebliğ edilmeyen, yalnızca şifahen bildirilen ve İBB ile... hakkında düzenlendiği belirtilen müfettiş raporunun, ilgili beyanlara göre yaklaşık bir yıl önce İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne tebliğ edilmiş olmasına rağmen herhangi bir işlem yapılmadan beklenilmesi; bu süreçte kooperatiflerin uyarılmaması, üyelerinden ödeme toplamaya devam etmesine ve inşaatların sürdürülmesine göz yumulması, idarenin ağır ihmalini ortaya koyduğunu ,basın açıklamaları ve gazete haberlerinden de anlaşılacağı üzere,... ve kooperatif organizasyonu bizzat İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından planlandığını , belediye görevlileri yapı denetim ve fenni mesuliyet görevlerini üstlenmiş olup inşaatların kooperatif eliyle yapıldığını bilmelerine rağmen sessiz kalındığını, bu sessizliğin zararın büyümesine yol açtığını,... ile birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi ve belediye meclisi üyelerinin kendilerine düşen görevleri yerine getirmediklerini, dolayısıyla yapılan bu işlemlerden doğan zararların tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili kooperatifin, sözleşme kapsamında üstlendiği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmek amacıyla şantiye sahasında ciddi düzeyde fiziksel ilerleme kaydettiğini, yapılan çalışmalar neticesinde, yapım işinde yaklaşık %60 seviyesinde gerçekleşme oranına ulaşıldığını, bu seviyenin, yalnızca temel işler değil, kaba inşaat safhası da dahil olmak üzere birçok aşamanın başarıyla tamamlandığını ortaya koyduğunu, sözleşmenin feshedildiği tarihte sözleşme süresi henüz sona ermediğini, yani ortada gecikmiş bir ifa ya da taahhüt ihlali bulunmadığı gibi, karşı tarafça süreye dayalı herhangi bir ihtarname, uyarı ya da cezai işlem de tesis edilmediğini, sözleşme süresi halen işlerken, herhangi bir haklı ve somut gerekçeye dayanmaksızın tek taraflı fesih işlemi gerçekleştiğini, projede karşılaşılan gecikmelerin büyük çoğunluğunun, müvekkil kooperatifin kusurundan değil doğrudan...’un organizasyon, planlama ve idari süreçlerdeki yetersizliğinden kaynaklandığını, özellikle imar planı tadilatlarının tamamlanmaması, yapı ruhsatı alım sürecinin gecikmesi ve zemin etüdü, temel kazı gibi işlerin başlatılmasında yaşanan aksamalar, kooperatifin inisiyatifinde olmayan, tamamen idari sorumluluk gerektiren işlemler olduğunu, bu bağlamda, ihale yapılmasını mümkün kılan olağanüstü ve ivedilik arz eden herhangi bir hukuki veya fiili durum bulunmadığını, müvekkili kooperatifin çalışmalarının kesintisiz sürdüğünü, sözleşmenin yürürlükte olduğu ve projede ciddi seviyede fiziksel gerçekleşme bulunduğunun sabit olduğunu, dolayısıyla yeni bir ihale açılması ve önceki sözleşmenin feshedilmesi, hem şekil hem esas bakımından açıkça hukuka aykırı olduğunu belirtmiş ,07.01.2022 tarihli sözleşmenin davalı... A.Ş. tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine, sözleşmenin aynen ifasının mümkün olmaması halinde, belediyeye ait taşınmaz üzerinde müvekkil kooperatif tarafından gerçekleştirilen imalat bedeli ile mahrum kalınan kârın (munzam zararın) denkleştirici adalet ilkesi gereğince ilerleyen aşamada alınacak bilirkişi raporları sonrası arttırılmak üzere HMK m.107 gereği belirsiz alacak olarak şu aşamada 1.000 TL'nin, davalılar İzmir Büyükşehir Belediyesi ve... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen, dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline, müvekkilin ileride zarar görmesini ve alacağın güvence altına alınmasını teminen, İzmir İli Karşıyaka İlçesi Örnekköy Kentsel Dönüşüm Alanı’nda “IV. Etap” olarak belirlenen ... parsel ve...parsel sayılı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, tedbir konulması mümkün görülmezse iş bu davanın tapu kütüğüne şerh verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalıya dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamıştır.
DAVA:
Dava, 07.01.2022 tarihli sözleşmenin haksız olarak feshedildiğin tespiti ,bunun mümkün olmaması halinde sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalat bedeli ile mahrum kalınan kârın tazmini istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında imza altına alınan 07.01.2022 tarihli sözleşmenin haksız olarak feshedildiğin tespiti ,bunun mümkün olmaması halinde sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalat bedeli ile mahrum kalınan kârın tazmini istemine ilişkin olarak Mahkememize dava açılmış ise de; davanın yasal dayanaklarının 6098 sayılı TBK' da düzenlenen Eser Sözleşmesi hükümleri olduğu dolayısıyla mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapıldığı, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davacının şirket olup tacir sıfatına haiz olduğu ancak davalı belediyenin kamu kurumu olduğu, davanın taraflarından birinin tacir sıfatına haiz olmadığı bu hususlar göz önüne alındığında davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, Mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE gönderilmesine,
3-Davacının ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine ,
4-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Taraflardan birinin 2 hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde Mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.09/09/2025
Katip... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.