mahkeme 2025/71 E. 2025/284 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/71
2025/284
8 Nisan 2025
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/71
KARAR NO : 2025/284
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2025
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : müvekkili şirkete ait ...plakalı aracın, 17.07.2024 tarihinde dava dışı sürücü ...'ün yönetiminde, Konya ili Bozkır ilçesi istikametinden Hadım ilçesi istimatine doğru seyir halindeyken ; Konya- Hadım Devlet Karayolu'nun (D-705-02)01+ 12. Km'sinde bulunan kavşağa geldiğinde, sürücüsü ve maliki... olan ... plakalı arkasında römork takılı traktörün kontrolsüz bir şekilde yola çıkmasıyla müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın çarpmanın etkisiyle maddi hasara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu hareketinin neden olduğunu, müvekkili şirket tarafından yaptırılan İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit raporunda müvekkilinin aracında 871.970,10 TL hasar bedeli, 80.000,00 TL değer kaybı bedeli ve 20 günlük onarım süresi tespit edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı kapsamında poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 20.000,00 TL hasar bedeli ve 180.000,00 TL değer kaybı bedelinin dava dışı ...Sigorta A.Ş'den tahsiline karar verildiğini, ancak bakiye alacağının tespiti amacıyla şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı bedeli ve 50,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 250,00 TL alacağın 17.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; öncelikle iş bu davada görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, davacının aracının da ticari bir araç değil hususi bir araç olduğunu, yine yetkili mahkemelerin Bozkır Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu trafik kazasında müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, mahallinde keşif ile yeniden kusur raporu alınmasının gerektiğini, davaya konu kazada kusurun davacı tarafta olduğunu, davacı tarafça iddia edildiği şekilde hasar oluşmasının mümkün olmadığından bahisle açılan davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; trafik kazası nedeniyle araçta oluştuğu iddia olunan değer kaybı, hasar bedeli ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın davalıdan tahsiline ilişkin olduğu görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine dair uyuşmazlık bulunduğu, aksi kanunlarda belirtilmediği sürece malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın mutlak ticari dava olarak nitelendirdiği bir uyuşmazlık konusunda olmadığı, ayrıca tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı bir uyuşmazlığın olmadığı, bu bağlamda uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, 6102 sayılı yasanın göreve ilişkin sınırı çizerken ticari iş kavramından hareket etmediği, ticari işletme kavramından hareket edildiği,dava konusunun, değer kaybı, hasar bedeli ve kazanç kaybı olsa ve bu kayıp ticari dahi olsa tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı bir uyuşmazlık olmadığından görevli mahkemenin somut olayda İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 08/04/2025
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.