mahkeme 2025/143 E. 2025/640 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/143
2025/640
9 Eylül 2025
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/143
KARAR NO : 2025/640
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/02/2025
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.10.2024 tarihinde okula gitmek için dolmuşa bindiği, dolmuştan indikten sonra ters şeritten gelen beyaz renkli taksi tipli bir aracın müvekkilinin ayağının üzerinden geçtiği, araç durmadan yoluna devam ettiği, yaşanan olay nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığı, müvekkili ve ailesinin şikayetçi olduğu, ancak müvekkilinin yaralanmasına sebep olan aracın ve araç sürücüsünün tespit edilemediği, müvekkilinin ağır ve uzun tedaviler gördüğü, günlük yaşamasında sıkıntılar yaşadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL tedavi gideri ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 300,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığı, davacının kazanın meydana gelişine ilişkin somut ve sabit bir delil sunmadığı, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının belirlenmesi açısından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının gerektiği, davacı tarafın iş göremezlik iddiası kapsamında Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının gerektiği, müvekkilinin geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi masraflarına ilişkin olarak bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine dair uyuşmazlık bulunduğu, aksi kanunlarda belirtilmediği sürece malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın mutlak ticari dava olarak nitelendirdiği bir uyuşmazlık konusunda olmadığı, ayrıca tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı bir uyuşmazlığın olmadığı, bu bağlamda uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, 6102 sayılı yasanın göreve ilişkin sınırı çizerken ticari iş kavramından hareket etmediği, ticari işletme kavramından hareket edildiği, davalı kurumun niteliği itibariyle bir kamu kurumu olmadığı gibi, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunundaki düzenlemeler kapsamında da şirket olmadığı, tüzel kişiliği olan devlet tarafından ödemeleri taahhüt altına alınan, ekonomik açıdan fon olarak adlandırılan sigorta şirketleri tarafından oluşturulup yine bir fon olması nedeniyle sigorta şirketi de olmadığı, Zorunlu Trafik Sigortası olmayan kişilerin verdikleri zararı karşılayan bir tüzel kişiliği olan fon olduğu, iş bu dava dosyasında plakası tespit edilemeyen bir aracın karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığının iddia edildiği, davaya konu kazaya karıştığı iddia olunan aracın Zorunlu Trafik Sigortası olup olmadığının tespit edilemediği sabit olduğundan bu aşamada iş bu davanın öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesinde değerlendirilmesinin gerektiği düşünülmekle görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 09/09/2025
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.