mahkeme 2025/1202 E. 2026/7 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1202
2026/7
5 Ocak 2026
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1202
KARAR NO : 2026/7
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2025
KARAR TARİHİ : 05/01/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ailesi ile birlikte Almanya'dan İzmir'e tatile gittiğinde ... çalışanı ... bey ile tanıştığını, ... Bey kendilerini ... mağazasına davet ettiğini, müvekkil ile Davalı şirket ile aşağıda dökümü verilen mobilyaların mimari çizimleri, imalatı, nakliyesi ve montajı için üzerine anlaştıklarını, müvekkil bunun için önden 7.200 Euro ücret ödediğini, davalı şirket mimari çizimler için kendi çalışanını müvekkilin Almanya'daki evine göndermiş ve ölçüleri aldığını, ölçüler alındıktan sonra mimari projeler çizilmiş ve ardından imalat aşamasına geçildiğini, mobilyalar yapıldıktan sonra davalı şirket tarafından Almanya'ya gönderildiğini, davalı yanca karşılanması gereken nakliye ücreti karşılanmadığı için 4.200 Euro nakliye ücreti müvekkil tarafından ödenmek zorunda kaldığını, mobilyalar geldiğinde müvekkil Türkiye'ye gitme hazırlığı yaptığı için mobilyaları kontrol etme fırsatı bulamamı ve aynı gün Türkiye'ye tatile gittiğini, 2 ay sonra Türkiye'den döndüğünde mobilyaları açmış ve mobilyaların montajı sırasında bir çoğunun kırık, bir çoğunun eksik olduğunu fark etmiş ve durumu derhal davalı şirkete bildirdiğini, davalı şirket bunun üzerine kendi çalışanını müvekkilin evine yine göndermiş ve kontrollerini sağladığını, yeniden ölçümler alınmış ve mimari projeler yeniden çizildiğini, davalı durumu düzelteceklerini söyleyerek müvekkili yıllarca oyaladığını, davalı hakkında icra takibine girişildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafın, davalının taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirmediği iddiasıyla girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek mahkememizde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmıştır. Mahkememizce düzenlenen 16/12/2025 tarihli muhtıra ile davacı ...'ın tacir olup olmadığı ile ilgili beyanda bulunmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde, davacının tacir olmadığı, davanın sehven Asliye Ticaret Mahkemelerinde açıldığı, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunun beyan edildiği, somut olayda, taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğinde tüketici işlemi bulunduğu, eser sözleşmesi ilişkisinin de Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamına alındığı, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1. maddesindeki tanımlara göre tüketici işleminin; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, tüketicinin ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği, aynı Yasa'nın 73/1.maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.05/01/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.