Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/954
2025/124
13 Şubat 2025
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/954
KARAR NO : 2025/124
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/11/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 12/11/2024 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin İzmir Ticaret Siciline tescilli bulunan davalı ...TIBBİ CİHAZ ve EKİPMANLARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş'.nin % 1 ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketi müşterek imza ile temsil ve idare ettiğini, şirketin diğer ortağının da %99 pay oranı ile Yunanistan merkezli diğer davalı ... S.A olduğunu, müvekkili ile ...arasında 10.02.2023 tarihinde imzalanmış olan harici bir sözleşme bulunduğu, buna göre her iki paydaşın anlaştığı ve muhataplarda...TIBBİ CİHAZ ve EKİPMANLARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş.'nin Türkiye de kuruluşu ve ortaklıklarına ve hak ve alacaklarına dair hükümleri belirlediklerini, buna göre şirketin 15 Haziran 2023 tarihinde İzmir Ticaret Sicilinde kuruluşu tamamlandığı ve Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, ilgili sözleşmenin hükümleri uyarınca ... A.Ş. ' nin kuruluşu ve tescilini takiben 5 gün sonra davalılardan ... A.Ş, diğer davalı...A.Ş'de bulunan hissesinin % 24,99 payını bila bedel müvekkiline devredeceğini ancak bugüne dek bu devrin sürekli söz verilmesine rağmen yapılmadığını ayrıca müvekkiline ödenmesi gereken sözleşmeye dair mali hakların da yine ödenmediğini, bunun yanında... şirketinin yönetim kurulu başkanı müvekkili olsa da şirketin müştereken imza ile temsil ve ilzam olunduğunu, ... Şirketinin hakim ortakların kusurlu eylemleri ve kötü yönetimi sonucu zarara uğradığını, davalı ... sözleşme ile taahhüt etmesine rağmen... şirketine yapması gereken hammadde, makine, ekipman ve yazılım yatırımlarını yapmadığını ayrıca kusurlu eylemlerinden ötürü ... şirketinin mali ve hukuki yaptırımlara maruz kalma ihtimali söz konusu olduğunu, bunun yanında şirketin yapılması gereken olağan genel kurulunun halen yapılmadığını, ortaklara kar dağıtımı yapılmadığı ve kuruluşundan itibaren hakim ortak olarak yerine getirilmeyen yükümlülüklerden ve şirketin kötü yönetiminden kaynaklanacak her türlü zararı tazmin haklarının saklı olduğunu, şirket genel kurulunun TTK uyarınca yapılması zorunlu olağan toplantıları da yapılmamış olup bahsi geçen konulardan ötürü acil genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiğini, buna yönelik ihtarnamenin cevap bulduğu ve davalı ...ın çağrı izni için mahkemeye başvurduğunu, TTK MADDE 410 - (2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir. düzenlemesi doğrultusunda hukuka aykırılıkların ve hakkaniyetsiz eylemlerin durdurulması/gereğinin yerine getirilmesi için İzmir ... Noterliği'nin 12.09.2024 tarihli...yevmiye numaralı ve 09.10.2024 tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnameler gönderildiğini ancak sonuç alınamadığı için bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu,... S.A. şirketiyle müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin imza tarihinin 10.02.2023 olduğunu, o tarihte ...A.Ş kurulmadığı ve ... Türkiye de vergi no almadığını, müvekkilinin harici sözleşmedeki hiçbir yükümlülüğü ihlal etmediğini ne kendi hesabına ne de başka bir firma adına ve hesabına işlem gerçekleştirmediğini, sözleşmede üçüncü taraf olarak belirtilen... LTD şirketinin kira ilişkisini ekipmanını ve makine teçhizatını yeni kurulan ... A.Ş'ye devrettiğini, hatta ...LTD firmasının mesul müdürü ... A.Ş.'ye sağlık bakanlığından üretim ruhsatı alınabilmesi için transfer edildiğini, mevzuat gereği aynı mesul müdürün iki firmada aynı anda faaliyet göstermesinin mümkün olmadığını, bahsi geçen ... LTD.ŞTİ'nin üretim faaliyeti olmadığını, adresinin üretim yapılmayan bir ofis adresi olduğunu, ... LTD firmasının Türkiye Sağlık Bakanlığı üretim lisansı da iptal ettirildiğini, hatta ... kodu da Mart 2024 de İNŞAAT olarak değiştirildiğini, bu sürece ilişkin davalı ...S.A.'ya da bilgi verildiğini, davalılara vaki bir şikayetten ötürü, Türkiye Sağlık Bakanlığı 21.10.2022 tarihinde bir soruşturma başlattığını, soruşturmanın konusunun Türkiye 'den... olarak alınan ürünlerin CE belgesi olmadan Yunanistan da CE belgeli gibi satışının yapılmasından kaynaklandığını, buna ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Sağlık bakanlığı Yunanistan Sağlık Bakanlığı ile koordineli olarak ilgili soruşturmayı yürüttüğünü, davalı...S.A'nın 2022-2023 yıllarına dair aldığı ürünlere ilişkin soruşturma devam ettiği için ...LTD. firmasının şirketin tasfiyesi yapılamadığını, bu durumun da davalının bilgisi dahilinde olduğunu, hatta Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Türkiye ilaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 23.08.2024 tarihinde... sayılı'... "belgeli ürünler konulu yazısı ile... LTD ŞTİ dan savunma talep edildiğini, ...A.Ş kurulduktan sonra ... LTD.ŞTİ ile protokol gereği olanlar dışında sadece hammadde ve 2 tane de önlük satışına ilişkin faturalar bulunmakta olup bu faturalar ... A.Ş nin satış hacminin çok küçük bir yüzdesini oluşturduğunu, bu satışların da davalı tarafların onayı dahilinde ve ödeme talimatları da kendilerince imza edilerek gerçekleştiğini,...firmasının bu işlemler dışında üçüncü kişiler de dahil olmak üzere kestiği başkaca fatura bulunmadığını, ...S.A'nın da kabulünde olan harici sözleşme gereği müvekkiline devredilecek olan % 24,99 hisseyi müvekkilinin istemediği, sermaye taahhüdünün tamamlanmasını talep ettiği hususlarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin gerek şifahi gerek e-posta yazışmaları ile defalarca hisse devrini talep etmesine rağmen yazılı verilen cevaplar ile "devrin yapılacağı, kendilerine güvenmesi gerektiği" belirtildiğini, neticede devir yapılmadığını, müvekkilinin de oyalandığını, Türk Ticaret Kanunu gereği ödenmemiş sermaye bulunmasının hisse devrine engel olmadığını, müvekkilinin ana sözleşmede de açıkça görüleceği üzere şirketin TEK İMZA YETKİLİSİ olmadığını, şirket ana sözleşmesinin 12. ve 13. maddesi gereği MÜŞTEREK İMZA ile TEMSİL ve İLZAM olunduğunu, tüm kararların müşterek imza ile alınmış olup Yönetim kurulunun kendi arasında İÇ YÖNERGE veya ANA SÖZLEŞME ile belirlenmiş İŞ BÖLÜMÜ de bulunmadığını, bu sebeple alınan tüm karar ve işlemlerin diğer ORTAK olan davalının bilgisi onayı ve dahli ile gerçekleştiğini, ihtarnamelerine cevap olarak davalılarca verilen cevabi ihtarnamelerde iddia edilenlerin aksine şirket avukatına verilen vekaletname de de müşterek imza ile verildiğini, hukukumuzda Yönetim kurulu başkan veya üyesinin ortak olma zorunluluğu dahi bulunmadığını, buna rağmen müvekkilinin hisse oranı belirtilerek kendisine çok geniş yetki verildiği iddiasının tutarlı bir yanı bulunmadığını, davalıların cevabi ihtarnamelerinin bazı yerlerinde müvekkilinin tek imza ile yetkili bazı yerlerinde müşterek imza ile yetkili olduğu çelişkili biçimde ifade edildiğini, CE sürecine ilişkin tüm sürecin müvekkilinin gayret ve çabaları ile ilerlediğini, öncelikle firmanın üretime geçebilmesi için gerekli olan işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı alınması, sanayi sicil belgesi alınması, Ticaret odasından kapasite raporu alınması, Sağlık Bakanlığı ruhsatı alınması gibi tüm işlemlerin bizzat müvekkili tarafından yapıldığını, CE sürecinde iddia edilen gecikmenin sebebinin; ...belgelendirme işlemleri için öncelikle "TEMİZ ODA" yapımının tamamlanması ve akabinde ilgili akredite belgelendirme firmasına başvuru gerektiğini ancak harici sözleşmede belirtilen yatırım bütçesinin davalılarca süresi içinde tamamlanmamasından dolayı bütçe eksikliğinden TEMİZ ODA İNŞAAT yapımı KASIM 2023 tarihinde başladığını, inşaatın bitirildiği ve 29.03.2024 tarihinde validasyon başarı ile tamamlandığını, yine belgelendirme firmasına yapılması gereken ödemelerin de davalılarca zamanında yapılmadığı ve bu durum da sürecin gecikmesine yol açtığını, CE sürecine dair tüm toplantı, test aşamaları, fiziki kontrol, hazırlanan evrak prosedürlerinin tamamen müvekkili tarafından yerine getirildiğini, müvekkilinin tüm sipariş / ödeme gibi işlemleri davalıların talimatları uyarınca yerine getirmiş olup bazı hususlarda çekincelerini de belirttiğini, ... isimli yazılım sistemi gereği online olarak davalılar da mevcut şifre ile şirketin tüm mali bilgilerini görebildiğini ayrıca müvekkilinin de e-posta ile her hafta düzenli olarak ödeme listesi ve faturaları davalılarla paylaştığını, hatta yönetim kurulu üyesi ve davalının imza yetkilisi ...ya bağımsız denetim raporu tutturma talebinde bulunduğunu, ... da olan her şey bilgim dahilinde" diyerek bu talebi reddettiğini, son olarak müvekkilinin TRANSFER FİYATLAMASI eylemini oluşturan ve şirketin zarara uğramasına yol açan açığı kapatmak amacıyla kesilmesi gereken 287,051,45EURO bedelli faturanın kesilmesini gerektiğini 08.11.2024 tarihinde Şirket yetkilisi ve diğer davalı ...ortağı / yetkilisine bildirdiğini ancak davalıların sessiz kaldığı hiç bir cevap vermediğini, bu belirttiği hususun son derece kritik önem arz ettiğini, şirketin Türkiye ' de ürettiği ürünleri diğer davalı...Yunanistan da maliyet / fiyat dengesini transfer fiyatlaması oluşturacak şekilde piyasaya sürmekte ve oldukça fahiş kar etmekte ve müvekkili - davalı ortağı olduğu... yi zarara uğrattığını ayrıca ilgili fiillerin cezai, mali ve hukuki riskleri de mevcut olduğunu, müvekkili ile davalı ...SA arasındaki 10.02.2023 tarihli harici sözleşme gereği... A.Ş'nin % 24,99 lük hisse devrinin müvekkiline yapılmamasından ötürü davalı... A.Ş nin gerçek ticari değerlemesinin uzman bilirkişi heyetince yapılarak belirlenecek bedelinin müvekkiline ödenmesi ve dava süresince de hisselere ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiğini ayrıca davalı... yine sözleşme gereği ödenmesi gereken 220.000,00 EURO (ikiyüzyirmibin) alacağın ödemesini de yerine getirmediğini, bu talepleri için HMK m.109 gereği kısmi dava ikame edildiği ve şimdilik 27,386,16 EURO sının temerrüt tarihi olan 20.09.2024 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı ...arafından müvekkiline ödenmesini şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talep edildiğini, bu alacaklara dair zorunlu dava şartı olduğundan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama olarak sonuçlandığını, bunun yanında davalı... sözleşme gereği yapması gereken yatırımları da...e yapmadığını, müvekkiline ödenmemiş mali haklarının (sözleşme gereği alacak, kar payı, huzur hakkı, ücret ve hangi nam altında olursa olsun) ödenmesini de davalı ...dan talep edildiğini, bu talepleri bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi gerekliliğinden ötürü dair HMK m.107 anlamında belirsiz alacak davasını ikame etmek zorunluluğu hasıl olduğunu belirtmiş, davanın kabulüne, öncelikle ... AŞ. deki hisselere HMK m.389 vd gereği ihtiyati tebdir konulması ile fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline 10.02.2023 tarihli harici sözleşme gereği ... A.Ş'nin % 24,99 lük hisse devrinin yapılmaması sebebiyle ihtarnamenin davalı ... a tebliğinden itibaren temerrüde düşmüş olmasından ötürü HMK m.107 gereği belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.500.000 TL sının temerüt tarihinden itibaren davalı... SA dan ticari faiz ile müvekkiline ödenmesine yine 10.02.2023 tarihli harici sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken 220.000,00 EURO (ikiyüzyirmibin EURO) alacağın şimdilik HMK m.109 gereği kısmi dava olarak şimdilik 27,386,16 EURO sının temerrüt tarihi olan 20.09.2024 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı ... SA tarafından müvekkiline ödenmesi ile yine ödenmemiş 500.000 TL mali haklarının şimdilik HMK m.107 gereği belirsiz alacak davası olarak (sözleşme gereği alacak, kar payı, huzur hakkı, ücret ve hangi nam altında olursa olsun) temerrüt tarihi olan 20.09.2024 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalı ...A.Ş tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili Mahkememize verdiği 18/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline İzmir ... Noterliği'nin 12.09.2024 tarihli... yev. numaralı ihtarnamesi gönderilerek huzurdaki davaya konu haksız taleplerde bulunulduğunu, akabinde müvekkili tarafından davacıya İzmir... Noterliği'nin 02.10.2024 tarihli ...yev. nolu cevabi ihtarnamesi gönderildiğini, müvekkil tarafından bu ihtarname ile; müvekkilinin Türkiye sınırları içinde resmi bir ikametgah adresi olmamasına rağmen müvekkilini hak kaybına uğratmaya çalışma amacıyla yapılan tebligatın usulsüzlüğü belirtildiğini, müvekkili ile davacının tarafı bulunduğu 10.02.2023 tarihli "..." (Mutabakat Beyannamesi) isimli belgenin "..." (Yönetim) başlıklı maddesi altında davacının yeni kurulacak şirket ile ... Tıbbi Cihaz ve Ekipmanlar San. Ve Tic. A.Ş.) haksız rekabete girmeyeceği, kendisi adına kayıtlı olan ... Sağlık Ürünleri Mimarlık Mühendislik ve İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Bundan böyle ... Ltd. Şti. olarak anılacaktır) unvanlı şirketi tamamen kapatacağı, aksi halde sözleşmede belirtilen cezai şartı ödeyeceğini kabul etmiş olmasına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiğinin bildirildiğini, şirketin bir takım resmi süreçlerinin ve yine şirketin faaliyeti için gerekli bir takım yeterlilik belgelerinin alınması sürecinin davacı tarafından yürütüleceği kararlaştırılmış olmasına rağmen davacının bu hususta hiçbir hazırlık yapmadığını, müvekkiline bu konuda bilgi vermekten kaçındığını ve müvekkilinin bilgi alma taleplerini cevapsız bıraktığını, yine şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından şirket defterleri incelenmek istendiğinde davacının bu talepleri sebepsiz yere reddettiğini, şirket defterlerinin şirket merkezinde bulunmadığı gibi nerede bulunduğunun da bilinmediğinin bildirildiğini, şirket Genel Kurul toplantısının gerçekleştirilmesinin ihtar edildiği ve şirket Genel Kurul toplantısında görüşülmesi talep edilen gündem maddelerinin iletildiği, bu yolla anılan ihtarname ile davacıya; haksız rekabet yasağına aykırı eylemlerine derhal son vermesi, şirketin ticari defterlerini şirket merkezine geri getirmesi, şirkete ait şifrelerin müvekkil şirket ile derhal paylaşılması, yönetim Kurulu'nun Genel Kurul Toplantı çağrısına ilişkin belirtilen gündem maddeleri çerçevesinde bir karar alınarak imzalanması, yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması ihtar edildiğini, davacı tarafın müvekkiline gönderdiği İzmir ... Noterliği'nin 09.10.2024 tarihli ... yev. No.lu cevabi ihtarnamesinde genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik taleplere hiçbir şekilde olumlu cevap vermediğini yine söz konusu cevabi ihtarname ile müvekkiline ....td. Şti. 'nin sözleşmede taahhüt edildiği şekilde ... A.Ş.'nin kurulmasından sonra kapatılmamış olmasına yönelik hiçbir hukuki geçerliliği ve mantıklı izahı bulunmayan açıklamalarda bulunulmuş olup ham madde ve önlük satışının bu şirket üzerinden devam ettiğinin de ikrar edildiğini, davacı tarafın müvekkili ile kendi arasında imzalanmış sözleşme uyarınca ... A.Ş.'nin kuruluşunu takip eden 5 gün içinde ... A.Ş.'de bulunan hissesinin %24,99 payını müvekkiline devredeceğinin kararlaştırıldığını fakat söz konusu devrin gerçekleştirilmediğini iddia ettiğini, öncelikle, davacı tarafın bahse konu sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemiş olup, bu durumda yine hükümlerine uymadığı aynı sözleşme uyarınca kendisine pay devri yapılmasını talep etmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin "..." (Amaç ve Kapsam) başlıklı maddesi ile yeni şirket (...A.Ş.) yasal olarak kurulduğunda ... Ltd. Şti.'nin faaliyetini derhal durduracağı ve sözleşmede belirtilen varlıkları yeni şirkete devredeceği taahhüt edilmiş olmasına rağmen bu taahhütün davacı tarafından yerine getirilmediğini, yeni şirket...A.Ş. nin 15.06.2023 tarihinde resmi olarak kurulduğunu ve Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğü'ne tescil edildiğini, bu tarihten itibaren sözleşme gereği ... Ltd. Şti.'nin derhal faaliyetini durdurması ve kapatılması gerekirken şirketin kapatılmadığını ve faaliyetine devam ettiğini, Ticaret Sicil Gazetesi'nde sorgulama yapıldığında şirket kuruluşunun üzerinden yaklaşık 1,5 yıl geçmiş olmasına rağmen... Ltd. Şti'nin hala faal olduğu ve hatta adresinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde hala... A.Ş. İle aynı olarak göründüğünün görüleceğini, bununla birlikte ...Ltd. Şti.'nin işletme adı olan "Medkey" markasına ait medkey.com.tr internet adresine girildiğinde internet sitesinin bu dilekçenin yazım tarihinde dahi aktif olduğunu,... Lt. Şti çatısı altında internetten ürün satışının devam ettiği, iletişim adresi olarak ... A.Ş.'nin adresinin göründüğü, internet sitesinin ana sayfasında ve "Tesisimiz" başlığı altında üzerinde "...Sağlık" yazan ve...Ltd. Şti'ne ait logonun bulunduğu şirket binasının görsellerinin yer aldığını, davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğinin aşikar olduğunu, yine sözleşme ile üstlenilen ... Ltd. Şti.'ye ait malvarlığı değerlerinin ... A.Ş.'ye aktarılmaması sebebiyle de davacı sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini, davacının ...Ltd. Şti. ni kapatmaması hakkında yaptığı gerçek dışı açıklamaların hiçbir ispatı bulunmamakta olup bu beyanların tamamen kendi sözleşme ihlali teşkil eden eylemlerini hukuka aykırı şekilde temellendirme çabasından ibaret olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin kapatılmasına engel olduğu ve şirketi zarara uğrattığı iddia edilen hususların hiçbir geçerliği bulunmayıp bu hususta davacı tarafından da herhangi bir delil sunulmadığını, davacının anılan şirketi sözleşme hükümlerine rağmen kapatmamış ve şirkete ait malvarlığı değerlerini ...Ş. ye devretmemiş olmasının müvekkili ile hiçbir bağlantısı bulunmamakta olup bunun aksinin iddiası ispata muhtaç olduğunu, davacının söz konusu şirketi daha fazla kar elde edebilmek amacıyla aktif tutmaya ve üretim yapmaya devam etmiş olup bu yolla taraflar arasındaki sözleşmesinin gerek "Amaç ve Kapsam" başlıklı maddesi altında üstlenmiş olduğu yükümlülükleri gerekse "Yönetim" başlığı altında yer alan rekabet etme yasağına ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiğini, sözleşmenin " ..." (Yönetim) başlıklı maddesi; "2. Taraf, standart rekabet etmeme hükümleri ile en az beş (5) yıl boyunca Şirket'in yönetiminde aktif olarak yer alacaktır. 2. Taraf Şirket'in faaliyet alanında kendi hesabına veya başkası hesabına ticari işlem yapmayacağını kabul ve taahhüt eder. 2. Taraf ayrıca, Şirket'in hissedarı olduğu sürece ve hissedarlık sıfatını kaybettikten sonra üç yıl süreyle bu tür ticari işlerle iştigal eden başka bir şirkete ortak veya yönetici olamayacağını kabul ve taahhüt eder. Aksi takdirde 2. Taraf işbu mutabakat beyannamesi kapsamındaki yükümlülüklerine ek olarak 1. Taraf'a ceza olarak 1.000.000 TL ödeyecektir." şeklinde belirlendiğini ve taraflarca kabul edildiğini, davacının faaliyet gösterdiği ve sözleşmede 3. Taraf olarak anılan...Ltd. Şti.'nin faaliyet alanı ... A.Ş. ie tamamen aynı olup davacının eylemleri sunulan madde metniyle birlikte incelendiğinde davacının rekabet yasağına ilişkin yükümlülüklerini de ağır şekilde ihlal ettiğinin açıkça görüldüğünü, bu durumda sözleşme gereği üstlendiği hiçbir yükümlülüğü yerine getirmeyen davacının pay devri veya pay bedellerinin kendisine ödenmesi talebinde bulunması abesle iştigal olduğunu, TTK.nun bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı pay senetlerinin devrini düzenleyen 491. maddesinin "Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir; meğerki, devir, miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşsin." hükmüne amir olduğunu, yer verilen maddenin anonim şirketlerde nama yazılı payların/pay senetlerinin devrinin kanuni sınırlamasını oluşturduğunu, 15.06.2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nden de görülebileceği üzere, şirket esas sözleşmesinin 6. ve 7. maddeleri ile yeni kurulan şirketin (... A.Ş.) tüm payları ve pay senetleri nama yazılı olacak şekilde belirlendiğini, dolayısıyla TTK.'nun 491. maddesinin diğer davalı ... A.Ş. için de geçerli olduğunun kuşkusuz olduğunu, yine aynı tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde görüleceği gibi şirket esas sözleşmesinde "bir hisse devrinin şirkete karşı hüküm ifade etmesi, bu meyanda devralanın Genel Kurul'da oy hakkını kullanabilmesi ve hissedarlara tanınan diğer haklardan istifadesi devrin bir Yönetim Kurulu kararı mucibince ortaklar pay defterine işlenmesine ve Yönetim Kurulunun böyle bir devre önceden muvafakatine bağlıdır" düzenlemesinin yer aldığını, dolayısıyla esas sözleşme ile de nama yazılı pay/pay senedi devri için şirket onayı kısıtlaması getirildiğini, kanun maddesinde ve şirket esas sözleşmesinde bahsi geçen şirket onayının Yönetim Kurulu tarafından verileceğinin kuşkusuz olduğunu, davacının kendisi Yönetim Kurulu Başkanı olmasına rağmen ne bu konu ile ilgili ne de başka bir konu ile ilgili olarak Yönetim Kurulu'nu hiçbir zaman toplantıya çağırmadığını, pay devri hususunun karara bağlanması için hiçbir çaba sarf etmediğini, buna ilaveten, -davacının pay devrine veya pay bedeline hak kazandığını kabul anlamına gelmemekle birlikte- davacının hissesine düşen sermaye miktarı ve hisse bedeli belli olup bu hususta belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığını, her ne kadar davacı şirketin %0,01 ortağı ise de aşağıda da detaylıca izah edecekleri üzere şirket üzerinde tek hakimiyet sahibi olduğunu, dolayısıyla davacının şirket kayıtlarını ve hesaplarını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olup bundan bahisle hisse bedelinin belirlenmesi için belirsiz alacak davası açılmasının kanuna aykırı olduğunu, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme gereği kendilerine 220.000,00 EURO alacağın ödenmesi gerektiği iddiasında bulunduğunu, sözleşmenin "..." (Yatırım Değeri-Açıklama) başlıklı maddesinde 220.000,00-EURO'luk tutarın 40.000,00-EURO'luk kısmının fatura karşılığı danışmanlık hizmetleri için müvekkili tarafından 3. Taraf...Ltd. Şti.'ne ödeneceğinin düzenlendiğini ancak...Ltd. Şti. tarafından adı geçen maddede belirtildiği şekilde danışmanlık hizmetleri karşılığında düzenlenerek müvekkili şirkete gönderilmiş bir fatura bulunmadığını, bununla birlikte aynı maddede, belirtilen 220.000,00-EURO'nun, sözleşmede...Ltd. Şti. tarafından şirketin yasal olarak kurulmasının üzerine derhal yeni kurulan şirkete (... A.Ş.) devredileceği taahhüt edilen varlık değerleri (ticari markalar, mevcut sözleşmeler, makineler ve diğer maddi varlıklar, işgücü, operasyonların tarihsel veri tabanı, müşteri tabanı, fabrikanın sahibi ile yeni bir kira sözleşmesi imzalanması yoluyla fabrikanın kira sözleşmesi) karşılığında ödeneceğinin belirlendiğini, böyle bir devrin hiçbir zaman gerçekleşmediğini, davacı,...Ltd. Şti. üzerinden faaliyetlerine devam etmiş olup, sözleşmede taahhüt edildiği üzere ne anılan şirketin kapatıldığını ne de belirtilen varlık değerlerinin ... A.Ş.'ye devredildiğini, hal böyle iken, davacı tarafından talep edilen ödemeye hak kazanılmadığının açık olduğunu, davacı tarafından kar payı, huzur hakkı, ücret vs. mali hakların kendisine ödenmesi talep edilmişse de davacının bu talebinin de hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, TTK.' nun 394. maddesi "Yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşmeyle veya Genel Kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebilir." düzenlemesine haiz olduğunu, Kanunun Genel Kurul'un görev ve yetkilerini düzenleyem 408. maddesinin (b) bendi de anılan hususların Genel Kurul toplantısında karara bağlanacağını belirttiğini, TTK 408/b: "Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları" davacının Yönetim Kurulu üyesi olarak hak kazandığını iddia ettiği sayılan hakların tutarına yönelik esas sözleşme ile yapılan bir belirleme bulunmadığından, söz konusu hakların ödenip ödenmeyeceğinin ve ödenmesine karar verilmesi halinde tutarının yapılacak olan Genel Kurul toplantısında belirlenmesi gerektiğini, Kanun'un 409. maddesine göre Olağan Genel Kurul toplantılarının her faaliyet dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde yapılması öngörüldüğünü, ... A.Ş. esas sözleşmesinde de genel kurul toplantılarının her faaliyet dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde ve senede en az bir kez toplanacağı belirlendiğini, şirketin hesap dönemi esas sözleşmenin 18. maddesinde de belirtildiği üzere Aralık ayının 31. günü sona ermekte olup bu tarihten itibaren 3 ay içinde Olağan Genel Kurul toplantısının gerçekleşmesi gerektiğini ancak davacı, Yönetim Kurulu başkanı sıfatıyla yasal olarak çağrı yapması gereken sürede Genel Kurul veya Yönetim Kurulu toplntılarına çağrı yapmadığını, davacı ile tüm iletişim vasıtaları kesilmiş olup tüm şirket defterlerini şirket belge ve kayıtlarını elinde bulunduran davacının müvekkili şirket veya diğer Yönetim Kurulu üyeleri ile hiçbir şekilde iletişime geçmediğini, müvekkili tarafından davacıya Genel Kurul'da görüşülmesi talep edilen gündem maddelerinin bildirilmesini ve Yönetim Kurulu başkanı davacının Yönetim Kurulu ve Genel Kurul'u toplantıya çağırması talebini içeren 02.10.2024 tarihli ihtarname gönderildiğini ancak davacı tarafından bu ihtarnameye rağmen Genel Kurul toplantısına çağrı yapılmadığını , müvekkili ve diğer Yönetim Kurulu üyeleri ile iletişime geçilmediğini ve sonuç olarak şirketin kurulmasından bu yana hiç Genel Kurul toplantısı yapılamadığını, şirket esas sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca her türlü Yönetim Kurulu kararının alınması bir A grubu (...) ve bir B grubu (...) Yönetim Kurulu üyesinin müşterek imzasını mecbur kıldığından, Genel Kurul toplanması yönünde alınacak kararın ancak A grubu üye olan müvekkili şirketin göstereceği Yönetim Kurulu üyesinin yanı sıra B grubu üye olan davacının imzası ile mümkün olacağını, davacının tüm talep ve resmi ihtarlara karşı gerek yönetim kurulunu gerekse genel kurulu toplantıya çağırmaktan kaçınması sebebiyle Genel Kurul'un toplantıya çağrılması talepli dava ikame edilmek zorunda kalındığı, Zira TTK.nun 412. maddesi "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme 7 işgünü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına şrket merkezinin bulunduğu yerdeki aslye ticaret mahkemesi karar verebilir" şeklinde olduğunu, bu sebeple İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ...Esas sayılı dosya ile şirketin Genel Kurul toplantısının yapılmasına ve Genel Kurul'u toplantıya çağırmak konusunda yetki verilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde Genel Kurulu toplantıya çağırmak üzere şirkete kayyum atanmasına karar verilmesi talepli dava ikame edildiğini anılan dava neticesinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Karar sayılı 19.11.2024 tarihli kararı ile ... A.Ş.’nin; Açılış ve toplantı başkanlığı seçimi, Toplantı başkanının toplantı tutanaklarını imzalamak için yetkili kılınması, 2023 yılına ilişkin yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi, 2023 yılına ilişkin finansal tablolarının; bilanço ve kar zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanması, 2023 yılı bağımsız denetim raporunun okunması, müzakeresi ve onaylanması, Yönetim Kurulu üyelerinin 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibrası, Karın kullanım şekli ve kar dağılımının yapılıp yapılmayacağının müzakere edilerek karara bağlanması, Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri ve huzur hakkı gibi haklarının belirlenmesi, 2024 yılı içi bağımsız denetçi seçilmesi konularında Genel Kurul toplantısını yapması için müvekkiline izin ve yetki verildiğini , çağrı işlemlerini yürütmesi için şirkete kayyum atanmasına karar verildiğini, davacı tarafın Yönetim Kurulu başkanı olarak kanuni görevlerini yerine getirmemesi sebebiyle açılmak zorunda kalan Genel Kurul toplantısının yapılmasına karar verilmesi talepli davanın açılış tarihi 11.10.2024 olup davacının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemesine rağmen huzur hakkı, ücret vs. gibi mali haklar talep ettiği huzurdaki davanın açılış tarihinin ise 12.11.2024 olduğunu, davacının kendisi tarafından gerçekleştirilemeyen Genel Kurul toplantısında alınacak kararlara yönelik talepte bulumasının mantık dışı bir durum olup İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen karar uyarınca henüz genel kurul toplantısının da gerçekleştirilmediği nazara alındığında davacının bu talebinin de hukuki yarardan yoksun olup reddi gerektiğini, davacının özensiz ve şirket yönetimi ve temsili ile bağdaşmayan hareketleri sonucunda şirketi zarara uğrattığını, davacının, taraflar arasındaki harici mutabakatta yeni şirketin (... A.Ş.) kurulmasının akabinde derhal kendisine ait bir diğer şirket olan...Ltd. Şti.’ni kapatacağını ve şirketin malvarlığı değerlerini ... A.Ş.’ye devredeceğini taahhüt etmiş olmasına rağmen bugüne kadar şirketini kapatmadığını, faaliyet konusu ... A.Ş. ile aynı olan şirkette üretime devam ettiğini, böylelikle hem sermaye koyma tahhüdünü, hem harici mutabakatta ve TTK’nda yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bununla birlikte şirkette hiç kimse ile iletişim kurmadığını , kendisi şirketin Yönetim Kurulu başkanı olmasına ve kendi imzası olmaksızın şirkette karar alınamamasına rağmen kendisine yönelik tüm ulaşım kanallarını kapattığını , bu sebeple şirkette karar alınamamasına, genel kurul ve yönetim kurullarının toplanamamasına, şirket için önem ve ivedilik arz eden kararların alınamaması sebebiyle şirket işlerinin ve yönetiminin aksamasına ve bu yolla şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ancak davacının şirketin aleyhine iş ve eylemlerinin bunlarla da sınırlı olmadığını, müvekkili şirket....'nın merkezi Yunanistan’da olup Türkiye’deki şirket işlerini an be an takip edebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle ... şirketin %99,9 payıyla hakim ortağı olmasına rağmen %0,01 pay sahibi olan davacıya bu denli geniş temsil yetkisi verildiğini ve davacı Yönetim Kurulu başkanı olarak belirlendiğini ancak davacı tarafından müvekkili şirkete şirket yönetimiyle ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, şirket defterlerinin şirket merkezinden götürüldüğünü , müvekkili şirket yetkililerinin ve diğer yönetim kurulu üyelerinin şirket defter ve kayıtlarını incelemesinin engellendiğini , müvekkilinin gerek keşide ettiği Noter kanallı ihtarnameler ile gerekse mail yoluyla ve şifahi olarak defalarca kez talep etmiş olmasına rağmen %99,9 paya sahip olan müvekkili şirketin bilgi alma hakkını kullanmasının önüne geçildiğini, bununla birlike şirket defter ve kayıtları şirket merkezinden götürülerek müvekkili şirketin şirket defter ve kayıtlarını incelemesinin önüne geçildiğini ayrıca şirkete ait KEP adresi ve SGK şifresi gibi her türlü bilgi, kullanıcı adı ve şifre davacı tarafından müvekkili ile paylaşılmadığını, ... A.Ş.’nin büyüyebilmesi, ürünlerinin AB pazarında satışa çıkarılabilmesi ve AB üyesi ülkelerde serbest dolaşımının sağlanabilmesi için şirketin CE belgesine sahip olmasının çok önemli olduğunu, davacının da bu hususu bilmesine ve şirket ortaklarının kanun ve harici sözleşme gereği şirketin menfaatini sağlamak için üst düzey çaba sağlama yükümlülüğü bulunmasına rağmen söz konusu CE belgesinin alınması için gereken çabayı göstermediği ve belge alınması sürecini sürüncemeye soktuğunu, müvekkili şirketin bu belgenin alınması için son derece çaba sarf etmesine rağmen davacı bu yönde yapılan hazırlıklarla ilgili tüm taleplerine rağmen müvekkilini bilgilendirmediğini, CE belgesi şartlarının olup olmadığına yönelik yapılacak denetim öncesinde şirkette gerekli hazırlığı yapmadığını, müvekkilinin bu husustaki fikrini sormadığını, sonuç itibariyle yapılan denetim sonucu davacının kusurlu ve özensiz hareketleri sebebiyle şirket CE belgesi için tam yeterli bulunmadığını ve düzeltme kararı verilerek şirketin uygun hale getirilmesi için süre verildiğini, müvekkilinin Yunanistan merkezli olması dolayısıyla %99,9 payla ortağı olduğu ... A.Ş.’yi kontrol ve takip etmesinin en önemli araçlarından birisi şirkette bulunan güvenlik kameraları olduğunu ancak şirkette tüm tarafların bilgisi dahilinde kurulan güvenlik kameralarının bağlantısının bir anda kesildiğini ve aylardır tüm uyarılara rağmen tekrar bağlantı kurulamadığını, bu durumun müvekkili nezdinde ciddi şüphe ve endişe yarattığını, müvekkili tarafından bu durum davacıya iletildiğinde kendilerine kameraların bozulduğu söylenmişse de, diğer Yönetim Kurulu üyeleri CE belgesinin temini işlemleri için Türkiye’ye geldiklerinde kameraların bozuk değil "kapatılmış" olduğunu öğrendiğini, o an için kameralar düzelmişse de, yönetim kurulu üyelerinin Yunanistan’a dönmesiyle birlikte aynı gün içinde kameraların tekrar kesildiğini, bir an için kameraların kasıtlı olarak kapatılmadığı, bozulmuş olduğu varsayılsa bile bu kadar uzun zamanda kameraların tamir edilememiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmayıp bu halde bile anılan durumun davacının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin ispatı olduğunu, davacı şirkete tüm taleplere rağmen sabit bir şirket telefonu bağlatmadığından şirkete ulaşım yalnızca davacının şahsi telefonu üzerinden sağlanabildiğini, bu yolla davacıya ulaşımın ise çoğu kez mümkün olmadığını, müvekkili şirketin %99,9 ortağı olduğu şirketi ile tüm bağlantısı koparıldığını, müvekkilinin şirketi hakkında bilgi edinebilmesi ve karar alabilmesi adeta davacının inisiyatifine bağlı hale getirildiğini, davacı tarafın şirketin tek sahibi konumuna geldiğini, şirket ile ilgli her karar ve şirketin yönetimi davacının keyfine kalmış durumda olduğunu, TTK’nun 369. maddesi, "Yönetim Kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar" şeklinde olduğunu, davacının, bu yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiği ve şirketi zarara uğratmış olup müvekkili tarafından davacıya yönelik tüm karşı dava, dava , takip ve talep haklarını saklı tuttuklarını belirtmiş , davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacak olması sebebiyle öncelikle usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, şartları oluşmamış ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 03/02/2025 tarihli dilekçesinde; davacı vekili olarak davadan tüm sonuçlarıyla feragat ettiklerini, tarafların birbirlerinden herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti, dava masrafı vs gibi talepleri olmadığını belirtmiştir.
Davalı ..... vekili Mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 03/02/2025 tarihli dilekçesinde; davacı vekili tarafından davadan sunulan davadan feragati kabul ettiklerini, davacının davadan feragat etmesi üzerine herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti, dava masrafı talepleri bulunmadığını belirtmiştir.
Davalı ... vekili Mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 12/02/2025 havale tarihli dilekçesinde; davacı vekili tarafından davadan sunulan davadan feragati kabul ettiklerini, davacının davadan feragat etmesi üzerine herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti, dava masrafı talepleri bulunmadığını belirtmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça 10.02.2023 tarihli harici sözleşme gereği ... A.Ş'nin % 24,99 lük hisse devrinin yapılmaması sebebiyle ihtarnamenin davalı... tebliğinden itibaren temerrüde düşmüş olmasından ötürü HMK m.107 gereği BELİRSİZ ALACAK davası olarak şimdilik 1.500.000 TL sının temerüt tarihinden itibaren davalı... SA dan ticari faiz ile ödenmesine; yine 10.02.2023 tarihli harici sözleşme gereği ödenmesi gereken 220.000,00 EURO (ikiyüzyirmibin EURO) alacağın şimdilik HMK m.109 gereği KISMİ DAVA olarak şimdilik 27,386,16 EURO sının temerrüt tarihi olan 20.09.2024 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı... tarafından ödenmesi ile; yine ödenmemiş 500.000 TL mali haklarının şimdilik HMK m.107 gereği BELİRSİZ ALACAK davası olarak (sözleşme gereği alacak, kar payı, huzur hakkı, ücret ve hangi nam altında olursa olsun) temerrüt tarihi olan 20.09.2024 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalı ... A.Ş tarafından ödenmesine karar verilmesine yönelik davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı, davacı vekilinin Mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 03/02/2025 tarihli dilekçesi ile açtığı davadan feragat ettiği, feragatın davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davacılar vekilinin vekaletnamesinin incelemesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, vaki feragate binaen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Vaki feragate binaen davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 42.283,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine ,
3-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,
3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına ,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar tarafların yokluğunda, açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.