Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/492

Karar No

2024/1038

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/492
KARAR NO : 2024/1038
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında...sözleşme numaralı 06/08/2022 tarihinde ese sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme gereği, davalı taraf ve müvekkiller ayrıntısı sözleşmede belirtilen koşullarda gerçekleştirilecek olan bir mobil uygulama projesi üzerine anlaştıklarını, sözleşme gereğince müvekkillerin davalı tarafa ödeyeceği miktar 64.000 TL olup, iki takside bölündüğünü, projenin davalı tarafça, müvekkillere teslim edileceği tarih 26/10/2022 olduğunu, müvekkillerinin 64.000 TL'yi sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra 1 ay içerisinde 2 ayrı taksit olarak davalı tarafa ödendiğini, sözleşmeye konu proje tam anlamıyla hiçbir zaman teslim edilmemiştir. Sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra sözleşmeye uygun şekilde müvekkiller tarafından ödemeler yapılmasına rağmen davalı taraf, projeyi eksiksiz ve sözleşmeye uygun şekilde teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davaya konu projenin test ve revize işlemleri başladıktan sonra, müvekkillere taslak bir proje sunulduğunu, bu proje sözleşme çerçevesinde müvekkillerin isteklerini kapsamamakta, belirtilen koşullarda proje çalışmamakta, söz yerindeyse sadece "salt" olarak bir mobil uygulama yapılmış olmakla birlikte müvekkil tarafından belirtilen koşulların hiçbiri projeye dahil edilmediğini, Davalı taraf, iş bu süre içinde bu bölümün de istenilen gibi çalışır halde bir halini sunmamış ve devam eden bu sorun ve bu başlık adı altında çıkan diğer sorunlar için herhangi bir düzeltme yapmadığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, iddiaların doğru olmadığını, taraflar arasında 06.08.2022 tarihli hizmet eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusu mobil Uygulama yazılımı ve tanıtım sitesi hazırlama ve yayımı olduğunu, sözleşme iki ayrı konuyu kapsadığını, ilk konu mobil uygulama yazılımı ve tanıtım web sitesi hazırlama, ikinci konunun ise, hazırlanan ve yapımı tamamlanacak olan mobil uygulamanın ve tanıtım sitesinin müvekkil davalı firma tarafından sağlanan sunucu hizmeti üzerinden yayını olduğunu, sözleşme ile müvekkil davalı firma, tüm ayrıntıları onaylı proje dosyasında belirtilen bir mobil uygulama yapmayı ve yapım sonrası kendine ait sunucu üzerinden internet bağlantısı sağlanarak yayımı hizmetini yükümlendiğini, teslim sırasında müvekkil firma teknik destek çalışanı, davacıyı arayarak ses ve görüntü kaydı yapılmak suretiyle mobil uygulamanın yönetim panelleri dahil telefonda gösterilen her yüzü bir bir açılarak gösterilmiş, tüm butonlara basılmış ve çalıştığı doğrulanarak davacıya sözleşmenin 12.maddesine tamamen uygun olarak teslim edildiğini, dava dilekçesinde her ne kadar test ve revize işlemlerinin 2 yıl sürdüğü iddia edilmekte ise de bu doğru olmadığını, proje tamamlanıp süresinde olacak şekilde 26.10.2022 tarihinde davacılara teslim edilerek davalı müvekkil firmaya ait sunucularda yayınlanmaya başlamış, teslim sonrası başlayan ve 30 gün süren test ve revize dönemi içerisinde eksikler ve yeni bir yazılım gerektirmeyen davacının talep ettiği değişiklikler yapılarak süreç tamamlandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemi olduğunun tespitine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Davacılar... hakkında yapılan tacir araştırmasında, tacir kayıtlarının bulunmadığı, vergi dairesinden alınan yazı cevabında herhangi bir mükellefiyet kayıtlarının da olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın davacılar tacir olmadığından ticari işletmelerinden de kaynaklanmadığı anlaşılmakla 6102 sayılı yasanın ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen 4/1 maddesi uyarınca uyuşmazlığı muhakeme etmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE
4-6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı)
5-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2024

Katip...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim