mahkeme 2024/48 E. 2025/492 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/48
2025/492
17 Haziran 2025
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/48
KARAR NO : 2025/492
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.02.2023 tarihinde Manisa İli Salihli ilçesinden Kula ilçesi istikametine seyir halindeyken ...sevk ve idaresindeki ''...' plakalı araç Sandal kavşağına geldiğinde yine aynı istikamette seyreden müvekkile ait ''... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu müvekkilin maliki olduğu araç yüksek maddi hasara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde kazanın oluş biçiminden de anlaşılacağı üzere ''... plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, anılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ''...numaralı poliçe ile hem ZMMS hem de İMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu trafik kazası sonucu müvekkil araçta meydana gelen hasarın tazmini için hem ZMMS hem İMMS sigortacısı olarak sigorta şirketi tarafından açılan...sayılı hasar dosyası kapsamında müvekkile hasara ilişkin 110.000,00 TL ödeme yapılsa da yapılan ödeme gerçek zararının karşılanmadığını, zira davalı sigorta şirketi tarafından aldırılan, ekspertiz raporunda da görüleceği üzere yedek parçalara fahiş iskontolar uygulanarak ödeme yapıldığını, davalının ZMMS sıfatı olarak teminat limitinde bakiye 10.000 TL daha mevcut olduğu gibi gerçek zararın ZMMS limitini aşması dolayısıyla bu limitin aşan kısımdan bakiye zararın tazmini için İMMS olarak sorumluluğu bulunduğunu, Yargıtay ve BAM kararlarına göre gerçek hasar ise kaza nedeniyle hasarlanan tüm parçaların orijinal yedek parça bedellerine işçilik ve KDV eklenerek herhangi bir iskonto ve muafiyet uygulanmaksızın hesaplama yapılması ile tespit edilebileceğini, şayet davalı sigortacı ile sigortalı araç maliki arasında tanzim edilen poliçede iskonto ve muafiyet uygulanması yönünde bir kloz veya şart var ise bu müvekkili bağlamayacağından geçersiz olduğunu, ayrıca orijinal araçta söz konusu kaza nedeniyle yapılan tamirat ve bu kaydın Tramerde gözükecek olması nedeniyle aracın piyasa değerinde ciddi düşüş meydana geldiğini, bu düşüş nedeniyle müvekkil, aracını gerçek piyasa fiyatından daha düşük bir bedele satmak durumunda kalacağını, dolayısıyla müvekkilin değer kaybı zararı da doğduğunu, araç sürücüsünün haksız eylemiyle doğan bu zararın da tazmini gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, iş bu dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden yargılamanın ilerleyen aşamasında davacı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ek 6. maddesi gereğince müvekkil şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgeler dosyaya ibraz edilmediğini, poliçeden dolayı müvekkil şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere 12.02.2023 kaza tarihi itibariyle ZMMS teminatı maddi zararlarda araç başına azami 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, asla davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, karşı taraf aracında hasar oluştuğunun müvekkil şirkete ihbarını takiben, müvekkil şirketçe hasar dosyası açılarak, hasar bedelinin tespiti amacıyla 5684 sayılı sigortacılık kanunu uyarınca müvekkil şirket tarafından tayin edilen bağımsız ve uzman eksper marifeti ile inceleme yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde 12.02.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından 08.06.2023 tarihinde 110.000,00-TL davacı yana hasar ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme neticesinde müvekkil şirketin sorumluluğu sona erdiğini be yan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1)Taraf dilekçeleri,
2)24/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
3)Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi evrakları,
4)Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi, Hasar dosyası,
5)Kaza tespit tutanağı, kaza anı görüntüleri, eksper raporu,
6)Tüm dosya münderecatı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar onarım bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Adli Trafik Uzmanı... ve Otomotiv Uzmanı...'in 24/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü ...(...'nın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 52/1-a (Sürücüler araçların hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, azaltmak, zorundadırlar.) ve 52/1-c (Diğer bir aracı izlerken hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan yönetmelikte belirlenen güvenli mesafeyi bırakmamak) maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanının oluşumunda etken olduğu, davacı ... (...)'in 2918 sayılı KTK ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumunda etken olmadığı, üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlar ile dış faktörlerin olay esnasında kazanın oluşumu üzerinde etken olabilecek bir davranış şekli görülmediğinden kazanın oluşumunda etken olmadığı, dava konusu...plaka sayılı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 298.171,94 TL (KDV Dahil) meydana gelebileceği, dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa hasar tazminat bedeli olarak 08.06.2023 tarihinde 110.000,00 TL ödeme yaptığı, buna göre; davalı sigorta şirketinin bakiye hasar tazminat yükümlülüğünün 188.171,94 TL olabileceği, piyasa koşullarında yapılan inceleme ve araştırmalarda; davaya konu...plaka sayılı aracın marka, model, tipi, km.si, yakıt cinsi, vites türü ve kullanım şekli dikkate alındığında kazadan önceki piyasa rayiç değerinin ortalama 700.000,00 TL seviyelerinde olabileceği, buna göre bahse konu aracın mevcut hali ile tamirinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olabileceği, bahse konu...plaka sayılı araçta; kaza tarihi itibariyle 100.000,00 TL değer kaybı meydana gelebileceği tespit edilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Motorlu araç işletenin bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı yasa ve genel hükümlere göre oluşan zorunlu mali mesuliyet sigortası sınırları dışında kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami sınırlara kadar sigorta güvencesi altına alan sigorta sözleşmesi ihtiyari mali mesuliyet sigortası olarak adlandırılır. Tanım gereği İMMS sigortacısının sorumluluğu ikincil bir sorumluluktur. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasındaki limitleri aşan kısımlar için ancak ihtiyari mali mesuliyet sigortasına başvurabilir.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin hem zorunlu mali mesuliyet sigortacısı hem ihtiyari mali mesuliyet sigortascısı olduğu ve düzenlenen poliçelerde 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 07/12/2023 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; 12/02/2023 tarihinde... ve...plaka sayılı araçların çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, çarpışma sonucunda
maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacıya ait...plaka sayılı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin tazmini istemiyle davalı aleyhinde huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 24/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda adli trafik uzmanı bilirkişisince yapılan tespitlerde,... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK nın 52/1-a maddesinde belirtilen "Sürücüler araçların hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, azaltmak, zorundadırlar." ve 52/1-c maddesinde yer alan "Diğer bir aracı izlerken hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan yönetmelikte belirlenen güvenli mesafeyi bırakmamak" hükümlerini ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacının maliki olduğu...plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumunda etken olmadığı, üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlar ile dış faktörlerin olay esnasında kazanın oluşumu üzerinde etken olabilecek bir davranış şekli görülmediğinden kazanın oluşumunda etken olmadıkları, bilirkişi tarafından yapılan kusur değerlendirilmesinin somut olayda hakkaniyete uygun olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Otomotiv uzmanı bilirkişisince yapılan tespitlerde, dava konusu araçta kaza nedeniyle, ön kısımlarından, mekanik aksamlarından araç gövdesinde ve sökülebilir / takılabilir parçalarda hasar olacak şekilde darbe alarak hasarlandığı, tespit edilen hasarlar, mevcut hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağını doğrular şekilde uyumlu olduğu, orijinal yedek parça ve işçilik olmak üzere toplamda KDV dahil 298.171,94 TL hasar onarım bedeli meydana geldiği, dava konusu kaza nedeniyle değer kaybına neden olacak parçalardan yolcu hava yastığının aktif hale gelerek açıldığı belirlenmiş, dosya içerisinde bulunan hasar dosyası, ekspertiz raporu, araç fotoğrafları, aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi de dikkate alınmak suretiyle aracın kaza öncesi aracın ikinci el piyasa rayici ile kaza sonrası aracın ikinci el piyasa rayici arasındaki farkın tespiti suretiyle araçta meydana gelen değer kaybı bedeli 100.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. 24/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun 05/04/2024 tarihli duruşmada verilen 3 nolu ara kararda istenilen hususları karşılar nitelikte olduğu, kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davacının, dava değerini 19/03/2025 tarihli dilekçesi ile arttırdığı, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında, 9.900,00 TL bakiye Hasar tazminatı ve 100,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 10.000,00 TL, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ise 100.000,00 TL bakiye hasar tazminatı ve 50.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere 160.000,00 TL talep edildiği, dilekçenin davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketince davacıya 08.06.2023 tarihinde 110.000,00 TL lik ödeme yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketince yapılan ödeme dikkate alındığında ZMMS poliçe teminatından 10.000 TL kaldığı, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçe teminat limitinin ise 150.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarih olan 07.12.2023 tarihinden itibaren 160.000,00 TL tazminatı ödemekle sorumlu olduğu, dava konusu aracın niteliği ve davacının sıfatına göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olması sebebiyle ödenmesi gereken 160.000 TL tazminat bedeline yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin yargılama gideri içerisinde değerlendirilerek davalılardan ayrıca tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2 (c) bendindeki yasal düzenlemenin avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olduğu, arabulucuk sürecinde açılan davalardaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16.maddesine göre ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)160.000 TL nin 07.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (10.000 TL bakiye ZMMS teminat limiti 150.000 TL İMMS teminat limiti olmak kaydıyla)
3-)Alınması gerekli 10.929,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 2.560,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 7.942,00 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-)Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 2.560,00 TL tamamlama harcı, 5.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 73,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 8.488,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
8-)Davacı vekilinin arabuluculuk aşaması için vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.