Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/348
2024/1044
11 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/348 Esas
KARAR NO : 2024/1044
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2020
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fatura alacağına istinaden davalı aleyhine takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının İzmir Büyükşehir Belediyesi Konak Ek Hizmet Binasının yapımı işini üstlendiğini, davalının alt yüklenici olarak müvekkili ile anlaştığını, bu anlaşmaya göre her ayın 5. günü hakediş yapıldıktan sonra ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davalıya fatura kestiği halde davalının ödeme yapmadığını, davalının amacının takibi sürüncemede bırakmak olduğunu belirterek İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya fatura ve cari hesaptan kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığını, ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığında bunun tespit edileceğini, bu nedenle müvekkilinin takibe itirazlarının haklı ve yerinde olduğunu, davacının müvekkili ile aralarında alım satım ilişkisi olduğunu ve malın müvekkiline teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 17/02/2020 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında fatura alacağına ilişkin takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 14/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 15/03/2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, borçlunun takibe itirazının iptalinin talep edildiği, davalının ise davacıya borcu olmadığını savunduğu, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacının bu sözleşmeden kaynaklı olarak fatura alacağının olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren eser sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının...İzolasyon Ltd Şti, borçlusunun... Proje Harita Ltd Şti, takip konusunun 30.697,70 TL fatura asıl alacağı, takip tarihinin 12/03/2019 olduğu, ödeme emrinin borçluya 14/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/03/2019 tarihinde borç aslına ve işlemiş faize itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 09/12/2020 tarih,...karar sayılı ilamı ile dava konusu alacağın muaccel olmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf incelemesi talebinde bulunduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 18/04/2024 tarih, ...karar sayılı ilam ile "...Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde;" işin bedeli 55.00 TL/m2+KDV olarak belirlenmiş olup, işin bedeli şu şekilde ödenecektir. Ödeme: Her ayın 5'inde hakediş yapıldıktan sonra 90 günlük çek verilecektir." düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre 08.12.2018 tarihli faturanın 05.01.2019 tarihinde yapılacak hakedişten sonra 90 günlük vade ile ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı dikkate alındığında takip tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sabit olup, sözleşme ile kanuna, ahlaka ve adaba aykırı olmamak koşuluyla kararlaştırılan hükümler her iki yan için bağlayıcıdır. Sözleşme 07.11.2018 tarihinde akdedilmiş, takibe dayanak perde yalıtım malzemesi ve uygulamasına ilişkin fatura ise 08.12.208 tarihinde düzenlenmiştir.
Davacı yüklenici 07.11.2018 tarihli sözleşme ile üstlendiği işe başladığını, işe başladıktan sonra yaptığı ilk imalata istinaden 08.12.2018 tarihli 30.697,70 TL. bedelli faturayı düzenlediğini, davalı iş sahibi tarafından verilmesi gereken çekin verilmediğini beyan ettiğine ve icra takibi, takibe dayanak faturanın düzenlendiği tarihten 3 ay 4 gün sonra 12.03.2019 tarihinde başlatıldığına göre, ilk derece mahkemesince davacının iddialarına dair araştırma yapılmadan, davalının, davacı yükleniciye, mahkemenin kabulüne göre 05.01.2019 tarihinde 90 günlük çek verip vermediği hususu üzerinde durulmadan takip tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davaya dayanak sözleşmenin son sayfasında sözleşmenin üç sayfa olduğu belirtildiği halde dosyaya sözleşmenin iki sayfasının ibraz edildiği görülmektedir. Mahkemece, sözleşmenin tüm sayfalarının ibraz edilmesi için davacı yana süre verilmeli, varsa sözleşmenin eksik olan kısımları dosyaya kazandırılmalı, davacı yüklenicinin takibe dayanak faturaya ilişkin imalatı yapıp yapmadığı araştırılmalı, gerektiğinde bu hususta mahallinde refakate alınacak uzman bilirkişi ile birlikte keşif yapılıp, rapor alınmalı, davacı yanın ticari defter ve belgeleri üzerinde de hesap bilirkişisi aracılığıyla inceleme yaptırılıp dosyada mevcut BA formlarıyla birlikte değerlendirilerek rapor alınmalı, sonucuna göre davacı yüklenicinin, davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa miktarı yöntemince saptanmalıdır...." şeklinde mahkememizin anılan ilamının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esas numarasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce anılan istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline dava dilekçesi ekinde sunulan 07/11/2018 tarihli sözleşmeyi sunmak üzere 28/06/2024 tarihli celsede süre verildiği, davacı vekilinin 10/07/2024 tarihli beyanında sözleşmenin 2 sayfadan ibaret olduğu, 2.sayfada yer alan 3 sayfa ibaresinin sehven yazıldığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak davacı defterleri üzerinde bilirkişi tarafından incelenme yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda davacıya da 28/06/2024 tarihli celse ara kararı ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2018-2019-2020 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacı vekilinin yasal süresi içerisinde ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yeri bildirdiği, mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 08/09/2024 tarihli raporunda, davacının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı defterine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, takibe dayanak faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe dayanak fatura tutarı olan 30.697,70 TL tutarında alacaklı olduğu, söz konusu faturaya ilişkin davalı tarafından davacıya verilmiş olan herhangi bir çek veya ödeme bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi talep edilmiş ise de mahkememizce istinaf kaldırma ilamı öncesinde davalının bulunduğu mahal mahkemesine davalı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için talimat yazıldığı, mahkememiz talimatı doğrultusunda Antalya...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasında davalıya meşruhatlı davetiye çıkartıldığı, davalının yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği, bu sebeple talimatımızın işlemsiz olarak iade edildiği, davalıya yeniden süre verilmesinin usule uygun olmadığı anlaşıldığından davalının bu talebi yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının takip tarihi itibariyle takibe dayanak fatura tutarı olan 30.697,70 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını talimat mahkemesine sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği, yine mahkememizce dosyaya kazandırılan ilgili döneme ait davalının BA ve BS formlarına göre takibe dayanak faturanın davalı tarafından ilgili vergi dairesine mal ve hizmet alımı olarak bildirildiği, bu nedenle mahkememizce keşif yapılmasında yarar görülmediği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde her ayın 5'inde hakediş yapıldıktan sonra davalı iş sahibi tarafından 90 günlük çekler verileceği kararlaştırılmış ise de yapılan defter incelemesinde davalının takibe dayanak faturaya ilişkin olarak davacıya çek vermediği ve ödeme yapmadığının tespit edildiği, bu halde ispat külfetinin yer değiştirdiği ve davacıdan mal ve hizmet teslim almadığını ve borcunun bulunmadığını savunan davalıya geçtiği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen defter ve kayıtlarını sunmayan davalının davacının defter kayıtlarının aksini yani taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, takip ve davaya dayanak fatura içeriğine konu mal veya hizmetin kendisine teslim edilmediğini veya mal veya hizmet bedelinin ödendiğini ispat etmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı itibariyle herhangi bir yazılı ispat vasıtası sunmadığı, cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı, mahkememizce 30/10/2024 tarihli celsede davalıya yemin delilinin hatırlatıldığı, bu hususta davalıya kesin süre verildiği, davalının kesin süre içerisinde yemin delilini kullanmadığı, bu sebeple yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, bu halde davalının karşı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, buna göre davacının taraflar arasındaki temel ilişki ile takip ve dava konusu asıl alacağının varlığını ispat ettiğinin kabulü gerektiği, davalının takip ile temerrüde düştüğü, tarafların tacir olmasına göre davacı tarafından talep edilebilecek faizin avans faizi olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen DEVAMINA,
2-30.697,70 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.139,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 2.096,95 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 370,75 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.726,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 370,75 TL peşin harç, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 165,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 3.090,15 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının mercine İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.