Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/936
2024/999
3 Aralık 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/936
KARAR NO : 2024/999
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 24/11/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 7.07.2023 tarihinde ...’e ait ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkil...a ait ve...'ın sevk ve idaresindeki... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza, Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi ... Mahallesi üzerinde; müvekkil trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halindeyken, sola dönmek için sinyalini verip dönüş için yavaşladığı sırada, dönüşe geçen müvekkil aracını aynı istikamette arkasında seyir halinde olan sigortalı araç sürücüsünün sollama yasağına rağmen sollamaya çalışırken, aracının sağ kısmı ile müvekkil aracın sol tarafına çarpması ile trafik kazası oluştuğunu, kaza sebebiyle müvekkil aracın komple sol yan bölümü ile ön çamurluk bölümleri hasar gördüğünü, Sigortalı sürücü bunun dışında 2918 sayılı yasanın 84/j-l maddesinde “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama”, 84/e maddesinde “Geçme yasağı olan yerlerde geçme” KTK 54. Maddesinde sürücülerin geçme sırasında uymak zorunda oldukları kural ve yasaklar sayılmış olup a/2 de “Önündeki sürücünün başka bir taşıt veya aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermemiş olması” gerektiği açıkça düzenlendiğini, Müvekkil geçici olarak Türkiye’de bulunduğundan müvekkile ait ve Alman trafiğine kayıtlı araçta kaza sonrası meydana gelen zarar, Almanya’da bulunan ...Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 19.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil hasar miktarı 19.284,46 EUR, hurda değeri 8.710,00 EUR ve rayiç değeri 18.000,00 EUR olarak tespit edildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aracı Türkiye'den Almanya'ya götürebiliyor olması durumunda, Almanya'da alınan raporun müvekkil ile davacının yapmış olduğu kaza neticesinde aracın perte çıkmadığını, davacı yanın almış olduğu raporu asla ve hiçbir surette kabul etmediklerini, müvekkilimin anılan kazada da aracı zarar gördüğünü, müvekkilinin aracını çok makul bir fiyata 20.000,00 TL 'ye yaptırdığını, müvekkilinin aracında bu kadar düşük miktarda tamirci tarafından giderilebilecek hasar durumu oluşmasına rağmen davacının aracı nasıl perte çıkabilir biz hala bu durumu anlamadıklarını, dosyadaki rapor denetime elverişli olmadığını, tespit edilen bedellerin çok fahiş olduğunu, haricen alınan eksper raporunun kabulü asla mümkün olmadığını, rapora istinaden alınan bir işçilik teklifi dahi bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilin sorumluluğu sigorta poliçe limitini aşan kısımdan sonrası için sorumluluğu doğmadığını, bahse konu kazada ise kazaya ilişkin kusur oranları belirlenmediğini, Her ne kadar Kaza Tespit Tutanağında sigortalı araç sürücüsünün KTK 52/1-b , 56/1-d , 54/1-c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kusurlu olabileceği belirtilmişse de, davacı araç sürücüsü hız kurallarına riayet etmeyip, arkasında seyir halinde olan araca dikkat etmeyip dikkatsiz ve özensiz seyri sırasında sigortalı araca çarparak işbu kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının hasar talepleri fahiş olup aracın pert sayılıp sayılmayacağının tespiti gerektiğini, dosyanın tarafsız bilirkişiye tevdi edilerek aracın pert sayılıp sayılmaması gerektiği, onarımın makul olup olmadığı, onarım makul ise hasar bedeli, onarım makul değilse sovtaj ve rayiç bedel tespitinin yapılarak sonuca gidilmesi gerektiğini, araç maddi hasarı eşdeğer parça tedarikleri doğrultusunda hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen eksper raporu hatalı olduğunu, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, somut uyuşmazlıkta müvekkil sigorta şirketi tarafından tayin edilen araştırmacı eksper tarafından tanzim edilen raporda da belirtildiği üzere aracın yaşı gözetilerek orijinal ve eşdeğer parça tedarikleri doğrultusunda onarım hesaplandığını, Davacı tarafından haricen alınıp dosyaya ibraz edilen eksper raporunda aracın değişmesi gereken parçalar belirtilmiş, aracın onarım işçilik fiyatları eklendiğini, ancak tanzim edilen rapora göre aracın onarım görmesi gereken ve hatta onarım fotoğraflarından da görüleceği üzere onarımla giderilen hasarlar hatalı eksper raporu ile değişim olarak gösterildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Trafik Uzmanı ... ve Otomotiv Uzmanı ...'in 27/05/2024 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Davalı ...' in maliki olduğu aracı kullanan davalı sürücü... (...)'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/1-c ve 84/c, 54/1-b maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı ..." nın maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü... (... yabancı plakalı)'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/1-c maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, dava konusu ... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 19.284,46.-Euro (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği,... plaka sayılı aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 18.000,00 Euro olabileceği, buna göre aracın tamir masrafları, kaim değer fiyatını aştığından, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, mevcut hali ile pert total edilmesinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olabileceği, aracın hasarlı vaziyetteki değerinin 8.829,00 Euro olabileceği, meydana gelen gerçek hasar tutarının 9.171,00 Euro, ekspertiz rapor ücretinin 2.114,28 Euro olabileceği tespit edilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 03/10/2023 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Hukuki sorunların en yetkin kişisi hakimdir. Hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olaya uygulamak hakimin asli işidir. Hakim, hukuki sorunun çözümüne ilişkin incelemeyi bizzat kendisi yapmak zorunda olan ve bunu yapabilecek yegane kişi konumundadır.
Hakimin hukuki bilgisiyle aydınlatamadağı bilimsel ve teknik meseleleri açıklığa kavuşturmak, bu tür meselelerden mahkemeyi bilgilendirmek amacıyla alanında uzman olması cihetiyle bilgisine başvurulan bilirkişi görüşünün takdiri bir delilden ibaret olduğu ve mahkemeyi bağlamayacağı kuşkusuzdur.
Hakim, bilirkişi raporunun yeterliliğini, raporda açıklanan görüşün itibar edilebilirliğini ve dayandığı olguları göz önünde bulundurarak hükme esas alınıp alınmayacağının serbestçe değerlendirir ve takdir eder.
Türk Dil Kurumuna göre kusur bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hukuki olarak kusuru eylemde bulunanın eylemini bilerek ya da kanunda düzenlenmiş olmak şartıyla bilmeyerek hukuka ve kanunda açıkça düzenlenmek kaydıyla ahlaka aykırı olarak dış dünyaya yansıtması olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda kusurun bir hukuk ya da ahlak kuralına ihlal niteliğinde ortaya çıktığını kabul etmek ve bu konudaki yapılacak değerlendirmeyi hakime bırakmak gerekecektir. Zira kusurun değerlendirilmesi bu anlatılanlar ışığında teknik değil, hukuki bir konudur. Normatif bir değerlendirme gerektiren kusurluluk, ancak olay hakimi tarafından yapılabilir. Bundan ötürü kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamaz.
Kusurun belirlenmesinde ve derecelendirilmesinde hayat deneyimleri ve genel tecrübelerle elde edilen ve hukuk dogmatiğinde kabul edilen ölçütler ağır ve hafif kusur tanımlarıdır. Hakimin kusurlu davranışı belirledikten sonra ağır ve hafif kusur için kabil edilmiş ölçülere göre kusuru değerlendirmesi gerekir. Mahkemenin önüne gelen somut olayda bi değerlendirmeyi yaptıktan sonra ortada zarar görenin kusuru ve varsa ağır ve hafif kusur ölçülerinden hareketle ve hakkaniyet ölçülerinde kusurlu davranışta bulunan tarafın sorumlu tutulacağı oranı belirleyip sonucuna göre karar vermesi gerekir. Hakimin, kusur durumunu belirlemek için uzmanından ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri aldıktan sonra, gerekçesinde tartışarak kusurun ağırlığını vicdani kanısına göre kendisinin belirlemesi gerekir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
6098 sayılı yasanın 74. Maddesinde haksız eylemin kusur öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölümdür. Birincisi kusurun bulunup bulunmadığına, ikincisi kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye ilişkindir. Kusurun varlığını araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsız kılınmıştır.
6100 sayılı yasanın 266. Maddesine göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır.
... plaka sayılı aracın sürücüsünün(2918 sayılı yasanın 47/1-c maddesini ihlal etmek suretiyle) kazanın oluşumunda %25 oranında ekten olduğunun TESPİTİNE,
... plaka sayılı sayılı aracın sürücüsünün (2918 sayılı yasanın 47/1-c,54/1-b,84/1-e maddelerini ihlal etmek suretiyle) kazanın oluşumunda %75 oranında ekten olduğunun TESPİTİNE dair 01/10/2024 tarihli duruşmada karar verilmiştir. Davacının aracında meydana gelen gerçek zararın otomotiv bilirkişisi tarafından 28/02/2024 tarihli ara karar doğrultusunda tespitini yapması istenmiş yapılan tespitin aracın bağlı bulunduğu ülke piyasa rayicine uygun olduğu tespit edilmekle, otomotiv bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmelere kusur oranlarına göre yapılan tenzilat neticesinde davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-)6.878,25 EURO nun davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 03.10.2023 tarihinden, davalılar... ve... yönünden 17.07.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCBM efektif satış kuru TL karşılığının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı sigorta şirketinin 120.000 TL poliçe teminat limiti sorumlu olduğu gözetilmek kaydıyla)
3-)Alınması gerekli 14.809,49 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 5.000,56 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 9.808,93 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-)Davacı tarafça yatırılan 5.000,56 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı olmak üzere toplamda 5.270,41 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-)Davacı tarafça yatırılan 5.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 460,00 TL posta ve tebligat ücreti, 66.640,83 TL ekspertiz rapor ücreti olmak üzere toplamda 72.100,83 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 53.354,61 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 34.687,73 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
9-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/12/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.