mahkeme 2023/92 E. 2023/724 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/92
2023/724
29 Eylül 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/92
KARAR NO : 2023/724
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 01/02/2017
KARAR TARİHİ : 29/09/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ...'in ... Taahhüt Çelik İmalat San ve Tic Ltd Şti ortaklarından biri olduğunu, tarafların diğer ortak Mehmet Uğur Kandemir'in katılımı ile 12/06/2016 tarihinde ... adresinde toplanarak sermaya taahhüt ödeme sözleşmesi imzaladıklarını, taraflarca imzalanan sözleşmeye göre şirketin 5.000,00 TL olan sermayesinin 1.195.000,00 TL artırılarak 1.120.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği, davalının sermaye artırımından doğan 239.000,00 TL taahhüt borcunun şirketin ortaklık oranlarının aynen devamını sağlamak amacı ile davacının ödediğini, davalının ayrıca 09/02/2013 tarihinde özel bir ihtiyacından dolayı davacıdan 15.000,00 TL nakdi elden borç olarak aldığını, borçlarını ifa etmeyerek davacıyı zarara uğratan davalı aleyhine İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile toplam 134.500,00 TL tutarlı icra takibi yapıldığını, davalının tamamen kötüniyetli olarak likit bir alacağa soyut itiraz edip takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olup iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile davalının ortak oldukları şirkette sermaye artırımına karar verildiği, davalının sermaye artırımından doğan taahhüt borcunun davacı tarafından ödendiğini, ayrıca özel ihtiyacı için 15.000,00 TL verildiğini, söz konusu borç nedeni ile icra takibi yapıldığını bildirmiş ise de davacı iddialarının yersiz olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir sermaye artırımının fiili olarak hiç yapılmadığını, şirket müdürü ve en büyük ortak olan davacının davalıya ve diğer küçük ortağa sözlü olarak daha büyük işler alabilmek, şirket prestijini artırmak, bankalar nezdinde kredi puanını yükseltmek adına kağıt üstünde bir artış olacağını beyan ettiğini, davalının fiilen katılmadığı ancak şirket mali müşaviri tarafından hazırlanan sermaye artırım evrakları ile birlikte davacı taraf dilekçesinin ekindeki sözleşmenin imzalatıldığını, davalının sözleşmeyi imzalama sebebinin ortak olduğu tarihten bu yana hiç kar payı almayan ve hizmet sözleşmesine bağlı olarak çalışan bir kişi olarak davalı kendisine borç altına sokmak için değil sermaye artırımı sonrasında artırılan sermayeden verilecek bedelsiz hisseyi almak için işlem yapıldığını, dolayısı ile fiili bir sermaye artışı olmadığı gibi artırılan sermayenin her bir ortağa düşen taahhüt payının ortakların şirketten olan alacaklarından karşılanacağının kararlaştırıldığını, davalının davacıya böyle bir borcu olmadığını, davalının şirketin %10 hisse sahibi ve 2006'dan beri iş sözleşmesine bağlı çalışanı olduğunu, ancak davacı tarafın davalının özel ihtiyacı sebebi ile 15.000,00 TL verdiği hususunun doğru olduğunu, şirket kayıtlarında bu durumun belirleneceğini, şirketin zor durumda olduğu beyan edilerek 2014 Eylül-Ekim-Kasım aylarında aylık 5.000,00 TL'den 3 aylık maaşının ödenmediğini, o dönem SGK kayıtlarında primlerin yatırıldığı ancak maaşın bankaya yatmadığının ortaya çıkacağını bildirmiş, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
SMMM ...'ın 04/07/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davalı ...'in ... Taahhüt ve Çelik İmalat San ve Tic Ltd.Şti.'nin fiili ortağı olduğu, şirketteki 4.800 adet 120.000,00 TL sermaye payının tasarrufunda olduğu, Davalının sermaye arttırımından kaynaklanan 119.500,00 TL sermaye taahhüt borcunu bizzat ödemediği, davacı ...'in şirketten olan alacağından düşülerek davalının sermaye taahhüt borcunu ödediği, bu şekilde davacının; şahsi olarak davalıdan 119.500,00 TL alacaklı olduğu, davacının dilekçesinde belirttiği elden verdiği 15.000,00 TL tutarı davalının kabul etmiş olduğu, Bu durumda davacının davalıdan toplamda 134.500,00 TL (119.500,00 + 15.000,00 ) alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği beyan edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin 29/12/2022 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; Davalı tarafça imzalanan tek taraflı beyana göre, davalının davacıdan 15.000 TL' yi elden aldığı, davalı tarafça anılan imzalara itiraz edilmediği ve imza inkarında bulunulmadığı, mahkemece anılan bedel yönünden davanın kabulüne karar verildiği ve davalı tarafça kabul edilen miktar yönünden kararın istinaf edilmediği, bu hususun davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmaktadır.
-Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacı, davalı ve dava dışı ...'in dava dışı ... Ve Çelik İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nin ortakları oldukları, sermaye taahhüt ödeme sözleşmesinin taraflar ile dava dışı ortak ... tarafından imzalandığı, söz konusu sözleşmede tarafların ortak oldukları .... Ve Çelik İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nin 5000 TL olan sermayesinin 1.195.000 TL daha arttırılarak 1.200,000 TL' sına çıkarılmasına karar verildiği, şirketin ortaklık oranlarının aynen devam edebilmesi için davacının ortakların sermaye arttırımından kaynaklanan taahhüt borçlarını karşıladığı, taahhüt tutarının dava dışı ortak ... için 239.000,00 TL, davalı ortak için 119.500,00 TL olduğu, ihtilaf halinde İzmir Mahkemelerinin yetkili olacağının belirlendiği ve sözleşmenin 12/06/2013 tarihinde imzalandığı, 12/06/2013 tarihli ortaklar kurulu kararının 18/07/2013 tarihli TTSG de yayınlanarak ilan edildiği, anılan kararda arttırılan sermayenin tamamının ortakların şirketten olan alacaklarından karşılanacağının bildirildiği, davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen mahkemece itiraz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, 18/07/2013 tarihli TTSG' de ilan edilen husus ile sermaye taahhüt ödeme sözleşmesi arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
-Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
-Mahkemece, davanın taraflarının dava dışı şirkete hangi tarihten itibaren ortak olduklarının ticaret sicil kayıtları ile tam olarak tespit edilerek, 18/07/2013 tarihli TTCG' de ilan edilen husus ile sermaye taahhüt ödeme sözleşmesi arasındaki çelişki giderilmek suretiyle davacı vekillinin bilirkişi raporuna ciddi ve somut itirazları konusunda yeni bir rapor alınarak ve davacı vekilinin itirazları karşılanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçesi ile karar verilerek Mahkememiz ... Esas, ... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1857 esas 2022/2081 karar sayılı kararı dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderildiği, davalı ...'in ... Taahhüt ve Çelik İmalat San ve Tic Ltd.Şti.'nin fiili ortağı olduğu, şirketteki 4.800 adet 120.000,00 TL sermaye payının tasarrufunda olduğu, davalının sermaye arttırımından kaynaklanan 119.500,00 TL sermaye taahhüt borcunu bizzat ödemediği, bu sermaye taahhüt borcunun davacı ...'in şirketten olan alacağından düşülerek davalının sermaye taahhüt borcunun ödediği, bu şekilde davacının; şahsi olarak davalıdan 119.500,00 TL alacaklı olduğu, davacının dilekçesinde belirttiği elden verdiği 15.000,00 TL tutarı davalının kabul etmiş olduğu, bu durumda davacının davalıdan toplamda 134.500,00 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla da tespit ettiği, dosya içeriğindeki belgelerin tamamının bilirkişi tarafından tetkik edilerek raporun düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalı iddialarının somut delillerle desteklenmediği anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜNE,
2-İzmir ...İcra müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 134.500,00 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 9.187,69 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.624,43 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.563,26 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 1.624,43 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı, 1.900,00 TL bilirkişi ücreti, 204,05 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 3.759,88 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 21.520,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.