mahkeme 2023/572 E. 2023/822 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/572
2023/822
19 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/572
KARAR NO : 2023/822
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 14/07/2023
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 14/07/2023 havale tarihli dava dilekçesinde;... Otomotiv Ve Madeni Yağlar Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi ' nin 18 Ağustos 2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı ile Türk Ticaret Kanunu Geçici 7. Maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen silindiğini, şirketin son durumda %95 ortağının davacı olduğunu, 01/08/2011 tarihli ilana göre son yetkili ortağın yine davacının kendisi olduğunu, ek tasfiyesi için ihyası talep edilen ... Ve Madeni Yağlar Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin aktif ve pasiflerinin mevcut olduğunu, şirketin ticaret sicilinden resen silindiği tarih itibariyle aleyhine derdest icra takipleri mevcut olup şirketin SGK ve Vergi Dairesine olan borçlarının da bulunduğunu, şirketin %95 oranında ortağı ve son yetkilisi olan davacının, şirketin resen silindiğini çok sonra öğrendiğini, şirketin resen ticaret sicilden silindiğine ilişkin olarak yapılması gereken tebligatın davacıya ulaşmadığını, usulsüz tebligat yapılarak ya da eksik tebligat ile yalnızca ilan yoluyla resen silinme yoluna gidildiğinin düşünüldüğünü, şu aşamada ... Ve Madeni Yağlar Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'ne kayıtlı iki adet araç bulunduğunu, bu araçların plakalarının ... ve ... olduğunu, bu araçların, şirket faaliyetleri aktif olarak devam etmekteyken davacı tarafından alındığı ve şirket faaliyetlerinde kullanılan esasında davacıya ait olan araçlar olduğunu, bu araçlardan ... plakalı aracın 05.07.2023 tarihinde ... Yediemin Otoparkı isimli otoparka şirket borçlarından dolayı araç hakkında yakalama mevcut olduğundan çekilmiş olduğunu, şirketin ticaret sicilinden resen silindiğinden taraf ehliyeti olmadığını, bu sebeple otoparka çekilen aracın hukuken ve fiilen çürümeye terk edildiğini, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından resen sicilden silinme işlemi gerçekleştirilmişse de bu işlemin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinin 2. Fıkrası: Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanamayacağını, açık kanun hükmüne rağmen ve şirketin derdest dosyaları bulunduğu halde ticaret sicil müdürlüğü tarafından resen ticaret sicilinden silme işlemi gerçekleştirildiğini, bu halde ticaretten silme işleminde hukuka uygunluktan bahsedilemeyeceğinden 5 yıllık zamanaşımı süresinin de işlemeyeceğinin kabulü gerektiğini, şirket ihya davasının, tamamlanmamış tasfiyelerin tamamlanmasını sağlayan bir müessese olduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin edilmesi ile sona erdiği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa dahi, şirketinin ihyası sağlanarak, tüzel kişiliğin davalara taraf edilmesinin mümkün olmadığını, tasfiye sürecinin; ya tasfiye memuru atanarak, ya da şirket ana sözleşmesinde düzenleme var ise şirket ortaklarınca yerine getirilebileceğini, bu sebeple tüzel kişiliği sona ermiş şirketin hak ehliyetinin ve bu kapsamda davada taraf ehliyetinin varlığından söz edilemeyeceğini, “Feshedilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulacağından, münfesih tüzel kişiliğin, gerek yargıda gerekse diğer resmi merciler önünde temsil edilebileceğinden bahsetmenin olanaklı olmadığını, dolayısıyla, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren münfesih şirketin takibin tarafı olma ehliyeti de bulunmadığını, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesinin, tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkün olduğunu, taraf ehliyetinin kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu resen de göz önünde bulundurmasının zorunlu olduğunu, 6102 Sayılı TTK`nun 547. maddesinde de; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri belirtildiğini, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren (münfesih) şirketin takibin tarafı olmak ehliyeti de bulunmadığını belirtmiş , ... Ve Madeni Yağlar Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için ihyasına,... Yediemin Otoparkına ... ve Madeni Yağlar Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketinin borçlarından dolayı çekilmiş olan aracın davacı ...a tedbiren teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü Mahkememize vermiş olduğu 20/07/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde; sicil kayıtlarının tetkikinde, ... ve Madeni Yağlar Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin 07/11/1995 tarihinde tescil edildiği, sermayesinin 5,000 TL olduğu, 6103 sayılı Kanunun 20.maddesinin 1.fıkrası uyarınca zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı TTK geçici 7.maddesi gereğince çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5.maddesinin a) bendi uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu , bu hususun 15/04/2014 tarih... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, bu hususun da 18/08/2014 tarih... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığının tespit edildiğini, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7/15 fıkrası gereğince yasal süresi içerisinde açılmayan davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, müdürlük tarafından yapılan işlemlerin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin 4. kısmının a bendinde "Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir .İlan ihtarın oluşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibariyle 11/02/1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynı gün yayımlanır" hükmünün yer aldığını, 6102 sayılı TTK'nun 31. Maddesi gereği tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi ve dolayısıyla şirketlerin adres değişikliğini de tescil ettirmeleri yasal zorunluluğuna rağmen tescilli adreslerine gönderilen ihtarnamelerin tebliğ edilmemiş olmasına rağmen 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin 4. Kısmının a bendi gereğince tebliğ edilmiş sayılacağının esas olduğunu, müdürlük tarafından gerçekleştirilen işlerde herhangi bir usulsüzlük olmadığı, kayıt silme işleminin tamamen kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğunu, müdürlüğün davada zorunlu yasal hasım olduğunu, müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin uygulandığı dönemde derdest dava konusu şirket leh ve aleyhine açılan icra takibi , dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirtmiş , öncelikle davanın süre yönünden reddine, müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinde bahsi geçen araçların tescil kayıtları celp edilmiş, ... ve... plakalı araçların dava dışı ... ve Madeni Yağlar Tic. ve San. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, resen terkin edilen ... ve Madeni Yağlar Tic. ve San. Ltd. Şti.nin aktifinde... ve... plakalı araçların bulunduğundan bahisle şirketin ihyasına karar verilmesine yönelik dava açıldığı, dava dışı şirketin 07/11/1995 tarihinde tescil edildiği, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesi uyarınca 12/08/2014 tarihinde resen terkin edildiği, davacı tarafından dava dışı ... ve Madeni Yağlar Tic. ve San. Ltd. Şti. adına kayıtlı araç bulunduğu ve söz konusu araçların tasfiyesinin yapılması gerektiği belirtilerek ihya talep edildiği, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, davacı şirket ortakları tarafından, şirket adına kayıtlı araçların tasfiyesinin talep edildiği ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı ve davanın süresinde açıldığı, dava dışı ... Ve Madeni Yağlar Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi ' nin 6103 sayılı Kanunun 20.maddesinin 1.fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmediği, 6102 sayılı TTK geçici 7.maddesi uyarınca yapılan ihtara ve Türkiye Sicil Gazetesinde yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı ve 12.08.2014 tarihinde Ticaret Sicilinden resen silindiği, dava dışı şirket adına kayıtlı araçlar bulunduğu dolayısıyla davacı tarafın dava dışı şirketin ihyasını talep edebilmesi için haklı sebeplerinin mevcut olduğu ve davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün Merkez -... sicil numarasında kayıtlı iken 12/08/2014 tarihinde sicil kaydı resen silinen ... Ve Madeni Yağlar Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi ' nin mal varlığının tasfiyesi ile sınırlı olmak kaydı ile İHYASINA,
2-Tasfiye Memuru olarak ...'ın atanmasına,
Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,
Keyfiyetin ticaret sicile tescil ve ilanına,
3-Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına ,
4-Davacı tarafça yapılan masrafların davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ...ının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/10/2023
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.