mahkeme 2023/328 E. 2023/827 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/328

Karar No

2023/827

Karar Tarihi

20 Ekim 2023

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/328
KARAR NO : 2023/827
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 20/10/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ...'in 26/04/2022 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın mirasçısı davacı müvekkilleri ..., ..., ..., ..., ... ve davalılardan ... olduğunu, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında müvekkillerine 07.06.2022 tarihli muhtıra gönderildiğini, bu muhtıra İcra Hukuk Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olup 18.08.2022 tarihli muhtıranın yeniden gönderildiğini, yine İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında da davacılara davaya dahil edildiklerine dair 20.05.2022 tarihli dilekçe gönderildiğini, ...ın 12.04.2022 tarihli İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçesinin ekinde sunduğu ve yukarıda belirttiğimiz 15.11.2018 tairihli sözleşme ve 14.02.2019 tarihli ödeme belgesindeki senedin İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe konu senet olduğunu açıkça kabul ettiğini, ayrıca anılan tarihli dilekçesi ile de takibe konu senedin taşınmaz satışına ilişkin olduğunu kabul ettiğini, esasen ...ın imzası da her iki belgede görüldüğünü, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte 15.11.2018 tarihli sözleşmedir başlıklı protokolde son ödeme yapıldığında 30 gün içerisinde tapu devri yapılacağını, yapılan ödemeleri de kabul etmemekle birlikte müvekkillerin murisi ...'e gerçek bir ödeme yapılmadığı gibi ... ve ... arasından da gerçek bir para ilişkisi olmadığını, nitekim ödeme belgesinin her zaman düzenlenebilen belgelerden olduğunu, ... ve diğer davalıların fikir birliği içerisinde mizansen delil yaratarak; 15.11.2018 tarihli protokolün şartlarının yerine getirildiğini iddia etmek adına belge düzenlediklerini, yine ...ın müvekkillerin murisine tapu devri ile ilgili herhangi bir ihtar çekilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, dolayısıyla müvekkillerinin murisi yönünden ihtar çekilmemesi ve paranın kendisine ödenmemesi birlikte değerlendirildiğinde teminat senedinin icra takibine konulmasının şartlarının oluşmadığını, 76 yaşında ve hasta olan müvekkillerin murisi ...; fikir birliği içerisinde hareket eden davalılar ..., ... ve ... tarafından kandırılarak (İzmir ... Noterliği'nin 25.07.2018 tarihli,... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletnamenin ekinde ekledikleri sağlık raporu tam teşekküllü devlet hastanesinde alınmamış olup aile hekimliğinde alınmıştır), müvekkillerinin murisinin hayatta olduğu sürede davalıların murisin hastalığında yararlanarak murisi dolandırıp haksız, hukuki dayanaktan yoksun olarak menfaat elde etme girişimi içerisine girdiklerini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Senet ve buna ilişkin borca yönelik olarak açılmış olunan işbu dava ile ilgili olarak aslında müvekkilinin davalı gösterilmesinin hukuki olmadığını, müvekkilininde davacıların babası gibi borçlu olduğunu ve kendisinden de icra takibi yolu ile davalı ...... tarafından para tahsilatı yapıldığını, Yani davacıların dediği gibi müvekkili ... ile diğer davalılar arasında bir birliktelik olmadığını, aksine müvekkilininde bu senet ilişkisinden zarar gördüğünü, bu bakımdandır ki müvekkilinin işbu dava ile ilgili bir ilgisi bulunmadığından davanın müvekkili adına reddedilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın, 2018 yılının neredeyse başlarından itibaren ... vasıtası ile ...'in babası ... ile tanıştığını ve bu zamandan itibaren ...'in yaşlı olmasından dolayı yine ...'in isteği ile onun hukuki ve ekonomik birçok işlemlerini yürüttüğünü, müvekkilinin ilişkisi sadece ... ile olmadığını aynı zamanda bizzat ... tarafından ailenin içine dahil edildiğini ve neredeyse her türlü işlemde kendisine danışıldığını, müvekkilinin ...tan aldığı 700.000,00 TL'ye karşılık olarak hazırlanan senet de bizzat ... tarafından müvekkiline verildiğini ve ...a son taksit ödemesinin de yapıldığı tarihte bu senedin bizzat müvekkili tarafından teslim edildiğini bu sebeple müvekkilin son derece dürüst ve hakkaniyete uygun yaptığı işlemlerden dolayı davacıların dayanaksız ve kötü niyetli iddialarına maruz kalmasının son derece haksız olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; İşbu bahse konu davanın müvekkilinin müteveffa babası ile ... ve ... arasındaki ekonomik ilişki ve buna ilişkin tesis edilmiş bir senet hakkında olduğunu, bu bakımdan davacılar tarafından müvekkilinin bu davada davalı olarak gösterilmiş olması anlamlandıramadığını, bu davaya konu ilişki bakımından müvekkilinin herhangi bir ilişkisi bulunmadığından burada davacı tarafın kötü niyet güttüğü anlaşıldığını, çünkü davacılar ile müvekkilinin müteveffa babasının mirası üzerinde çeşitli ihtilaflar doğmuş ve davacı taraf bu konu ile hiçbir ilgisi bulunmayan bir davada müvekkilini taraf göstererek onun hukuki açıdan uzun bir süreç içerisinde adeta tamamıyla meşgul etmek istediklerini, davacılar tarafından dava dilekçesinde müvekkiline yönelik neredeyse tek ve bütün iddiaların taraflar yani diğer davacılar ... ve ... ile işbirliği yapmak olduğu ve müteveffa babasını kandırmaya yönelik olduğuna dair iddiaların mesnetsiz olduğunu, ayrıca müvekkilinin babasının mirası üzerinde gerek kendinin gerekse de diğer mirasçıların yani davacıların muvazaalı ve hukuka aykırı işlemler yaptığını, bu bakımdan davacı ...'in eşinden almış olduğu vekaletnameyi kullanarak, kaldı ki iş bu vekaletname yine tanımadıklarını beyan ettikleri diğer davalı ...'ında adının yazdığını, çocuklarına devir işlemi yaptığını bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin alacaklı olduğu 14/02/2019 düzenleme ve 16/10/2019 vade tarihli 700.000-TL bedelli senet; borçlu diğer davalı ... ve diğer borçlu (kefil) ... tarafından vadesinde ödenmediğini, bunun üzerine davalı müvekkili tarafından (borçlu) ... ve diğer borçlu ... hakkında 27/11/2019 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasında icra takibi yoluna girişildiğini, borçlu (kefil) müteveffa tarafından takibe dayanak senetteki imzaya itiraz edilerek İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ile dava açılmış ve bu bağlamda tedbir kararı verildiğini, Davanın 10.12.2020 tarihinde ilk derece mahkemesince reddedildiğini ve imzanın borçlu müteveffaya ait olduğunun ortaya çıktığını, davacıların muris babalarının reddetmediği bir borç hakkında yanlış hukuki vasıflandırmalar yapmak suretiyle ve bu olaya ilişkin yargılamayı her bakımdan uzatmak ve gerek takibi gerek davayı zora sokarak müvekkiline olan borçlarını haksız ve mesnetsiz bir şekilde inkar etme yoluna gittiklerini, bu sebepledir ki müvekkili ...ı mağdur etmeye yönelik açılan bu haksız davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedi olan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davalı ve davacıların murisi arasındaki imzalı belgeler, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası İzmir... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmıştır.
Davaya konu edilen senet üzerinde yapılan inceleme neticesinde senet üzerinde herhangi bir yerde davalı ... isminin yer almadığı, senet üzerinde bu davalıyı yükümlülük altına sokan bir ibarenin bulunmadığı, bu haliyle dava konusunun bu davalıya yöneltilmesi mümkün olmadığından, ismi zikredilen bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Davaya konu edilen senet üzerinde davalı ...' in senet metni üzerinde düzenleyen olarak adının yer aldığı, senet metninden anlaşıldığı kadarıyla davacılar murisinin avalist olduğu bu haliyle, kambiyo hukuku açısından düzenleyen davalı ve avalist davalılar murisinin senet ile aynı sorumluluk altına girdikleri senet borçlusu olan düzenleyene borçlu olmadığının tespitinin yönlendirilmesinin mümkün olmadığı, zira avalistin hamil ve cirantalar ile lehtara karşı borçlu sıfatının bulunduğu anlaşılmakla davalı ... yönünden de davanın pasif husumet yokluğuyla reddine karar verilmiştir.
Diğer davalı ... yönünden ise senedin teminat senedi olarak verildiği iddia edilmiş, ancak sunulan evraklarda her ne kadar bir senet verildiği belirtilmişse de hangi senedin olduğu şüpheye mahal vermeyecek nitelikte açık olmadığından davacı tarafça da senetin teminat senedi olduğu yönündeki iddia yazılı delille ispatlanamadığından bu yönüyle davanın reddine karar verilmiştir. Kabule göre, davalının taraflar arasındaki taşınmaz satışından kaynaklı olarak bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmdiği iddia edilmişse de, davalıların savunmalarında taşınmaz satımına ilişkin olarak bedelin davacıların murisi adına hareket eden davalı ...' e ödendiği, davalı ...' inde bu bedeli davacıların murisine teslim ettiği, hatta davacıların murisi ile davalı ... aralarında bedel ödendiğine ilişkin olarak imzalarını içeren evrakların bulunduğu, davalının bedel ödeme edimini ifa ettiği sunulan davacıların murisinin imzasını taşıyan belgelerle sabit olduğundan teminat senedi olarak kabul edilse bile davacıların murisinin taşınmazın mülkiyetini devir borcunu yerine getirmediği, bu senet sebebiyle sorumluluğunun devam ettiği gözetildiğinde davanın bu yönden reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın davalı ... yönünden ESASTAN REDDİNE,
2-Davanın ... yönünden PASİF HUSUMET YÖNÜNDEN REDDİNE,
3-Davanın ... yönünden PASİF HUSUMET YÖNÜNDEN REDDİNE,
4-Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.954,25 TL nin mahsubu ile bakiye 11.684,40 TL nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,
5-Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 104.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim