mahkeme 2022/745 E. 2023/405 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/745
2023/405
25 Mayıs 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/745
KARAR NO : 2023/405
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/09/2022
KARAR TARİHİ : 25/05/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen... Elektrik Tedarik Lisansı kapsamında ülke genelinde son kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunmakta olup ait olduğu sektörün önde gelen kuruluşlardan olduğunu, müvekkil şirket ile davalı/ borçlu arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi (İkili Anlaşma) kapsamından doğan fatura alacağına istinaden; Merkezi Takip Sistemi... sayılı dosya üzerinden davalı/ borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı/ borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, borca, faize ve fer'ilerine itiraz edilmesi sebebiyle de huzurdaki itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğunun ortaya çıktığını, Davalı şirkete ait,... abone no.-lu elektrik tesisatı kapsamında müvekkil şirketten indirimli elektrik temin etmek üzere, ekte sundukları 24.11.2020 tarihli Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşmeye uygun olarak elektrik tedarik etmiş olmasına rağmen, davalı tarafın dilekçe ekinde iletilen borç listesinde belirtilen elektrik tüketim faturalarının hiçbirisini vadesi içinde ödemediğini, davalının ödeme düzensizliği nedeniyle sözleşmenin feshedilmek zorunda kalındığı, fakat davalının, vadesinde ödemesi gereken elektrik tüketim faturaları ödemediğinden, sözleşmenin feshinden sonra teminat mektubunun nakde dönüştürülerek tahsil edildiğini ve sözleşmeye aykırı davranarak sözleşmenin feshine neden olduğunu, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği ve icra takibinin durduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkil şirkete hiçbir bildirim ve ihtarda bulunmaksızın, taraflar arasında Elektrik Dağıtım Hizmeti ile ilgili olarak akdedilen sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davacıya İzmir ...Noterliği'nin 07.10.2021 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinin kabul edilemez olduğunun bildirildiğini, sözleşmenin keyfi olarak tek taraflı şekilde feshedildiğini, ayrıca davacıya; Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 10.maddesi; "Perakende satış lisansı sahibi tüzel kişi, perakende satış sözleşmesinin sona erdirileceği tarihin en az üç iş günü öncesinden, ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye yazılı olarak bilgi verir. Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, perakende satış sözleşmesi sona eren müşterinin yeni bir perakende satış sözleşmesi bulunmaması halinde, kullanım yerinin elektrik enerjisini keser." hükmü uyarınca müvekkil şirket halihazırda ilgili hizmeti alıyorken yeni bir perakende satış sözleşmesi akdedemeyeceğinden, müvekkile hiçbir bildirimde bulunmadan tek taraflı olarak keyfi şekilde sözleşmeyi sona erdiremeyeceğinin de bildirildiğini, davacının, müvekkilin edimlerin ifasında geciktiği yönündeki beyanı asılsız iddialardan ibaret olup; davacı tarafın gecikme bedeli talep etmek üzere uydurulmuş, kötü niyetli bir iddia olduğunu, davacının bu gecikme iddiasına dayalı cezai şart talep edebilmesi mümkün olmadığı gibi müvekkilden bu konuda talep hakkının da bulunmadığını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Elektrik Mühendisi ... ve SMMM...'nun 03/01/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Kök Raporunda; Düzenlenen 29.09.2021 tarih, ... no.lu ve 35.333,96 TL tutarlı gecikme ceza faturasının davalı tarafından kendilerince kabul edilmediği gerekçesiyle kayıtlara alınmadığı, enerji bedellerinin davalı tarafından gecikmeli olarak ödenmesi nedeniyle davacı... Perakende Enerji Ticaret Anonim Şirketi ile davalı... Plastik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan İndirimli Elektrik Satış Sözleşmesi'nin 7/2. ve 10/3 maddeleri gereğince söz konusu sözleşmenin feshedildiği ve davacı tarafından 29.09.2021 tarih, ... no-lu ve 35 333,96 TL tutarlı gecikme cezası (cayma bedeli) faturasının düzenlendiği, davalının ticari defterlerinin noter tasdiklerinin yapılmış olmasına rağmen ticari defterlerindeki kayıtlarının tam olmadığı, ticari defterlerine göre 29.09.2021 tarih, ... noldu ve 35.333,96 TL tutarlı cayma bedeli faturası dışında kayıtlarının tam olarak tutulmamış olması nedeniyle 53.143,87 TL. borcunun bulunduğunun tespit edildiği, oysa işleme alınmayan faturalar (cayma bedeli dahil) ve ödemeler dikkate alındığında bu kez 40.333,96 TL. borcunun bulunduğu, bunun 5.000,00 TL.'nın güvence bedeli olması ve güvence bedelinin ödenmediği halde davacı tarafından davalının borcundan mahsup edildiğinden netice itibariyle 35.333,96 TL.'lık borçlu olduğu, davacının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve 35.333,96 TL.'lık alacağının defter kayıtlarına göre davalıdan alacağının olduğu tespit edilmiştir.
Elektrik Mühendisi ... ve SMMM ...'nun 27/02/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Ek Raporunda; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11/1-h maddesi gereğince, en yüksek fatura bedelinin 18.129,86 TL olması ve 472,88 TL’sinin gecikme bedeli olması nedeniyle 35.333,96 TL tutarında cayma bedeli faturası düzenlendiği, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11/2. Maddesine aykırı olmadığı, bu faturanın da ödenmediği, icra tarihinin 23/02/2022 ve alacağın başladığı sürenin 11/10/2021 ve 4 ay 12 (135) gün için, istenen faiz oranının %31,2 olması nedeniyle tahakkuk ettirilen faiz tutarı 4.077,44 TL olarak hesaplanmıştır.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesinde itirazın iptali aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
İtirazın iptali
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
6100 sayılı yasanın 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Hukuki dinlenilme hakkı
MADDE 27- Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.
6100 sayılı yasanın ispat hakkı ve ispat yüküne ilişkin hükümleri aşağıdaki gibidir.
İspat hakkı
MADDE 189- Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.
Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
İspat yükü
MADDE 190- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
Hukuki dinlenilme hakkı, çekişmeli veya çekişmesiz bütün yargılama işlemleri ve icra ve iflas takipleri, tahkim , geçici hukuki korumalar, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ve benzeri bütün iş ve işlemler bakımından geçerli bir ilkedir. 6100 sayılı yasada adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak ispat hakkı sınırlarıyla birlikte düzenlenmiştir. İspat hakkı, iddia ve savunmanın delillendirilmesini ve mahkemenin, yasal engel bulunmadıkça bu delilleri inceleyerek değerlendirmesi zorunluluğunu içerir. İspatın konusu vakıalardır. Vakıalar dışındaki hususlar ispatın konusu olamaz. Delilin, o vakıa hakkında dinlenebilir delil olup olmadığına Hakim karar verir. İspatın konusunu oluşturan vakıalar, uyuşmazlığı çözümünde etkili olabilecek, tarafların üzerinde anlaşamadıkları, çekişmeli vakıalar olmalıdır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Çekişmeli sayılmadıkları için de ispata konu edilemezler. Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da ispat yükü büyük önem taşır. Kendisine ispat yükü düşen taraf bunu yerine getirmezse, açtığı ya da aleyhine açılan davayı kaybeder. 4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereğince itirazın mahkemede iptali için alacaklının adi(ilamsız genel) haciz yoluyla takibe veya kambiyo senetlerine dayanan haciz yoluyla takibe ya da taşınır yahut taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe girişmiş olması gerekir.
İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir.
İtirazın iptali davası, borçlunun itiraz etmiş olduğu takip konusu alacağın tahsiline yönelik bir eda davasıdır. Mahkemenin dava sonucunda vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Bundan dolayı davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasının açılacağı; itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre, dava şartlarından ve hak düşürücü süre niteliğinde olup, resen dikkate alınması ve 2004 sayılı yasanın 19. Maddesi hükmüne göre hesaplanması gerekir.
İtirazın iptali davasında davalı borçlu dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde vereceği cevap dilekçesinde evvelce ödeme emrine itiraz ederken ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı, ödeme emrine itiraz ederken mevcut olduğu halde ileri sürmediği itiraz sebeplerini de ilk defa itirazın iptali davasında verdiği cevap dilekçesinde ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.
Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.
İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.
İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. İcra inkar tazminatı, anapara üzerinden hesaplanır. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.
Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Son olarak davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
İtirazın iptali davasının reddi halinde ise, davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, davalının cevap dilekçesinin talep sonucunda icra inkar tazminatı talep etmeli, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olması gerekir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt ise bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır.
Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirket tarafından keşide edilen gecikme cezası faturasının davalı tarafça deftere kaydının yapılmadığı, davalı şirketin davacı şirketle arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı surette tahakkuk ettirilen faturaların bedellerini gecikmeli olarak ödediğinin tespit edildiği, davalının ticari defterlerindeki kayıtların tam olmadığının tespit edildiği, dosya içerisinde yapılan hesaplamalar neticesinde davacının davalının geç ödemelerinden kaynaklı olarak dava değeri kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatı isteminin kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1)Davanın KABULÜNE,
2)İzmir MTS ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,
3)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 39.411,40 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4)Alınması gerekli olan 2.692,19 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 2.611,49 TL nin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 185,00 posta-tebligat gideri olmak üzere toplamda 1.846,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi maddesine göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7)1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8)Karar kesinleştiğinde yatırılan gider avansından artan kısmın talep halinde yatırana İADESİNE
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/05/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.